GeriAraştırma Lübnan İç Savaşı Tarihi Ve Önemi Nedir? Lübnan İç Savaşı Nedenleri Ve Sonuçları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Lübnan İç Savaşı Tarihi Ve Önemi Nedir? Lübnan İç Savaşı Nedenleri Ve Sonuçları

Lübnan İç Savaşı Tarihi Ve Önemi Nedir? Lübnan İç Savaşı Nedenleri Ve Sonuçları

Lübnan İç Savaşı insanlık tarihine çok sayıda can kaybı ve 10 yıldan fazla sürmüş olan bir savaş olarak geçmiştir. Lübnan İç Savaşı nedir? Lübnan İç Savaşı tarafları kimlerdir? Lübnan İç Savaşının nedenleri nedir? Lübnan İç Savaşı sebepleri nelerdir? Lübnan İç Savaşı sonuçları nelerdir? Lübnan İç Savaşı önemi nedir bu ve benzer sorulara cevap mahiyetindeki bilgileri sizin için derledik.

Lübnan, soğuk savaş döneminden en fazla ve ciddi şekilde etkilenen bir ülke olmuştur. Lübnan' da 1975 yılında başlayıp 1990 yılına kadar süren Lübnan İç Savaşının geri planında yatan sebeplerdendir. 

 Lübnan İç Savaşı Tarihi? Lübnan İç Savaşı Hakkında Özet 

 Lübnan İç Savaşı 15 yıldan fazla sürmüş bir iç savaştır. 13 Nisan 1975 yılında başlayan çatışma ve iç karışıklıklar, iç savaşa dönüşmüş ve 13 Ekim 1990 tarihinde sona ermiştir. Lübnan İç Savaşı neticesinde Taif Antlaşması imzalanmıştır. Lübnan İç Savaşı yaklaşık 150.000-230.000 insanın yaşamını yitirmesine sebep olmuştur. Neredeyse 1.000.000'dan fazla insan da ülkeyi terk etmiştir. 

 Lübnan İç Savaşı Kimler Arasında Olmuştur? Lübnan İç Savaşının Tarafları 

 Lübnan İç Savaşında birincil taraflar olarak ülke içindeki nüfus ve gruplar yer almaktaydı. Ancak İç Savaş sürecinde yabancı ülkeler, uluslararası örgütler de ikincil taraflar olarak bu iç savaşta pozisyon almışlardı. 

 Lübnan İç Savaşı'nın başlangıcı kabul edilen olay 13 Nisan 1975 tarihinde Beyrut'ta olmuştur. Aziz Maruni Kilisesi önünde Filistinli mültecileri taşıyan bir otobüse Hıristiyan Falanjist milisler tarafından saldırı düzenlenmiş ve 27 Filistinli hayatını kaybetmişti. Bu olay iç savaşı ateşleyen kıvılcım olmuştur. 

 Lübnan İç Savaşı Nedenleri 

 Lübnan İç Savaşı'nın nedenleri arasında en önemlisi ülkenin çok fazla etnik ve dini gruplardan oluşan bir nüfusa sahip bulunmasıdır. Lübnan İç Savaşının nedenleri ana başlıkları ile şunlardır: 

l 1960'lı yıllarda Hıristiyan üstünlüğü yasal olarak kabul edilince bu durum ülkede tepki uyandırdı.

l Bu karara tepki olarak Müslümanlar ve seküler sol gruplar daha sonra "Lübnan Ulusal Hareketi" ne dönüşecek bir muhalefet koalisyonuna katıldılar.

l Süreç içerisinde mezhepsel ve etnik gruplar da milis grupları ve örgütleri oluşturmaya başladılar.

l Lübnan ordusunun üst kademesi ağırlıklı Hıristiyan kişilerden oluşmuştu. Bu durum diğer unsurların merkezi otoriteye ve orduya karşı güvenlerini sarsıyordu.

l Lübnan ordusu içinde de aynı karmaşık yapı ve etnik, dini çeşitlilik olduğundan milislere karşı etkinlik gösteremiyor dış güçlerin, yabancı örgütlerin bu yapılara sızmasına engel olamıyordu. Bunlar arasında FKÖ gibi giderek gücü ve etkinliği artan unsurlar da bulunmaktaydı. Her bir grubun bir diğeri ile çıkarları çatışmaktaydı. Merkezi otorite boşluğu ve etkisizliği Lübnan'ı adım adım istikrarsızlığa doğru sürüklüyordu.

l Gelişen bu tablonun iç kargaşa ve devamında iç savaş ile bitmesi kaçınılmaz görünüyordu ve öyle de oldu.

Lübnan İç Savaşı Sonuçları 

 Lübnan İç Savaşının sona ermesi ile imzalanan Taif Antlaşmasına göre: 

l Taif Antlaşmasına göre FKÖ ( Filistin Kurtuluş Örgütü) Lübnan'dan çıkarıldı.

l Ülkenin kuzeyi, yani Kuzey Lübnan Suriye hakimiyetine girdi.

l Taif antlaşmasına göre ülkenin güneyi yani Güney Lübnan uzun bir süre İsrail işgali altında kaldı.

Lübnan İç Savaşı Önemi 

 Lübnan sadece altı milyon nüfusa sahip bulunsa da Orta Doğu Bölgesinde önemli bir rolü bulunmaktadır. Nüfusunun büyük kısmı Hıristiyan ve Müslüman olarak ikiye ayrılsa da çok sayıda farklı mezhep ve etnik gruplar da mevcuttur. Ülkede 18 etnik ve dini grup olduğu söylenmektedir. Bu kadar farklı grupların olması ülkeyi dış güçlerin ve onların müdahalesine açık hale getiriyor. 

 Uzun yıllar süren ve Lübnan'da tam bir yıkım gerçekleştirmiş olan "Lübnan İç Savaşı" da işte ülkede bu kutuplaşmanın ve ayrışmanın daha keskin bir hale gelmesine neden olmuştur. Ayrıca çok kez sınır komşuları Suriye ve Lübnan'ın işgaline uğramış ülke böylesi istenmeyen durumlara daha da açık hale gelmiştir. Bir dönem Orta Doğu'nun Paris'i olarak bilinen başkent Beyrut o eski canlılığını, ekonomisi, etkinliğini ve hareketliliğini ne yazık ki hala geri kazanamamıştır.

False