GeriEğitim Üniversitelerin açılmasıyla öğrencilerin ruhsal olarak karşılaşabileceği sorunlar ve çözüm önerileri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Üniversitelerin açılmasıyla öğrencilerin ruhsal olarak karşılaşabileceği sorunlar ve çözüm önerileri

Üniversitelerin açılmasıyla öğrencilerin ruhsal olarak karşılaşabileceği sorunlar ve çözüm önerileri
Abone Olgoogle-news

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi süreci her kademeden 20 milyona yakın öğrenciyi ve eğitim-öğretim çalışmalarını olumsuz etkiledi. Yapmış olduğumuz araştırmalarda her yaş grubunun Kovid-19 korkusu yaşadığı görüldü. Dolayısıyla gençler de Kovid-19 korkusunu yoğun bir şekilde yaşıyor. Ayrıca ülkemizin genç nüfusunun fazla olduğunu düşündüğümüzde sayıca en çok etkilenen grubun gene gençler olduğunu söyleyebiliriz. Durum böyle olunca aslında, üniversitelerin açılmasıyla eğitim biçimi ve bunların getirdiği hazırlık, ev taşıma, yurt ve maddi sorunların hepsi daha çok anlam kazanıyor. Pandeminin devam ediyor olması ise üniversite öğrencilerinin sırtındaki yükü arttırıyor. Peki bu süreçte ne yapmalı, nasıl hazırlanmalı?

Pandemi sürecinde, yükseköğretim kurumlarının güvenli bir şekilde açılması için üniversite yönetimleri büyük çaba harcıyor. Diğer taraftan alınan kararlar bu dönemde uzaktan eğitimin devam edeceği yönünde. Bu noktada üniversite yönetimlerine düşen öğrencilerde farkındalık oluşturmak için çalışmalar yapmak. Bu farkındalıklar ancak önleyici ruh sağlığı faaliyetleriyle mümkün. Bu faaliyetleri ya da çalışmaları sağlıklı bir şekilde yapmak/yapabilmek için biz akademisyenlere düşen görevler ise bireysel ya da alanının önemini anlatma yönünde çalışmalar yenine multidisipliner çalışmalar yapmaktır. Bu çalışmalarla ister uzaktan eğitim olsun ister yüz yüze eğitim olsun öğrencilerin sorunları ve ihtiyaçları tespit edilip o doğrultuda faaliyetlerimizi sürdürmemiz gerekiyor. Ayrıca unutmamalıyız ki yeni yapılan çalışmalar eğitim ve ruh sağlığının birbirinden bağımsız olmadığını ortaya koyuyor. Örneğin Halpern-Manners ve ekibinin (Social Forces Dergisi, 2016) ikizler üzerinde yapmış olduğu bir çalışmada tamamlanmış bir eğitim ile ruh sağlığı arasında güçlü bir ilişki bulundu.

Diğer taraftan Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı'nın yaptığı çalışmalara göre öğrencilerin sorunları farklılıklar gösterebiliyor. Yaş, aile, sosyoekonomik çevre, kaçıncı sınıfta olduğu, kişilik ve gelişimsel farklılıklar gibi. Örneğin üniversiteye yeni başlayacak öğrencilerin sorunları normal süreçte uyuma bağlı gelişebiliyordu. Şimdi pandemi ve uzaktan eğitim ile birlikte mutlaka sorunun büyüklüğü ve şiddeti değişim gösterecek. Bu yüzden üniversitelerin oryantasyon çalışmalarına önem vermesi gerekiyor. Yeni başlayan öğrencilerin etkileşimi arttırılmalı. Bu sanal platformda ya da verilen grup çalışmalarıyla sağlanabilir. Bir başka örnek vermek gerekirse yapmış olduğumuz çalışmada pandemi ile kariyer stresinin ilişkisini tespit ettik. Bu noktada son sınıflara bu yönde destek verilmesi gerekebilir. Bu şekilde öğrencilerimizin sırtlarındaki yükü hep birlikte hafifletebiliriz.

Uzun süren sosyal etkileşim eksikliğinin insanlarda depresyon, kaygı ve travma gibi ruhsal bozukluklara neden olduğunu biliyoruz. Çoğunluğun bu süreci ailesiyle birlikte geçirdiğini hesaba katarsak aile sorunlarıyla bu durum kişiyi daha olumsuz sonuçlara kadar götürebiliyor. Bunlara ek olarak sosyal etkileşim eksikliği nedeniyle iletişim, yeme ve uyku sorunları, yetişkinliğe geçişte sorunlar, okul uyum sorunları, dikkat dağınıklığı hatta bağımlılığa neden olacak olumsuz sonuçlar ortaya çıkıyor. Buna bağlı olarak psikolojik danışma hizmetlerine talebin de arttığını görüyoruz. Benzer durum farklı ülkelerde de yaşanmakta ve hatta ABD’de yoğun talebin karşılanmasında yaşanan güçlükler rapor ediliyor.

Uzaktan eğitim süreci şu aşamada devam edeceğine göre öğrencilerimizin bu süreçle başa çıkma becerilerinin geliştirilmesi de önem arz ediyor. Ayrıca üniversitelerimizin öğrencilerinin yanında olduklarını hissettirmeleri de onların ruh sağlığını olumlu yönde etkileyecektir.

Pandemi sürecinin öğrencilerimiz üzerindeki olumsuz etkisini azaltmada kurumsal olarak yapılması gerekenler kritik bir öneme sahip. Bununla birlikte olumsuz sonuçlarla karşılaşmamaları için öğrencilerimize bu süreçte pratik bazı önerilerde bulunulabilir:

- Önlemlere uyun; her şeyden önce altın kural önlemlere uymaktır. Bunu unutmayalım.
- Etkinliklere katılın; üniversitenizin sizler için hazırlamış olduğu etkinliklere katılın. Etkileşim sizin okula yönelik motivasyonunuzu yüksek tutacağı gibi ruhsal olarak da olumlu hissettirecektir.
- Planlı olun; Uzaktan eğitimin avantajlarını geçen dönem deneyimleyen öğrenciler bu dönemin de öyle olacağını düşünebilir. Normal bir dönemde olunmadığı için her daim hazırlıklı ve planlı olunmalı. Ders programına uygun bir şekilde gereklilikleri takip eden ve yerine getiren öğrenciler her zaman avantaj elde edecektir.
- Açıklamaları takip edin; planlarınızı gerçekleştirirken yetkililerin açıklamalarını mutlaka hesaba katarak harekete geçmelisiniz. Üniversitenizin yaptığı/yapacağı duyuruları takip edin.
- Zaman yönetimini iyi yapın; uzaktan eğitimi başarılı bir şekilde sürdürebilmek ve sonuçlandırmanız için eğitimin hızına ayak uydurmalısınız.
- Ruhsal bağışıklığınıza önem verin; nasıl ki biyolojik olarak bağışıklık sistemimiz var, ruhsal olarak da bağışıklığımız var. Uyku, beslenme, yorgunluk, uzun süre ekrana bakma, sedanter yaşam ve gürültü; bunlar dikkat edilmesi gereken hususlar.
- Ruhsal destek almaktan çekinmeyin; kendinizde gözlemlediğiniz sorunlar varsa, aile içerisinde psikolojik sorunlar, aile bireylerinin birinde kronik rahatsızlığı olanlar ya da Kovid-19’a enfekte olanlar ve buna bağlı sorunlar yaşayanlar bu süreçte ruhsal destek alabilirler. Ruhsal destek almak baş ağrısı için hekime gitmek kadar doğal. 

Tüm öğrencilerimize yeni akademik dönemde sağlıkla birlikte başarılar diliyorum.

PROF. DR. MEHMET ENGİN DENİZ KİMDİR?
İlk ve ortaokulu İskilip’te okudu. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma lisans programını 1994’te tamamladı. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitimde Psikolojik Hizmetler Anabilim Dalında 1997 yılında yüksek lisans ve 2002 yılında doktorasını tamamladı. Rehberlik ve psikolojik danışma alanında 2006’da doçent ve 2012’de profesör oldu. Yazarın, ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış çok sayıda makaleleri, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş bildirileri ve kitapları bulunuyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan Deniz aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı görevini de yürütüyor. Prof. Dr. Deniz Türk, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Şube Başkanıdır.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle