Oluşturulma Tarihi: Nisan 29, 2026 07:00
Beden Eğitimi Öğretmeni Racitan Ecer geçen yıl Van’dan İstanbul’daki Gilman Durukan Ortaokulu’na tayin oldu. Öğretmenlerinin okulun bodrum katında kurduğu voleybol takımına gönülden bağlanan kız çocukları, azimle çalışarak 6 ayda 10 yıllık yenilmez şampiyonu devirdi.
Büyükçekmece Gilman Durukan Ortaokulu’nun kurulduğu 2010 yılından beri voleybolda herhangi bir başarı elde edememişti. Ama 2024 – 2025 eğitim öğretim yılında okula bu alanda iddialı bir beden eğitimi öğretmeni geldi. Racitan Ecer daha önce görev yaptığı Erciş’te okulunun kızlarını Türkiye’de ilk 8’e sokmayı başarmıştı. Burada da benzer bir başarı için hemen kolları sıvadı ve kurduğu takım 6 ay gibi kısa bir zamanda ilk başarısını elde ederek ilçe şampiyonu oldu. Racitan öğretmenin sporcuları ilçede 10 yıldır şampiyonluğu kimseye bırakmayan Mimaroba Ortaokulu’nu set vermeden yendi. Üstelik okulda takımın antrenman yapabileceği bir spor salonu yoktu. Maçlarına iyi havalarda bahçede çoğu zaman da okulun bodrum katında hazırlandılar. Bodrum katında başlayan hikayenin önemli başarılarla taçlanmasından yana mutlu olduğunu dile getiren Beden Eğitimi Öğretmeni Racitan Ecer, süreci şöyle anlattı:
‘FİLE’NİN SULTANLARI’NI ÖRNEK ALIYORLAR“8 yıldır öğretmenim ve ilk atandığım yer Van’ın Erciş ilçesiydi. Oradaki ortaokulda da salon yoktu. Bahçede karın içinde çalışıyorduk. Ancak voleybol takımı Türkiye’nin en iyi 8 takımından biri olmayı başarmıştı. Okul sporları arasında en popüler branş günümüzde voleybol. Özellikle kız çocukları bu spora büyük ilgi duyuyor. Çünkü önlerinde ‘Filenin Sultanları’ gibi çok iyi bir örnek var. Hepsi onlar gibi olmak istiyorlar.
BODRUM KATINDA SAĞLAM LAMBA KALMADIGeçen sene Gilman Durukan Ortaokulu’nda göreve başlar başlamaz 5 ve 6’ncı sınıflardan iki voleybol takımı kurdum. 6’ncı sınıflara ‘ilk hedefimiz ilçe şampiyonluğu’ dedim. Büyükçekmece’de son 10 yıldır Mimaroba Ortaokulu şampiyonluğu kimseye kaptırmamıştı. Çalışmaya başladığımızda okulda bir spor salonumuz yoktu. O nedenle okulun bodrum katındaki dar koridorda antrenman yapmaya başladık. İyi havalarda da bahçeye çıkıyorduk. Bodrum katındaki antrenmanlarda ne kadar dikkat etsek de çalışan bir lamba bile kalmıyor gelen toplar nedeniyle hepsi kırılıyordu. Tek dezavantajımız bu değildi tabii. Çocukların çoğunun bir voleybol geçmişi yoktu oysa bu spor çok erken yaşlarda öğrenilmeye başlanır. Kızların çoğu geçen sene sıfırdan bu sporu öğrendi.
KORKULAN RAKİP OLDUKGeçen seneki 6’ncı sınıflar sadece 6 ayın ardından yapılan maçlarda ilçenin yenilmez takımı yenerek şampiyon olmayı başardı. Kızlar maçta set vermeden ilerledi. Bu tüm ilçede büyük bir şaşkınlık ve heyecan uyandırdı. Hatta başka okullar takımımızla ilgili ‘şansa kazanmışlardır’ dedi. Ancak bu yıl şu an 7’nci sınıfta olan öğrencilerimizden oluşan takımımız,
İstanbul Gelişim Ligi’nde de önemli takımları geride bırakarak namağlup ilerliyor. Şimdiye kadar 6 takımı yendik. Hedefimiz şampiyon olmak. Geçen sene 5, bu yıl ise 6’ncı sınıfta olan diğer takımımız ise bu yıl okullararası turnuvaya katıldı. Bu maçlarda il ve bölge şampiyonluklarının ardından ülke geneli yarışmaya başladık. Son maçımız geçtiğimiz hafta Bartın’daydı. Final maçlarındaki maçı son sette kıl payı kaybettik. Kazansaydık Türkiye’de son 8’e kalabilecektik. Aslında bu kızlar kısa sürede önemli başarılar elde etmiş oldular. Artık okulumuzun takımı korkulan bir rakip haline geldi. Bu arada okulumuza yapılan spor salonu sayesinde artık antrenmanlarımızı da çok daha iyi koşullarda yapıyoruz.
ÖZGÜVENLERİ GELİŞTİ, AKADEMİK BAŞARILARI ARTTI
Çocuklara sürekli derslerini tamamladıktan sonra antrenman yapmasını söylüyorum. Onlar da dinliyor ve gerçekten çok çalışıyorlar. Haftanın 4 günü okulda, hafta sonları da salonda antrenman yapıyoruz. Başarının sırrı tamamen bundan ibaret. Diğer yandan çocukların bu sayede özgüvenleri gelişti. Okul sporlarındaki başarı, onları iyi yönde değiştiriyor. Okula aidiyetleri gelişiyor. Aynı zamanda derslerinde de daha başarılılar. Çünkü notları kötü gelirse, aileleri spor yapmalarına izin vermez diye korkuyorlar.”
‘ŞAMPİYONLUK DOĞUM GÜNÜ HEDİYEM OLDU’
Beren Varan, 7’nci sınıf: Okuldaki voleybol seçmelerine katıldıktan sonra yeri geldi bahçede yeri geldi bodrum katta çalıştık. Yenilemez denilen takımı yendik ve bu duygu gerçekten çok güzeldi. Aslında kazanabileceğimizden emin değildik. Fakat çok çalışmıştık. O gün aynı zamanda doğum günümdü. Takıma ‘bana hediye vermek istiyorsanız maçı alalım’ demiştim. O maç hem bizim için hem de okulumuz için bir ilkti. Şimdi de Gelişim Ligi’nde çeyrek finale kadar namağlup ilerledik. Gelecekte avukat olmak istiyorum ama voleybola da devam edeceğim.
Elif Sude Özsoy, 6’ncı sınıf: Takıma 5’inci sınıfta dahil oldum, daha önce hiç voleybol oynamamıştım. Bu süreçte başarı için önemli olanın nerede ve nasıl olduğu fark etmeksizin sadece çalışmak olduğunu fark ettim. Hedefimiz Türkiye şampiyonu olmaktı ancak çeyrek finalde elendik. Psikolojik baskıyı iyi yönetemediğimiz için böyle oldu. Ayrıca maçın başında iyi giderken ikinci yarısında nasıl olsa alırız rehavetine kapıldık. Ancak inanıyorum ki, ilerleyen süreçte bunu başaracağız.
‘KIZLARIMIZIN GÜÇLENDİĞİNİ GÖRÜYORUZ’
Mehtap Tekin (veli): Bu dijital çağda çocuklar enerjilerini doğru yere aktarıyor ve bu çok önemli. Kızım voleybol takımına girdiğinde de çok mutlu oldum. Her zaman destekliyoruz. Maçlara gittiğimizde de skordan ziyade kız çocuklarımızın nasıl güçlendiğini görüp mutlu oluyoruz. Ayrıca kızım sınav stresini yönetemiyordu, bunun üstesinden sporla geldi.
Merve Bozkurt: Kızım takıma girdiğinde gerçekten aşırı heyecanlıydı. O dönem okulun spor salonu da yoktu. Yeri geldi yağmurda çamurda hatta okulun bodrum katında antrenman yaptı. Çok ciddi başarılar da elde ettiler. Bu çalışma süreci evde de devam ettiği için komşular biraz huysuzlanıyor. Bu süreçte çocuklar disiplin kazandı ve pes etmemeyi öğrendi.