Güncelleme Tarihi:

Babası subay, annesi matematik öğretmeni olan Can Hoşkal’ın bilime ilgisi ortaokul yıllarında başladı. Çocukluğunu Diyarbakır’da geçiren Can, sürekli şehir değiştirmenin ona farklı insanları, farklı bakış açılarını ve en önemlisi “merak etmeyi” öğrettiğini söylüyor. Ailesinin tek çocuğu olan Can İzmir Atatürk Lisesi’ne dereceyle yerleştikten sonra hazırlık sınıfında İngilizcesini geliştirirken aynı zamanda fizik olimpiyatlarına katılmaya başladı. İzmir Atatürk Lisesi Müdür Yardımcısı Benal Hepsöğütlü ve öğretmenlerinin yönlendirmesiyle de bilim projelerinin ve yarışmaların dünyasına adım attı.
HİÇ KULLANILMAMIŞ BİR ENZİM KULLANDI
Bilimsel araştırma ve çalışmalarında akademisyenlerden de destek alan Hoşkal’ın kendisine dünya çapında başarı sağlayan projesi, gezegende giderek artan pet plastik kirliliğine odaklanıyor. Petler, toplam plastik atıkların yaklaşık yüzde 10’unu oluşturuyor ve kıyafetlerden ambalajlara kadar pek çok üründe kullanılıyor. Can Hoşkal sorunun boyutunu, “Bir kıyafeti yıkadığınızda çevreye yaklaşık 1900 mikrofilament saçılıyor. Farkında olmadan doğayı sürekli kirletiyoruz” diyerek açıklıyor ve çalışma sürecini şöyle anlatıyor:
“Literatürde esteraz enzimi olarak bilinen enzim daha önce bu tür bir çalışmada kullanılmamıştı. Araştırmalarımı derinleştirmek için İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’ne giderek Prof. Dr. Aysun Sofuoğlu ve öğrencisi Dr. Esin Balcı’dan destek aldım. Enzimin pet üzerinde denenmesine yönelik çalışmalara başladım.
YENİ BİR ENZİM, YENİ BİR TEKNOLOJİ
Böylelikle yeni bir enzim denedim. Enzimleri Chitosan - Halloysite boncuklarına immobilize ederek literatürde PET geri dönüşümünde kullanılmamış bir sistemi devreye aldım. Bu yöntem enzimin stabilitesini artırdı, tekrar kullanılabilir hâle getirdi ve ekonomik olarak daha sürdürülebilir bir yapı sağladı. Petin ester bağlarını parçalayarak en küçük parçalarına ayıran bu teknik sayesinde kalite kaybı olmadan geri dönüşüm yapabildim. Ayrıca simülasyon ve kuantum mekaniksel analizler gerçekleştirerek enzimin aktif bölgelerinin pet ile nasıl etkileşime girdiğini modelledim. Böylece teorik olarak da enzimin etkisini doğruladım. Daha önce uygulanmamış bir teknolojiydi. Aslında bu çalışmayla gelecekte geri dönüşüm açısından büyük kuruluşlar tarafından desteklenecek bir uygulamaya öncülük ediyoruz.
ÖNCE AVRUPA SONRA ABD
Projem geçen yıl önce bölge aşamasını geçti, ardından TÜBİTAK Türkiye finallerinde birinci oldum. TÜBİTAK, birincileri arasından seçilen üç takımla birlikte Avrupa Birliği Genç Bilim İnsanları Yarışması (EUCYS) için görevlendirildim ve Polonya’da Türkiye’yi temsil eden altı öğrenciden biri oldum. Daha sonra dünyanın en büyük bilim fuarı ISEF – International Science and Engineering Fair için yapılan ulusal seçmelerde milli takıma kabul edildim. ABD’de düzenlenen fuarda projesimi uluslararası jüriye sundum.
GELECEK HEDEFİM KUANTUM KİMYA
Akademik hedefim plastik geri dönüşümüyle sınırlı değil. Hem kimyayı hem fiziği seviyorum. Özellikle kuantum kimya ve kuantum biyoloji alanlarında çalışmak istiyorum. Üniversiteyi Türkiye’de okuyup yükselisans ve doktora aşamalarında yurt dışı deneyimi kazanmayı hedefliyorum. Daha sonra ülkeme dönmek ve bilimsel çalışmalarımı sürdürmek istiyorum.”

Cesaret açısından CHP
Ukrayna acı ilacı içecek mi