Güncelleme Tarihi:

Veri Analizi Okulu, dünyada dijital becerilerin yaygınlaştırılmasına yönelik bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı çevrim içi eğitim programlarından biri olarak ilk dönemini tamamladı. Marmara Üniversitesi Nüfus ve Sosyal Araştırmalar Enstitüsü koordinasyonunda, ODTÜ, İTÜ ve Boğaziçi Üniversitesinin akademik katkılarıyla yürütülen program, dünyada da bu ölçekte benzersiz bir çevrim içi ulusal veri okuryazarlığı programı olma özelliğini taşıyor. 135 bin başvuru arasından 50 bin katılımcının kabul edildiği okulda, 30 bin kişi aktif olarak eğitim görüyor.
FIRSAT EŞİTLİĞİNİ DESTEKLİYOR
Tamamen ücretsiz ve çevrim içi olarak tasarlanan Veri Analizi Okulu, 27 hafta, 93 ders ve 284 saatlik yoğun bir eğitim süreci sunuyor. Yedi modülden oluşan müfredat; temel istatistikten yapay zekaya, panel veri analizinden psikometriye, hesaplamalı sosyal bilimlerden dijital beşeri bilimlere kadar geniş bir yelpazede bütüncül bir öğrenme deneyimi sağlıyor. Program, coğrafi ve sosyoekonomik koşullardan bağımsız erişim imkânı sunarak yükseköğretimde fırsat eşitliğini de destekliyor.
‘DÜNYADA ÇOK AZ ÖRNEĞİ VAR’
Veri Analizi Okulu’nun en dikkat çekici yönlerinden biri, katılımcı profilinin çeşitliliği oldu. Programda rektörler, tıp doktorları, yazılımcılar, öğrenciler ve milletvekili ile araştırmacılar aynı dijital sınıflarda buluştu. Program Koordinatörü Doç. Dr. Zübeyir Nişancı, “Bu kadar büyük ölçekte, tek bir sistem üzerinden yürütülen canlı ve çevrim içi bir eğitimin dünyada çok az örneği var. Dijital sınıfta tıp doktorları, bilgisayar mühendisleri, yazılımcılar, sosyologlar, rektörler, hemşireler ve hatta milletvekili öğrencimiz var” dedi. Panel veri analizi modülünü yürüten Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Fehmi Cebeci, programa gösterilen ilgiyi “Beklentimin çok ötesinde bir başvuru profiliyle karşılaştım. Bu tablo, Veri Analizi Okulu’nun ülkemizin dijital dönüşümüne ve beşeri sermayesinin gelişimine çok önemli katkılar sunacağını gösteriyor” diye konuştu.
‘KALICI BİR YATIRIM’
Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar:
Veri Analizi Okulu, bu ölçekteki katılımcısıyla benzersiz bir proje. Kısa sürede yüz bini aşan başvuru sayısı, toplumumuzun dijital dönüşüme ne kadar hazır ve istekli olduğunu gösteriyor. Bu tablo, doğru bir ihtiyaca doğru bir modelle cevap verdiğimizi ortaya koyuyor. Çok geniş bir alanda katılımcıyı aynı dijital sınıflarda buluşturan Veri Analizi Okulu, üniversitelerimiz arasındaki iş birliğini güçlendiren örnek bir model. Veri Analizi Okulu, Türkiye’nin stratejik teknolojilerde yerli ve nitelikli insan kaynağı kapasitesini güçlendiren kalıcı bir yatırım.
‘ÖNEMLİ BİR KAYNAK SAĞLIYOR’
Veri Analizi Okulu öğrencilerinden bazılarının görüşleri şöyle:
Ceydanur Yaşa (Sosyoloji öğrencisi): Sosyoloji alanında aile ve suç üzerine ilgi duyuyorum bu nedenle veriyi görselleştirme, verileri çözümleyebilme için hesaplamalı sosyal bilimler modülünü seçtim. Dijital veriler bize toplumsal sorunları anlamımızda çok önemli bir kaynak sağlıyor.
Emre Fişne (Veri Bilimi ve Yapay Zeka Enstitüsü doktora öğrencisi): Enstitümüzün böyle bir program açmasının, bunun erişilebilir olmasının ülkemize fayda getireceğini düşünüyorum. Enstitüde hem asistanlık yapıyorum hem de öğrenciyim, yani hem öğreniyorum hem öğretiyorum.
Mustafa Çizmecioğlu (Kamu görevlisi): Enstitünün çalışmaları domino etkisiyle yaygınlaşacak. Benim gibi yetişkinlerin adaptasyonunda bir parça zorluklar olabilir ama öğrendiklerimize değer.
Ramazan Ediz Değirmenci (Yazılımcı): Önümüzdeki süreç içerisinde yapay zekânın ve makine öğrenmesinin aslında en önemli konulardan bir tanesi olacağını söyleyebilirim. Bu noktada insan kaynağına ihtiyacımız olacak. Aslında bir manada burada bir insan kaynağının oluşmasında büyük bir fayda sağlanıyor.