Güncelleme Tarihi:

Veliler için en zor dürüstlük testi şudur: O rakamlar çocuğunuzun emeği mi, yoksa sizin hayallerinizin mi sonucu? Eğer bir düşük not karşısında hayal kırıklığı yaşıyorsanız, bu çocuktan ziyade kendi “başarılı ebeveyn” imajınızın sarsılmasından olabilir. Karne, çocuğun kim olduğunu değil, belli bir dönemde belli koşullar altında ne yaptığını gösterir. Aradaki farkı kaçıran aileler, iyi niyetle çocuklarının özgüvenini törpüler.
“YETERLİ MİYİM” SORUSU
Çocukların zihninde karne çoğu zaman şu anlama gelir: “Ben yeterli miyim?”
Bu soru her yaş için çok ağırdır. Hele ergenlikte kimlik gelişiminin tam ortasında soruluyorsa daha da ağır. Çünkü notlar bizim kimliğimize ayna tutmaz sadece o dönemki performansımıza bir ayna tutar. Düşük not alan bir çocuk çoğu zaman tembel değil; kaygılı, kararsız, dikkati dağınık, ya da o derste kendini yetersiz hisseden bir çocuktur. Yani sorun çoğu zaman zihnin içindedir, defterde değil. Çocuğa “Bu sonuçlar senin tamamın değil. Birlikte bakarız, anlarız, çözeriz.” Demek çok kıymetlidir.
İLK BAKIŞA DİKKAT
Velilere şunu söylemek isterim. Karne elinize geçtiğinde verdiğiniz ilk yüz ifadesi, çocuk tarafından hayat boyu hatırlanır unutmayın. Evet, abartmıyorum. O ilk bakış, çocuğun başarıyla mı yoksa sevgiyle mi kabul edildiğini öğretir. Çocuğa şunu hissettirmeliyiz: “Bu rakamlar senin ne kadar çalıştığını gösterir ama ne kadar değerli olduğunu asla belirlemez.” Karne günü çocuğun gözünde korku değil, “Hadi gel, neleri harika yapmışsın, nelerde biraz daha desteğe ihtiyacın var, beraber bakalım” güveni olmalı. Başarıyı kutlamak kolaydır; asıl ustalık, düşük notun altındaki o mahcubiyeti şefkatle sarmalamaktır.
Sonuç olarak; Karne geçer, sınıflar değişir, rakamlar unutulur. Ama o gün çocuğunuzun elini tutarken ona verdiğiniz “Her ne olursa olsun senin yanındayım” mesajı, onun hayat karnesindeki en yüksek notu olacaktır.
DOÇ. DR. ELİF ULU KİMDİR?
1981 yılında Bursa’da doğdu. Ortaokul ve liseyi İzmir Karşıyaka Anadolu Lisesinde tamamladı. 2004 senesinde Ege Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Lisans programından birincilikle mezun oldu. 2004 yılında Ege Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı’nda araştırma görevlisi olarak çalışmaya başladı. 2007 yılında yüksek lisans ve 2011 yılında doktora öğretimini aynı bölümde tamamladı. 2022 yılında Doçent unvanı aldı. Halen aynı bölümde görev yapıyor. Uluslararası ve ulusal hakemli dergilerde yayımlanmış makaleleri, uluslararası kitap bölümleri ve uluslararası bilimsel toplantılarda sunulan çok sayıda bildirisi bulunuyor. Çalışma konuları dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, kariyer psikolojik danışmanlığı, çocuk ve ergenlerle psikolojik danışma, evlilik ve aile psikolojik danışmanlığı ve bağımlılık danışmanlığıdır. Kendisi EMDR terapisti, aile danışmanı ve bilişsel davranışçı psikoterapisttir.