Güncelleme Tarihi:

Dünyanın en prestijli eğitim platformlarından Uluslararası STEM Olimpiyatları’nın kategorilerinden biri olan “Art-Ad Film Challenge” sonuçlandı. Bu kategoride Türkiye’yi temsil eden BCN Eğitim Kurumları 11’inci sınıf öğrencileri Eren Alim ve Yasemin Deniz Topal, JBL markası için tamamen cep telefonuyla hazırladıkları reklam filmiyle dünya şampiyonu oldu. Farklı ülkelerden 150 projenin yarıştığı organizasyonda iki genç, yüksek bütçeli prodüksiyonlara karşı yalnızca mobil teknolojilerle gerçekleştirdikleri projeyle öne çıktı. Fikirden çekime, sesten kurguya kadar tüm süreci cep telefonu üzerinden yürüten öğrenciler, “mobil sinematografi”nin gücünü kullandı.
STEM Olimpiyatları’ndaki “Art-Ad” (reklam filmi) kategorisi, klasik STEM disiplinlerinin ötesine geçerek bilimi yaratıcılıkla buluşturduğu için kritik önem taşıyor. Bu kategori; öğrencilerin teknik bilgi ile birlikte bu bilgiyi hikâyeleştirme, hedef kitleye uygun mesaj geliştirme ve dijital dünyada görünür kılma becerilerini ölçüyor. Yarışmada projeler iki aşamada değerlendirildi. Puanlamanın yüzde 30’unu dijital erişim, izlenme ve etkileşim oluştururken; yüzde 70’lik bölümde ise uluslararası jüri senaryo, kurgu, yaratıcılık, teknik kalite ve marka mesajını inceledi. İkilinin projesi her iki alanda da en yüksek puanı aldı.
“NEDEN BİZ YAPMAYALIM?”
Öğrencilerden Eren Alim, sürecin bir soruyla başladığını anlatarak şunları söyledi:
“Bu yarışmayı okulda ilk duyduğumuzda arkadaşım Yasemin’le birbirimize ‘Bunu neden biz yapmayalım?’ diye sorduk. Bu soruyu sorduğumuzda, aslında bizi dünya birinciliğine götürecek yolculuğun ilk adımını attığımızı bilmiyorduk. Yarışmadan sorumlu öğretmenimiz bize kuralları anlattı. İlk başta sadece bir fikirle yola çıktık. Ne yapabileceğimizi, nasıl bir proje geliştirebileceğimizi uzun uzun düşündük. Farklı fikirler ürettik, tartıştık ve en sonunda hem bizi heyecanlandıran hem de özgün olduğuna inandığımız bir projede karar kıldık.
KALABALIKTAN MÜZİĞE KAÇIŞ
İstanbul gibi büyük bir şehirde insan, bu keşmekeşten uzaklaşmak için çoğu zaman müziğe sığınır. Biz de bu düşünceden yola çıkarak kulaklık reklamı çekmeye karar verdik. Kendi kullandığımız markanın bu alanda önplanda olduğunu düşünerek, markaya karar verdik. Senaryomuz ise kulaklığın kalitesini göstermek amacıyla, onu takan kişinin kendini bambaşka, sessiz bir ortama ışınlanmış gibi hissetmesi üzerine kuruluydu. Bu nedenle alışveriş merkezi, metro ve orman gibi farklı yerlerde çekimler gerçekleştirdik. Bu süreçte arkadaşım Yasemin oyuncu olarak kamera karşısında yer alırken, ben de kameraman olarak çekimleri üstlendim. Yarışma kurallarına göre profesyonel kamera kullanmamız yasaktı, bu nedenle cep telefonu kamerasıyla çekimlerimizi gerçekleştirdik. Yasemin ile beraber kurgu aşamasında kalabalık efektleri ve rahatlatıcı müzikler ekledik. Sonuç olarak içimize gerçekten sinen bir reklam filmi ortaya çıkardık.
UNUTULMAZ BİR DENEYİM
Bu süreçte öğretmenimiz Burcu Özülgen’in desteği bizim için çok önemliydi. Bize yol gösterdi, zorlandığımız anlarda motivasyonumuzu kaybetmememizi sağladı ve her zaman daha iyisini yapabileceğimize inanmamıza yardımcı oldu. Tüm bu süreç sonunda sadece bir reklam değil, emek, sabır ve ekip çalışmasının ne kadar değerli olduğunu bize öğreten unutulmaz bir deneyim kazandık.”
KENDİ DÜNYANA BAĞLAN
reklam filmi, kalabalık şehir hayatının yarattığı gürültü ve kaosla açılıyor. Alışveriş merkezi ve metro gibi yoğun mekânlarda sıkışmış bir karakterin hikâyesi üzerinden ilerliyor. Karakter kulaklığını taktığı anda tüm sesler kesiliyor ve sahne bir anda doğaya, sakin ve huzurlu bir ortama dönüşüyor. Film boyunca bu kontrast kurgu devam ediyor. Her kulaklık takıldığında karakter kendi dünyasına geçiş yapıyor. Kalabalık efektleri ile doğa sesleri arasındaki geçişler, müziğin dönüştürücü gücünü vurgularken, film “Kendi dünyana bağlan” sloganıyla sona eriyor.”


Erdoğan ne için ‘direniş hattımız’ dedi