Güncelleme Tarihi:

Türkiye’de elektronik sigara satışı, 2020’de yasaklandı. Daha az zararlı bir sigara alternatifi olarak pazarlanan bu cihazlar, meyve kokusu ve şekerli tadı nedeniyle kısa sürede gençler arasında da yaygınlaştı. Yeşilay’ın istatistiklerine göre elektronik sigara kullanımı oranı son 5 yılda 2 kat arttı. 13-15 yaş arası her 5 çocuktan 1’i elektronik sigara kullanmış ya da kullanıyor. Daha alt yaş gruplarında ise öğrenciler harçlıklarını birleştirip el altından aldıkları elektronik sigarayı bölüşüyorlar.
TEDBİR ALINMASI GEREKİYOR
Matematik öğretmeni Ahmet Demircioğlu sosyal medyada geçtiğimiz günlerde paylaştığı bir videoda; “Neredeyse bütün öğrencilerimin elinde elektronik sigara. Hocam ben spor yapıyorum, bana bir şey olmaz demeyin. Doktorla konuştum ayda 3-4 genç akciğer sönmesi tanısı alıyormuş” diyerek isyan etti. Görüştüğümüz öğretmenler elektronik sigaraları toplamak için sıklıkla arama yaptıklarını ancak öğrencilerin sürekli yeni yollar bulduklarını, bu konuda bir tedbir alınması gerektiğini söyledi.
HER 5 ÇOCUKTAN 1’İ
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Murat Hırfanoğlu elektronik sigaranın zararlı etkilerini ve ailelerin dikkat etmesi gerekenleri şöyle anlattı:
“Son 5 yılda çalışmalara baktığımızda ergenlerde elektronik sigara kullanımının klasik sigaraya göre artış hızı 4-5 kat fazla. Maalesef ‘bunlar zararsız’ gibi bir algı yaratılmış durumda. Bu yüzden başlangıç yaşı 11-12’ye kadar inmiş durumda. Renkli ve komkulu yapısı nedeniyle çocuklar arasında da hızla yayılıyor. Reklamları da internet ortamında, kontrolsüz mecralarda çok rahatça yapılabiliyor. Artık Tıp fakültesi kitaplarında bir bölüm olarak elektronik sigara ilişkili akciğer hasarı isimli bir tanım eklendi. Yeşilay’ın çalışmasına göre elektronik sigara kullanımı oranı genel anlamda son 5 yıl içerisinde önceki döneme göre 2 kat artmış. 13-15 yaş arası gençlerin yüzde 20’sinde elektronik sigara kullanımı var. Bizim ülkemizde bu oran ABD’dekinden daha fazla. Lise ve üniversite öğrencileri arasında ortalama sayı verirsek yüzde 16-20 arası diyebiliriz. Diğer yandan yine aynı araştırmaya göre çok ilginçtir ki Türkiye’de Tıp fakültesi öğrencilerinin yüzde13.7’si düzenli elektronik sigara kullanıcısı. Bu da üzerinde düşünülmesi gereken bir durum. Geleneksel tütün ürünlerine göre yaklaşık 3 kat hızlı artan bir tüketim oranı var. Sonuç olarak 11-18 yaş arası elektronik sigara kullanımı inanılmaz hızlı artmakta.
NEFES ÇEKME YARIŞI ÖLDÜREBİLİR
İçindeki esanstan dolayı klasik sigara gibi bir koku bırakmadığı için aileler anlamakta zorlanıyorlar. Cihazın içindeki meyvemsi aromalı likitler zararlı değilmiş gibi düşünülüyor. Ancak bazılarında klasik sigaradan daha yüksek oranda nikotin var. Nikotin özellikle ergen beyninde bağımlılık riskini kat kat artırıyor. Kimyasal özelliğiyle akciğer hücrelerinde toksik etki yapıyor ve EVALI dediğimiz bir hastalığa yol açabiliyor. Bu hastalık akciğerde zatüre benzeri bir sorun oluşması anlamına geliyor. Bir diğer olumsuz etkisi ise halk arasında akciğer sönmesi olarak bilinen pnömotoraks. Elektronik sigarayı derin ve zorlayıcı nefes alım teknikleriyle içiyorlar bu da akciğerlerin içerisindeki hava keseciklerinde basıncın artmasına, akciğerin aniden ve hızla sönmesine neden oluyor. Yani hem uzun süreli hem ani olumsuz etkileri var. Özellikle çocuklar bu cihazları kullanırken nefesi daha çok ve derin çekmeye çalışıyorlar. Böyle trendler de var. Bu da ani zararlı etkileri daha sık görme ihtimalimizi artırıyor.
ZAYIF UZUN BOYLULARDA RİSK DAHA YÜKSEK
Kullanım yaşının çok düştüğü bu elektronik sigaralarla ilgili ebeveynlerin ve öğretmenlerin özellikle dikkatli olmaları gerekir. Kronik akciğer hastalığı olanlar zaten yüksek risk grubunda. Bazı insanların akciğerlerinde doğuştan hava kaçağı vardır ve tomografi çekilmediyse bu fark edilmez. Bu kişiler de risk altındadır. Prematüre doğanların akciğerleri elektronik sigaraya ömür boyu hassastır. Genellikle zayıf, uzun boylu erkek çocuklar hava kaçağına daha yatkındırlar ve elektronik sigara kullanımında bu risk katlanarak artar. Diğer yandan ‘bizim çocuk alerjik’ diyen ebeveynler de özellikle dikkatli olmalılar. DEHB’si olan çocukların da bağımlılık eğilimleri fazladır. Bir diğer yanılgı da spor yapan çocuklarda. ‘Spor yapıyorum bir şey olmaz’ demek doğru olmaz.”

