COVID-19 sürecinde farklı ülkelerdeki eğitim uygulamaları

Güncelleme Tarihi:

COVID-19 sürecinde farklı ülkelerdeki eğitim uygulamaları
Oluşturulma Tarihi: Aralık 13, 2021 10:07

Aralık 2019’da, ilk olarak Çin’in Vuhan şehrinde ortaya çıkan koronavirüs hastalığı (COVID-19) 2021 yılının sonlarına geldiğimiz bugünlerde de tüm dünyayı çok boyutlu etkilemeye devam ediyor. Ülkeleri ekonomik, siyasi, sağlık ve toplumsal açıdan dönüşüme zorlayan bu salgın karşısında etkilenen diğer bir alan ise eğitim ve eğitim uygulamaları oldu. Ülkeler, salgının seyrini azaltabilmek amacıyla insan hareketliliğini en aza indirgemeyi amaçlayarak bu doğrultuda öncelikle eğitim alanında çeşitli önlemler aldılar.

Haberin Devamı

Bu noktada; alınan ilk önlemler okulların kapatılması, eğitime ara verilmesi, yüz yüze ve uzaktan eğitimi içeren hibrid eğitim uygulamaları oldu.
COVID-19’un önlenmesinde ve tedavisinde kullanılan aşının yaygınlaşması ile UNICEF, virüsün bulaşmasını en aza indirecek tedbirleri alarak okulların açık kalması ve daha güvenli hale getirilmesi için Ağustos ayında bir çağrıda bulunmuş ve bazı tedbirlere uyulması için tüm dünya ülkelerini uyardı. Eylül ayı itibariyle hemen hemen tüm dünyada okullar yüz yüze eğitime geçti ve birçok ülkede öğretmenler öğrencilerine, öğrenciler de okullarına kavuştu. Salgının, bireyin akademik ve sosyal gelişimi açısından olumsuz etkilerinin azaltılması noktasında, okulların açık kalması hayati derecede önem arz ediyor; çünkü okullar bir binadan çok fazlasıdır, çocuklar için öğrenme, sosyalleşme, güven ve oyun yeridir. .

Haberin Devamı

ABD VE TÜRKİYE’DE OKULLAR AÇIK
Salgın boyunca okulların kısmen açık olduğu Amerika Birleşik Devletleri’nde, 2021-2022 Eğitim ve Öğretim yılında, eğitim; tüm kademelerde yüz yüze yapılıyor. Tıpkı bizim ülkemizde olduğu gibi, Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ‘okula dönüş yol haritası’ kapsamında okullarda güvenli eğitim için bir protokol yayınlayarak salgının çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmayı temel prensip olarak benimsediler. Bununla birlikte; Amerika Birleşik Devletleri’nde ilgili bakanlıklar; öğrencilerin öğrenme kayıplarının en aza indirilebilmesi amacıyla telafi eğitimleri için destek programları açıkladılar. Özellikle ders programları bu kapsamda yeniden düzenlenmiş, öğrencilerin hem akademik hem sosyal yönden gelişimlerine yönelik programlar eyaletlerdeki eğitim birimlerinin koordinasyonunda uygulanmaya devam ediyor.

ALMANYA’DA SEYRELTİLMİŞ SINIF
Salgının olumsuz etkilerinin azaltılması ve öğrenme kayıplarının giderilmesi için Almanya’da 2021 Haziran ayında okulların tamamen yüz yüze eğitime başlayacağını duyurdu ve Ağustos ayından bu yana da Almanya’da yüz yüze eğitim devam ediyor. Alman yetkililer, okulların yüz yüze eğitime başlayabilmesi için okullarda maske kullanımının yaygınlaştırılması, salgın sürecindeki gelişmeler göz önünde bulundurularak, vaka sayılarının artması durumunda seyreltilmiş sınıf gibi eğitim uygulamalarının gerçekleştirilmesi yönünde ilkesel kararlar aldı. Geçtiğimiz haftalarda vaka sayılarının artmasıyla, Almanya’da bazı eyaletlerde çocukların okula yüz yüze devam edebilmeleri için velilere, çocukları okullara gönderme konusunda serbestlik tanındı. Güney Kore, İngiltere, İtalya, İsviçre gibi ülkelerde de benzer eğitim uygulamaları devam ediyor.
.
İKİ ÖNEMLİ KONUYA DİKKAT
Okulların tamamen açık tutulması için ülkelerin güvenli okula dönüş programlarını önemle uyguladıklarını görüyoruz. Bu süreçte iki önemli konuya dikkat çekiyor.
Birincisi; okulların kapalı ya da kısmen açık olduğu dönemlerde bireylerin yaşadığı öğrenme kayıplarının telafisi için düzenlenen programların uygulanması.
İkincisi de, öğrencilerin sosyal becerilerinin gelişimi noktasında yapılacak etkinliklerin okula geri dönüş kapsamında yeniden tasarlanması. Hepimiz biliyoruz ki eğitimin temel amacı çocuğun üstün yararını gözetmektir. Bu doğrultuda, çocuğun bütüncül gelişimi açısından hem akademik hem de sosyal yönünün güçlendirilmesi okulların en önemli sorumluluklarının başında geliyor. COVID-19 salgının olumsuz etkilerinin silinmesi ya da azaltılması için bu çalışmaların ve planlamaların ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu birçok ülkenin okullara geri dönüş kapsamında açıkladığı protokollerden de anlayabilmekteyiz.

Haberin Devamı

Son olarak; eğitim ve öğretime dair niteliğin devamı için eğitimin sürdürülebilirliğini sağlamak zorundayız. Bu kapsamda; COVID-19 salgınındaki süreç dinamik olduğu için, ülkelerdeki eğitim uygulamaları değişim ve dönüşümlere açıktır. Bunun için şu anekdotu hatırlatmakta yarar görüyorum: 1665’te Cambridge Üniversitesi veba hastalığı nedeniyle eğitime ara vermiştir; bu süreçte, Isaac Newton evde çalışmaya karar vermiş ve Newton yasaları olarak bilinen o ünlü evrensel kütle çekim yasasını ve hareket yasalarını evinde formülleştirmiştir. Dolayısıyla; herhangi bir umutsuzluğa kapılmaksızın, her ne olursa olsun ister yüz yüze, ister uzaktan ya da hibrid eğitim uygulamalarıyla öğrenmeye, çalışmaya ve üretmeye devam etmeliyiz.

Haberin Devamı

DOÇ. DR. MURAT İNCE KİMDİR?
İlk, orta ve lise eğitimini Denizli’de tamamladı. 2005 yılında Kocaeli Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünden mezun olan İnce, 2011 yılında Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Eğitim Programları ve Öğretim alanında yüksek lisans eğitimini; 2016 yılında da Ankara Üniversitesi Eğitimde Program Geliştirme alanında doktora eğitimini tamamladı. 2020 yılında Eğitim Programları ve Öğretim alanında Doçent oldu. İnce’nin ulusal ve uluslararası dergilerde yayınlanmış çok sayıda makaleleri, ulusal ve uluslararası kongrelerde sunulmuş bildirileri ve kitap bölümleri bulunuyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapan İnce, aynı zamanda Eğitim Bilimleri Bölümü bölüm başkanı ve Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi uluslararası öğrenci koordinatörü görevlerini de yürütüyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!