GeriEğitim Pandemi sonrası eğitim ve sağlık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pandemi sonrası eğitim ve sağlık

Pandemi sonrası eğitim ve sağlık
Abone Olgoogle-news

‘Uluslararası Beslenme, Sağlık Okuryazarlığı ve Eğitim Konferansı’ yapıldı. Etkinlikte katılımcıların odak konusu, pandemi sürecinde çocukların eğitim süreci oldu. Konferansın açılış konuşmasını Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Temel Eğitim Müdürü Doç. Dr. Cem Gençoğlu yaptı, Gençoğlu, eğitime ve çocuklara yapılan yatırımın geleceğe yatırım olduğunu paylaştı. Eğitim ve ekonomik eşitsizliklerin bir arada ele alınarak makro düzeyde çözümlenmesi gerektiğini belirten uzmanlara göre ise, COVID 19 kaynaklı akademik zorluklar, dünyayı, eğitimi ve öğrenimi değerlendirme yöntemlerini yeniden düşünmeye zorlamalı.

Gıda, beslenme ve sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesi amacıyla çalışmalar yapan Sabri Ülker Vakfı tarafından, toplumda beslenme ve sağlıkla ilgili bilimsel farkındalık oluşturabilmek amacıyla düzenlenen ‘Uluslararası Beslenme, Sağlık Okuryazarlığı ve Eğitim Konferansı’, Türkiye’den ve dünyadan alanında uzman isimlerin katılımıyla 11 Şubat’ta online gerçekleştirildi. Pandemi döneminde kritik önem taşıyan bilgi edinme, edinilen bilgiyi özümseme ve bu bilginin bilimselliğini ayırt edebilme noktasında nasıl ilerleme kaydedilebileceğinin ele alındığı konferansta, çocukların eğitim hayatlarının pandemiden nasıl etkilendiği, ebeveynlerin neler yapmaları gerektiği ve bu süreçte bilimsel bilginin iletişiminin nasıl yapılması gerektiği konuları da tartışıldı.

‘SOSYAL SORUMLULUK DUYGUSUYLA BAŞLATILAN TÜM GİRİŞİMLERİ DESTEKLİYORUZ’
MEB Temel Eğitim Müdürü Cem Gençoğlu, konferansta şunları söyledi:
“2023 Vizyon Belgesini ‘Mutlu Çocuklar Güçlü Türkiye’ vurgusuyla tasarladık. Öğrencilerin, öğretmenlerin ve tüm okul personelinin sağlıklı okul yaşamları ve uygulamaların tamamı toplumun büyük bir kısmının ruhsal, bedensel ve sosyal açıdan tam bir iyilik halinde olmalarını sağlayacak. Pandemi dönemi boyunca müfredatlarla bağlantılı, kapsamlı ve çocukların hayatında önemli farklar yaratacak stratejiler, etkinlikler, koordineli programlar ve ders dışı etkinlikler önemli. Bunun yanı sıra aileleri de içeren geniş perspektifli bir bakış açısı geliştirmek toplum sağlığına katkısı ve önemi daha da iyi anlaşıldı. Bu dönem bu tür krizlerde ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için kalıcı sistemlerin geliştirilmesine gerek olduğu gerçeğini ortaya çıkardı. Bakanlık olarak sosyal sorumluluk duygusuyla başlatılan tüm girişimleri destekliyoruz.”

‘SAĞLIK OKURYAZARLIĞI GELİŞMEZSE TOPLUMU ÇOK CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI BEKLER’
Konferans kapsamında gerçekleştirilen ‘Sağlık Okuryazarlığı’ panelinin moderatörlüğünü üstlenen Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Sabri Ülker Vakfı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serhat Ünal, özellikle pandemi döneminde daha da önem kazanan sağlık okuryazarlığını, uzman isimlerle birlikte ele aldı. Panelin konukları Prof. Dr. Mine Durusu Tanrıöver ve Doç. Dr. Pınar Yıldız, toplumun sağlık konusunda refah seviyesini artırmada sağlık okuryazarlığının değer katan etkileri konuştu. Panelde ayrıca, aşılama sürecinin salgınla mücadeledeki etkisine de değinildi. Aşılamayla birlikte özellikle risk grubunda yer alan sağlık çalışanları ve 65 yaş üzeri grupların sağlığının güvence altına alınmasının oldukça sevindirici olduğunu belirten Ünal, “Uzun süredir beklediğimiz aşının gelişiyle birlikte salgının hayati riske yol açan güçlü etkisine sert bir müdahale gerçekleştirildi. Aşıların güvenilirliği ve metobolizma üzerindeki etkileriyle ilgili farklı görüş ve yorumlarla karşılaştığımız süreçte aşılarla ilgili bilgilere doğru kaynaklardan ulaşma konusunda sağlık okuryazarlığının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görmüş olduk. Ancak bir diğer sorun da toplumun sağlık okuryazarlığı konusunda bilinçlendirilmesi, bu konuda farkındalık sağlanmazsa bilimsel bilgiden uzak haberleri okuyan insanları gelecekte ciddi sağlık sorunları bekler” dedi.

‘BESLENME VE SAĞLIK EĞİTİMİNE DESTEK VEREN PROGRAMLAR ÇOCUKLARA YAŞAM BOYU REHBER OLACAK’
‘Eğitim Programları Bağlamında Okul Tabanlı Beslenme ve Sağlık Eğitimi’ tarihçesi ve bugüne olan yansımalarıyla değerlendiren Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümünden Prof. Dr. Hünkar Korkmaz, pandemiyle birlikte sağlıklı ve dengeli beslenme, temizlik-hijyen ve aktif yaşam konularının uzaktan eğitim sürecinde daha da önem kazandığını belirterek bu dönemde uygulanan eğitim programlarının çocuklar için destekleyici nitelikte olduğunu söyledi. Uzaktan eğitim sistemine entegrasyonda ailelere ve eğitmenlere düşen sorumluluklara da değinen Korkmaz, “Çocuklarımızın aldığı uzaktan eğitim sistemini sağlıklı bir biçimde inşa etmek için üzerimize düşen görevleri yerine getirmeliyiz” diye konuştu.

‘SOSYO-EKONOMİK DURUM, ÖĞRENCİNİN PANDEMİDEN NASIL ETKİLENDİĞİNİ BELİRLEDİ’
‘Okula Sağlıklı Dönüş: Uzaktan-Hybrid Eğitim, Medya Okuryazarlığı ve Dijital Yorgunluk’ başlığıyla konuşan ve tüm dünyada, öğrencilerin sosyo-ekonomik durumunun, pandemiden nasıl etkilendikleri konusunda temel belirleyici olduğunu vurgulayan Arizona Üniversitesi Eğitim Teknolojisi Uygulamalı Bilgi İşlem Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Betül C. Czerkawski ise, şunları söyledi:
“Pandemi sonrasında, eğitim ve ekonomik eşitsizlikler bir arada ele alınarak, makro düzeyde mutlaka çözümlenmeli. Son yıllarda yapılan araştırmalar, sosyo-ekonomik durumu veya eğitim seviyesi düşük olan ailelerin, çocuklarının sınırsız bilgisayar kullanımına müsaade ettiğini; ekonomik olarak ileride olan ailelerin ise sınır koymayı önemsediğini gösterdiğini. Dijital okuryazarlığın öğretiminde amacımız, eleştirel düşünme yeteneğine odaklanmak, örneklerle öğrencilere bilgiyi değerlendirmenin yollarını göstermek olmalı.”

‘YEMEKTE DENGE İLE 6 MİLYONUN ÜZERİNDE ÖĞRENCİ, ÖĞRETMEN VE EBEVEYNE ULAŞIYORUZ’
Sabri Ülker Vakfı Genel Müdürü Begüm Mutuş, 2011 yılından bu yana MEB Temel Eğitim Müdürlüğü ile birlikte 'Yemekte Denge Eğitim Projesi’ yaptıklarını söyledi. Mutuş, “Çocuklara dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları edindirmek hedefiyle 2011 yılında dört ilde başlayan projemizle şu anda, 20 ilde, 6 milyonun üzerinde öğrenci, öğretmen ve ebeveyne ulaşıyoruz. Yurtdışında beslenme dünyasının nabzının attığı kongrelerde ise ‘en iyi uygulama örneği’ olarak gösteriliyoruz, Bakanlığımızın okullarda geliştirmeyi hedeflediği her projeye destek olmaya devam edeceğiz” dedi.

Konferansa, MEB Temel Eğitim Genel Müdürü Doç. Dr. Cem Gençoğlu, Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Eğitim Programları ve Öğretim Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hünkar Korkmaz, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Aşı Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Serhat Ünal, Akdeniz Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim Ana Bilim Dalı Prof. Dr. Günseli Orhon ve Edebiyat Fakültesi Uygulamalı Psikoloji Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Ece Varlık Özsoy, İstinye Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Profesör Dr. H. Tanju Besler, Hacettepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Bölümü Prof. Dr. Meryem Uzamış Tekçiçek, FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Danimarka Aarhus Üniversitesi’den Prof. Dr. Karen Wistoft, ABD Arizona Üniversitesi profesörlerinden Prof. Dr. Betül Czerkawski, ABD Nebraska Üniversitesi Eğitim Fakültesi Araştırma Görevlisi Prof. Julie Thomas konuşmacı olarak katıldı.

False