Türkiye’ye özgü burs

Türkiye’ye özgü burs

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Jean Monnet Burs Programı, sadece Türkiye’ye özel bir program.

Haberin Devamı

Türkiye dışında başka bir ülke için bu burs programı uygulanmıyor. Bursiyerler en fazla 12 aylık dönemlerde AB üyesi ülkelerdeki bir üniversitede veya üniversiteye eş değer bir kuruluşta yüksek lisans eğitimi görüyor veya araştırma programlarına katılıyor. 20 yıllık dönemde kamu çalışanlarından özel sektör temsilcilerine, üniversite öğrencilerinden akademisyenlere, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinden yerel yönetim çalışanlarına kadar yaklaşık 1.400 kişi bu burstan yararlandı. Bursiyerler Avusturya, Almanya, Yunanistan, İrlanda, Lüksemburg, Belçika, Fransa, İtalya, Hollanda ve İngiltere’de eğitim alıyor. 40 farklı eğitim kurumunda 31 farklı müktesebat başlığında eğitim alan bursiyerlerin en çok tercih ettiği üniversite London School of Economics and Political Science. Teknik desteği Türk Eğitim Derneği ve WYG Group yürütücülüğündeki programda bu yıl en çok tercih edilen müktesebat başlığı Yargı ve Temel Hukuk oldu. Adalet, Özgürlük ve Güvenlik, Sosyal Politika ve İstihdam, Bilgi Toplumu ve Medya da diğer ilgi gören başlıklar arasında yer alıyor.

Haberin Devamı

1400 AB uzmanı

Avrupa Birliği (AB) müktesebatı konusunda bilgi sahibi personel ihtiyacının karşılanması için özel eğitim alan hukukçu, sosyal güvenlik uzmanı, belediyeci ve ekonomist sayısı 1400’ü geçti. 1989’da Türkiye ile Avrupa Komisyonu arasında yapılan anlaşma ile başlayan Jean Monnet Burs Programı bir kişiye ortalama 30 bin Euro harcıyor, toplamda yıllık 3.1 milyon Euro destek veriyor. Avrupa Birliği Bakan Yardımcısı Alaattin Büyükkaya, “2005’teki müzakereler başlayınca ortalama 15 milyar Dolar yabancı sermaye girişi oldu” dedi. Brüksel’deki Jean Monnet Burs Programı’na katılan öğrencilerle ilk buluşmada AB Daimi Temsilcisi Selim Yenel ve diğer yetkililerle biraraya gelen Bakan Yardımcısı Büyükkaya şunları söyledi: “50 yıllık macera bu. Türkiye tarih boyunca hep Batı’ya yürümüş. Biz, hep buraya koşmuşuz. Zenginlik burada. Batılıları en fazla etkileyen Türkler. Bazen kültür alışverişi, bazen korku olmuş. Her öğlen çan çalar. Bu çanın anlamı “Unutmayın Türkler ve Müslümanlar var” der. En fazla çekildiğimiz dönem de bu zaman. Barış ve medeniyet projesi ile Avrupa ile içiçe olmaya çalışıyoruz. Önyargılar ortada. Birbirimizle beraber yaşamaya başlayınca geçmişten gelen önyargılar ortadan kalkmalı. Bu devlet politikasıdır. AB ile olan ilişkilere önem veriyoruz. İhmal etmemiz söz konusu değil. İslam dünyası, Türkiye’yi model alıyorsa AB ilişkileri ile oldu. Biz de İran gibi kalsaydık, örnek ülke olmazdık.” TÜSİAD’ın araştırma ve yurtdışı doktor ve master için bugüne kadar 135 bin kişiyi yurtdışında eğitime gönderdiğini söyleyen Büyükkaya, 2023’te bu sayının 5 milyona yaklaşacağını vurguladı.  Büyükkaya, “AB şu anda ekonomik problem yaşıyor. Bu ekonomi çatısı ve yapısını da tartışılır hale getirdi. AB acaba bu işin içinden nasıl çıkacak? Türkiye’ye ihtiyaç artıyor. Artık, tersine göç var. Bazı il ve ilçeler tamamen yabancıların yaşadığı yerler haline geldi. Tablo hızla değişiyor. Değişen tablo oyunun kurallarını da değiştirdi. Bizi alsınlar, almasınlar biz kendimize çeki düzen veriyoruz” dedi.

Haberle ilgili daha fazlası: