Sınav stresinin nedeni sınav değil

Güncelleme Tarihi:

Sınav stresinin nedeni sınav değil
Oluşturulma Tarihi: Haziran 21, 2021 10:38

3 milyon 250 bin kişinin başvurduğu ve 26-27 Haziran tarihleri arasında 3 oturumda yapılacak 2021 YKS’ye sayılı günler kaldı. Günler azalırken, sınava dair stres ve kaygılar da artıyor. Uzmanlar sınav için kaygılanmanın belirli ölçüde normal olduğunu ancak kaygılandığımız noktanın aslında sınav değil sınava ait duygular olduğunu söylüyor.

Haberin Devamı

Uzun bir süredir sınava hazırlanmak özellikle pandemi döneminde YKS adaylarının yorucu bir süreç geçirmelerine neden oldu. Bir buçuk yıldır yaşanan belirsizlikler, evden çıkamamak ve okulların bir açılıp bir kapanması öğrenciler üzerine daha büyük yüklerin eklenmesine neden oldu. Sınav gününün yaklaşması ise sınava girecek adaylarda kaygı ve korkuyu arttırdı. Olumsuz duyguların daha koruyucu olduğunu söyleyen MEF Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zümra Atalay, “Kaygı ve korku gibi olumsuz duygular birey için daha koruyucudur. Çünkü bizim daha fazla performans sergilememizi sağlar. Ayrıca bu duygular kötü ya da düşman değildir. Hatta bir noktaya kadar dostumuzdur. Çünkü aslında buradaki sorun ve bizim için zorlayıcı olan şey duygu değil, bizim duygu ile kurduğumuz ilişki biçimi” dedi.

Haberin Devamı

Yaşadığımız duyguyu ‘hoşa gitmeyen bir duygu’ olarak gördüğümüz zaman zihnimizin olumsuz senaryolara yöneldiğini belirten Prof. Dr. Zümra Atalay sözlerini şöyle sürdürdü:
“O senaryolar hep varlar. Çünkü karşımızda bizi zorladığını düşündüğümüz konuyla ilgili sorumlulukları alabilmemiz için bizi uyarıyor. Bak sınavdan geçebilmek için çalışmalısın, bu zorlanmayla baş etmek için performans göstermelisin diyor zihin. Zaten asıl kaygı ve stresle ilgili problem burada başlıyor. Yaşadığımız duygunun yoğunluğu ve onun bizi yönetmesine izin vermemiz asıl problem.
Çünkü bazen hayatta yaşadığımız hoşa gitmeyen duyguları kendimizden büyük tutuyoruz.

Sınav için de aynı durum geçerli. Sınav stresi aslında sınavın kendisinden çok sınavın sonucuna dair beklentilerimiz, korkularımız ve olumsuz senaryolarımızdır. Dolayısıyla bu duyguları fark edip hissetmek gerekiyor. Çünkü burada bu duygu ile kurduğumuz ilişki biçimi çok önemli. ‘Bu duyguyu hisseden kişi benim ama bu duygu ben değilim’ diyebilmek gerekiyor. Çünkü zihinde birçok duygu var. Kaygı anında hissedilenler zihinin içindeki düşüncelerden sadece birkaç tanesi. Yani başarısız olmak gibi başarılı olmak da var. Hoşa giden ve gitmeyen düşünceler ve duygular zihnin içeriğini oluşturuyor. Öncelikle bunu fark etmek lazım. Sınav problem değil sınava dair duygu ve düşünceler bizim problemimiz. Diğer yandan olumsuz duygusal bir durum yaşadığımızda o duyguyu sadece biz yaşıyormuşuz gibi davranıyoruz. Sanki sınava giren o kadar kişi arasında tek kaygı duyan bizmişiz gibi davranıp kendimizi izole ediyoruz.”

Haberin Devamı

5 MADDEDE SINAV STRESİNİ YÖNETMENİN YOLLARI
1. Tüm bunlarla başa çıkabilmek için duygulara izin vermek gerekiyor. Duyguları bir düşman olarak görmeden bizi motive eden bir yönünü fark etmemiz gerekiyor. Biz buna duygularla arkadaşlık kurmak diyoruz. Yaşadığımız her ne ise onu fark edebilmek ve isimlendirmek çok önemli.

2. Sorunun gelecek kaygısıyla ilgili olduğunu bilmek çok önemli. Bu sebepten konsantrasyonu şu ana taşıyabilmek ve orada tutmak gerekiyor. Gelecekle ilgili kaygılanmak yerine şu anda yapılabileceklere odaklanmalı.

3. Özellikle son dönemde sınav kaygısıyla ilgili olarak yalnız olmadığımızı bilmemiz gerekiyor. Aşağı yukarı sınava girecek olan herkes aynı duyguları yaşıyor. Bunu bilmeniz ve farkında olmanız çok önemli.

Haberin Devamı

4. Duyguları tanıdıktan sonra onlarla yaşamayı bilmek de gerekli. Örneğin sınav sırasında bu duygular zihinde belirdiğinde onları geçiştirmeden devam edebilmek önemli. Bu duygular varken panik yapmak yerine sınava odaklanmalı.

5. Bedeni rahatlatmak, zihni rahatlamaktan daha kolaydır. Bütün bu gerginlikler bedenin kasılmasına neden olur. Dolayısıyla bedeni ve nefesi rahatlamak, meditasyon yapmak ve bedene odaklanmak zihnin de rahatlamasına yardımcı olur.

KAYGININ GEREKSİZ OLDUĞUNU SÖYLEMEK BİR İŞE YARAMAZ
“Zihin bir üretim fabrikasıdır. Hoşa gitmeyen düşünceler gibi sınavın olası sonuçlarına göre de senaryolar üretir. Bu duyguların geçmesini beklersek geçmeyecektir. Onlarla yaşamayı öğrenmeliyiz. Dolayısıyla sınav stresi yaşayan çocuğa yaşadığı duygunun gereksiz olduğunu söylemek hiçbir işe yaramaz. Ona bunu hissederken yaşadığı duygunun normal olduğunu anlatmamız lazım. Çünkü duyguları biz seçemeyiz ancak onları deneyimleme biçimimizi seçebiliriz. Dolaysıyla çocukla ‘duygudaşlık’ kurabilmek çok önemli. Onlara şefkatli yaklaşmak gerekiyor. Ama bu şefkat acımak ya da onu kurban olarak görmek anlamına gelmiyor. ‘ Sana bu dönem nasıl destek olabilirim’ sorusunu sorabilmek çok önemli. Çünkü herkes en iyi kendini bilir ve bu sorunun cevabı çocuğun neye ihtiyacı olduğunu ortaya çıkarır. Seni dinleyebilirim demek çok önemli.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!