GeriEğitim Sanatsal yönelimler ilgi, sevgi ve merakla olur
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sanatsal yönelimler ilgi, sevgi ve merakla olur

Sanatsal yönelimler ilgi, sevgi ve merakla olur
Abone Olgoogle-news

İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı zorlu ve uzun yolculuk sonrası bugünkü halini aldı. 1975 yılında kurulan, 1976 yılında eğitim hayatına başlayan İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı 45 senedir yetiştirdiği çok sayıda sanatçı, eğitimci ve akademisyen ile ülkemiz bilim ve kültürsanat yaşamına damgasını vurdu. Ortaokul seviyesinden doktoraya kadar geniş bir yapıda eğitim verilen konservatuvarda lisans düzeyinde eğitim veren çalgı, kompozisyon, müzik teknolojileri, müzik teorisi, müzikoloji, ses eğitimi ve Türk halk oyunları bölümleri bulunuyor.

İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü’ne bağlı olarak sürdürülen lisans üstü programlar ile Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı ve bugün birçok kurumda doktor, öğretim üyesi, doçent ve profesör olarak görev yapan akademisyenlerin yetişmesini sağladı. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Müdürü Prof. Serpil Murtezaoğlu, sanatsal yönelimlerin ilgi, merak ve sevgiyle olduğunu söyleyerek, “Sanatsal bir uğraşı hobi düzeyinden mesleki düzeye taşımak istiyorsanız o zaman yıllarca çalışmak durumundasınız. Bir konuda kariyer yapmak demek araştırma yapmak, düşünmek, okumak, dünyayı takip etmek, deneyimlemek, iletişim kurmak ve sanatsal anlamda farklı ifade biçimlerinin arayışı içinde olmak anlamına geliyor” diyor. İTÜ Konservatuvarı Müdürü Prof. Serpil Murtezaoğlu ile konuştuk:

- Aileniz de müziğe aşina mıydı?
Fatih doğumluyum. Kendimi bildim bileli bunu bir şans olarak görmüşümdür. Fatih çok kültürlü yapısıyla, insan ilişkileriyle  ve muhteşem mimari dokusuyladünyamızı zenginleştiren olanaklar sundu bizlere. Kıztaşı, Fatih Camii, Kariye, Fener, Balat, Valens su kemeri, Vefa, Süleymaniye, Sahaflar, kütüphaneler, yazlık sinemalar.. anlatmakla bitmez. Sanat, tarih, edebiyat ve sinema sevgimde bu habitusun belirleyici olduğunu düşünüyorum. Ailemde  herkes müziği çok severdi. Radyo veplaklar evimizin vazgeçilmezleriydi. Babam şarkıları makamıyla bilirdi ve devrin önde gelen sanatçılarını tanırdı. Annem ada şarkıları söyler ve Burgazada hikayeleri anlatırdı. Müzik hep yaşamınızda vardı.. İlkokuldan itibaren her zaman vardı. Liseden sonra üniversitede işletme fakültesine girdim. Pek bilinçli bir tercih değildi. Okul yıllarında tiyatro ve felsefeye merak saldım. Aynı yıllarda İstanbul Devlet Tiyatroları’nın oyunlarda görev aldım. 80’li yılların başında girdiğim Folklor Kurumunda derleme-araştırma, halk tiyatrosu, halk oyunları ve halk müziği çalışmaları yapma fırsatım oldu. Kurumdaki harika öğrenme ve dostluk ortamının bana çok şey kattığını söyleyebilirim. Sonrasında konservatuvara gitmeye karar verdim. Hayatımın dönüm noktası oldu ve hiç pişmanlık duymadım.

- Bugüne kadar kimlerden etkilendiniz?
Rol modelim olmadı fakat işini adanmışlıkla yapan, çalışkan, iyimser, sevecen, statü farkı gözetmeksizin herkese saygılı davranan, öğrenme ve öğretme coşkusu olan pek çok kişilikten feyz alma fırsatım oldu.

- Konservatuvara kaç yaşından itibaren öğrenci alıyorsunuz?
Konservatuvarımız ortaokul seviyesinden doktoraya kadar geniş bir yapıda eğitim veriyor. Çok başarılı bir müzik ortaokulumuz var. Kültürümüzün sürdürülebilirliğini sağlayacak olan geleceğin sanatçılarını, eğitimcilerini ve kültür insanlarını yetiştirmek amacıyla büyük bir özveri ile çalışan bir eğitmen kadromuz var. Lisans düzeyinde eğitim veren bölümlerimiz ise; Çalgı, Kompozisyon, Müzik Teknolojileri, Müzik Teorisi, Müzikoloji, Ses Eğitimi ve Türk Halk Oyunları Bölümüdür.

- Öğrenci kabul ederken ölçütünüz nedir?
Lisans bölümlerimiz için öğrenci kabul kayıt esaslarına ait bilgileri içeren bir kitapçığı her yıl güncellemekle birlikte ÖSYM/TYT’den ilgili yıl için ilan edilen taban puanı alan öğrenci adayı konservatuvarımıza ön kayıt yaptırabilir. Ön kayıt yaptıran tüm adaylar müzik algısını ölçmeye yönelik eleme sınavına girer. Sınavda genel olarak tek ses, çift ses, üç ses, melodi ve ritm soruları sorulur. Eleme sınavını kazanan adaylar girmek istedikleri bölümün özellikleri doğrultusunda kesin kabul sınavına girerler. Öğrenci adaylarının mutlaka web sayfamızı (www.tmdk.itu.edu.tr) ve İTÜ TMDK sosyal medya hesaplarını takip etmesini öneririm. Bütün hesaplarımız aktiftir ve sürekli güncellenir.

KURUMLAR ARASI İŞBİRLİĞİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ
Kurumlar arası işbirliği yaygın toplumsal fayda sağlamak için çok önemli bir kavram. Konservatuvar yönetimi olarak olumlu sosyal etki yaratmak amacıyla dezavantajlı gruplar, çocuklar ve gençler için kurumlar arası işbirliği ile projeler yürütmekteyiz. Kültür ve sanatı yaygınlaştırmak amacıyla yürüttüğümüz “Herkes İçin Sanat Akademisi” projemizi yerel yönetimler ve ülkemizdeki diğer üniversitelerle işbirliği içinde sürdürmekteyiz. Her ne kadar içinde bulunduğumuz olağanüstü durum nedeniyle ara vermek zorunda kalsak da çocuk destek merkezlerinde sürdürdüğümüz “Ses Veriyorum” projesine de çok önem veriyoruz. Rektörlüğümüz ve İTÜ Sosyal İnovasyon Merkezinin desteğiyle, İGA Çevre ve sürdürülebilirlik direktörlüğü işbirliğiyle gerçekleştirdiğimiz projenin çocuklar adına sanat yoluyla olumlu etki yaratacağına inanıyoruz.

Ayrıca üniversitemizin Milli Eğitim Bakanlığı ile yaptığı protokoller çerçevesinde GSL ve BİLSEM öğretmenlerine hizmet içi eğitimler gerçekleştiriyoruz. Hizmetiçi eğitimlerin bizim de ufkumuzu açtığını, yeni dostluklar ve güzel proje fikirlerine yol açtığını söyleyebilirim. Yaptığımız her projeyi ya da katkı sağlamaya çalıştığımız her çalışmayı Konservatuvar ailesi olarak sosyal sorumluluk bilinciyle, kolektif çalışma ve sinerji ile gerçekleştiriyoruz.

EVDEN ÇIKMADAN KENDİNİZİ GELİŞTİREBİLİRSİNİZ
Sanatsal yönelimler başlangıçta ilgi, merak ve sevgiyle oluyor. Ama sanatsal bir uğraşı hobi düzeyinden mesleki bir düzeye taşımak istiyorsanız işte o zaman yıllarca çalışmak gerekiyor. Bir konuda kariyer yapmak demek araştırma yapmak, düşünmek, okumak, dünyayı takip etmek, deneyimlemek, iletişim kurmak ve sanatsal anlamda farklı ifade biçimlerinin arayışı içinde olmak anlamına geliyor. Bugün disiplinler arasındaki sınırlar kalkmış vaziyette ve müzikte yeni alanlar var. Sanatın sosyal bilimlerle, bilim, teknoloji, mühendislikle olan ilişkisi, performans çalışmalarındaki kültürlerarası yaklaşım, sanatın sosyal girişimcilikle bağlantısı bu alanda kariyer yapmak isteyen gençlere geniş bir çerçeve sunuyor. Bahsetmeye çalıştığım bu alan genişliği diğer bir açıdan başka dallarda akademik eğitim almış kişilerin müzik alanında kariyer yapmalarına da olanak veriyor. Farklı disiplinlerin bilgi biçimleri alanı zenginleştiriyor ve etkileşimli bir öğrenme çevresi oluşturuyor.

Bilgilenmek ya da vizyon edinmek geçmişe nazaran daha kolay, hatta bugünlerde olduğu gibi bunu hiç evden çıkmayarak da yapabilirsiniz. Şimdi öğrenci adaylarına, öğrencilere ve sanat alanında akademik kariyer yapmak isteyenlere birkaç öneri sıralamaya çalışacağım. Web sayfamızı incelesinler, bölümlere ve içeriklere baksınlar. Etkinlikleri ve yayınları incelesinler. Rol model olacak pek çok mezun ve mensubumuz var, onların çalışmalarını takip etsinler. Bunları ülkemizdeki diğer akademik kurumlar için de yapabilirler. Youtube kanalımızı incelesinler. Yine internet aracılığı ile ulaşabilecekleri mecralarda usta icracıları, müziğimizi, dünya müziğini ve farklı müzik türlerinin seçkin örneklerini dinlesinler. Müzik ve sahne sanatları alanlarında dünyadaki eğitim kurumlarını ve programlarını incelesinler. Birkaç adres vererek bir başlangıç yapalım. https://www.aec-music.eu/, https://arts.stanford.edu/directory/music/, https://www.soas.ac.uk/music/. Çok sayıda örnek anahtar kelimelerle bulunup incelenebilir.

TÜRK MÜZİĞİ ALANINDA İLK KONSERVATUVAR
İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuvarı Türk Müziği eğitimi vermek amacıyla kurulmuş ilk konservatuvardır. Konservatuvarımız Türkiye müzik tarihinin önde gelen şahsiyetlerinin üstün çabaları ve mücadeleleri sonucu kurulmuş bir okuldur. Konservatuvarımızın kurucu misyonuna ve kültürün sürdürülebilirliğine öz görev olarak sahip çıkıyoruz. Konservatuvar müdürü olarak geleneğimizde de var olan birlik, beraberlik duygusu ve kolektif çalışma ortamı oluşturmaya çok önem verdiğimi söyleyebilirim. Geleneğin derinliğini ve kültürel bellek birikiminin değerini, bu değerin kişilik ve düşünce dünyasına yaptığı katkıyı öğrencilerimize aktarmaya çalışıyoruz. Bu temel misyonun yanı sıra günümüz dünyasını eğitim, kuram ve performans çalışmaları ve yaratıcı endüstriler bağlamında yakından takip ediyoruz. 2019 yılında kurduğumuz 65 kişilik geleneksel çalgılar orkestramızın önemli bir gelişme olduğunu düşünüyorum. Geniş bir iletişim ağına sahibiz, dünyadaki pek çok ülke ile projeler, sanat ve eğitim işbirlikleri gerçekleştiriyoruz. İletişim kurmak bir ortaklık ya da işbirliğinin başlangıcı olabiliyor. 2019 yılı kasım ayında aldığımız davet üzerine St. Petersburg’da gerçekleşen ve dünyanın kültür alanında önde gelen organizasyonlarından biri olan St.Petersburg Kültür Forumuna katıldık. İkili anlaşmamız olan St.Petersburg Konservatuvarında “21'inci yüzyıl Kültür ve Sanat Dünyasında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatvuarı” sunumunu gerçekleştirdik. Gördüğümüz ilgi bizi mutlu etti. Fakat beni en çok sevindiren Rusya’nın önde gelen iki orkestra şefi tarafından özel olarak ağırlanmak ve bizimle ortak proje yapma istekleri oldu. Şaşırtıcı gelebilir ama Türk müziği eğitimi vermek üzere kurulmuş bir konservatvuar olarak Avrupa’nın önde gelen konservatuvarlarından ortak program açma teklifi alıyoruz. Alanında çığır açmış mezunlarımız ve güçlü bir akademik kadromuz var. Ayrıca İTÜ gibi köklü bir araştırma üniversitesinin parçası olmanın ve üniversitemizin tam desteğini görmenin avantajlarını yaşamaktayız.

ÇALIŞMAK BAŞARININ ANAHTARIDIR
Gençlerimize hatırlatma niteliğinde olarak; çalışmak, emek vermek, sebat etmek, okumak, merak, kararlılık, disiplinlerarası bakış açısı, konformizmden vazgeçebilmek, danışmaktan çekinmemek, bir şeyi nasıl arayacağını bilmek, nitelikli muhabbet, yabancı dil, network kurmak..

Her çocuğun sanatla ilgili bir uğraşı olması gerektiğini düşünüyorum. Çocukların sanatla ilgilenmeleri kanıtlanmış pek çok pozitif etki yaratıyor. Günümüzde çocukların sanata erişimi anlamında imkanların arttığından söz edebiliriz. Özel kurslar ve özel derslerin yanı sıra maddiyat gerektirmeyen fırsatlar da bulunmaktadır. Belediyelerin bünyesinde sanat akademileri ve kurslar var. MEB Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Özel Yeteneklilerin Geliştirilmesi Daire Başkanlığına bağlı BİLSEM’ler, yarı zamanlı konservatuvarlar ve Güzel Sanatlar Liseleri var. Başta da ifade ettiğim üzere İTÜ Türk Musiki Devlet Konservatuvarı olarak tam zamanlı eğitim veren Müzik Ortaokulu & Müzik ve Sahne Sanatları Lisemiz var. Veliler, tüm kurumlara ilişkin bilgilere internet üzerinden ulaşabilirler.

KİMDİR?
İstanbul’da doğdu. İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı Türk Halk Oyunları  Bölümünün ilk öğrencilerinden biri olarak birincilikle mezun oldu. Yüksek lisans sonrası müzik alanında sanatta yeterlik derecesi aldı. Eğitim hayatı boyunca çok değerli hocalardan ders alma şansı oldu. Rotterdam Konservatuvarı, Amsterdam School of the Arts, Stockholm University of Arts ve Tilburg Konservatuvarı gibi okullarda ders ve seminerler verdi. Ulusal ve uluslararası pek çok kurum ve kuruluşta konferans ve atölye çalışmaları gerçekleştirdi. Kulsan Vakfı ile Avrupa’nın en önemli salonlarında sahnelenen sanat projeleri gerçekleştirdi. “Voices between Boshorus, Rhein and Maas “AB projesinin sanat direktörlüğünü yaptı. Dezavantajlı gruplar ve çocuklar için sanat projeleri gerçekleştirdi. Herkes İçin Sanat Akademisi projesinin yürütücülüğünü yaptı. Alan araştırmaları gerçekleştirdi. Performans, kültürel bellek, roman kültürü, taklit ve ritüel, medya ve kültür, toplumsal değişim, kültürel yapı ve sanat, toplumsal cinsiyet ve popüler müzik gibi konularda bildiri ve makaleleri bulunuyor.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle