GeriEğitim MEB ve eğitim uzmanlarından TIMMS değerlendirmesi: Bu başarı tesadüf değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MEB ve eğitim uzmanlarından TIMMS değerlendirmesi: Bu başarı tesadüf değil

MEB ve eğitim uzmanlarından TIMMS değerlendirmesi: Bu başarı tesadüf değil

Türkiye’nin matematik ve fen alanında ilk kez 500 puanın üzerine çıktığı Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması’nın (TIMSS) sonuçları eğitim uzmanlarını şaşırtmadı. TIMSS raporunu değerlendiren uzmanlar başarının tesadüfi olmadığı görüşünde. Uzmanlar raporu ve Türkiye’nin başarısını şöyle değerlendirdi:

ÜST DÜZEY BAŞARILI ÖĞRENCİLER ARTTI
Prof. Dr. Emin Karip (TEDMEM Direktörü): 2015’teki verilerle 2019’dan elde edilen veriler karşılaştırıldığında; Türkiye’nin temel yeterlilik düzeyinin altında kalan öğrenci oranını önemli ölçüde azalttığı, üst düzey başarı gösterebilen öğrenci oranını ise önemli ölçüde artırdığı görülüyor. Türkiye açısından görmek istediğimiz şey tam olarak da bu. Temel beceri düzeyinin altında kalan öğrenci oranının bu şekilde azalmaya devam etmesi, ileri düzey ve üst düzeyde başarı gösteren öğrenci oranının artması daha iyi sonuçların işaretçisi olur. Bu iyileşme Türkiye’de 2005 programları ile başlayan eğitim öğretim anlayışındaki dönüşüme bağlı olabilir. Öğretmen eğitimindeki ve niteliğindeki gelişmeler göreceli olarak öğretmen açığının azaltılması, fiziki altyapının iyileştirilmesi, ebeveynlerin eğitim öğretime ilişkin farkındalıklarında gelişmeler, okul öncesi eğitime katılım oranındaki artışlar gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak açıklanabilir.

YA ÇOK BAŞARILI YA ÇOK BAŞARISIZ
Prof. Dr. Selahattin Gelbal (Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi): 4’üncü sınıf matematik başarısında Türkiye, 523 puanla 58 ülke arasında 23’üncü sırada yer aldı. Matematikte hata istatistiği 4,4 olarak hesaplandı. Türkiye bu kategoride 58 ülke arasında dördüncü sırada yer alıyor. Bu TIMSS ile ölçülen özellikler açısından öğrenciler arasında farklılık olduğunu gösteriyor. Yani sınava giren dördüncü sınıf öğrenci başarılarının çok fazla değişkenlik gösterdiğini, ülkemizden sınava katılan öğrencilerin aldıkları puanların farklılaştığını görüyoruz. Öğrenciler belirli bir puan etrafında yoğunlaşmamış. Özellikle farklı okul ve bölgelerdeki öğrencilerin başarıları çokça değişmiş. Öğrenci puanlarının dağılımı açısından puanı düşük olan öğrenci oranı, puanı yüksek olan öğrencilerden daha fazla. 2019 yılı uygulamasında ülkemizden beşinci sınıflar sınava alındı. Bunun gerekçesi önceki yıllarda sınava giren dördüncü sınıf öğrencilerine ait yaş ortalamasının düşük olması (Türkiye yaş ortalaması 9,7 iken uluslararası ortalama 10,2 idi) Beşinci sınıfların sınava alınması Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu (IEA) tarafından da kabul edildi. Norveç ve Güney Afrika gibi ülkeler de uygulamaya beşinci sınıflar ile katıldı. Gelişim dönemleri açısından önemli olan bu yaş farkı öğrencilerin başarılarını olumlu yönde etkiledi.

DOĞU-BATI AYRIMI
Dördüncü sınıf matematik testinde Batı Karadeniz bölgesi hariç diğer bölgelerde ortalama başarısı 2015 uygulamasına göre artış gösterdi. Batı Karadeniz bölgesinin 2015 uygulamasına göre düşüş göstermesi, 2015 ve 2019 yıllarındaki örneklem özelliklerinden kaynaklanabilir. 2019 TIMSS uygulamasında dördüncü sınıf matematik başarısı, bölgelere göre incelendiğinde Kuzeydoğu Anadolu, Ortadoğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri standart ortalama olan 500’ün altında kalırken, diğer bölgelerin tamamı bu ortalama değerin üzerinde çıktı.

‘ÖĞRENCİLERİN DİJİTAL UYGULAMAYLA SINAVLARA GİREBİLMESİNİ SAĞLADIK’
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Genel Müdürü Dr. Cem Gençoğlu, 2019 Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) Türkiye sonuçlarıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin sınava 1999'dan bu yana çok farklı sınıflar ve seviyelerde katıldığını hatırlatan Gençoğlu, geçen yılın mart ve nisan aylarında yapılan TIMSS 2019 uygulamasında Türkiye'nin, ölçek orta noktası olarak kabul edilen 500 tam puanın üzerine çıktığını belirtti. Gençoğlu, Türkiye'nin hem matematik hem de fen bilimleri alanında göstermiş olduğu performansla puanlarını artıran ülkelerden olduğuna dikkati çekerek, şunları anlattı:
"Puanlar ortalama 20-40 arasında bir artış gösterdi. Türkiye'nin 1999'dan bu yana göstermiş olduğu yükselme grafiğinde çok daha üst bir trend yakalanmış oldu. Sınavın uygulandığı okulların ve öğrencilerin Uluslararası Eğitim Başarılarını Değerlendirme Kuruluşu tarafından belirlenip bakanlığa bildirildi, sınavın yapıldığı örnekleme müdahale edilmedi. MEB'in sınav sürecinde çok dinamik bir bilgilendirme faaliyeti yürüttü. Bakanlığımız, en ücradaki okuldan en merkezdeki okula kadar çok güçlü bir bilgilendirme sürecini hayata geçirdi. Her hafta ziyaret edilen okul ve illerin durumları Bakanlıkta değerlendirildi, varsa ihtiyaçlar tespit edilerek anında çözüme ulaştırıldı. Ders materyallerinin işlevselliğine hem de sınav sürecinin yönetimine ilişkin çalışmalarımızın sonucunu almış olmak Milli Eğitim Bakanlığı açısından bir kıvanç meselesidir. Türkiye, 2019 TIMSS uygulamasında dijital uygulamalara katılan ülkelerden biri. Birçok ülke sadece basılı kağıtlar üzerinden sınavı gerçekleştirdi. Türkiye'de ise 'eTIMSS' uygulaması adı verilen öğrencilerin tablet ve bilgisayarlarla sınava dahil olduğu bir sistem yürütüldü. Bizler sadece öğrencilerimize ve öğretmenlerimize temel düzeyde sınavın nasıl yapılacağı, soruların nasıl cevaplandırılacağı konusunda bilgilendirme yaptık. Bu da ilgili kuruluşun gözlemleri altında yapılmıştır. Sınav süreci Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk'un liderliğinde, Bakan Yardımcılarımız ve özellikle Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğümüz uhdesindeki Ölçme Değerlendirme Merkezlerinin (ÖDM) koordinasyonunda çok sağlıklı biçimde yürütüldü. Son sınavda öğrencileri daha yüksek başarıya götüren faktörlerin sorulması üzerine, ‘EBA platformunun destekleri, Ölçme ve Değerlendirme Merkezlerinde (ÖDM) bu tür sorulara yönelik bir öğrenme kültürünün ön plana çıkarılmış olması ve özellikle son yılların eğitim trendlerinde vazgeçilmez unsurlardan biri olan, öğrencilerimizin eleştirel düşünce, girişimcilik ve dijital yetkinlik gibi becerilerini merkeze alan yaklaşımların bu sonucu getirdiğini düşünüyoruz."

False