GeriAraştırma Epifiz Bezi nedir? Epifiz Bezi açılınca ne olur? Efipiz bezinin görevleri ve hastalıkları
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Epifiz Bezi nedir? Epifiz Bezi açılınca ne olur? Efipiz bezinin görevleri ve hastalıkları

Epifiz Bezi nedir? Epifiz Bezi açılınca ne olur? Efipiz bezinin görevleri ve hastalıkları
Abone Olgoogle-news

Epifiz Bezi Beynin geometrik olarak tam orta kısmında yer alan küçük bir bezdir. İnsanların yaşamlarında önemli bir etkisi vardır. Epifiz bezi nedir? Epifiz bezi açılınca ne olur? Epifiz bezinin görevleri ve hastalıkları ile ilgili merak ettiklerinizi bulabilirsiniz.

Epifiz Bezi insanların üçüncü gözü olarak da geçer. Nohut büyüklüğündedir ve endokrin hormonu salgılanmasını sağlar.

 Epifiz Bezi Nedir?

 Geçmiş zamanlardan günümüze kadar bu bez hem bilimsel açıdan hem de efsanevi açıdan araştırılmaktadır. Bu bez ilk olarak Fransız filozof Rene Descartes tarafından üçüncü göz olarak isimlendirilmiştir. Yani buranın insanın en yüksek bilinci olarak açıklanması bu şekilde gerçekleşmiştir.

 Descartes'e göre epifiz bezi vücut ile zihnin bağlantı noktası olarak kabul edilir. Bu organın insan vücudu ile ruhu birleştiren mistik bir organ olduğuna inanılmaktadır.

 Descartes'in anlattıklarına göre epifiz bezi insan vücudunda çift olarak bulunmayan tek organdır. Bu sebeple de iki göz ile algıladıklarımızı birleştirerek beyne aktarılmasını sağlar. Aynı şekilde iki kulak ile duyulan seslerin de tek bir şekilde algılanmasını sağlamaktadır.

 Epifiz Bezi Açılınca Ne Olur?

 Epifiz bezi hipofiz bezinin arka kısmında bir oyuk içinde bulunan bezelye tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Bu oldukça küçük bez melatonin isimli hormonun salgılanmasını sağlar. Bu hormon gece ile gündüzün kontrolünü yapar ve bedenimizin günlük ritminin düzenlenmesine yardımcı olmaktadır.

 Epifiz bezinin fonksiyonlarının artırılması oldukça önemli bir konudur. Çünkü epifiz bezi bedenin fiziksel dengesini kurmasının yanında psişik olarak psişik anlamda da bedenin durumunu kontrol eder.

 Özellikle güneş epifiz bezi açısından çok önemlidir. Onun için adeta bir gıda görevi gördüğü de söylenebilir. Güneş; saç, göz, cilt tarafından kolay bir şekilde alınabilir. Bu sebeple günden en az 30 dk güneş ışınlarına maruz kalmak çok önemlidir. Epifizin tamamen aktifleştirilmesi için ise güneşin göz bebekleri yolu ile alınması gerekmektedir.

 Denizde yetişen ve daha sonrasında güneşte kurutulan besinler epifiz bezi açısından oldukça önemlidir. Bu yiyecekler ne yazık ki Türk kültüründe bulunmaz. Bu tarz yiyeceklere çoğu yosunu türünü örnek olarak göstermek mümkündür.

 Kalın yaprakları bulunan lahana, şalgam, Çin lahanası ve hardal otu tarzındaki besinler epifiz bezi açısından çok besleyici bitkilerdir. Epifiz bezi bitkilerden yeşil renk veren özellikleri alarak vücudun çeşitli yerlerine dağılmasına olanak sağlamaktadır.

 Vücutlarında yüksek oranda civa bulunan balıklar, suda bulunan flor, içerisinde karbon bulunan içecekler, diş macunu ve sürekli dumana maruz kalmak epifiz bezini olumsuz olarak etkilemektedir. Et yediğimiz zaman ise yediğimiz hayvanın DNA'sı da vücudumuzda sindirilecektir. Bu şekilde o hayvanın olumlu ve olumsuz tüm deneyimleri vücudumuza girmiş olacaktır. Yani et yemek insanların epifiz bezlerinin psişik bir şekilde çalışmasına engel teşkil edebilmektedir.

 Uygun gıdalar ile beslenmek, çiğ sebzeler tüketmek, vejeteryan beslenmek, evi sürekli havalandırmak ve temiz su içmek epifiz bezinin düzgün bir şekilde çalışmasını sağlar.

 Epifiz Bezinin Görevleri ve Hastalıkları

 Epifiz bezi uyku ve uyanıklık döngüsünü harekete geçiren melatonin isimli hormonun salgılanmasını sağlamaktadır. Melatonin hormonu vücuttaki biyoritm ile biyolojik saatten sorumlu olan hormon olarak bilinir.

 Hipatalamus ile uyum içerisinde çalışmaktadır. Bilindiği gibi hipotalamus önemli içgüdüsel davranışları düzenleyen ve beyinde bulunan bir bezdir. Epifiz bezi algıların kontrol edilmesi görevini de üstlenmektedir.

 Epifiz bezi eski çağlardan beri fiziksel ve ruhsal dünyaların birbirine bağlanmasında görevli olduğu düşünülen bir organ olmuştur. Fiziki özellikleri sebebi ile de üçüncü göz ismi ile de anılır. Bu küçük bez açıldığı zaman aynı gözde olduğu gibi retinal bir tabakasının olduğu gözlemlenmiştir.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle