AA
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 07, 2026 12:29
Bitlis'in Hizan ilçesinde mezradaki okulda görev yapan öğretmen Kevser Hilal Gökçe biri dördüncü diğeri birinci sınıf öğrencisi olan Melek ve Yusuf’un eğitimi için çaba gösteriyor. Kevser öğretmen iki çocuğun devam ettiği okulun hem öğretmenliğini hem yöneticiliğini yaparken iki öğrencisine de anne şefkatiyle yaklaşıyor.
Ankaralı olan Gökçe, Milli Eğitim Bakanlığınca 3 yıl önce Hizan ilçe merkezine 52 kilometre uzaklıktaki Ürünveren köyünün Karakoyun Mezrası İlkokuluna müdür yetkili öğretmen olarak atandı. Dağın yamacına kurulan tek derslikli okulda görev yapan Gökçe, birinci sınıf öğrencisi Yusuf Turan ile dördüncü sınıf öğrencisi Melek Tacar'ı en iyi şekilde yetiştirmeye çalışıyor.
Hem okulun işlerini yapan hem de öğrencilerini geleceğe hazırlayan Gökçe, eğitim ve etkinliklerin yanı sıra çeşitli zeka oyunlarıyla da çocukların dikkatini artırarak sosyal ve kişisel gelişimlerine katkı sağlıyor.
İlkbahara rağmen soğuk havanın etkisini sürdürdüğü mezrada öğrencileri gelmeden kırdığı odunlar ve taşıdığı kömürle sobayı yakarak sınıfı ısıtan Gökçe, yaptığı etkinliklerle de öğrencilerin sıkılmadan ders işlemelerini sağlıyor. Gökçe, birleştirilmiş sınıfta iki öğrencisinin bulunduğunu, onların en iyi eğitimi alması için elinden geleni yaptığını söyledi.
Mezrada 3 yıldır özveriyle görev yaptığını anlatan Gökçe, "Çocukların hem eÄŸitim öğretim sürecinde hem de geleceklerinde iyi bir birey olabilmeleri için elimden ne geliyorsa yerine getirmeye çalışıyorum. Bugünlerimin mimarı ilkokul öğretmenim. Onlar da yıllar sonra bir mimar olarak beni hatırlarlar diye ümit ediyorum. Köy okulunda sadece eÄŸitim süreciyle ilgilenmiyorum. Çocuklar gelmeden sınıfı hazırlıyorum, sobayı yakıyorum. Her ÅŸeyi yapıyorum. Okulun müdür yetkili öğretmeniyim" diye konuÅŸtu.Â
‘ÇOCUKLARLA VE KÖY HALKIYLA İÇ İÇEYİZ’
Mezranın coğrafi şartlarının zor olduğunu, özellikle kış mevsiminin çok çetin geçtiğini belirten Gökçe, çocuklar gelmeden onlara sıcak bir sınıf ortamı hazırladığını dile getirdi. Sobanın karşısında ısındıktan sonra derse başladıklarını ifade eden Gökçe, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Sağlıklı bir eğitim süreci geçirmeye çalışıyorum. Köy okulu öğretmeni olmak zor çünkü burası imkanların kısıtlı olduğu bir bölge. Her türlü fedakarlığı yerine getirip çocukların gelişimi için elimizden gelenin fazlasını yapıyoruz. Çocuklarla ve köy halkıyla iç içeyiz. Hem eğitim öğretim süreci hem de gündelik yaşam için ben onları onlar da beni sık sık ziyaret ediyor."
Köy okulunda öğretmen olduktan sonra hayatında ilk kez odun kırdığını,
kova hazırladığını ve soba yaktığını anlatan Gökçe, "Hazırladığımız sıcak eğitim ortamında çocuklarımızı geleceğe hazırlıyoruz. Onların her şeyi oldum. Anne dedikleri de oldu. Onlara anne şefkatiyle yaklaştım, yeri geldi ablaları oldum. Bana bir doktor gözüyle bile baktılar. Köy okulu öğretmeni olarak onları bu sıcak sınıf ortamında her yönüyle geliştirmeye çalışıyorum" diye konuştu.
‘ÖĞRETMENİMİ ÇOK SEVİYORUM’
Dördüncü sınıf öğrencisi Melek Tacar ise 3 yıldır öğretmeniyle birlikte olduğunu belirterek, "Öğretmenimiz sabah erkenden gelip sobayı yakıyor, bizi ısıtıyor, ders ortamı hazırlıyor. Biz de böyle bu şartlar altında çok iyi bir eğitim görüyoruz. Onu çok seviyoruz." dedi.
Birinci sınıf öğrencisi Yusuf Turan da okulda çok mutlu olduğunu dile getirerek, "Okulda çok güzel oyuncaklar ve güzel dersler var. Oyunlar oynuyoruz. Burası çok güzel bir yer. Öğretmenimi de çok seviyorum" ifadelerini kullandı.
Â