Sosyal sorumluluk

Sosyal sorumluluk

İdari görevlerimi bıraktıktan sonra hocalığa devam etme aşamasında öğretim üyesi olduğum işletme bölümündeki hocaların sayısının çokluğunu görünce, üniversitemiz kurulduğundan beri işletme bölümünün zorunlu dersi olan ‘sosyal sorumluluk’ dersi kapsamında öğrencilerimle birikimlerimi paylaşmak ve onların daha duyarlı gençler olarak yetişmelerine katkıda bulunmak istedim.

Haberin Devamı

Sosyal sorumluluk duygum ailemden aldığım temelden başlamıştı ve zamanla çok gelişti. Yine başlamasına ve gelişmesine katkıda bulunduğum bir ‘sosyal sorumluluk projesi’ nedeniyle bir araya geldiğimiz sevgili Nuran Çakmakçı’nın önerisiyle yaşadıklarımı gençlere yol göstermesi, örnek olması amacıyla zaman zaman yazıya dökme yolunda bir adım atıyorum. Ufacık bir hareketin bir başkası için ne kadar büyük fark yarattığını deneyimleyebilmenizi ümit ediyorum. Bu hazzı tadan artık sosyal sorumluluk duygusunu içselleştirip yaşamının bir parçası haline getirecek.

ÖĞRENCİLİĞİMDE YAŞADIKLARIM, ÖĞRENCİLERİME NASIL DAVRANCAĞIM KONUSUNDA IŞIK TUTTU
Gerçek hayatta yaşananlar anlatıldığı veya yazıldığı zaman, karşı taraftakilerin zihninde yer eder ve kolay unutulmaz. Marmara Üniversitesi’nde ‘İşletmeye Giriş’ dersi verdiğim hocalığımın başlangıç yıllarında, daima konulara uygun örnekleri akşamdan düşünür, gerçek hayatta olabilecek (yaşanabilecek) güncel örnekler yaratır ve onları da kendim ailem ve çevrem yaşamış gibi anlatırdım. Seneler sonra bir gün, bir tiyatro girişinde eski öğrencilerimden birisi yanıma yaklaşıp kendini tanıttı ve ‘Hakkınızı helal edin, biz sizin çok günahınızı aldık’ dedi. Anlamadığımı söyleyince şöyle devam etti eski öğrencim; ‘Siz derste verdiğiniz örnekleri hep yaşamış gibi anlattığınız için biz de hoca sürekli ailesini yaşadığı olayları anlatıyor diyorduk. Yıllar geçip işyerlerimizde bazı vakalarla karşılaşınca, kitaplarda okuduklarımızı değil de sizin verdiğiniz örnekleri hatırlayınca ne yaptığınızı ancak anlayabildik.’ Kendi öğrenciliğimde yaşadıklarım bana, öğrencilerime nasıl davranmam gerektiği konusunda ışık tuttu. Daima olaylara onların gözüyle bakmaya çalıştım, eleştiriye açık oldum ancak mevcudu beğenmeyenlerin, alternatif sunarak beğenmediklerini söylemelerini istedim.

Haberin Devamı

Tüm öğrencilerimi kendi çocuklarım gibi gördüm, sorunlarıyla ilgilendim, çözüm üretmeye çalıştım ve en çok da onları sevdim. Onun için öğrencilerin üniversitedeki ‘Anneleri’ Sedefhan hoca ünvanını hak ettiğimi düşünüyorum. Kendimi kısaca böyle ifade ettikten sonra umarım hakkımda bir fikriniz oluşmuştur, yazılarımı okudukça beni daha iyi tanıma fırsatını bulacağınızı düşünüyorum.

Haberin Devamı

Sağlıklı günler dileklerimle...

PROF. DR. SEDEFHAN OĞUZ KİMDİR?
Sedefhan Oğuz, Eskişehir’li bir ailenin kızı olarak İstanbul’da doğdu. Annesi, Üsküdar Amerikan Kız Lisesi mezunu ve 80 yaşında kaleme aldığı ‘İyi Ki Bunları Yaşadım’ kitabının yazarı Güler Oğuz; babası ise, ‘Hocaların hocası’ olarak tanınan, 1958’de Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ni (bugünkü adıyla Anadolu Üniversitesi) kuran, Marmara Üniversitesi Kurucu Rektörlüğü, RTÜK Başkanlığı yapan, pek çok eğitim kurumunun ve vakıfların oluşmasında payı olan Prof. Dr. Orhan Oğuz’dur. Sedefhan Oğuz; ilkokulu Eskişehir’de okuduktan sonra Üsküdar Amerikan Kız Lisesi’ni bitirdi. Çocukluk hayali olan ve babasının kurduğu Eskişehir İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nden mezun oldu. Akademik hayatına; 1983 yılında Marmara Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümünde, Büyük Kulüp Üyesi rahmetli Prof. Dr. Ahmet Serpil’in yanında araştırma görevlisi olarak başladı. doktor, yardımcı doçent ve doçentlik görevlerinin ardından, 1996’da Yönetim ve Organizasyon Ana Bilim Dalında profesör unvanına hak kazandı. 1996’da Yeditepe Üniversitesi’nin kuruluş heyecanına, yarı zamanlı öğretim üyesi ve bölüm başkanı olarak tanıklık etti. 2000 yılında Marmara Üniversitesi’nden ayrılarak, Yeditepe Üniversitesi’nde Rektör Yardımcısı ve Öğrenci Dekanı görevlerini üstlendi. Yeditepe Üniversitesi öğrencilerinin ‘Annemiz’ olarak tanımladığı Prof. Oğuz; 2010 yılına kadar bu görevlerini sürdürdü. Halen Yeditepe Üniversitesi’nde Başkan Danışmanı olarak görev yapıyor. Akademik hayatın gereği olarak, çok sayıda yayını, makale ve tebliğleri, kitabı, yönettiği tez ve projeleri bulunuyor. Okul yıllarından itibaren sosyal sorumluluk, daima yaşamında önemli bir yere sahip oldu ve pek çok sosyal yardım projesinin oluşturulması, hayata geçirilmesi ve başarılmasında rol oynadı.

Haberin Devamı

Büyük Kulüp üyeliğinin yanı sıra; Sağlık Eğitim Vakfı (SEV) Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı (Koruncuk) Mütevelli Heyet Üyesi, Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, Marmara Grubu Vakfı (MGV) Mütevelli Heyet Üyesi, Türk Tekstil Vakfı Mütevelli Heyet Üyesi, Türkiye İş Kadınları Derneği (TİKAD) Üyesi, Eskişehir Odunpazarı Modern Müze (OMM) Yönetim Kurulu Üyesi ve Çamlıbel Vakfı-Danışma Kurulu Üyesi görevleri devam ediyor. Ayrıca; ÇABA Derneği Kurucu Başkanlığı, Veteran Tenisciler Birliği Yönetim Kurulu (VTB) Başkanlığı, Üniversite Sporları Federasyonu (TÜSF) Yönetim Kurulu Üyeliği, SEV Yönetim Kurulu Üyeliği, Türk Kızılayı Merkez Kadınlar Kolu Yönetim Kurulu Üyeliği, İSO Üniversite - Sanayi İşbirliği Yönetim Kurulu Üyeliği, TEMA Vakfı Danışma Kurulu Üyeliği, İTKİB Danışma Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu. 2002 yılında ‘Yılın Kadını’ ve 2016 yılında da ‘Yılın Annesi seçildi. Sedefhan Oğuz, iki kız çocuğu annesidir.

Haberle ilgili daha fazlası: