GeriAraştırma Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Nasıldır? Cumhuriyet Dönemi Şairleri, Şiirleri Ve Özellikleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Nasıldır? Cumhuriyet Dönemi Şairleri, Şiirleri Ve Özellikleri

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı Nasıldır? Cumhuriyet Dönemi Şairleri, Şiirleri Ve Özellikleri
Abone Olgoogle-news

Türk Edebiyatı, bulunduğu dönem ve özelliklerine bakılarak bazı gruplara ayrılmıştır. Günümüze en yakın dönem de Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki, bu dönemin şairleri kimlerdir, şiir ve hikaye örnekleri nelerdir? İşte Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının özellikleri hakkında detaylı bilgiler.

Türk edebiyatındaki akımlar özellikle Osmanlı Devleti’nin son zamanlarında yurt dışına gönderilen aydınlar ile başlamıştır. Bu aydınların Avrupa devletlerinden öğrendiği yenilikler toplumda edebiyatın dönemlere ayrılmasını sağlamıştır. Cumhuriyet dönemi de bunlar arasında yer almaktadır.

 Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı

 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı, 1923 ile 1940 yılları ve 1940’dan sonrasını kapsamaktadır. Cumhuriyet’in ilanından hemen sonra başlayan bu akım, çağdaş anlayışlarla kendisini geliştirmiştir. Kurtuluş Savaşı’nın vermiş olduğu etki sebebiyle Anadolu’ya ve buradaki halkın özelliklerine ağırlık verilmiştir.

 Cumhuriyet Dönemi Şairleri

 Cumhuriyet döneminin en ünlü şairleri “Beş Hececiler” olarak nitelendirilmektedir. Beş Hececi şairler; F. N. Çamlıbel, Y. Z. Ortaç, E. B. Koryürek, H. F.Ozansoy ve O. S. Orhon olarak sıralanmaktadır. Milli edebiyat akımının savunucusu olan bu şairler, şiirlerini hece vezni kullanarak oluşturmuştur. Şiirde sadeliği savunmuş ve süsten de uzak durmuşlardır. Şiirlerde genellikle; vatan sevgisi, kahramanlık ve yurt güzelliklerine değinilmiştir. Bu dönem şairlerinin mısrayı dörtlükten farklı biçimlerde oluşturma denemeleri görülmektedir. Bu kapsamda, nesir cümleleri şiirde kullanılmış ve dizeler düz yazı söz diziliminde oluşturulmuştur.

 Cumhuriyet dönemi edebiyatının ilerleyen dönemlerinde kendilerinin “Yedi Meşaleciler” olarak isimlendiren bir şair topluluğu da ortaya çıkmıştır. Bu şairler Beş Hececileri, gerçeklik dışında memleket edebiyatı anlayışını savundukları için suçlamışlardır. Yedi Meşaleci şairler; Muammer Lütfi Bahşi, Vasvi Mahir Kocatürk, Ziya Osman Saba, Sabri Esat Siyavuşgil, Cevdet Kudret Solok, Yaşar Nabi Nayır ve Kenan Hulusi Koray’dır.

 1940 yılından sonra ise edebiyatta yeni akımlara başlanmış; Birinci ve İkinci Yeniler olmak üzere farklı şair grupları ortaya çıkmıştır. Birinci yeni hareketinde; Orhan Veli Kanık, Cevdet Anday ve Oktay Rıfat Horozcu yer almıştır. İkinci Yeniler’de ise; Turgut Uyar, İlhan Berk, Edip Cansever, Cemal Süreye ce Ece Ayhan yer almaktadır.

 Cumhuriyet Dönemi Şiirleri

 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı kendi akımında unutulmaz şiirler vermeyi başarmıştır. Buna göre dönemin ilk senelerinde ve sonrasında verilen ünlü eserler aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.

 - Han Duvarları, Çoban Çeşmesi (Faruk Nafiz Çamlıbel)

 - Akından Akına, Bir Rüzgar Esti (Yusuf Ziya Ortaç)

 - Miras ve Güneşin Ölümü (Enis Behiç Koryürek)

 - Baykuş, Cenk Duyguları (Halit Fahri Ozansoy)

 - Fırtına ve Kar, Peri Kızı ve Çoban (Orhan Seyfi Orhon)

 Cumhuriyet Dönemi Hikayeleri

 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında hikaye gelişimi 1940 öncesi ve sonrası olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İlk dönemde verilen hikayeler gözleme dayalı bir gerçeklik sunmaktadır. Realizm ön plandadır ve bağımsız bir tür olarak kabul edilmektedir. Hikaye türünde verilen dönem eserlerinde özellikle toplumsal sorunlar dile getirilmiştir.

 1940 sonrası hikayelerde ise konu çeşitliliğinde artış yaşanmıştır. Bu dönemde Anadolu’daki yaşam tarzına ağırlık verilmiştir. Toplumsal konuların yanında kişisel konular da hikayelere taşınmıştır.

 Cumhuriyet Dönemi Özellikleri

 Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatında fark edilebilir özelliklere sahip eserler üretilmiştir. Bu eserlerin belli başlı özellikleri aşağıdaki gibi sıralanmaktadır.

 - Gerçekçi bir anlayış kabul edilmiş ve toplumcu bir karakter ortaya çıkarılmıştır.

 - Yazı ve konuşma dilindeki farklılık ortadan kaldırılmış ve sade bir anlatıma yönelim sağlanmıştır.

 - Aruzun yerini hece ölçüsü almıştır.

 - Şiirlerde günlük konuşma dili işlenmiştir.

 - Şiir, hikaye ve romanda önemli gelişmeler kat edilmiştir.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle