Uzaktan eğitimde verimli çalışma

Güncelleme Tarihi:

Uzaktan eğitimde verimli çalışma
Oluşturulma Tarihi: Aralık 16, 2020 09:29

Tüm yaş gruplarındaki insanlar için Mart 2020 ve sonrası bir milat oldu. Yeni bir yaşama alışmaya çalışıyoruz. Hayatlarımızı, alışkanlıklarımızı dönüştürüyoruz. Tabii bu süreçte en çok zorlanan kesim öğrenciler. Okul ve öğrenme tarihsel olarak çok eskilere dayansa da kuralları ve gereklilikleri değişmedi.

Haberin Devamı

Okul, Sümerliler’le MÖ 4’üncü yüzyılda insanlığın hayatına girdi. Sümerliler, yazıyı (Çivi yazısı) ilk geliştiren topluluk olmanın dışında kurumsal ve sistemli eğitim geleneğini ilk oluşturan ulustur. Eğitim ve öğretim iç disiplin, azim ve devamlılık gerektiren kavramlar. Bu nedenle ister eski normal ister yeni normal yaşantımızdaki gibi olsun eğitimde öğrenmenin pekişmesi ve uzun süreli hafızaya aktarılması için ‘öğrenenin bireysel olarak eylemde bulunması’ gerekiyor. Öğrenenin eylemi ifadesini Ertürk’ün tanımıyla açıklamak kolaylaştırıcı olacak. Öğrenme bir davranış değiştirme işlemi olarak ele alınır ve şu tanım çerçevesinde açıklanır: “Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik yönde değişiklik meydana getirme sürecidir.” Tanımda vurgulanan ‘bireyin kendi yaşantısı yoluyla’ ifadesi, her öğrencinin kendi öğrenme stiline göre öğreneceğinin altını çizer.

Haberin Devamı

UZAKTAN EĞİTİM AYRI BİR BOYUT GETİRDİ
Öğrenme stilleri bir öğrenciden diğerine göre değişse de değişmeyen nokta öğrenmenin alın teri dökmeden ve çaba göstermeden olmayacağıdır. Uzaktan eğitim öğrencinin ders çalışma ve öğrenme koşullarına ayrı bir boyut getirdi. Velilerin ve eğitimcilerin ortak şikâyeti hayatımızdaki sınırların kalkması ve verimsiz bir çalışma düzeni oldu. Öğrenmenin sorumluluğu çok daha fazla bir şekilde öğrencinin bireysel sorunu haline geldi ki, bu ciddi bir iç disiplini ve sistematik çalışmayı zorunlu hale getirir.

ELEKTRONİK CİHAZLAR ‘ARAÇ’TI ‘AMAÇ’ OLDU
Elektronik cihazlar hayatımıza girdiğinden beri, öğrenciler için eğitsel malzemeden çok oyunlara ve sosyal mecralara erişim aracı haline gelmeye başladı.  Cep telefonu, tablet ve bilgisayar başta olmak üzere tüm bu elektronik cihazlar ‘araç’ olması gerekirken büyük bir çoğunluk için ‘amaç’ haline dönüştü. Çocuk ve gençler için oyun bağımlılığı yetişkinlerde ise daha çok sosyal medya bağımlılığı şeklinde kullanımın zararlı boyutlara geldiğini görüyoruz. Yeşilay’ın 2017 yılı içinde ‘oyun amaçlı problemli internet kullanımı’ üzerine gerçekleştirdiği bir çalışmada İstanbul ili genelinde ulaşılabilen 12-19 yaş arası 6 bin 116 gencin yüzde 8.5’inin problemli düzeyde dijital oyun oynama davranışı gösterdiği tespit edildi (Yeşilay, 2018). Verimli ders çalışmayı en fazla etkileyen unsurlardan biri, elektronik cihazlarla öğrencinin geçirdiği zaman, fiilen oynamasa bile sürekli aklının oynadığı oyunda veya telefonda olması durumudur.

Haberin Devamı

VERİMLİ ÇALIŞMANIN İPUÇLARI
UZAKTAN EĞİTİM alan bir öğrencinin verimli ders çalışabilmesi, öğrenebilmesi için yapması gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

Meslek ve kariyer hedefleri: Öğrenme, yaşamı daha kaliteli hale getirme, bilmenin gücünü kazanma ve zihni geliştirme gibi pek çok nedenin yanı sıra bir meslek edinme, kariyer geliştirmenin bir parçası olarak da düşünülmeli. Meslek seçimi veya yönelimi, bunun uzantısı olarak kariyer geliştirme öğrenciyle konuşulmalı ve belirlenmeli. Bu rehberlik ve psikolojik danışmanın alt uzmanlık alanlarından biri olduğu için tercihan psikolojik danışmanla birlikte yapılmalı. Ancak buna olanak yoksa ebeveynler çocukla konuşarak ve ona rehberlik ederek hangi mesleği neden seçeceği, bunun için hangi bilgilere ihtiyacı olduğunu tartışmalı ve belirlemeli. Müfredattaki tüm dersler eğitim programcıları tarafından uzun ve detaylı çalışmalarla oluşturulmuştur. Bu nedenle ders yelpazesindeki bazı dersler öğrencinin seçeceği meslek ve kariyer planı ile doğrudan ilişkili olmasa da anlamlı ve gereklidir. Bu öğrenciye anlatılmalıdır.  Meslek ve kariyer planı üzerinde konuşulması kesin bir seçimi getirmese de verimli ders çalışmanın önemli bir giriş bölümünü oluşturur. “Neden bu bilgileri öğrenmeliyim?” sorusuna cevap oluşturacaktır. Ders çalışmanın ve öğrenmenin bir üst amacı olmalıdır.

Haberin Devamı

Planlama: Bir günün içinde birden fazla dersin ödevini hazırlamak, konu tekrarı yapmak, soru çözmek gerektiğinde “neyi, neden ve ne zaman” yapacağınızı düşünmek ve düzenlemek planlama yapmak olarak nitelendirilebilir. Öğrenci ders çalışmaya başlamadan önce hangi içeriği, hangi tarihte ne kadar sürede ne amaçla öğrenmesi gerektiğini düşünmeli, mesleki hedefleriyle de ilişkilendirerek buna göre bir plan oluşturmalıdır. Bu planın bir tablo olarak çalışma mekânında görülür bir yere asılması önerilir. Bu tabloda yapılacak işin/görevin ne olduğu, işin başlangıç tarihi bitiş tarihi ve kontrol sütunları bulunmalı ve öğrenci buna göre çalışmalarını düzenlemelidir.

Haberin Devamı

Zamanın kullanımında verimlilik: Uzun bir zaman öğrenme materyalinin başında kalmak verimli öğrenmeyle doğru orantılı değildir. Tersine zamanı bir plan çerçevesinde bölerek aralarda mutluluk verecek, rahatlatacak eylemlerle soluklanılmalıdır. Bir günde en azından 4 veya 5 ayrı 35-40 dk.’lık ders çalışma seansı yapmak önerilebilir.

Bağımsız ders çalışma mekânı: Ev koşullarına göre bir ayrı ders çalışma alanı olmasa bile bir yemek masası diğer işlevleri bittiğinde bir örtü ve sessizlik sağlanarak çalışma mekânına dönüştürülebilir. Masa ve örtünün yani mekanın farklılaştırılmasının amacı öğrencinin beynine “haydi şimdi öğrenme zamanı” şeklinde bir uyarı göndermesidir.

Haberin Devamı

Uyarıcılarda sadeleşme: Öğrenmedeki verimin en önemli unsurlarından biri öğrenilen malzemenin öğrenci için belirgin ve dikkat çekici hale getirilmesidir. Çevredeki resimler, afişler, oyuncaklar ve en önemlisi cep telefonunun öğrenme malzemesi ile birlikte aynı mekânda olmaması gerekir. Beynin eş zamanlı işleyen sistemleri olmasına rağmen öğrenmede hız ve etkililik için öğrenme malzemesi her neyse sadece onun masada olması gerekir.

Ön hazırlık: Derse başlamadan önce aralıksız olarak ne kadar çalışılacağı belirlenmelidir. Bu süreklilik beyin ve alt sistemleri için önemli bir saptamadır. Bunun dışında ders kitabı notlar vs. gibi tüm çalışma materyalinin ve araç gerecin masaya veya yakınına getirilmesi gereklidir. Öğrenci çalışırken bölünmeden sürekli bir odaklanma ile çalışmalıdır.

Öğrenmeyi bireyselleştirme: Bazı öğrenciler ders kitabını / notlarını çizerek,  bazı öğrenciler renkli kalemlerle farklılaştırarak bazıları da not tutarak öğrenme materyalini kendi öğrenme aracı haline dönüştürürler. Bir eğitim malzemesinden not çıkarmak onu daha derin kavramaya ve kendi dilinize çevirmeye yarar ve öğrenmeyi derinleştirir. Uzun ve karmaşık bir bilgi bütününü anahtar kelime ve kavramlarla yazılı not haline getirmek sonra da bu notları tekrar okumak öğrenmenin kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Dikkat: Bir ders malzemesine odaklanmak ve bu ders malzemesini belli bir süre kesintisiz takip edebilmek şeklinde dikkati iki ayrı formda anlamak gerekir. Çocukların özellikle de 0-3 yaş arasında olanların cep telefonu, televizyon gibi teknolojik malzeme üzerinden uzun süre ve her gün görsel bir şeyler izlemesinin sonraki yıllarda öğrenme ve dikkat bozukluğuna neden olduğu bilinmektedir. Ayrıca evdeki tüm bireylerin çok yoğun bir şekilde cep telefonu, tablet gibi cihazlar ile vakit geçirdiklerini görmek olumsuz bir model olmaktadır.  Çocuktan istediğimiz şeyleri önce biz yetişkinler yapmalıyız. Kitap, dergi gibi yazılı bir malzemeyi minimum 15-20 dakika için bile olsa kesintisiz okuyabilmek dikkati sürdürme için bir ölçü olabilir. Bunun eksikliğini gözlemliyorsanız sevilen bir yazılı malzeme ile 10’ar dakikadan başlayarak 25-30 dakika kesintisiz okumaya kadar artan bir egzersiz her gün yapılmalıdır.  

Tekrar: Tekrar insanın doğasına uygun bir öğrenme yöntemidir. Herhangi bir uyarıcıyı önce duyusal kayıt sisteminde kısa süre tutarız ve sonra tekrar ederek kısa süreli hafızaya aktarırız, en sonunda da bazı yöntemlerle uzun süreli hafızaya geçiririz. Bu nedenle bir ders malzemesini öğrenirken tekrar ederek beynimizin doğasına uygun bir yöntemi uygulamış oluruz. Öğrencinin yaşı küçüldükçe tekrar aralıkları kısa tutulmalıdır

Bütünleştirme: Ders malzemeleri matematik, Türkçe, güzel sanatlar gibi farklı türlerden oluşmaktadır. Ayrı ayrı dersler çalışıldıktan sonra belli aralıklarla bu malzemeleri bütünleştirici çalışmalar yapılması önerilir. Bunlar öğretmenler tarafından çalışma ödevleri olarak verilebilir. Örneğin, Matematikte kesirli sayılar ile işlemi öğrenen bir öğrenci için fen dersindeki bir konuyu kendi sözcükleriyle ve kesirli sayıları kullanarak bir hikayeye dönüştürmesi istenebilir. Böylece matematik, fen ve Türkçe dersinde ayrı ayrı öğrenilen ve kodlanan bilgiler arasında yeni bir sinir bağlantı yolu açılacak ve unutma engellenecektir. 

Fiziki koşullar: Verimli ders çalışma için bir diğer önemli ana başlık fiziksel önerilerdir. Çalışma sırasında yatmak uzanmak gibi vücut pozisyonları uygun değildir Masaya rahat ve kullanışlı bir sandalye ile dik oturmak, ışığı sol tarafımızdan almak, ortamın ısısını ılık diyebileceğimiz bir derecede tutmak da verimli ders çalışma için destek verecektir.

Sonuç olarak verimli ders çalışma aslında bir iç disiplin ve alışkanlık oluşturma meselesidir. Ve yaşam için önemli bir tutum kazandırır.

Yarın ölecekmiş gibi yaşayın. Hiç ölmeyecekmiş gibi öğrenin.” – Mahatma Gandi

Kaynaklar:
Ertürk, S.  (2016). Eğitimde Program Geliştirme. Ankara: Edge Akademi Yayıncılık Arıcak, O. T., Dinç, M., Yay, M., & Griffiths, M. D. (2018). İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği Kısa Formu’nun (İOOBÖ9-KF) Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Çalışması. Addicta: The Turkish Journal on Addictions, 5, 615-636.

PROF. DR. A. ESRA ASLAN KİMDİR?
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rehberlik ve Psikolojik Danışma Anabilim Dalı’nda görev yapıyor. İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversite’lerinde lisans yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. Doktora sonrası defalarca ve farklı sürelerde ABD‘de araştırma çalışmaları yaptı. Erasmus programı kapsamında Danimarka’da ders verdi. Uzmanlık alanları arasında; yaratıcı düşünme beceri eğitimleri, yaratıcılık testleri, girişimcilik ve inovasyon, öğrenme güçlüğü olan çocukların eğitsel desteği bulunuyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!