Güncelleme Tarihi:

‘Müzikal Algıyı Görsel Olarak Modelleyen Frekanslar ve Işık Spektrumu’ başlıklı proje, müziksel frekanslar ile ışığın fiziksel özelliklerini aynı çerçevede buluşturarak, sesi görsel bir dile dönüştürmeyi amaçlıyor. Öğretmenler, yaptıkları çalışmanın müzik eğitiminde kullanılan renkli nota sistemlerine evrensel bir standart kazandırabileceğini ifade ediyor. Öğretmenler, ikinci aşamada duyulan sesleri gerçek zamanlı olarak renk karşılığına dönüştürebilen bir cihaz prototipi üzerinde çalışmayı planlıyor. Bu sayede öğretmenler, işitme engellilerin dünyanın en önemli bestecilerinden biri olarak kabul edilen ve 26 yaşından sonra duyma yetisini kaybeden müzisyen Beethoven gibi müziği hissedebileceğini ve besteler yapabileceğini dile getiriyor. Kültür Koleji’nde lise kademesinde görev yapan fizik öğretmeni Ceren Can, müzikle renkleri eşleştirmeyi başardığı çalışmasını şöyle anlattı:
DUYMA VE GÖRME ARALIĞI REFERANS ALINDI
Normalde ses dalgalarıyla ışığı eşleştirebilmek pek mümkün değil. Çünkü ikisi farklı yönde ilerliyor. Öyle ki aralarındaki frekans değeri bir anda çok yüksek bir farkı oluşturuyor. Haliyle birebir eşleştirmede yalnızca kırmızı ve mor renkleri ortaya çıkıyor. Aradaki skala gözükmüyor çünkü çok büyük bir değer atlaması var. Bu nedenle şimdiye kadar kimse notalarla ışığı birebir eşleştirmemiş. Ancak biz bunu matematiksel birtakım değerlere oturtup ve üzerinde çalışıp başardık. İnsanların duyma ve görme aralığının minimum ve maksimum değerlerini alarak tüm frekansları buna göre düzenledik.
ORTAK MÜZİK DİLİ
Bu projeye geçtiğimiz yıl katıldığı Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Coldplay grubunun konserinden sonra başlamaya karar verdiklerini dile getiren müzik öğretmeni Zeynep Eylül Üçer, şöyle konuştu:
“Konserde grup, işitme engelliler için özel bir yelek hazırlamıştı. Bu yeleği giyenler ilgili müzikleri vücutlarına verilen titreşimle algılayabiliyordu. Biz de böyle bir çalışmayla işitme engellilere görsel bir şölen sunabiliriz diye düşündük. İşitme engelliler için dünyada nota ve oktavlara karşılık gelen renklerin bir standardı yok. Yaptığımız bu çalışmayla aslında bunun bir standarda oturması için ilk adımı attık. Öte yandan dünyada alarm seslerinin ya da korna seslerinin de bir standardı yok. Kimi ülkeden ülkeye kimi de markadan markaya değişiyor. Bu projeyle işitme engelliler için dünya genelinde ortak bir müzik dilinin yaratılmasını amaçlıyoruz. Dışardan gelen sesleri sensörler yardımıyla algılayan ve bunları renklere dönüştüren bir cihazın prototipi üzerinde çalışıyoruz.”


