Güncelleme Tarihi:

Mardin’de doğup büyüyen ve hem annesi hem de babası sınıf öğretmeni olan Kabataş Erkek Lisesi 12’nci sınıf öğrencisi Cemil Türk, Harvard’da lise öğrencilerine yönelik düzenlenen makale yarışmasını kazanan ilk Türk olmuştu. Orta gelirli bir ülkede gelir vergisi yerine tüketim vergisine geçilmesini konu alan makalenin ulaştığı başarının ardından Hürriyet okurları da Cemil Türk’ü tanımıştı. Sonrasında Cemil, Suudi Arabistan Yatırım Fonu tarafından düzenlenen ve ‘Çölün Davosu’ olarak bilinen ekonomi zirvesinin bugüne kadarki en genç konuşmacısı oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un da katıldığı zirvede konuşan Cemil Türk, geçtiğimiz günlerde ABD’deki Harvard Üniversitesi’nden tam burslu kabul aldı. Üniversite eğitimini siyaset ve ekonomi alanlarında sürdürmek istediğini dile getiren Türk, kabul sürecini şöyle anlattı:
ŞANSIMI DENEMEK İSTEDİM
“ABD’deki üniversiteler için iki çeşit başvuru dönemi oluyor. Birincisi erken, diğeri normal başvuru olarak geçiyor. Genellikle öğrenciler, normal başvuru dönemini tercih ediyor. Çünkü erken başvuru döneminde üniversiteler burs verme konusunda daha cimri davranabiliyor ve süreci biraz daha zorlaştırabiliyorlar. Ayrıca erken başvuru döneminde yalnızca bir okul tercih edilebiliyor. Erken başvuruların sonucu aralık, normal başvuruların da mart ayında açıklanıyor. Öğrenciler, erken başvuru döneminde çoğunlukla en çok istedikleri okulu yazar. Benimse Harvard’a tam burslu kabul edileceğime dair pek umudum yoktu ama yine de erken başvuru döneminde şansımı denemek istedim. Harvard’a kabul edilmeseydim normal başvuru döneminde Yale Üniversitesi’ne başvuracaktım.
GELMESİNİ İSTEDİKLERİNE KAPIYI AÇIYORLAR
Bir de bu yıl Trump yönetimiyle Harvard’ın ayrı bir anlaşmazlığı vardı. Bu çatışmanın odak noktası da uluslararası öğrencilerdi ve Türkiye olarak bu dalgalanmaların en çok hissedildiği ülkelerden biri olduk. Vize süreciyle ilgili öğrencilerin önemli bir kısmı oldukça endişeliydi. Ancak Harvard, Trump yönetimi kararlarını çok fazla uygulayan bir üniversite değil. Bunun nedenlerini maddi güç ve büyük mezun ağı şeklinde sıralayabiliriz. Son durumda Harvard’ın vize noktasındaki kararları bir süreliğine durdurduğunu biliyorum. Yani uluslararası öğrenciler açısından herhangi bir sorun yok ama ilerde ne olacağını tahmin edemiyorum. Bu süreçte Amerika’daki üniversiteler öğrenci seçiminde çok daha seçici davransa da Harvard yine de gelmesini istediği öğrencilere kapılarını açıyor.
SES GETİRECEK ÖĞRENCİLERE ÖNCELİK
Harvard çoğunlukla erken başvuru sürecinde yüzde 30 gibi kısıtlı bir kontenjan açıyor. Bu kontenjanın büyük bir kısmı da Amerikalı öğrencilerden oluşan ve sporcu ya da bağışçı çocuğu gibi kimselere ayrılıyor. Kalan kısmı ise duyduğum kadarıyla bizzat Harvard’ın istediği öğrencilerden oluşuyor. Bu noktada Harvard ihtiyaç duyduğu ya da ileride dünya çapında ses getireceğine inandığı öğrencilere öncelik veriyor. Üniversite eğitimimde siyaset ve ekonomi bölümlerinde okumayı düşünüyorum. Mezun olduktan sonra da ülkeme faydalı olabilecek işler yapmak istiyorum. İleride ülkemizi yönetim masalarında ya da diplomaside üst düzeyde temsil etmek isterim. “

Ticaret Bakanlığı'ndan asgari ücret fırsatçılarına darbe
FETÖ'nün şike kumpasına soruşturma