Yapay zekâ ile eğitim: Beyin gelişiyor mu, tembelleşiyor mu?

Güncelleme Tarihi:

Yapay zekâ ile eğitim: Beyin gelişiyor mu, tembelleşiyor mu
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 07, 2025 11:43

Geçtiğimiz haftalarda Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT) Medya Laboratuvarı’ndan Nataliya Kosmyna ve diğer yazarların “ChatGPT’deki Beyin” adlı araştırması, yapay zekânın sadece bilgiye ulaşma biçimimizi değil, zihnimizin işleme alışkanlıklarını da sessizce dönüştürdüğünü ortaya koydu.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

18-39 yaş arası 54 katılımcının SAT sınavına yönelik yazı yazma sürecinde EEG ile ölçülen beyin dalgası tepkileri; dış araç kullanımının arttıkça beyin bağlantı yoğunluğunun azaldığını göstermiştir. Araştırma sonucunda beyin-grubu (araçsız) en güçlü bağlantılara, Google arama grubu orta düzeyde bağlantıya ve ChatGPT grubu en zayıf bağlantıya sahip çıktı. ChatGPT kullananların yüzde 83’ü, birkaç dakika önce yazdıkları metni hatırlamakta zorlandı. Yazılar, öğretmenler tarafından sıklıkla “ruhsuz, robotik” olarak değerlendirildi. Ayrıca yazarların içeriklerine sahip çıkmadıkları gözlemlendi. İlginç bir diğer bulgu ise, uzun süre yapay zekâ kullanan bireylerin, araçsız yazarken dahi beyin aktivitesinde düşüşün sürdüğünün belirlenmiş olmasıdır. En başarılı sonuçlar ise önce kendi düşünen, ardından yapay zekâyı araç olarak kullanan grupta elde edildi. MIT Media Laboratuvarı, bu araştırmayla gelecekte yapılacak çalışmalarda yapay zekânın yaratıcılık ve yazma akıcılığı üzerindeki etkilerine daha fazla odaklanılmasını önerdi.

Haberin Devamı

Bu bulgular, teknolojiyi yalnızca “kolaylaştırıcı” olarak kullanmakla, karar süreçlerini ona devretmek arasındaki farkı sorgulamamız gerektiğini gösteriyor. Teknoloji, zihnin sürücü koltuğuna değil, rehberin oturduğu ön koltuğa geçmeli.

Her yaştan birey yapay zekâ ile temas hâlinde. Peki, okul öncesi çağdaki çocuklar yapay zekâyı nasıl deneyimliyor? Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Teknolojisi programında danışmanlığını yaptığım yüksek lisans öğrencim Cansel Tosun, beş yaşındaki çocukların dijital hikâye oluşturma sürecinde yapay zekâ destekli araçlarla geliştirdikleri yaratıcı düşünme becerilerini inceledi.

OKUL ÖNCESİ DÖNEM NEDEN ÖNEMLİ?
Okul öncesi dönem, çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimlerinin temelini atar. Bu dönem, zihnin ilk kez boyanacağı tuvaldir. Hangi renkleri seçtiğimiz, ileride oluşacak tabloyu belirleyecek. Bu kritik evrede teknoloji, pasif ekran süreçleri yerine etkinlik temelli, etkileşimli öğrenme ortamları sunduğunda; çocukların merak duygusunu, problem çözme becerilerini ve yaratıcılıklarını destekleyici güçlü bir araç hâline gelir.

Haberin Devamı

Yapay zekâ destekli uygulamalar çocukların hayal gücünü harekete geçirerek onları yalnızca izleyici değil, aktif katılımcı hâline getirdi. Öyle ki bir çocuk, DALL·E gibi bir yapay zekâ ile görsel oluşturup ardından o görselden yola çıkarak bir hikâye yazdığında, nöronlar adeta samba yapıyor. Kelimenin tam anlamıyla zihinsel dans başlıyor.

DENEYSEL UYGULAMA: DALL·E İLE HAYAL KURMAK

Araştırmada 31 çocuk iki gruba ayrıldı: 16’sı deney, 15’i kontrol grubundaydı. Deney grubundaki çocuklar, DALL·E 3 yapay zekâ aracıyla sahneleri görselleştirip bu sahnelerden yola çıkarak hikâye metni oluşturdu. Kontrol grubundaki çocuklar ise kendi çizdikleri resimleri hikâyeleştirdi. Uygulama, altı hafta boyunca haftada iki gün olmak üzere 12 oturumda gerçekleştirildi. Süreç öncesi ve sonrasında Torrance Yaratıcı düşünme testi uygulandı.

Haberin Devamı

Yapay zekâ destekli hikâye oluşturan grupta yaratıcı düşünmenin alt boyutları olan tamamlanmamış çizgilerin sentezi, alışılmadık görselleştirme, sınırları uzatma, hayal gücü zenginliği ve toplam şekilsel yaratıcılık düzeyleri anlamlı biçimde artış gösterdi. Bu fark, çocukların yapay zekâ tarafından sunulan çeşitli görsel uyaranlar sayesinde standart kalıpların dışına çıkarak alternatif senaryolar üretmeleriyle açıklanabilir. Hikâyelerini yeniden kurgulama şansına sahip olan çocuklar, böylece hayal güçlerinin sınırlarını daha geniş bir alana yayabildi.

Kısacası yapay zekâ, çocuğun hayal gücüne ikinci bir fırça veriyor. Ama resmin asıl sahibi yine çocuk. Renkleri o seçiyor, kompozisyonu o kuruyor. Yapay zekânın rolü, sadece paleti zenginleştirmek.

Haberin Devamı

YZ İLE DÜŞÜNMEK: YOLCULUK KİMİNLE, YÖN KİMİN?

MIT Medya Laboratuvarı araştırması ve yüksek lisans tezinin ortak mesajı net: Yapay zekâ, öğrenme sürecini zenginleştiren ve çeşitlendiren bir araç olmalı. Beyin aktivitesini harekete geçirmek esastır. YZ, sadece yanıt üreten değil; düşünmeyi tetikleyen bir ortak olarak konumlandırılmalıdır.

Tıpkı bir dağ yürüyüşünde deneyimli birinin yanınızda yürümesi gibi… Yol gösterir ama adımları sizin atmanız gerekir. Araştırmacıların bundan sonraki çalışmalarda, yapay zekânın bilişsel gelişimi destekleyici kullanım biçimlerini daha fazla sorgulaması bekleniyor.

DENGE VE UYUM ARAYIŞI
Yapay zekânın çocukların bilişsel, duyuşsal ve psikomotor gelişimindeki uzun vadeli etkilerini gözlemlemek amacıyla, geleceğe dönük pilot projeler ve izleme temelli çalışmalar yapılmalı. Ayrıca geleneksel yöntemlerle yapay zekânın birlikte kullanıldığı modeller geliştirilmeli. Bu birliktelik, klasik bir orkestra ile dijital enstrümanların aynı sahnede uyum içinde çalmasına benzer. Biri ritmi verir, diğeri dokuyu. Müziğin duygusu ise insanın kendisinden gelir.

Haberin Devamı

İLHAM NEREDE DOĞAR?
Küçük bir parmak dokunuşu büyük hayallerin kapısını aralayabilir. Yapay zekâ bu dokunuşu zenginleştiren bir araç olabilir. Ama yine de asıl kıvılcım, çocuğun içinde yanan merakla doğar. Araştırmamızda dijital hikâye anlatımı sürecine yapay zekâyı entegre etmenin çocukların hayal gücünü nasıl desteklediğini görmek heyecan vericiydi. Yapay zekâ hayal kurmaya alan açabilir, ama asıl ilham hâlâ çocuğun dünyasında doğar.

DOÇ. DR. ŞAHİN GÖKÇEARSLAN KİMDİR?
Gökçearslan, Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünden lisans (2002) ve yüksek lisans (2005), Ankara Üniversitesi Eğitim Teknolojisi programından ise doktora derecesini (2013) tamamladı. 2018 yılında Doçent unvanını alan Gökçearslan, Gazi Üniversitesinde çeşitli idari görevlerde bulundu, ulusal ile uluslararası projelerde yer aldı. Üretken yapay zekâ, bilgisayar programlama öğretimi, problemli teknoloji kullanımı ve uzaktan eğitim konularında çalışmalar yürüttü. Gökçearslan, 2024 yılında yayımlanan Yapay Zekâ Okuryazarlığı kitabının editörlüğünü yaptı. Yapay Zekâ ve Dijital Dönüşüm Derneğinin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!