GeriEğitim Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yükseköğretimde de yüz yüze eğitim öğretimi başlatmayı hedefliyoruz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yükseköğretimde de yüz yüze eğitim öğretimi başlatmayı hedefliyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Yükseköğretimde de yüz yüze eğitim öğretimi başlatmayı hedefliyoruz
Abone Olgoogle-news

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen '2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "En kısa sürede diğer eğitim öğretim kademelerinde olduğu gibi yükseköğretimde de yüz yüze eğitim öğretimi başlatmayı hedefliyoruz" dedi.

 

Akademik eğitimin kesintisiz devam etmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından hayata geçirilecek olan YÖK Sanal Laboratuvar ve YÖK Anadolu projelerinin de müjdesini verdi. Cumhurbaşkanı yaptığı konuşmada şunları söyledi:
"Uzaktan eğitim tecrübesi değerli ancak örgün eğitimin yerini tutamaz. İnşallah mümkün olan en kısa sürede, diğer eğitim öğretim kademelerinde olduğu gibi yükseköğretimde de yüz yüze eğitim öğretimi başlatmayı hedefliyoruz. Türkiye, uzun yıllar boyunca, eğitimin her kademesiyle birlikte, yükseköğretimde de sıkıntılar yaşadı. Gençlerimiz ve aileleri, sadece belli şehirlerimizde bulunan üniversitelere ulaşabilmek için gerçekten büyük fedakarlıklara katlanıyorlardı. Halbuki ülkemizin potansiyeli ve ihtiyacı, mevcut kapasitenin çok üzerindeydi. Buna rağmen, belki gafletten, belki kasıttan kaynaklanan sebeplerle, üniversitelerin yaygınlaştırılmasına, gençlerimizin yükseköğretime erişiminin kolaylaştırılmasına engel olunuyordu. Hatta mesleki eğitimin önü kesilerek, bu çarpıklık daha aşağı kademelere doğru genişletiliyordu. Hükümete geldiğimizde, ülkemizin her şehrinde üniversite kurma sözü verdik. Bu adımı attığımızda, birilerinin nasıl tepki gösterdiğini, nasıl telaşlandığını dün gibi hatırlıyorum. Milletimizin desteği ve Meclisimizin gayretiyle, sözümüzü tuttuk ve Türkiye'nin 81 ilinin tamamında üniversite kurulmasını sağladık.

ÜCRETSİZ EĞİTİM HAYALİNİ GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRDÜK
Bugün ülkede faaliyet gösteren toplam 207 kamu ve vakıf üniversitesinin, 176 bin akademik personeliyle, 8 milyon 267 bin öğrenciye eğitim-öğretim veriliyor. Üniversitelerin kontenjanlarının artmasıyla, giriş sınavlarındaki yığılmanın önüne geçildi. Ülkede çok uzun yıllar boyunca gençlerin en büyük itiraz konusu olan harçları da kaldırdık. Ücretsiz eğitim hayalini gerçeğe dönüştürdük. Türkiye, kamunun tamamen ücretsiz yükseköğretim hizmeti verdiği dünyadaki nadir ülkeler arasında.

YURTLARIN KAPASİTESİ 700 BİNE YAKLAŞTI
Hiçbir öğrencinin maddi imkansızlıklar sebebiyle yükseköğretimden mahrum kalmaması için yurtların kapasitesini artırmakta geç kalmadık. İsteyen herkese burs veya kredi vermeye kadar pek çok yeniliğe imza attık. Bugün yurtların kapasitesi 700 bine, burs ve kredi alan öğrenci sayısının da 1 milyon 600 bine yaklaştı. Daha önce aylık 45 lira olan lisans öğrencisi burs veya kredi ödemesini aylık 550 liraya çıkardık. Bu rakam yüksek lisans öğrencilerinde 1100 lira, doktora öğrencilerinde ise 1650 lira. Artık rekabet, herhangi bir üniversiteye girmekte değil, hedeflenen üniversiteye girmekte yaşanıyor. Bu rekabet dünyanın her yerinde vardır ve olması da gayet tabiidir. Burada asıl üzerinde durulması gereken husus, isteyen her gencimize yükseköğretim yolunun açılmış olmasıdır. Kendi şehrinde ve evine en yakın yerdeki üniversiteye girebilen gençlerimizden, gayreti ve kabiliyeti olanların önü, yatay ve dikey geçişlerle zaten açıktır. Bu konuda hem Yükseköğretim Kurulumuz, hem de üniversitelerimiz her türlü kolaylığı gösteriyor. Kemiyet meselesini böylece çözdükten sonra, tüm gücümüzü ve imkanlarımızı keyfiyet noktasına hasrettik. İhtisaslaşma başta olmak üzere, üniversitelerimizi belirli alanlarda marka yapmaya yönelik çok sayıda programı hayata geçirdik. En büyük özlemimiz de bu.

ÜNİVERSİTELER FARKLI ALANLARDA İLERLİYOR
Üniversiteleri, araştırma üniversiteleri, bölgesel kalkınma odaklı üniversiteler, mesleki uygulama ağırlıklı üniversiteler gibi farklı misyonlar üstlenen yapılar halinde geliştirmeye çalışıyoruz. Böylece, illerdeki üniversiteler, tek tip eğitim yapmak yerine, şehirlerinin, bölgelerinin ve ülkenin ihtiyacına göre farklı alanlarda gelişen bir yapıya kavuşma yolunda ilerlemeye başladı. Bugün 2006'dan sonra kurulmuş üniversiteler arasında, dünyada ilk 800 arasına girmeyi başaranlar üniversitelerimiz var. Demek ki doğru stratejilerle doğru adımlar atıldığında, bırakınız Türkiye'yi, dünya çapında neticeler elde edilebiliyor. Dünyanın pek çok yerinde yabancı öğrenci sayısı azalırken, ülkemizde bu rakamın şu an itibarıyla 200 bini aşmış olması, Türkiye'ye duyulan güvenin ifadesidir. Biz de bundan gerçekten mutluluk duyuyoruz. Bu güveni boşa çıkarmamak için üniversitelerimizin akademik cazibesini artıracak çalışmaları hızlandırıyoruz. Özellikle Anadolu'nun dört bir yanında, birer gurur abidesi olarak yükselen üniversitelerimizin gelişimine daha çok önem veriyoruz.

ANADOLU ÜNİVERSİTELERİNİN GELİŞTİRİLMESİ HIZLANDIRILACAK
Bu çerçevede Yükseköğretim Kurulu tarafından hazırlanan yeni bir projenin müjdesini paylaşmak istiyorum. YÖK Anadolu Projesi adıyla başlatılan bu çalışma, Anadolu'daki yeni gelişen üniversiteleri nispeten daha gelişmiş üniversitelerle eşleştirerek, eksiklerin hızla giderilmesini hedefliyor. Böylece, gelişmiş üniversitelerimizin altyapısı, yetişmiş akademik kadrosu ve birikimi, Anadolu'daki henüz yolun başında olan üniversitelerimizin istifadesine açılmış olacaktır. Aynı şekilde, eşleşme yapılan üniversitenin öğrencileri diğer üniversitenin programlarına iştirak edebilecektir. İnşallah bu programı, bu akademik yılın ikinci döneminden itibaren hayata geçiriyoruz.

SANAL LABORATUVARLARDAN 15 BİN ÖĞRENCİ FAYDALANABİLECEK
'YÖK Sanal Laboratuvar Projesi' fen, mühendislik, eczacılık gibi fakültelerin programlarında yer alan genel kimya ve fizik laboratuvarı dersleri sanal ortamda verilebilecek. İlk olarak Dijital Dönüşüm Projesi'nde yer alan 24 üniversitede başlayacak bu çalışmadan 15 bin öğrenci faydalanabilecek. Tüm bu yeniliklerin şimdiden ülkemize, milletimize, özellikle de üniversitelerimize hayırlı olmasını diliyorum."     

YÖK BAŞKANI: KADIN ÖĞRETİM ELEMANI SAYISI ARTIYOR
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen '2020-2021 Yükseköğretim Akademik Yılı Açılış Töreni'nde konuşan Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, kadın öğretim elemanı sayısının her yıl arttığını söyledi. Bu sayının bugün yüzde 45'e yükseldiğini belirten YÖK Başkanı, şöyle konuştu
"Muhterem Cumhurbaşkanım, sizin güçlü desteğiniz ile, Yeni YÖK olarak, onlarca yıldır bir ihtiyaç olarak dillendirilen üniversite çeşitliliğini Türk yükseköğretim sistemine kazandırdık. Artık yükseköğretim sistemimizde tek tip üniversite değil, araştırma üniversiteleri, bölgesel kalkınma odaklı üniversiteler, tematik üniversiteler, mesleki eğitim ağırlıklı üniversiteler bulunuyor. Yeni YÖK olarak sizin gösterdiğiniz milli kalkınma hedeflerine ancak nitelikli insan gücü ile ulaşılabileceği düşüncesinden hareket ile bir Türkiye projesi olan YÖK 100/2000 Doktora Projesini başlattık. İlk defa Yeni YÖK tarafından ülkemizin kalkınma hedefleri için belirlenen 100 öncelikli alanda bilim insanı yetiştirme amacı taşıyan ve kurgusu itibariyle dünyada bir örneği bulunmayan ulusal çapta bu doktora projesindeki öğrenci sayımız 5 bini aştı. Savunma sanayiinden aşı çalışmalarına, nanoteknolojiden robotiğe, Doğu Akdeniz çalışmalarından güvenlik ve terör çalışmalarına kadar uzanan geniş bir yelpazede 5 bin uzman yetiştiriyoruz. Bazı YÖK 100/2000 doktora öğrencilerimiz bu salonda, sizin misafiriniz. Bugün aşı ve ilaç çalışmalarında YÖK 100/2000 insan kaynağından istifade edilmesi bu projeyi hayata geçiren bizler için gurur verici.

ÖĞRENCİ SAYISI 180 BİNE ULAŞTI
Hedef odaklı uluslararasılaşma projesi ile tarafınızdan başkan olarak tayin edildiğim yıl 48 bin olan öğrenci sayısı 5 yıl içinde 180 bine ulaştı. Bu rakam geçen seneki rakamdı. Bu artış oranı son yıllarda hiçbir Avrupa ülkesinde yakalanmış değil. Arkasında ince bir işçilik yatıyor. Yükseköğretimi güçlü ülkelerin yabancı uyruklu öğrenci sayılarında bile keskin düşüşlerin yaşandığı bu zor süreçte ülkemizin bu yılki uluslararası öğrencilere dair son güncel rakamını ise biraz sonra sizden duyacağız.

SİBER GÜVENLİK DERSİ VERİLECEK
Yine, iki yıl önce bu salonda gerçekleştirdiğimiz Yükseköğretim akademik yıl açılış töreninde zat-ı âliniz tarafından YÖK’ün Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi duyurulmuştu. Bu projede sosyoekonomik bakımdan görece daha az gelişmiş bölgelerde bulunan 16 üniversiteyi pilot olarak seçtik. Yükseköğretim tarihimizde ilk defa 16 üniversitenin beş bini aşkın öğretim elemanına dijital ders malzemesi hazırlama eğitimi verildi ve bütün lisans öğrencileri, 60 bine yakın öğrenci dijital okur yazarlık dersi aldı. Kazandırılan bu yetkinlik küresel salgın sürecinde de bu üniversitelere katkı sağladı. Bu projenin ikinci aşamasında da 24 üniversitemizden seçilen akademisyenlere dijital öğretim kapsamında eğitim verildi. Bu eğitimi alan hocalarımız tarafından bu üniversitelerimizdeki öğrencilere yönelik siber güvenlik dersi verilmeye başlanacak.

YÜKSEKÖĞRETİMDE KADINLARIN AĞIRLIĞI ARTIYOR
Türk yükseköğretiminin yüz güldüren verilerinden birisi de sizin çok önem verdiğinizi bütün Türkiye'nin bildiği kız öğrenci ve kadın bilim insanı sayımızdaki artışlar. Müsaadelerinizle bazı rakamları sizle paylaşmak istiyorum: 2003 yılında kadın öğretim elemanı sayısı toplam öğretim elemanının yüzde 38’i iken bugün bu oran yüzde 45’e yükseldi. Bu oran her yıl artmaya devam ediyor. Bugünün araştırma görevlileri yarının öğretim üyeleri olacak. 2003’te 27 bin 380 araştırma görevlisinin yüzde 42’si kadın iken bugün bu oran yüzde 51’e ulaştı. Araştırma görevlilerinin 26 bin küsuru kadın, 24 bini erkek. Yani yarısından çoğu kadın. Diğer bir ifade ile son yıllardaki bu artış sürer ise beş yıl içinde öğretim üyelerinin açık ara kadınlardan oluştuğu bir yükseköğretim sistemi söz konusu olacak.

KARİYER-LİYAKAT PROJESİNİ HAYATA GEÇİRECEĞİZ
Bu ay yine taahhüdümüze uygun olarak hayata geçirdiğimiz YÖK Gelecek Projesi'nin heyecanını yaşıyoruz. Bu proje kapsamında ülkemizin kalkınması için önemli disiplinlerarası alanlarda araştırma görevlisi alımı başlatıldı. Bu kurgu yükseköğretim tarihimizde akademik personel istihdamında bir ilk. Ve yine üniversite tarihimizde bir ilk olarak ülkemiz için belirlediğimiz 18 kritik teknoloji alanında öğretim üyesi istihdamı gerçekleştiriyoruz. Bu alanlar yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti, bulut bilişim, güneş enerjisi, motor teknolojileri, tarım ve hayvan biyoteknolojisi gibi alanlardır. Bu alanlara ilişkin olarak üniversitelerin yetkinlik haritaları çıkarıldı. Bu 18 alanda başarılı bulunan bölümlere sadece bu alt alanlarda kullanılmak üzere kadrolar tahsis edildi. Diğer bir ifade ile sizin yönlendirmeniz istikametinde Türkiye2de ilk defa başarılı bölümler akademik kadro takviyesi ile ödüllendirilmeye başlandı. Bu ay sonuna doğru yine üniversite akademik personel istihdamına yeni bir vizyon kazandıracak olan YÖK Kariyer-Liyakat Projesini hayata geçireceğiz inşallah. Liyakat sahibi nitelikli doktoralı gençlerimiz ile üniversitelerimizi ülkemizde ilk defa uygulanacak bir kurgu ile bir platformda eşleştireceğiz.

HİBRİT ÖĞRETİM MODELİNİ PANDEMİYLE SINIRLI TUTMADIK
KOVİD-19 salgını, bütün dünyada yükseköğretimi, eğitim-öğretim sistemlerini derinden etkiledi, öğrenme, öğretme ve iletişim yöntemleri yeniden şekillendi. Dünyada neredeyse bütün üniversiteler, salgını takiben birkaç gün içinde yüz yüze eğitimden vazgeçip, dersleri çevrimiçi ortama aktarmak zorunda kaldılar. Bugünlerde de yüz yüze eğitime dönen pek çok üniversite görülen vakalar dolayısıyla tekrar online eğitime dönüyor. YÖK olarak, Mart 2020’den bu yana üniversite yönetimlerimiz ve diğer paydaşlarımızla birlikte birlikte aldığımız esnek kararlar ile, Sağlık Bakanlığımızın tavsiyeleri çerçevesinde yükseköğretime ilişkin bütün süreçleri dinamik süreçler şeklinde yürütüyoruz. YÖK olarak bu dönemde; sisteme kazandırdığımız hibrit/karma öğretim modelinin ve üniversitelerimizin bu dönemdeki olağanüstü çabalarının bugünün sorunlarını çözmekten daha da öte bir noktada yükseköğretimimize ve ülkemize kalıcı fayda sağlamasını hedefliyoruz. Nitekim hibrit/karma öğretim modelini pandemi süreci ile sınırlı tutmadık.

DİJİTALLEŞMEDE ÖNEMLİ YOL KAT ETTİK
Yeni YÖK olarak, küresel salgından önce, 2019 yılında başlamış olduğumuz 'Yükseköğretimde Dijital Dönüşüm Projesi'ni bu dönemde daha da geliştiriyor ve genişletiyoruz. Çevrimiçi eğitimi, zor zamanlara has bir konu olarak değil bu pandemi döneminde bir buçuk yıl önce başlatmış olduğumuz Dijital Dönüşüm Projesi kapsamında eğitimde bir sistem ve yöntem farklılaşması, paradigma değişikliğinin temel bir unsuru olarak ele alıyoruz. Hepimizin takip ettiği gibi Türk Yükseköğretimi, pandemi sürecinde dijitalleşmede önemli bir aşama kat etti. Elbetteki gelişmeye açık yerleri var. Ama akademinin dijital dünyada elde ettiği birikim, yükseköğretimin geleceğini ve yönetimini ciddi olarak etkileyecek nitelikte. Kalitesi yüksek bir eğitimin, kampüs dışındaki eğitim imkânlarıyla desteklenerek verilebilmesine dair önemli bir tecrübe birikimi oluştu. Elbette eğitim ve öğretimde esas olan örgün, yani yüz yüze eğitimdir. Fakat bütün dünya gibi Türkiye de; yükseköğretimin durmaması, öğrenme ve öğretme sürecinin kesintiye uğramaması için bu imkândan yararlanılıyor. Sizin liderliğinizde ülkemiz, diğer alanlarda olduğu gibi yükseköğretimde de bu zor süreci inşallah en az hasarla atlatacaktır."

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle