Karne sadece ders başarısını göstermez

Güncelleme Tarihi:

Karne sadece ders başarısını göstermez
Oluşturulma Tarihi: Ocak 27, 2014 09:05

Yarıyıl tatili başladı. Tatilin başlangıcının simgesi karneler. Karne notlarının, sadece çocuğun ders başarısının değerlendirilmesi olarak algılanmaması gerekiyor. Karne notları aynı zamanda anne babanın, çocuğun akademik başarısına ilişkin tutumları hakkında da bilgi verir. Bu nedenle çocuğunuzun karnesini gözden geçirirken kendi tutumunuzun bir iç değerlendirmesini de yapmanızı öneriyorum.

Haberin Devamı

Çocuğunuzun karnedeki notlarına göre kendinize şu soruları sorabilirsiniz:
Eğer çocuğunuzun notları çok yüksekse, örneğin, derslerinin hemen hemen tamamının notu 5 ise:
Bir çocuğun çok yüksek ders başarısı da düşük başarı gibi normal dışı bir durumdur ve anne baba tutumlarında ya da çocuğun başarı algısında bir sağlıksızlığa işaret edebilir. Acaba çocuğunuz mutlaka en yüksek başarıyı elde etmesi gerektiğine mi inanıyor? Siz çocuğunuzun en yüksek başarıyı elde etmesi yolunda doğrudan veya dolaylı telkinlerde bulunuyor musunuz? Çocuğunuz sizin tarafınızdan sevilebilmesi veya ilgi ve onay almasının şartı olarak yüksek başarıyı mı görüyor? Bu başarıyı elde ederken psikolojik olarak ne kadar kaygı duyuyor? Oyun oynama, arkadaşlarla vakit geçirme, dinlenme gibi hayatın diğer etkinliklerine yeterli zaman ayırıyor mu? Okul yaşantısının diğer yönleri örneğin arkadaş ilişkileri de başarılı mı?

Haberin Devamı

Çocuğunuzun yüksek başarılı olması kuşkusuz gurur verici ve memnun edici bir durum. Bu nedenle karnesini size gösterdiğinde onu kutlayın, memnuniyetinizi belli etmekten çekinmeyin. Öte yandan unutmayın ki, bir çocuğun sürekli başarılı olması gerektiğine inanması ruhsal anlamda yıpratıcı bir durumdur. Çocuk bu başarı seviyesine çıkamadığı zamanlar yoğun hayal kırıklığı yaşayabilir. Bu durumdaki çocuklarda kendini suçlama, hırçınlaşma, ders çalışmayı hatta okula gitmeyi bırakma gibi sorunlara sıklıkla rastlanıyor. Çocuğunuz başarısı için kutladıktan sonra, “Bu başarının ikinci dönem de devam etmesini bekliyorum” sözünü etmekten kaçının. Onun yerine “Başarından çok memnunum ama insan her dönem aynı başarıyı elde edemeyebilir, bunun pek önemi yok” hatırlatmasını yapın.

Hem iyi, hem zayıf not sağlıklı bir durum

Eğer çocuğunuz bazı karne notları yeterince iyi ama bazı notları zayıf olmasa da orta veya ortanın altında ise:
Bu durum normal ve sağlıklı bir durumdur. Unutmayın akademik başarı çocuğun hayatında bizim önemsediğimiz kadar önemli olmamalı. Çocuk içgüdüsel olarak dünyayı oyun aracılığıyla tanıdığını ve oyun aracılığıyla ruhsal gelişimini sağladığını bilir. Henüz 2,5 yaşında olan yeğenim Sinan’a annesi şöyle bir soru sormuş: “Besinler bedenimizin gıdasıdır. Ruhumuzun gıdası nedir biliyor musun?”. “Evet biliyorum; oyun” diye cevaplamış Sinan. Eğer 2,5 yaşındaki bir çocuk içgüdüsel olarak oyun ve eğlencenin ruhsal öneminin farkındaysa, okul çağındaki çocuğunuz da farkındadır ve oyun oynamak ona ders çalışmaktan daha önemli gelir.

Haberin Devamı

Ayrıca bir çocuğun her derse aynı ilgiyi göstermesi ve her derste aynı yetenekte olması da mümkün değil. Bu nedenle bazı derslerden daha yüksek, bazılarından daha düşük not alması doğaldır. Öte yanda siz yine de içinizden şu soruları sorabilirsiniz: Acaba çocuğum bu derse neden ilgi duymamış? Öğretmeni ile bir etkileşim sorunu olabilir mi? Ya da bu dersteki başarısını etkileyen özel öğrenme güçlüğü olabilir mi? Çocuğunuzun bu derslerle ilgili sizin veya bir uzmanın desteğine ihtiyacı olabilir mi?
Karnesi yüksek ve daha düşük notlar içeren bir çocuğu yüksek notları için kutlayın. Bazı derslerden neden daha düşük not aldığını eleştiri ve hayal kırıklığı içermeyen bir ses tonu ile çocuğa sorun. “İkinci dönem bu derslere seninle birlikte daha fazla özen gösterelim bakalım notlarını biraz daha yükseltmem mümkün olacak mı” deyin.

Haberin Devamı

Hiçbir çocuk başarısız olmak istemez

Eğer çocuğunuzun karne notlarında birkaç zayıf var ve diğer notları da yüksek değilse:
Her çocuk okula başarılı olmak niyeti ile başlar ve hiçbir çocuk başarısız olmayı istemez. Ama dönem içinde bir şeyler olur ve bazı çocuklar eve kırıklarla dolu bir karne ile gelir. Anne babalar için bu durum üzücü ve öfkelendirici bir durumdur. Böyle bir karne getiren çocuğun azarlanması hatta cezalandırılması gerektiğine inanılır. “Sana artık bu yıl hiç bilgisayar yok”, “Arkadaşlarınla görüşmeni yasaklıyorum.” Böylesi sözleri söylemeden önce durun, derin bir nefes alın ve kendinize şu soruları sorun:

Çocuğumun böyle bir karne getireceğini tahmin etmiyor muydum? Öyleyse ben neredeydim? Neyle meşguldüm ki, çocuğun başarısız bir dönem geçirdiğini fark etmedim? Çocuğum bana yalan söyleyerek sınavlardan aldığı gerçek notları söylemedi ise buna neden gerek duydu? Ben bu dönem okula gidip öğretmenlerle neden görüşmedim? Eğer öğretmenlerle görüştüğüm, çocuğumu ders çalışmaya sürekli zorladığım hatta özel öğretmenler bile tuttuğum halde çocuğum zayıf notlar getirdi ise çocuğumun sıkıntısı ne? Acaba başarısız olacağına o kadar inanmış ki ders çalışmayı red mi ediyor? Başarısız olacağı inancı çocuğumun algılarını ve motivasyonunu mu ketliyor? Çocuğumun derslerden çok daha fazla önemsediği başka şeyler mi var? Örneğin aşık mı? Arkadaşları ile ilişkileri kötü ve çocuk bu konu ile mi meşgul? Ya da arkadaş ilişkileri çok iyi ve popüler ama çocuğumuz arkadaşları arasında yerini korumayı öylesine önemsiyor ki derslere enerjisi kalmıyor mu? Çocuğumun algılama sıkıntıları var mı? Öğrenme bozukluğu veya dikkat dağınıklığı sorunu olabilir mi? Bu konuda bir uzmandan destek ve öneriler aldık mı? Ya da evde anne baba arasında yaşanan diğer sorunlar çocuğumu etkiliyor olabilir mi? Çocuğumuz ders başarısızlığını tercih ederek bizi ne kadar mutsuz olduğu konusunda kendince uyarıyor mu?

Bazen diğer ebeveyn misafir gibi davranır

Haberin Devamı

Ders başarısızlığı olan çocuğu uyarmak, azarlamak daha büyük çocuklarda bazen etkili olabilir, kendini biraz toplayıp ders çalışmaya başlayabilir. Öte yandan pek çok çocukta zorlama, cezalandırma derslerden daha da uzaklaşmasına, size yalan söylemesine ve sizinle etkileşimini koparmasında yol açabilir. Karnesinde zayıf notları bol olan çocuğa şunları söyleyebilirsiniz: “Notların beni üzdü ve endişelendirdi. Belli ki ortada yanlış giden bir şeyler var. Seninle birlikte bu yanlışların neler olduğunu irdeleyelim ve nasıl önlemler alabileceğimize bakalım. Notların hep böyle olmayacaktır. Senin daha başarılı olabileceğine inanıyorum ve bunun için elimden gelen yardımı yapacağım.”
Bu cümlede “yapacağım” kelimesi yanlış oldu. “Anne ve baba olarak elimizden geleni yapacağız” denmeli idi. Çünkü çoğu kez anne babadan sadece biri çocuğun derslerini takip eder ve çocuğun başarısızlığından kendini sorumlu tutar. Diğer ebeveyn bu konuda misafir gibi davranır, hatta daha kötüsü öbür ebeveyni suçlar. Doğrusu, çocuğun tüm gelişimde her iki ebeveynin de aynı derecede sorumluluk almasıdır.
Tüm anne babaların çocuklarına “normal” düzede başarı ve “yüksek” düzede mutluluk diliyorum.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!