Güncelleme Tarihi:

İşte Cumhuriyet böyle bir kavramdır.
Cumhuriyet fazilettir…
Çünkü insanı kendi kaderinin sahibi kılar.
Cumhuriyet halktır…
Çünkü gücün kaynağı “bir kişi” değil, milletin kendisidir.
Cumhuriyet, bugün dünyadaki en gelişmiş yönetim şekli ve en ileri siyasal örgütlenme biçimidir.
Ve demokrasiyle taçlandırılmalıdır.
Bugün coğrafyamızda ülkelerin birçoğu; hâlâ bir kişinin, bir hanedanın, bir zümrenin sözüyle yön bulmaya çalışıyor. İnsanlar düşünmüyor ve konuşmaktan çekiniyor. Bazen sistemler aniden değişiyor.
Biz ise tam da bu coğrafyada, en zor şartlarda, tam bağımsız ve ulusun egemen olduğu sistemi kurduk.
Bu bir aklın, bir iradenin eseridir.
Ve o akıl ve iradenin adı Mustafa Kemal Atatürk’tür.
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti bir gecede ilan etmedi.
“Bu dava yıkılmak üzere olan bir imparatorluktan önce Türk Devleti çıkarmaktır.” diyen Harbiyeli Mustafa Kemal’de Cumhuriyet fikri ilk defa nerede ve nasıl ortaya çıkmıştı?
Mustafa Kemal Paşa, Cumhuriyetçiliği kimden öğrenmişti?
Onun zihnindeki Cumhuriyet fikri, 1907’lerde şekillenmeye başlamıştı.
Ülkenin kurtuluşunu meşruti rejimde arayanlara karşı, o cumhuriyeti dillendirdi ve savundu.
O kadar öncüydü ki…
Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında Cumhuriyet, O’nun idealinde yer almaktaydı.
Amasya’da, Erzurum’da, Sivas’ta, kelimeler hep aynı yere işaret ediyordu.
Amasya Genelgesi’nde, “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” derken Erzurum ve Sivas’ta milli iradeyi hâkim kılıyordu.
Ve bir Amerikan amiralinin Washington’a gönderdiği raporda şu cümle yer aldı:
“Milliyetçiler sanırım cumhuriyete gidiyor.”
Yani dünya bile Türk Milletinin, Mustafa Kemal Paşa önderliğinde yürüdüğü bu yolu fark etmişti.
23 Nisan 1920’de Meclisin kapısına asılan o cümle ise artık geri dönüşün olmadığını ilan ediyordu:
“Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir.”
Lozan’dan sonra hedef açıktı.
Başkent belirlendi.
Siyasal örgütlenme tamamlandı.
O genç bir subayken düşüncelerinde olan ve yüreğinde taşıdığı “milli sırrı” 28 Ekim gecesi, cümlelerin en kısa ama en etkili şekliyle söyledi:
“Efendiler, yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz.”
İşte bazen tarih, bir cümleden ibaretti.
Egemenliği bir kişinin elinden alıp,
millete veren herkese minnet ve saygıyla..
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.
PROF. DR. DİLŞEN İNCE ERDOĞAN KİMDİR?
Lisans eğitimini Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde tamamladı. Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde pedagojik formasyon eğitimi alan Prof. Dr. İnce Erdoğan, yüksek lisansını Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Enstitüsünde bitirdi. Eylül 2024 itibarıyla Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı olarak görevini sürdürmektedir.