GeriEğitim Eğitimde bilinçli farkındalık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eğitimde bilinçli farkındalık

Eğitimde bilinçli farkındalık

Okullar zorlanmanın çok olduğu ve birçok açıdan kolay olmayan mekanlardır, örneğin akran zorbalığının çok fazla olduğu yerlerdir. Okullarda çocukluk dönemi travmaları, ebeveyn kayıpları, ailesel problemler, akademik kaygılar, hastalık, bedensel engeli olan çocuklar var. Aslında bir sınıfın içine baktığımızda yaşamın içi gibidir, o kadar çok acı var ki. Peki bütün bunlarla biz nasıl şefkatli olabiliriz? Burada diyebiliriz ki okullar eğitim ve öğretimin var olduğu gibi acının, duyguların, zorlanmanın da var olduğu yerlerdir. Bir sınıfın içinde öğretmen birçok acı görür, eğer farkındaysa. Yaşamda bir zorlanma, bir acı varsa şefkat aslında bizim o duruma karşı gösterdiğimiz becerikli bir tutumdur. Şefkat bir eylem olabilir, bir eylemin içerisindeki tutum olabilir veya bir duygu olabilir.

Günümüz gençleri ve çocukları öfke, üzüntü, korku gibi duyguları kendilerine bir düşman veya dönüştürülmesi gerekli olduğu bilgisiyle eğitildi. Mindfulness ve şefkat temelli yaklaşımlar hoşa gitmeyen duyguların değiştirilmesi, hissedilmemesi gerekli olarak algılamak yerine duygularla olan ilişki biçimimize odaklanır. Bu bağlamda okul ortamında öğrencilerin, öğretmenlerin yaşamış olduğu zorlayıcı duygu ve durumları görünür, doğal yaşamın bir parçası ve becerikli bir biçimde deneyimlenebilir bir hale getirmek bu yaklaşımın öncül hedefidir.
Mindful ve şefkatli bir tutum akran zorbalığı, dikkat eksikliği, madde bağımlılığı, yalnızlık, yas, bedensel engeller, öğrenme güçlükleri gibi okul ortamına özgü zorlayıcı duygu ve durumların açık bir hale getirilip, konuşulabilir ve paylaşılabilir birer yaşamsal durum olmasını sağlar.

MİNDFULNESS, EĞİTİMDE GEÇERLİ BİR YÖNTEMDİR
Mindfulness, didaktikten çok deneyimsel bir süreçtir. Bu yüzden aslında bu kavramı açıklamak zordur. Literatürde bir tanımı var, Mindfulness Temelli Stres Azaltma kursunun kuramcısı Jon Kabat-Zinn (1979) der ki; Mindfulness, şimdiki ana maksatlı olarak merak ve nezaketle olduğu haliyle yargılamadan dikkat etmektir.
Mindfulness bu ve bunun gibi bir sürü kavram ile açıklanabilir, ancak deneyimlendiği takdirde anlanması mümkündür. Şefkat, tüm insanların isteseler de istemeseler de yaşamları boyunca kaçınılmaz olarak karşılaşacakları zorlayıcı duygu ve durumlara verilen bir yanıttır. Acıyı paylaşmak, anlamak ve fark etmektir. Acının doğasını öğrenmeye ve anlamaya dair bir motivasyondur. Şefkat, hepimizin doğasında vardır, ancak kendi kendine gelişmeyebilir. Mindfulness ve şefkat öğrenilebilir becerilerdir ve geliştirilmesi mümkündür. Eğitimde uygulanışı bilimsel destekli ve geçerli bir yöntemdir. Belirli bir sistematiğe sahip bu kurslarda bir müfredat takip edilir. Ve bu müfredat temelde ilk olarak okul personelinin bilinçli farkındalık eğitimini tamamlaması, sonrasında alınan eğitimin okula ortamına uyarlanması ve süregelen eğitim sonunda eğitmenin, öğretmenlere ve tüm personele süpervizyon sağlaması ile devam eder.

Dünyada Amerika, İngiltere, Fransa, Hollanda ve Avusturalya gibi birçok ülkede, okullarda mindfulness ve şefkat programları uygulanıyor. Hatta bazı ülkelerin Milli Eğitim Bakanlıkları şefkat ve mindfulness (bilinçli farkındalık) kavramını okul müfredatlarına dahil etmeleri için okullara destek veriyor. Türkiye’de de bu yaklaşıma ilgi duyan okullar bulunuyor. Bu konuda bir çok okula eğitimler verdim, öğretmenler ve öğrencilerle çalıştım ve TÜBİTAK projeleri yaptım.

ÖĞRETMENLER İÇİN FAYDALARI
Okullarda mindfulness, sadece çocuklar ve gençlerle ilgili değil; aynı zamanda onlara bakım verenlerle de çok ilgili. Yetişkin dünyasında bilinçli farkındalığın faydaları iyi araştırılıp, öğretmenler, danışmanlar ve bakım verenler üzerindeki olumlu etkisi görülmüştür. Bu faydalar şunları içerir: stresin düzenlenmesi ve azaltılması, artan öz şefkat ve artan öğretim etkinliği. Buna ek olarak, öğretmenler genelde sınıfta yaşadıkları zorlanmalardan dolayı kolaylıkla tükenmişlik hissi duyabilirler. Mindfulness ve şefkat eğitimi bireyin öncelikle kendisinin içselleştirmesini ve yaşama karşı bakış açısını düzenler. Dolayısıyla, mindful bir eğitimin mümkün olabilmesi için olarak tüm okul personeli bu eğitim sürecinden geçmeli.
İşte faydaları:
• Sınıfta dikkatlerini toplamalarını ve konsantrasyonlarını arttırmalarını sağlar.
• İş stresi, tükenmişlik, tatminsizlik gibi olumsuz duygulanımlarının üstesinden gelmelerine yardımcı olur.
• Kendi duygu, düşünce ve bedenlerinin farkına varmalarını sağlar.
• Kriz anında, zorlayıcı durumlarda duygularını düzenleyebilmelerini ve ani verilmiş reaksiyonlar yerine seçilmiş cevaplar verebilmelerini sağlar.
• Öğrencilerin ihtiyaçlarını ve ilgilerini daha rahat anlayabilmelerine yardımcı olur.

ÖĞRENCİLER İÇİN FAYDALARI
• Öğrencilerin sınıfta, sınavlarda, sporda, birbirleri ile kurdukları iletişimde ve hatta oyun oynarken konsantrasyonlarını daha uzun sürdürmelerini ve daha iyi odaklanabilmelerini sağlar.
• Zorlayıcı duygu ve durumlarla birlikte yol alabilmelerini sağlar.
• Geçiş döneminde (çocukluktan ergenliğe) yaşanan günlük streslerinde, ilişkisel problemlerinde, uyku problemlerinde ve ebeveynleri ile ilgili anlaşmazlıklarında onlara yardımcı olur.
• İyi oluş hallerini (mutluluk, sakinlik, huzur) arttırır.
• Beslenmede, bedenleri ile sağlıklı ve olumlu ilişki kurmada ve farklılıkları kabullenmelerinde onlara yardımcı olur.

OKUL ORTAMINDA FAYDALARI
• Duygular ve düşünceler bulaşıcıdır. Mindfulness ve şefkatin tüm okulun geneline yayılması, bunun sayesinde kazanılan, istenilen becerilerin aynı zamanda etkileşim ile gelişmesini sağlar.
• Kalıcı, bilimsel olarak desteklenmiş ve sürdürülebilir programın, bir okul geleneği olarak aktarılabilmesine olanak tanır.
• Öğretmeninden öğrencisine ve idarecisine ortak bir dil oluşturulmasını sağlar.
• Kendisine, başkalarına, çevresine ve diğer canlı/cansız varlıklara duyarlı bireylerden oluşan bir okul geleneği oluşur.

PROF. DR. ZÜMRA ATALAY KİMDİR?
MEF Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü öğretim üyesi. Mindfulness Eğitmenidir. 2014 yılında Mindfulness Institute Türkiye’yi kurdu. Temel çalışma alanı bilinçli farkındalık (mindfulness), bilinçli farkındalık temelli terapiler, şefkat (compassion) ve şefkat temelli terapilerdir. Doktora tezi de bu iki konu üzerine. TÜBİTAK bursu ile misafir öğretim üyesi olarak bulunduğu Rochester Üniversitesi Psikoloji Bölümünde “Mindfulness ve Psikolojik İhtiyaçlar” üzerine bir proje yaptı. Bu konu ile ilgili uluslararası indekslerde taranan ve ulusal hakemli dergilerde makaleleri, TÜBİTAK projeleri, ulusal ve uluslararası kongrelerde bildirimleri, yüksek lisans ve doktora düzeyinde vermiş olduğu dersleri, danışmanlığını yaptığı yüksek lisans ve doktora tezleri bulunuyor.
Zümra Atalay, Mindfulness Temelli Stres Azaltma Programı (MBSR), Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi (MBCT), İş yerlerinde kullanılan Search Inside Yourself (SIY), Okullar İçin .b foundations ve Mindfulness Temelli Şefkatli Yaşam (MBCL) Eğitici Eğitmeni. EAMBA (European Association of Mindfulness Based Approaches) kurulduğundan beri aktif üyesi. Üniversitede verdiği derslerin ve akademik çalışmaların yanı sıra Mindfulness Institute bünyesinde düzenli aralıklarla MBSR (Mindfulness Based Stress Reduction Program) ve MBCT (Mindfulness Temelli Bilişsel Terapi) grup çalışmaları, yurt içi ve yurt dışından alanında uzman kişiler ile çeşitli alanlara yönelik mindfulness eğitimleri ve eğitici eğitmenlikleri düzenliyor. Ayrıca kurumlara yönelik eğitimler ve bireysel terapi seansları veriyor. Aynı zamanda Mindfulness ve Şefkat ile ilgili 4 kitabın yazarı. Türkiye Mindfulness Eğitmenleri Derneği (MINDED) kurucusu ve başkanı.

False