Şiddetin izleri manifestoda... ‘Yalnızlık ve dışlanmışlık belirleyici’

Güncelleme Tarihi:

Şiddetin izleri manifestoda... ‘Yalnızlık ve dışlanmışlık belirleyici’
Oluşturulma Tarihi: Nisan 18, 2026 07:00

Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırısının ardından failin olay öncesinde Discord üzerinden yaptığı manifesto paylaşımı ve dün ortaya çıkan dijital günlüğüne ait detaylar, sürecin arka planına ilişkin dikkat çeken bulgular ortaya koydu. Paylaşımlarda saldırıya yönelik zaman ve hedef ifadeleri yer alırken, aile içi şiddet iddiaları, yalnızlık vurgusu ve yoğun öfke dili dikkat çekti.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin
Gelişmelerden anında haberdar olun.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin
Haberin Devamı

Manifestoda saldırıya yönelik saat ve hedef ifadelerinin yer aldığı, belirli sınıf düzeylerinin işaret edildiği ve eylemin planlandığına dair cümlelerin bulunduğu görüldü. Metinde yer alan ifadelerde, öğrencinin ailesiyle ilişkisine dair olumsuz söylemler dikkat çekerken, kendisini anlaşılmayan ve dışlanan biri olarak tanımladığı görüldü.

ŞİDDETİ İÇSELLEŞTİRMİŞ
Türkiye Çocuk ve Ergen Psikiyatri Derneği Başkanı Prof. Dr. Neslihan İnal, söz konusu içeriklere ilişkin değerlendirmesinde şöyle konuştu:
“Çocuğun yazdığı manifesto olayın arka planına dair bize bazı şeyleri söylüyor. Bir defa bu çocuğun aile içi şiddete maruz kaldığını görüyoruz. İçeriğin son derece argo ekseninde yazılmış olması bu şiddetin içselleştirildiğini de bize gösteriyor. Ergenler akran grubunda ya da bulundukları çevrede herhangi bir sosyal yapıya ait olamadıklarında, o aidiyeti hissetmediklerinde, kabul görmediklerinde Discord gibi mecralara yönelebiliyor. Ergenlik döneminde akran kabulü çok önemli. Yani ergenlik dönemini yaşayan bir gencin bulunduğu ortamda kabul edilen, sevilen ve istenen bir kişi olması gerekiyor. Bu ergenin temel psikolojik ihtiyacı.

Haberin Devamı

ORTAMA AİT OLAMAMANIN İNTİKAMI
Ama bunu gerçekleştiremediği zaman, doğal ortamında yeterince kabul görmediğinde, belki dışlandığında, belki kendi sosyal beceri eksikliğinden dolayı bunu oluşturamadığında zorbalama ve şiddet içerikli davranışlarda bulunabiliyor. Bu tür davranışlar da sonuçta yine akranları tarafından dışlanmasına yol açıyor. Bu çocuk gerçek yaşamda yalnızlaşmış ve yalnızlaşınca da dijital ortamlarda sosyalleşebildiği, kendisini ilgi çekici ve farklı biri gibi hissettirebildiği bir alan bulmuş. Bu ergende yalnız, mutsuz, ailesi tarafından anlaşılmayan ve akranlarıyla iletişim kurmakta zorlanan bir tablo görülüyor. Sonuç olarak da bu durumu şiddete dönüştürerek dışa yansıtmış. Bir nevi bulunduğu ortama ait olamama duygusuyla intikam almaya çalıştığı düşünülebilir.”

NARSİSTİK ÖZELLİKLER VE GÜÇ GÖSTERİSİ
Prof. Dr. İnal, ortaya çıkan dijital günlüklerde de yalnızlık ve dışlanmışlıkla birlikte güç gösterisi arayışının da dikkat çektiğini belirterek şöyle devam etti: “Yazışmalarında ne kadar yalnız olduğundan bahsediyor. Bu, kabul görmemiş ve dışlanmış bir çocuk profiline işaret ediyor. Aynı zamanda neden dışlandığını da anlamak mümkün. Çünkü kendisini farklı ve üstün görmek isteyen, bu yönde bir algı geliştiren narsistik özellikler dikkat çekiyor. Narsisizmin kökeninde de çoğu zaman aile içi ilişkiler, bağlanma sorunları ve erken dönem deneyimlerin yer aldığını gözlemliyoruz.

Haberin Devamı

KENDİNİ HEM ÜSTÜN HEM DEĞERSİZ GÖRÜYOR
Kendini sevilmeyen, istenmeyen biri olarak hissetme ve bunun uzun süre akran ilişkilerinde de devam etmesi çocukda kabul görme gereksinimlerini artırmış olabilir. Ancak burada dikkat çeken nokta, bu gereksinimlerin başkalarına zarar verme ve güç gösterisi üzerinden ifade edilmesi. Yazışmalarda da ‘ailem benden nefret ediyor’, ‘onları hayal kırıklığına uğrattım’ gibi ifadeler yer alıyor. Bu, bir yandan kendini üstün görmeye çalışan, diğer yandan kendini değersiz hisseden bir ergen tablosuna işaret ediyor. Bu tür durumlarda erken dönemde profesyonel destek alınması büyük önem taşıyor. Çünkü süreç zamanla büyüyerek daha ciddi sonuçlara yol açabiliyor. Bu aile de önceden böyle bir destek almış olsaydı süreç çok farklı ilerleyebilirdi.”

 

Haberin Devamı

GÖRÜNMEYEN ÇOCUKLAR DİJİTAL AVCILARIN HEDEFİNDE
Psikolog Emre Güzel, dijital platformlarda çocukları hedef alan yapıların odağında “sorunlu” çocuklar değil, görülmeyen çocuklar olduğunu belirterek şöyle diyor: “Telegram’ın kapalı gruplarında, anonim platformların karanlık odalarında çocuk arayan hesapların bir hedef profili var. Ve bu profil şaşırtıcı derecede tutarlı. Hedef, ‘sorunlu’ çocuk değil; görülmeyen çocuklar. Bu çocuklar tesadüfen seçilmiyor. Dijital ortamda bıraktıkları izlerle kendilerini zaten belli ediyorlar. Gece yarısı yapılan ‘kimse anlamıyor’ paylaşımları, öfke dolu yorumlar, ‘hayatın anlamı ne ki’ içeriklerinin altındaki etkileşimler onları dijital avcıların kolayca farketmesine neden oluyor.

Haberin Devamı

KARŞILANMAMIŞ BİR İHTİYAÇ BULUYORLAR
Dijital avcı ilk adım olarak bu durumdaki çocukla iletişim kuruyor. İkinci adım ise güven inşası. ‘Seni anlayan tek kişi benim’, ‘ailen seni görmüyor ama ben görüyorum’ gibi cümlelerle çocuğun en kırılgan noktasına temas ediliyor. Önce bir sır, sonra bir görev veriliyor. Bu süreç haftalar, bazen aylar sürüyor. Çocuk fark etmeden bir sadakat zincirine bağlanıyor. Burada kritik olan şu: Bu çocukların kırılganlığı bir zayıflıktan değil aslında karşılanmamış temel bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor.

BU ÇOCUKLARI AVCILARDAN ÖNCE BİZ BULMALIYIZ
En tehlikeli aşama ise yönlendirme süreci. Bu grupları yönetenler bazen ideolojik bir öfkeyle, bazen güç ve kontrol hissiyle hareket ediyor. Ortak nokta şu: Hedef çocuk değil, çocuğun içindeki boşluk. Ve o boşluk ne kadar büyükse, kapı o kadar kolay açılıyor. Bu yüzden asıl soru ‘onları kim buluyor?’ değil, ‘biz neden daha önce bulamadık?’ olmalı.”

Haberin Devamı

KAN DONDURAN MESAJLAR...

 “S...

 Belki bugün yaparım

 Saat 3 gibi falan

5. sınıflar ve 6. sınıflar, hazır olsanız iyi olur

 Bugün gerçekten bittim artık

 Kendi babam beni boğmaya ve öldürmeye çalıştı

 Bugün evde yalnızım

 Hızlıca manifestomu yazacağım

 Biraz uyuyacağım

 Ve bu dünyaya ne kadar bittiğimi göstereceğim.”

Şiddetin izleri manifestoda... ‘Yalnızlık ve dışlanmışlık belirleyici’

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!