Telefona bağımlı mıyız?

Güncelleme Tarihi:

Telefona bağımlı mıyız
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 03, 2021 08:43

Pandemi dönemiyle beraber yaş farkı gözetmeksizin teknolojik araçlara daha fazla ilgi göstermeye başladık. Bu teknolojik araçların başında kuşkusuz telefon yer alıyor. Aslında telefonla bu kadar zaman geçirmeye neden olan faktörlerin başında telefonun kendisi gelmiyor. Bunun en temel sebebi, telefonla yapabildiklerimiz.

Haberin Devamı

Sosyal medyada zaman geçirmek, mobil oyunlar, video izlemek, sosyalleşmek gibi etkinlikler bu sebeplerin arasında yer alıyor. Bunların yanı sıra pandemi sürecinde çocuklarımız ve gençlerimiz telefon üzerinden de derslerini takip etmek durumunda. Eğitimciler de dersleriyle ilgili beklentilerini veya notlarını, eğitimle eş zamanlı olarak internet üzerinden göndermeyi tercih etti. Ayrıca dersle ilgili bazı görsellere ya da ek bilgilere ulaşma kolaylığı da telefonun en tercih edilen teknolojik araçların başında yer almasına sebep oldu. Peki biz bu süreçte telefona bağımlı mı olduk?

BAĞIMLILIK NEDİR?
Bağımlılık tanım olarak; kişinin bedensel, psikolojik ve sosyal hayatını olumsuz etkilemesine rağmen, bırakılmak istense de bırakılamaması, organizmanın bağımlılık yaratan maddeyi alma isteğinin durdurulamamasıdır. Bu haliyle tedirginlik verici ve sonuçları son derece üzücü olarak ifade edilebilir. Ebeveynlerin çoğu “Telefon bağımlısı mıyım?” ya da “Çocuğum bir telefon bağımlısı mı?” sorusunu kendilerine sık sık soruyor olabilirler. Eğer aşağıdaki belirtiler sizde ya da çocuğunuzda mevcutsa telefon bağımlılığı ihtimali son derece güçlüdür.
• Sık sık telefonu kontrol etme ihtiyacı, duymak.
• Telefonun başında çok fazla zaman geçirdiğiniz için suçluluk duyuyorken bir yandan da büyük bir zevk almak ve bu iki duygular arasında gidip gelmek.
• Yalnızca birkaç dakika diyerek telefon başında zamanın nasıl geçtiğini fark edememek.
• Telefonsuz kalındığında sinirlenme, ne yapacağını bilememek.
• Telefonla geçen zaman nedeniyle akademik başarıda düşüklük yaşamak.
• Sosyal hayata karışmaktan kaçınma, daha çok telefonla iletişimin tercih edilmesi, internet üzerinden kurulan arkadaşlıkların tercih edilmesi.
• Telefonla fazla zaman geçirilmesi sebebiyle uyku ve yeme düzeninde bozukluklar yaşamak.
• Kendimizi iyi hissetmediğimiz zamanlarda telefonla kendimizi avutmaya çalışmak.
• Yüz yüze görüşmelerde bile sohbet etmek yerine telefona bakmak.
• Seyahat esnasında, yemek yerken, uyumadan önce ve uyandıktan hemen sonra telefona bakmak.

Haberin Devamı

PEKİ NASIL BAŞ EDEBİLİRİZ?
Bu konuda öncelikli sınırlar koymayı bilmek gerekiyor. Anne babaların hep merak ettikleri “Günlük telefon/internet kullanım süreleri nasıl olmalı?” sorusunu yanıtlamak için yaş gruplarını dikkate alarak cevap vermek yerinde olacaktır.  Yeşilay uzmanları 2 yaşından küçük çocukların internet, televizyon ya da bilgisayarla karşılaşmasının uygun olmadığını,  okul öncesi yaş grubu için günde 30 dakikayı geçmeyecek şekilde internet kullanımının yeterli olduğunu, ilköğretimin ilk 4 yılında ödev haricinde oyun ve eğlence için günlük 45 dakika zaman ayrılması gerektiğini, sonraki yıllarda hafta sonu daha esnek olmakla birlikte günde 1 saat kullanım uygun olduğunu ve lise çağında da günlük 2 saatin yeterli olduğunu belirtiyor..  Burada bahsi geçen süreler şu anki kullanım süreleriyle karşılaştırıldığında pek de gerçekleştirilebilirmiş gibi görünmese de olması gerekenin ne olduğunu bilerek hareket etmek önemli bir sorumluluktur.

ÇOCUKLAR BİZLERİ ÖRNEK ALIYOR
Çocuklarımızla kurduğumuz ilişkinin niteliği beraber geçirdiğimiz keyifli zamanlardan ibaret değildir elbette. Onların kendi hayatlarının sorumluluğunu alma yolunda doğru ve yanlış olanı da gösterebilmek, toplumsal kuralları içselleştirmelerini sağlamak da ebeveyn olarak görevlerimizin içinde yer alıyor. Aslında aşağıda yer vereceğimiz önerilere çocuklarımız kadar bizlerin de riayet etmemiz son derece önemli. Neticede onlar bizden gördüklerini uyguluyorlar ve bizi model alıyorlar. Bizlerin uyum sağlayamadığı kurallara onların uymasını beklemek pek de yerinde olmayacaktır. Bu koşulda yapılması gerekenleri özetleyecek olursak;
- Sabah kalkar kalkmaz ve gece yatarken telefonumuzu elimize almamalıyız. Gece yatarken interneti kapatmak aslında bu süreçte doğru bir yaklaşım olabilir.
- Çocuklarımızın kontrolsüz bir şekilde, uzun süre telefon ve bilgisayar karşısında olmalarına izin vermemeliyiz. Süre sınırlamalarına dikkat etmeliyiz.
- Yapmaktan hoşlandığı şeyleri not alarak uzun süre telefonla zaman geçirdiğini fark ettiğimizde etkinlik olarak bu faaliyetlerden yararlanabiliriz.
- Çocuklarımızın telefon ve internet kullanımlarını kontrol edip, sanal ortamdaki arkadaşlarını tanımalıyız.
- Çocuklarımızın arkadaşlık ilişkilerini destekleyip, onları bir araya getirecek aktiviteler planlamalıyız.
- Çocuklarımızın yetenek ve ilgi alanlarını tespit edip onları yönlendirebilecek ortamlar hazırlamalıyız.
- Yemek saatleri veya aile ile beraber olunacak zamanlarda telefonu yanına almamasını sağlamalıyız.
- Telefonu, çocuğumuza bir ödül olarak sunmamalıyız. “Ders çalışırsan telefonunla oynayabilirsin” demek yerinde olmayacaktır- Tuvalete girerken asla telefonumuzu yanımıza almamalıyız.
- Bağımlılığa yol açabileceğini düşündüğünüz oyun ve uygulamaları telefonlardan kaldırmalıyız.

Haberin Devamı

PROF. DR. MÜGE YÜKSEL KİMDİR?
Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik Psikolojik Danışmanlık bölümünde öğretim üyesidir. Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Uygulama Araştırma Merkezi’nin (MARPAM) kurucu müdürüdür. Çocuk ve ergenlerle danışma ve süpervizyonu, yetişkin ve yaşlılık psikolojik danışmanlığı, projektif teknikler, zekâ ve gelişim testleri ve süpervizyonu, ailede yaşam becerileri ve evlilik uyumu konularında çalışmaları bulunmaktadır. Akılcı duygusal terapi (REBT), geştalt terapi, dışavurumcu terapiler, transaksiyonel analiz, etki terapisi, yaratıcı ve eğitici drama,  koruyucu ve önleyici rehberlik, öğrenme ve davranış sorunları, yetişkinlik ve yaşlılık psikolojik danışmanlığı, ergenlerle danışma, ECO-C (Europan communication certificate) üzerine yurt içinde ve yurt dışında çeşitli eğitimlere katılmıştır.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!