Güncelleme Tarihi:

İş, sadece bir gelir kaynağı değildir. Aynı zamanda bireyin kendini gerçekleştirmesi, toplumla bütünleşmesi ve bağımsız yaşama kapı açmasıdır. Ancak iş görüşmelerinde başlayan görünmez engeller, çalışma hayatında da sürebiliyor. Ulaşım sorunları, fiziksel yetersizlikler, eğitim eşitsizlikleri ve işveren önyargıları istihdamın önünde ciddi bir set oluşturuyor. Bununla birlikte, özel gereksinimli bir bireyle çalışma fırsatı yakalayan birçok işverenin söylediği ortak bir şey var: “Keşke daha önce tanısaydık.” Çünkü çalışan özel birey yalnız kendi hayatını değil, ailesinin ve çevresinin yaşamını da dönüştürüyor.
DEZAVANTAJLAR DÖNÜŞÜYOR
Bu dönüşümün somut örneklerinden biri ise; ZEKİ ve ZEKİ+ projeleri. “Manisa Organize Sanayi Bölgesi - MOSB”da hayata geçirilen bu model, zihinsel yetersizliği olan gençlerin yalnızca korunması gereken bireyler değil; üretimin aktif öznesi olabildiklerini kanıtlıyor. Geçiş atölyeleri, iş koçları, psikolojik destek hizmetleri ve üniversite iş birlikleriyle desteklenen bu sistem; özel gereksinimli gençlerin sanayi gibi zorlu bir alanda bile başarıyla çalışabileceğini gösteriyor. ZEKİ+ ile dezavantajlı kadınların da üretime aktif katılması ve süreçlerin profesyonelleşmesi ise bu yapıyı daha sürdürülebilir hâle getiriyor.
ÖNYARGILARI GERİDE BIRAKIN
Tüm bu gelişmeler bizlere önemli bir gerçeği hatırlatıyor: “Engel”, bireyin kendisinden çok, toplumun ona kapılarını kapatmasında saklıdır. Bugün bir işyerine adım atan bir özel gereksinimli birey, yarın o işyerinin en istikrarlı ve üretken çalışanı olabilir. Onlara tanınan her fırsat, sadece bireysel başarı yaratmakla kalmaz; bir ailenin, bir işletmenin ve bir kentin dönüşümüne zemin hazırlar. Umut hem bireylerin hikâyelerinde hem de değişmeye cesaret eden sistemlerde filizleniyor. Engellerin teker teker aşıldığı bu yeni dönemde, yapılması gereken tek şey var: Önyargıları geride bırakmak ve birlikte yürümekten vazgeçmemek.
“Umutla güçlenen hayatlar için… 3 Aralık Dünya Engelliler Gününün farkındallıkları artırması dileğiyle.”
PROF. DR. SAFİYE SUNAY YILDIRIM DOĞRU KİMDİR?
1992 Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümünden mezun oldu. 1994 yılında Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü’nde araştırma görevlisi olarak göreve başladı. Aynı yıl Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çocuk Gelişimi Bölümü’nde yüksek lisansını, 1999 yılında Anadolu Üniversitesi Özel Eğitim Zihin Engellilerin Eğitimi Bölümü’nde doktorasını tamamladı. Selçuk Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü’nde 2001 yılında Yardımcı Doçent, 2010 yılında Doçent olmuştur. Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Özel Eğitim Bölümü’ne 2011 yılında Doçent olarak göreve başlamıştır. 2016 yılında ise aynı Üniversitede; Profesör kadrosuna atandı. Prof. Dr. S. Sunay Yıldırım Doğru 2000 yılında Almanya Berlin’de Marian Jhon Sonderschule‘da araştırmacı gözlemci olarak yer aldı. Ayrıca 2016 yılında ABD’de Georgia State Üniversitesi’nde Erken Müdahale Konusunda araştırmacı öğretim üyesi olarak, 2018 yılında ise İrlanda Dublin de öğretim üyesi değişimi kapsamında görev aldı. Yazarın uzmanlık alanı özel eğitim ve erken çocuklukta özel eğitim konuları olup yurt içi ve yurtdışında alanı ile ilgili pek çok yayını/atıfı mevcuttur. Yazar Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Rektör Yardımcılığı ve Özel Eğitim Bölüm Başkanlığı gibi idari görevlerde bulunmuştur. Halen Dokuz Eylül Üniversitesi’nde Profesör olarak görev yapıyor.