GeriEğitim Evimizdeyken çocuk ve müzik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Evimizdeyken çocuk ve müzik

Evimizdeyken çocuk ve müzik
Abone Olgoogle-news

Çocuk deyince temiz, cıvıl cıvıl, meraklı, hareketli bir yapı içimizde yer alır. Müzik deyince dolu dolu, soyut, renkli, yeri gelen yalın, yeri gelen ihtişamlı ve tüm düşünceleri ve duyguları yansıtan çok isabetli bir olgu olarak çocukları tamamlar ve yönlendirir. Okul şarkılarıyla başlayan müzik adımları devamında çok farklı yönlerde ilerleyebilir. Ailenin desteğiyle çocuğun çalgıyla mı, şarkı söyleyerek mi veya sadece çok iyi bir dinleyici olarak mı yetişmesi konusunda gerekli planlamalar yapılabilir.

Şu anda bulunduğumuz karma eğitim süreci hem çocuklara hem ailelere inanılmaz bir deneyim tecrübesi yaşatabilir. Evlerimizde bulunduğumuz uzaktan eğitim günlerinde müziği çok yönlü ve çok farklı şekillerde misafir edebiliriz. Evde çocuğumuzla geçireceğimiz uzun süreler şimdi elimize fırsat olarak geldi. Hep birlikte duyuşu ve genel kültürümüzü geliştirici konserler izleyebiliriz. Örneğin Berlin Filarmoni orkestrasının erişimli konserleri yakından görüntüleriyle eğitim açısından son derece geliştirici olabiliyor. Dmitri Şostakoviç’in 11'inci senfonisi, Ludvig van Beethoven’in 7'nci senfonisi veya Pyotr İlyiç Çaykovski’nin 5'inci senfoni konserlerinin çalgı grupların kareleri kendiliğinden çocukların ilgisini çeker ve birçok soru getirebilir. Çalgılar, özellikleri, tınıları, besteciler, yaşadıkları dönemler…derya gibi bilgiler, yormadan, sıkmadan araştırarak çocuk ve ailelere unutulmayacak anlar yaşatacaktır. Unutmayalım; duyuş, gelişen bir yapı olduğu için müziği dinledikçe, hatta çocuğa basit bir ritimle elindeki kalemle eşlik etmeyi teşvik ettikçe ilerdeki yaşantısının renkli ve unutulmayacak yapı taşları oluşturulacaktır. Unutmayalım, biz araştırdıkça çocuğun da ilgisini yönlendirebiliriz.

RİTİM TUTMAK ÇOCUĞU MUTLU EDER
Başka bir örnek Sergey Prokofiev’in ‘Peter ve Kurt’ (Peter and the Wolf) eseri ve Camille Saint-Saëns’in ‘Hayvanlar Karnavalı’ (Le carnaval des animaux) eserindeki çalgılar hayvan türleriyle özdeşleşerek her çocukta son derece kalıcı izler bırakabilir. Aslında rutin yoldan daha farklı alanlara merak uyandırmak için, arada şarkılara dönmek, birlikte söylemek, ayakta ritim tutmak gibi günlük kısacık hareketler her yaştaki çocuğu mutlu edecektir. Müzik çeşitli türleriyle aile sıcaklığını arttırabilir, aile bağlarını kuvvetlendirir. Çocuklarımızla birlikte dünyanın güzelliklerini hissetmek için Berlin Filarmoni, Viyana Filarmoni, Moskova Bolşoy Tiyatrosu veya New York Metropolitan Opera da gerçekleşen unutulmaz konserlere dahil olabiliriz. Bazen sadece bu dinleme yolunu göstermek ve birlikte gerçekleştirmek yeterli olacaktır. Hatta belki de bu konserler çocuğumuzu çalgı çalmaya özendirecektir. Bazen de kısacık okul şarkısının gücü bile en yoğun orkestra eserinden daha etkili bir iz bırakabilir. Çocukluktan gelen şarkılar içimizi ısıtır, yoğun duyguları canlandırır. Aslında hepsinin temelinde amaç unutulmayacak aile şefkatini ve sıcacık sevgi paylaşımını yaşamaktır. Evlerimizde birlikte vakit geçirmeyi ne kadar da özlediğimizi fark ederek böyle anları yaşamak, bilgileri paylaşmak, yapamadıklarımızı telafi etmek sevgiyi çoğaltacaktır.

AİLELER DE EĞİTİMDE GÖREV ALMALI
Eğitimde sadece öğretmenin değil, ailelerin de aktif bir görev almaları gerekiyor. Bunu bilerek bizler, konservatuvar öğretim elemanları olarak, sadece öğrenciyle değil aileyle birlikte hareket edildiğinde başarının daha kolay geldiğini fazlasıyla deneyimliyoruz. Müzik etkinlikleri, duygusal açıdan güçlü olması nedeniyle çocukların iç dünyasına ulaşma fırsatı veriyor. Müşterek müzik çalışmaları velilerin çocuklarının özelliklerini gözlemleyerek yatkınlıklarını fark etmelerine yol açacaktır. Belki de gelecekteki meslekleriyle ilgili isabetli kararlar vermelerini kolaylaştırabilir.

PROF. DR. AYLA ULUDERE KİMDİR?
1970'da Bulgaristan’da doğdu. Sekiz yaşında piyano, 11 yaşında flüt çalışmalarına başladı. 1989 yılında konservatuvar lise eğitimini başarıyla tamamladı. 1990 yılında Türkiye’ye göç etti. 1991 yılında başarılı seviye sınavıyla Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Üfleme ve Vurma Çalgılar Anasanat Dalı Flüt Sanat Dalında Lisans eğitimine başladı. Lisans devresini Devlet Sanatçısı Prof. Mükerrem Berk ile üç yılda üstün başarıyla tamamladı. Ayla Uludere, 1997 araştırma görevlisi, 2006 yılında yardımcı doçent, 2009 yılında doçent, 2016 yılında profesör unvanını kazandı.

2004, 2009 ve 2017 Sofya’da, 2014 yılında Monaco’da, 2016’da Dinar ve 2016, 2017, 2018 ve 2019 Varna’da düzenlenen Uluslararası Flüt Yarışmalarında jüri üyesi olarak görev aldı. Prof. Dr. Uludere, Temmuz 2018 de Marmara Koleji ve Maltepe Üniversitesi’nin Marmara Eğitim Köyü kampüsünde 12'nci kez 'Flüt Yaz kampı' gerçekleştirdi. MSGSU İstanbul Devlet Konservatuvarı, Çeşme Belediyesi ve  Nuri İyicil  Uluslararası Klasik Müzik Derneği tarafından düzenlenen İCMAF Uluslararası Çeşme Müzik Akademisi ve Festivalinde 2017 yılında Üçüncüsünde ve 2018 yılında Dördüncüsünde eğitmen ve sanatçı olarak yer aldı.

Ayla Uludere, 2019 yılında 21. Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi (AİMA)’nın düzenlediği Flüt Masterclassı gerçekleştirmiştir.  Solo konserlerinin yanında 2001 yılında kurulan 'Trio Pan' Oda müziği grubu üyesi olarak yurtiçi ve yurtdışı konserlerine devam ediyor. Ayrıca 'Akademik Trio', 'Trio Mimar Sinan', 'Trio İstanbul' ve 'Sonare Emsemble' oda müziği gruplarının üyesi olarak da konserler veriyor. 2015 yılından itibaren İstanbul Flüt Topluluğu’nun kurucu ve daimi üyesi olarak konserler veriyor. Uludere, 2010 yılında besteci Prof. Dr. Hasan Uçarsu’nun flüt ve piyano için düzenlediği “Elif Dedim Be Dedim' ve solo flüt için 'Adasız denizler' eserlerini ilk defa seslendirdi. 2014 yılında adına ithaf edilen Sercan Büyükedes’in 'Yağmur Yağıyor' eserini ve Erdem Çöloğlu’nun 'İki Flüt ve Piyano için Müzik' Trio Pan için bestelediği eserini, ayrıca 2015 yılında Bulgar besteci Angel KOTEV’in Trio Mimar Sinan için yazdığı 'Concert Fantasy' eserini ilk defa seslendirdikten sonra bu eseri Sofya Ulusal Radyo Stüdyosu’nda Arş. Gör. Özlem Noyan ve Doç. Ayça Aytuğ ile kaydını tamamlamış oldu. Uludere, adına ithafen 2015 yılında Prof. Dr. Özkan Manav’ın bestelediği 'Rüzgarın Gölgeleri' eseri bulununuyor. Ayla Uludere, 2005-2011 yılları arasında Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSU) İstanbul Devlet Konservatuvarı Müdür Yardımcısı görevinu yaptı. Ocak 2017-2020 yılları arasında ise MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvar Müdürlüğü görevini de yürüttü. 2006 yılından itibaren MSGSÜ İstanbul Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü Üfleme ve Vurma Çalgılar Anasanat Dalı Başkanı görevini yapıyor. 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle