Gençlerin geleceğine eşlik etmek

Güncelleme Tarihi:

Gençlerin geleceğine eşlik etmek
Oluşturulma Tarihi: Temmuz 28, 2025 10:48

Her yıl milyonlarca gencin katıldığı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS), yalnızca bir sıralama sınavı değil; aynı zamanda gençlerin gelişim yolculuğunda önemli bir eşik, ailelerin ise çocuklarıyla ilişkilerini yeniden değerlendirdikleri kritik bir süreç. Bu dönemi yalnızca puan ve seçim olarak görmek, öğrencilerin yaşadığı derin dönüşümü göz ardı etmek anlamına gelir.

Haberin Devamı

YKS sınavı, her ne kadar ilk etapta belirleyici gibi görünse de uzun vadede, bireyin meslek yolculuğundaki birçok duraktan sadece biri. Ancak sınavın, toplumda “başarı ya da başarısızlık” etiketiyle anılması, öğrencinin kendilik algısını, aile içindeki yerini ve sosyal çevreyle ilişkilerini doğrudan etkileyebiliyor. Bu nedenle sınav, akademik bir tercih olmak yerine “psikolojik yük” hâline geliyor. Aslında sınavlar ve tercihler, sadece bölüm ya da meslek seçimi olmayıp; gençler için nasıl bir birey olmak istediklerine dair kararları içeren bir süreç. Bu aşamada öğrencinin kendine “Hangi alanlarda iyiyim?”, “Neyi yapmaktan keyif alıyorum?” ve “Nasıl bir yaşam hayal ediyorum?” sorularını sorması anlamlı, üretken ve doyum sağlayıcı bir kariyer çizmesinde yardımcı olur. Böylece tercih süreci, kusursuz bir karar verme arayışı değil; eldeki verilerle en mantıklı ve uygun kararı verebilme süreci haline gelecektir.

Haberin Devamı

ÜNİVERSİTE SEÇİMİ VE ALTERNATİF YOLLAR
Tercihlerde en çok yoğunlaşılan konulardan biri üniversite seçimi. Üniversite, yalnızca bir meslek edinme kurumu değil; bireyin kendini yeniden inşa ettiği, dönüşüm yaşadığı ve yaşamına yön verdiği bir gelişim alanı. Bu nedenle üniversitenin sunduğu staj olanakları, kulüp faaliyetleri, yurtdışı imkânları ve akademik destek sistemleri, öğrencinin gelişimi açısından en az bölüm kadar önemli.

Odaklanılması gereken bir diğer önemli nokta ise tercih yaparken, bölümün mü yoksa üniversitenin mi öncelikli olacağı. İdeal olan, öğrencinin hem ilgi duyduğu alanda eğitim alması hem de kendini geliştirebileceği nitelikli bir üniversite ortamında bulunması. Ancak bu her zaman mümkün olmayabilir. Bu noktada, öğrencinin bölüme olan ilgisi ve motivasyonu yüksekse, daha az bilinen bir üniversitede bile başarılı olabilir ve gelişim fırsatları yaratabilir. Tersi durumda ise, üniversitenin adı ne kadar güçlü olursa olsun, öğrencinin ilgi duymadığı bir alanda sürdürülebilir bir akademik başarı ve kişisel doyum sağlanması zorlaşır. Bu nedenle bölüm tercihi, uzun vadeli hedeflerle daha doğrudan ilişkili olduğu için öncelikli düşünülmeli.

Haberin Devamı
Haberlerimizi Google’da Takip Edin
En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Ayrıca her zaman alternatif planların olduğu unutulmamalı. Bir tercih ömür boyu sürmek zorunda olan, bir anlaşma gibi görülmemeli. Öğrencilere “tek atımlık kurşun” mesajı vermek baskı yaratır. Hiçbir tercih, yanlış ya da dönülmez değil. Aksine üniversite eğitimi sürecinde bile yatay geçiş, çift anadal, yandal, yüksek lisans gibi yollarla rotanın her zaman değiştirilebilmesi mümkün.

YOLUN BAŞKA BİR YERDEN DEVAM ETMESİ DE MÜMKÜNDÜR!
YKS her öğrenci için aynı şekilde sonuçlanmaz. Bazı öğrenciler tercih yapamayabilir ya da bir daha sınava girmeme kararı alabilir. Bu seçeneklerin hepsi değerli. Her bir yol, kişinin yaşam serüveninde geçerli ve saygıdeğerdir. Açık öğretim, meslek kursları, gönüllülük projeleri, iş deneyimi ve yurtdışı eğitim gibi pek çok yol, üretken ve anlamlı bir yaşam için fırsat sunar. Kimi zaman bir yıl daha hazırlanmak, bazen yalnızca akademik değil, psikolojik açıdan da kişiyi olgunlaştırabilir. Her genç kendi yolunda ilerler ve bu yol illa ki YKS üzerinden geçmek zorunda değil.

Haberin Devamı

AİLENİN ROLÜ: SESSİZ ETKİLER
YKS süreci, sadece öğrencileri değil, aileleri de doğrudan etkileyen çok katmanlı bir yaşantıdır. Sınava giren çocukları kadar aileler de yoğun duygular yaşar, beklentilerle yüzleşir ve çoğu zaman kendi değer algılarını yeniden gözden geçirirler. Süreç, her iki taraf için de hem bireysel hem ilişkisel olarak dönüşüm yaratır. Bu nedenle sınavın açıkça görünen sonuçları kadar, taşıdığı gizli duygusal yükü de dikkate değerdir.

Ana-babaların çocuğunun başarısını kendi ebeveynlik yeterliliğiyle eş tutması, kendi gerçekleşmemiş hayallerini çocuk üzerinden tamamlama eğilimleri ya da istedikleri mesleği zorla benimsetme gibi tutumları, öğrenci üzerinde yoğun baskılar oluşturabilir. Bu noktada gencin en çok ihtiyaç duyduğu şey yanında olan, yönlendirmekten çok eşlik eden bir ebeveyndir. Unutulmamalıdır ki, kendi hayalleri yerine çocuğunun hayallerini gerçekleştirmesine alan tanıyan aileler, çocuklarının öz güven gelişimini ve sağlıklı karar alma süreçlerini desteklemiş olurlar.

Haberin Devamı

YKS HAYATIN TAMAMI DEĞİL
YKS, hayatın önemli dönemeçlerinden biri olabilir; ancak hayatın tamamı değildir. Bu sınav bir son değil, bireyin yaşam yolculuğunda kısa bir duraktır ve bireyin kim olduğunu ya da neye dönüşeceğini tam olarak belirleyemez. Gerçek başarı, üniversite kazanmakla sınırlı değildir; kendini tanımak, üretken olmak ve anlamlı bir yaşam kurmaktır. Gençlere düşen, yalnızca bir sınava hazırlanmak değil; kendilerini tanımaya, geliştirmeye ve yollarını cesaretle çizmeye devam etmek.

PROF. DR. SEVAL ERDEN ÇINAR KİMDİR?
Lisans eğitimini Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı’nda tamamladıktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi’nde Dil Hazırlık okulunun ardından Gelişim Psikolojisi yüksek lisansına başlayan Erden, Marmara Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı’ndan 2003 yılında uzmanlık, 2008 yılında doktora, 2015 yılında doçent ve 2021 yılında da profesör unvanı aldı.

Haberin Devamı

Bilişsel davranışçı yaklaşımlar ve uygulamaların yanı sıra gelişim dönemleri ve sorunları; bağlanma, öfke, stres, suçluluk, utanç, yalnızlık gibi duygular; şemalar ve kişilerarası ilişkiler, cinsiyet ve öğrenilmiş cinsiyet rollerini içeren kadın çalışmaları, istismar uzmanın ilgi alanlarından bazılarını oluşturuldu. Bu konularla ilgili uluslararası indekslerde taranan dergilerde ve ulusal hakemli dergilerde yayınlanmış makaleleri, alanıyla ilgili muhtelif kitaplarda bölüm yazarlığı ve bölüm çevirmenlikleri, uluslararası ve ulusal kongrelerde bildirileri bulunuyor. Erden Çınar ‘Çocuk Psikolojisi’, ‘Bilişsel Davranışçı Kuram Temelli Grupla Psikolojik Danışma Uygulamaları’, ‘Kişilerarası İlişkiler’, Ana-Baba Rehberi- ‘Çocuk Gelişiminde Aile Ortamının Rolü’ ve ‘Aile İçi Sağlıklı İletişim’ kitaplarının yazarıdır. Ayrıca, ‘Ergenlikten Yetişkinliğe Grupla Psikolojik Danışma’, ‘Rehberlik’, ‘Yaşam Boyu Gelişim Dönemleri’, ‘Fizyolojik Psikoloji’, ‘Ruh Sağlığı’, ‘Eğitim Psikoloji’ ve ‘Eğitim Bilimleri’ kitaplarında bölüm yazarlıkları bulunuyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!