Keşke kampüste olsaydık

Keşke kampüste olsaydık

Üniversiteli olmak pek çok genç için hayalinin gerçekleşmesidir. Ancak koronavirüs güzel hayallerin yoluna taş koydu. Kampüsler ıssız, fakülteler sessiz, derslikler kimsesiz kaldı. Uzaktan eğitimle evlerine dönen öğrencilerin hemen hepsi “ah şimdi kampüste olsaydım” diye iç geçiriyor. İşte üniversitelilerin pandemi boyunca yaşadığı duygular:

Haberin Devamı

Keşke kampüste olsaydık
S.Yakup Ürün (İstanbul Üniversitesi Fen - Edebiyat Fak.)
O TARİHİ HAVAYI YENİDEN SOLUMAK İSTİYORUM
Bizim sınav haftamızda muhtemelen Edebiyat Fakültesi’nde kütüphanede ders çalışıyor olurdum. Meşhur orta bahçemiz var, ders arasında oraya çıkar sohbet ederdik. Beyazıt’ta buluşur arkadaşlarla öğrenci kafelerine gidip çay içerdik. Memleket meseleleri üzerine konuşurduk. Bizim okulun tarihi bir havası var. Laleli’nin o kadim havasını koklamayı özledim. Dönünce ilk iş Türk Ocağı’na gidip çay içeceğim.

Keşke kampüste olsaydık
Berfin Çınar (ODTÜ Mimarlık Fakültesi)
OKULA DÖNÜNCE KOLONLARA SARILACAĞIM
Ankara gri bir şehir belki ama ODTÜ başka bir dünya. Şimdi kampüste olsam dersten çıkıp yemekhaneye yürürdüm. Sonra bakardım ki çok sıra var. Çatı Kafe’ye gider orada yerdim. Arkadaşlarla çay içerken zamanın nasıl geçtiğini anlamaz derse geç kaldığımızı fark edince apar topar sınıfa koşardık. Günlük rutinlerini bile çok özledim okulun. Kampüs çok canlıydı. Üniversite hayatını bir kez yaşıyoruz sonuçta. Eğer Devrim Stadı’nda yürüyerek mezun olamayacaksam bir sene uzatabilirim okulumu. Okula dönünce her kolona sarılacağım.

Keşke kampüste olsaydık
Senanur Eydemir (İTÜ İşletme Fakültesi)
BAĞIRA BAĞIRA MÜZİK YAPARDIK
Ayazağa Kampüsü’nde yurtta kalıyorum. Yurt hayatını, çimlerde oturmayı, arkadaşlarla muhabbet etmeyi çok özledim. A Capella kulübü üyesiyim ayrıca. 45 kişilik bir koroyuz. Taşkışla’da bağıra bağıra müzik yapardık. Konserlerimiz olurdu ve onun heyecanı çok başkaydı. Kampüsün her yerinde ayrı bir anımız var açıkçası. Salgın sebebiyle ailemin yanına Eskişehir’e döndüm. O yüzden bu süreç beni İstanbul’dan mahrum bıraktı. Bir an önce bu kabustan uyanmak ve özlediğim üniversite hayatına geri dönmek istiyorum.

Haberin Devamı

Keşke kampüste olsaydık
Enes Karataş (İTÜ Fen-Edebiyat Fakültesi)
DUYGUSAL AÇIDAN BOŞLUĞA DÜŞTÜK
Kimya Bölümü’nün kaynaşma ortamı laboratuvarlardır. Orada deneyler yapardık. Yeni renkler elde edince çok eğlenirdik mesela. Sınav zamanlarında kampüste sabahlardık. 7/24 açık olan kafelerde gece boyu muhabbet ederdik. Gün aydınlanınca hamur işi yiyecekler çıkardı sıcak sıcak. Onun kokusu uykumuzu açardı. Böyle güzelliklerden mahrum kaldık. Duygusal açıdan büyük bir boşluğa düştük. O yüzden okula dönünce sosyal eksikliğimizi giderecek büyük bir etkinlik yapmak istiyoruz.

Keşke kampüste olsaydık
Asya Özcan (Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü)
Manzaraya karşı kahve
Yaklaşık bir buçuk senedir okuldan uzaktayız, Boğaziçi öğrencileri olarak kampüslerimizde bir araya geleceğimiz günü iple çekiyoruz. Ben ders aralarında manzaraya karşı oturup arkadaşlarımla kahve içmeyi, akşam üzeri kampüs içindeki ormandan sahile inip yürüyüş yapmayı, yoğun geçen kulüp aktivitelerini, çimlerdeki açık hava sinema gösterimlerini, her çarşamba yapılan Albert Long Hall Klasik Müzik Konserleri’ni, genel olarak okulumun huzurlu, özgür ortamını çok özledim. Umarım bir sonraki dönem okul açılır ve hepimiz özlediğimiz şeylere kavuşabiliriz.

Haberle ilgili daha fazlası: