GeriEğitim Stresten korkma başa çıkamamaktan kork
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Stresten korkma başa çıkamamaktan kork

Öğrenciler için üniversiteli olmak, yaşamlarında önemli bir başlangıç. Bu başlangıca eşlik eden pek çok stres ve kaygı yaratan sorunlar olabiliyor.

Stresten korkma başa çıkamamaktan kork

Özellikle ilk defa aileden ve ev konforundan uzakta yaşamaya başlamak üniversite öğrencileri için endişe kaynağı olabiliyor. Bununla birlikte üniversiteliler bazı belirsizlikler, barınma sorunları, sınavlara çalışmak, ödevleri zamanında bitirmek, gelecek kaygısı, kariyer sorunları, ekonomik sorunlar, arkadaşlık ilişkileri ve yeni arkadaş edinebilme gibi sorunlarla da başetmek zorunda. Bu süreç sağlıklı yönetetilmediğinde öğrenci kendini bunalmış hissedebilir ve depresyon, anksiyete ve stres gibi bazı sağlık sorunları ortaya çıkabilir. Elbette bunlarla başa çıkabilecek bazı teknikler ve yollar var. Bu başa çıkma kaynaklarını öğrencilerin bilmesi ve farkında olması sorunların çözümünde atılacak en önemli adımdır.

ÖĞRENCİLERİN YÜZDE 35’İNİN AKADEMİK PROBLEMİ VAR
Üniversitelilerin sorunları üzerine yaptığımız araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin yaklaşık yüzde 15’i fiziksel şikâyetlere sahip. Psikolojik sağlık açısından bakıldığında, öğrencilerin yaklaşık yüzde 5’i ile 10’u psikolojik problem yaşadıklarını belirtiyor. Yaklaşık yüzde 5’inin aileleriyle; yaklaşık yüzde 25’inin kariyerle; yüzde 35’inin akademik-öğrenmeyle ilgili problemler yaşadıkları görüldü. Tüm bu sorunlar onlar üzerinde ciddi baskılar yaratarak strese neden olabiliyor.

STRES FIRSATA ÇEVRİLEBİLİR
Stres insan hayatının bir gerçeği. Stressiz bir yaşam da mümkün gözükmüyor. Stresin olumsuz yönü olabilir ancak bir de fırsat yönünün olduğu unutulmamalı. Stres bizi harekete geçiren ve eylemde bulunmamıza neden olan önemli bir değişkendir ve bu yönüyle de fırsatlar sunuyor. Ertelemeden ve sorumluluklardan kaçınmadan çözüm yollarına yönelmek için de stresle başa çıkma becerisine sahip olmak gerekiyor. Öğrencilerin stres kaynakları birinci veya diğer sınıflarda farklılık gösterebilir. Üniversiteye yeni başlayan bir öğrenci, sorumluluklarının üstesinden gelme ve uyum sağlama çabaları ön plana çıkarken son sınıf öğrencileri için ise gelecek kaygısı ve kariyer sorunları öncelikli. Diğer taraftan illaki olumsuz olaylar stres yaratmaz, örneğin yeni bir işe başlama ya da arkadaş ilişkisi de stres yaratabilir. Bireylerin yaşadıkları zorlanmalar sonucu ortaya çıkan stres yaşamın gerçeğidir, stressiz yaşam yoktur ancak iyi haber de başetme becerisine sahip olduğumuzda bu durumu lehimize olumluya çevirebileceğimizdir. Stresin duygusal, fiziksel, zihinsel ve davranışsal olmak üzere dört belirtisinden söz edebiliriz:
Duygusal: Sinirli ve gergin hissetme, öfkelenme, depresyon ve isteksizlik.
Fiziksel: Kas gerginliği, baş ağrısı, mide problemleri, huzursuzluk, kalp çarpıntısı.
Zihinsel: En kötü şeyin olacağını düşünmek, aşırı derecede endişelenmek, stres altındayken hafıza olumsuz etkilenir, karar verme yeteneği bozulacağından bireyler yanlış kararlar verebilirler.
Davranışsal: Uyku düzeninde bozukluk ve olumsuz başa çıkma davranışlarına yönelmeye başlamak.

STRESLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI
Stres ve kaygının ortaya çıkardığı olumsuz duygular rahatsız edicidir ve insanlar bunlardan kurtulmak için bazı çabalarda bulunabilir. Ortaya konulan bu çabalara, başa çıkma denilir. Üniversite öğrencileri sosyal, akademik ve günlük yaşantılarla ilgili stresörlerle karşı karşıya kalır ve bunlarla zamanında ve etkili başa çıkma becerilerine sahip olmaları önemli. Stres ve kaygı durumlarında bireylerin başa çıkma stratejileri farklı olsa da, yaşamsal olaylar bizleri rahatsız etmeye başladığında, stresinizi yönetmede ve etkili başa çıkmada şu stratejiler sizlere yardımcı olacaktır:

Etkili zaman yönetimi: Zamanı doğru yönetmek en etkili stres giderici tekniklerden birisi. Bunun için de yapılacak işlerinizi, çalışmalarınızı, görevlerinizi üstesinden gelinebilecek parçalara ayırmayı ve buna göre planlama yapmayı deneyin. Ayrıca acil ve acil olmayan ile önemli ve daha az önemli diye çalışmalar yapılandırabilir. Etkili zaman yönetimiyle akademik çalışmalar da organize edebilir ve zamanında teslim edilecek ödevlerle stres yaşamanın da önüne geçilmiş olunur. Zaman verimli ve üretken kullanılabilir.
Egzersiz yapın: Üniversite öğrencileri için sağlıklı bir yaşam tarzı bir şarttır. Egzersiz yapmak için zaman ayıran insanların stres düzeylerinin genellikle daha düşük olduğu görüldü. Araştırmalar egzersizin depresyonun tedavisinde antidepresanlar kadar etkili olduğunu gösterdi.
Pozitif düşünün ve farkında olun: Bir olayın olumsuz yönlerine odaklanmak stres yaratır. Bunun yerine, bardağın dolu tarafına bakmaya çalışmalıyız. Zor zamanlarda iyimser olmaya çalışın. Örneğin, düşük bir not aldığımızda üzgün hissetmek yerine, bir dahaki sınavda nasıl daha yüksek not alabilirim diye düşünün. Ayrıca farkındalıkta fiziksel ve zihinsel sağlık için önemlidir ve stres seviyesinin azalmasında etkilidir.
Akademik ertelemeyi/ertelemeyi bırakın: Erteleme, yapılacak işleri geciktirmek ve sonraki günlere bırakmaktır. Yapılacak işleri sürekli ertelemek kaygıyı ve stresi arttırıyor. Dolayısıyla ertelemeyi durdurun ve yapılacak işlerinize odaklanın.
Sosyal destek aramaktan çekinmeyin: Arkadaşlarınızla ve ailenizle zaman geçirmek stres seviyenizin azalmasına katkı sağlayacaktır. Duygu ve düşüncelerinizi güven duyduğunuz yakınlarınızla paylaştığınızda kendinizi çok daha iyi hissedersiniz ve bu önemli bir stresle başa çıkma stratejisidir.
Yapmaktan keyif aldığınız şeylere yönelin: Aşırı stresli zamanlarınızda yapmaktan keyif aldığınız ve sevdiğiniz etkinliklere yönelin. Resim yapın, müzik dinleyin...
Yeterince uyuyun: Düzenli uyku stresi azaltmada etkilidir. Bu konuda 7-8 saat uyku öneriliyor.

DESTEK ALMAKTAN ÇEKİNMEYİN
Üniversite yaşamında hem çok keyifli hem de stresli pek çok yaşantıyla karşılaşabiliriz. Önemli olan bu stresli zamanlarda etkili başaçıkma stratejilerini uygulayabilmektir. Yerinde stratejilerle akademik performans arttırabilir ve diğer günlük stres yaratan durumlarla baş edebilebilir. Eğer burada belirtilen başaçıkma yolları size yardımcı olamıyorsa ya da bunları uygulamakta güçlük yaşıyorsanız ve stres düzeyiniz yüksekse, üniversitenizin psikolojik danışma birimine başvurarak destek almaktan çekinmeyin. Alacağınız profesyonel yardım sizin yaşam kalitenizi arttıracaktır.

PROF. DR. MEHMET ENGİN DENİZ KİMDİR?
İlk ve ortaokulu İskilip’te okudu. Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma lisans programını 1994’te tamamladı. Aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitimde Psikolojik Hizmetler Anabilim Dalında 1997 yılında yüksek lisans ve 2002 yılında doktorasını tamamladı. Rehberlik ve psikolojik danışma alanında 2006’da doçent ve 2012’de profesör oldu. Yazarın, ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış çok sayıda makaleleri, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş bildirileri ve kitapları bulunuyor. Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalında öğretim üyesi olarak görev yapan Deniz aynı zamanda Yıldız Teknik Üniversitesi Öğrenci Dekanlığı görevini de yürütüyor. Prof. Dr. Deniz Türk, Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Şube Başkanıdır.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle