GeriEğitim Ergenlik üstünlüğü gizleyebilir
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ergenlik üstünlüğü gizleyebilir

Yrd. Doç. Dr. Ayça Köksal, “Kızlarda ergenlik döneminde popülerlik duygusu artıyor ve üstün zekalı özelliklerini gizliyorlar. Anne-babanın kendini gizleyen çocuğu iyi takip etmesi gerekiyor. Erken tanı konulmazsa üstün zeka körelebilir” dedi.

Ergenlik üstünlüğü gizleyebilir
refid:25879047 ilişkili resim dosyası
Abone Olgoogle-news

Ergenlik üstünlüğü gizleyebilir
Türkiye’deki çocukların yüzde 2,27’sinin üstün zekalı olduğu biliniyor. Ancak aile, çevre ve eğitim sistemindeki aksaklıklardan dolayı yetenekleri gerektiği gibi geliştirilemiyor. 10 yıldan fazla üstünler üzerinde çalışan İstanbul Üniversitesi Özel Eğitim Bölümü Üstün Zekalılar Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ayça Köksal Konik, ailelerin merak ettiklerini açıkladı. Üstün zekalı çocukların tanımından, teşhisine, anne-babaya düşen görevden okul ortamına kadar birçok konuda bilgi veren Yrd.Doç.Dr. Konik şunları anlattı:

ÜSTÜN ZEKA DOĞUŞTAN GELİR

Üstün zeka, çok yönlü kavram. Doğuştan gelen bir durumdur. Sonradan olunmaz. 2.5 ve 6 yaşında uygulanabilen zeka testi ile tespit edilebilir. Bunun sonucunda normalin üstünde IQ’ya sahip olanlara üstün zekalı denilebilir.
Ancak bu testlere çocuğun akademik başarısı, yaratıcı düşünme tekniği, sosyal yeteneklerinin olup olmaması da eklendi. Üstün zeka yaratıcılık, motivasyon ve özel yeteneğin birleşimi olarak da açıklanıyor. Burada motivasyon bir işe başlayıp bitirme isteği olarak belirtilirken, yaratıcılık yeteneği ile çocuk sorunlara çözüm bulabiliyor. Bu teoriye göre sadece bu üç öğeye sahip olması yeterli değil, çocuğun aynı zamanda diğer arkadaşlarına göre yüzde 80 başarılı olması gerekiyor. Üstün zekalı çocukların görülme sıklığı yüzde 2,27. Zihinsel engelli kadar sayıları var. Ancak yarısından azı görülebiliyor. Çocuğun üstün zekalı olduğu tespit edildikten sonra, bazı aileler de farklı davranmaya başlıyor. Bazı anne-babalar çocuğun üstünlüğünü kendilerinin gibi algılar. Ancak çocuğun başarısı ailenin üstünde olmalı. Maddi ve manevi zorlukların daha az yaşanması için bu süreci bilinçli aileler keyifli hale getiriyor.

ERKEN TANI ZEKA KÖRLÜĞÜNÜ ENGELLİYOR

Üstün zekalı tanısı erken konulmazsa zekaları körelebilir. İç huzursuzluğu artar. Zihinsel kapasiteleri daha yüksek olduğu için psikolojik sorunları artabilir. Üstün kızlar daha büyük risk altında. Ergenlikle birlikte tanınır olmak onlar için çok daha önemli oluyor. Özelliklerini saklayıp, yalan söyleyebiliyorlar. Başarılarını gizleyerek, akranları gibi olmak istiyorlar. Fen, matematik gibi sayısal alanlara yönelmiyorlar. Ancak aile ve eğitimciler onlara doğru ve başarılı rol modelleri göstermeli. Bu alana yönelmelerini, yeteneklerini ifade etmelerini sağlamalılar. Kurslarla teşvik edilebilirler. Branşlaşma içine girdiğinde çocuklar başarısız oluyor. Zorlayıcı ortamlarla karşılaşınca notları düşebiliyor ama potansiyelleri fazla. İlkokulda bu yeteneğe sahip ise öğretildiği ortamda bu yeteneği kullanabilir. Onlara uygun eğitim ortamları olmalı. Üstün zekalılar akranlarına göre daha hareketliler, ama hiperaktivite ile karıştırılmamalı. Okullarda buna sıkça rastlanır.

DİKTATÖRLERDE DE ÜSTÜN ZEKA GÖRÜLÜYOR

Zihinsel olarak gelişmesine rağmen fiziksel olarak daha az gelişmiş çocuklarda görülebilir. Bu çocuklar başaramadıkları bir iş olduğunda, yeteneklerinin farkında oldukları için mutsuz olabiliyorlar. Üstünler politika ve dünyayı ilgilendiren konularda büyükler gibi konuşabilir. Ancak ufacık bir sorunu çözemeyebilirler. Doğal liderlik vasıfları var. Oyunlarda takım kurarlar. Doğru yönetilmezlerse çete gibi yanlış alanlara kayabilirler. Diktatörlerde de bu durum görülüyor. Herşeyi farklı düşünüp, hissediyorlar, duygusallar. Genelde bağımsız çalışmayı tercih ederler. Dışarıdan ukala olarak algılanabilir. Ailenin burada grup çalışmalarına destek vermesi gerekiyor. Üstün çocukların kelime hafızası geniş. Yaşıtları arasında bulunmak zorunda kalıyorlar. “Ben anormalim” gibi bir düşünceye kapılıyor, kendilerini diğerlerine göre davranmaya zorluyorlar. Bu durumda onlara en başta üstünlüğün ne olduğunun anlatılması gerekiyor. Aile kendini yeterli hissetmiyorsa uzmandan yardım alabilir. Çocuğa bireysel farklılıkları olduğu anlatılmalı, diğer arkadaşları ile karşılaştırma yapılmamalı. Eğer bunu bilmezse kendini “anormal” sayar. Üstün zekalı çocuklar uyum sağlarken, yeteneklerine değer verilmediğinde kendilerini gruptan soyutluyor, yalnız kalıyor. Sınıfın palyaçosu haline gelebiliyor. Ama en tehlikeli olan ise sessiz kalarak uyum çabası sergilemeleri. Kendini gizleyen çocuk çok iyi gözlemlenmeli. Bu bulunduğu yerde aidiyet sorunu yaşadığı anlamını taşır.Gülseven ÖZKAN

Aile, öğretmen ve okullar ne yapmalı?

- Aile, okul ve öğretmen işbirliği içinde olmalı
- “Üstün, zeki, matematik dehası” gibi sıfatlar kullanılmamalı
- Aileler ve öğretmenler ‘yanlış bir şey yapma’ korkusu yaşamamalı. Doğal davranılmalı ve çocukla sıcak ilişki kurulmalı.
- Zekanın genetik yanı var. Kalıtsal ve tanı konulmamışsa çocuğun farklılığı görmezden gelinmemeli. Aile “Ben de böyleydim” dememeli.
- Çocukların öğretmeni ile konuşulmalı. Yeteneği mutlaka eğitimci ile paylaşılmalı.
- Öğretmenlerle olan fikir ayrışmaları çocukla paylaşılmamalı.
- Mükemmelliyetci özellikleri göz önünde bulundurulup ailenin örnek model olması sağlanmalı.
- Sevdiği ancak zorlandığı spor dalları tercih edilmeli. Başarı için çalışmaları gerektiğini öğrenmeleri lazım.
- Çok eleştiri almaları benlik algısını zayıflatır, buna dikkat edilmesi gerekiyor.

Ergenlik üstünlüğü gizleyebilir
Veli Rehberi 5 soru 5 cevap

ÇOCUKTA UYKU SORUNU

Uyumakta zorluk çeken çocuklarla ilgili bilinmesi ve dikkat edilmesi gerekenleri Uzman Psikolog Nilüfer Devecigil anlattı.

1) Akşamları yatağa girmekte zorlanmasının nedeni ne olabilir?

- Çalışan anne-babalar çocuklarını kısıtlı zamanda görüyor. Bütün gün çocukla birlikte olamıyor. Yatağa girmekte zorlanmasının arkasında bu neden yatıyor. Çocuk anne-baba ile yan yana geldikten sonra tek başına yatağa gitmesi ayrılık anlamına geliyor. Karanlık oda ortamı, yalnız kalması bu hissi daha da arttırıyor. Ayrıca çalışan ailelerde bu sorun daha fazla görülüyor.

2) Anne-babanın, çocukla birlikte yatağa gidip, uzanması doğru mu?

- Doğru bir yaklaşım. Beraber uyuma ile ilgili cinsellik olgusuna yönelik eleştiriler oluyor ama bunun altında bir araştırma yatmıyor. Birlikte uyumalarında bir sakınca yok. Eğer anne çocuktan ayrılamıyorsa bu durumda sorun ortaya çıkabilir. Özellikle 3 yaşına kadar anne evebeynden uyurken yardım alması önemli. Beyin kendi başına yeterince olgunlaşmadığı için ihtiyaç duyuyor. Bazen çocuk hazır olmadığında bazı sorunlarla karşılaşılıyor. Çocuğun dünyaya güvenmesi, bu duygunun gelişmesi 0-3 yaş arasında oluyor. Tek başına ağladığı halde müdehale edilmediğinde güven sistemi zedeleniyor. Anne-babaların buna dikkat etmesi gerekir.

3) Kitap okuyarak uyumasını sağlamak iyi bir yöntem mi?

- Evet iyi bir yöntem. Kitap okumak çocuğun uykuya geçiş evresinin bir parçası. Masal da iyi bir tercih. Bunlar dışında günü gözden geçiren konuşmalar da yapılabilir.

4 ) Nasıl bir ortamda uyuması doğru?

- Uyuma ortamının sesiz ve karanlık olması uykuya geçiş için gerekli. Az uyuyan ailelerin dikkat etmesi gereken durumlar var. Anne-baba düzensiz ve geç yatıyorsa bu çocukta da görülebilir. Burada evebeynler kendi alışkanlıklarını gözden geçirmeli.

5) Anne-baba da uyku düzenini çocuğa göre mi ayarlamalı, onun uyuma saatinin farklı olduğunu nasıl anlatmalı?

- Çocuğun yaşına göre bu durum değişiyor. En geç saat 21.30’da uyuması önemli. Gün içinde çok aktivite yapan çocuk için bu saatin kaçırılmaması gerekir. Anne-baba erken uyuması için destek vermeli. Örneğin, aile çocukla yatabilir ve daha sonra tekrar uyanabilir. 23.00’ten sonra uyku evresi sağlıklı besin alınmamasına benziyor.

PANO

Üniversitede Yönetim Bilimleri Kongresi

Bu yıl 14’üncüsü yapılacak Yönetim Bilimleri Kongresi (YBK) 12-15 Mart tarihleri arasında yapılacak. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka Yerleşkesi’nde, üniversitenin İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından düzenlenecek kongreyle öğrenciler ile iş dünyası arasında köprü kurmak hedefleniyor. Organizasyonda üç gün boyunca vaka çalışmaları düzenlenecek. Firmalar vaka çalışmalarını, başvuruları kariyer.net üzerinden alınacak ve eleme sistemi ile belirlenecek katılımcılarla gerçekleştirecek. Vaka çalışmalarında katılımcılara staj imkanı sunulacak ve sürpriz hediyeler verilecek.

Yetişkenlere kısa film yarışması

Milli Eğitim Bakanlığı Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından yetişkinler için kısa film yarışması düzenleniyor. Son başvuru tarihi 28 Şubat olan ‘ulusal Yetişkin Öğrenenler Kısa Film Yarışması’na katılacak filmlerin süresi en az 3, en fazla 12 dakika olarak belirlendi. ‘Ahilik, çıraklık, öğrenen birey veya toplum, temel becerilerin hayattaki yeri ve önemi’ konularında yapılacak yarışmada birinciye 15 bin TL ödül verilecek.

Bunları biliyor musunuz?

- İklim değişikliğinin, ilk ve ortaöğretim ders müfredatına alınması önerildi.

- Türkiye’de 4’üncü sınıf düzeyinde dezavantajlı öğrencilerin bulunduğu okul oranı yüzde 63 iken, bu oran uluslararası ortalamada yüzde 30, Rusya Federasyonu’nda yüzde 13.

- 6-15 yaş aralığında öğrenci başına yapılan harcamada Türkiye Lüksemburg’un onda biri düzeyinde. Türkiye 19 bin 821 dolar ile son sırada, Lüksemburg 197 in 598 dolar ile ilk sırada yer alıyor.

Siz sorun cevaplayalım

Tarih bilincinin oluşması amacıyla öğrenciler için ne gibi çalışmalar yapılıyor?

- Milli mücadele döneminde kongrelerin yapıldığı ve Kurtuluş Savaşı’nın geçtiği illere “Cumhuriyet Eğitim Gezileri” düzenleniyor. Son 10 yılda bu programa yaklaşık 70 bin öğrenci ile 3 bin 500 öğretmen katıldı.

2014-ÖSYS’ye kaç başvuru yapıldı? Başvurularda mezun ve bir ortaöğretim kurumuna devam eden öğrenci sayısı nedir?

ÖSYS’ye 2 milyon 86 bin 87 aday başvurdu. Bunlardan 850 bin 840’ı henüz bir ortaöğretim kurumundan mezun olmayan öğrencilerden oluşuyor. Mezun öğrencilerden ÖSYS’ye başvuru yapanların sayısı ise 1 milyon 235 bin 247.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği meslek kursları istihdama nasıl katkı sağlıyor?

- Bakanlığın düzenlediği meslek kursları, işsiz vatandaşlara istihdam sağlıyor. Bunlardan 74 bin katılımcı faydalanarak kendi işini kurdu veya iş imkanı yakaladı.

hurriyetegitim@hurriyet.com.tr

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle