GeriEğitim Bir nesil okulsuz kalmasın
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir nesil okulsuz kalmasın

Bir nesil okulsuz kalmasın
Abone Olgoogle-news

Salgının seyri okullarda yüz yüze eğitimin seyrini de değiştirdi. Öğrenciler yıl sonuna kadar eğitime evlerinden devam edecek. Çocukların özlemi daha yeni dinmeye başlamışken okulla aralarına bir kez daha girdi koronavirüs. Uzaktan eğitimin asla yüz yüze eğitimin yerini tutmayacağını her fırsatta dile getiriyor eğitimciler. Onlardan bir tanesi de Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ. Okul öncesi dönem ve ilkokul 1’inci sınıf eğitimden uzak kalmamalı diyen Dağ, çocukların psikolojilerinden, anne babaların nelere dikkat etmesi gerektiğine kadar birçok konuda tavsiyelerde bulundu.

AKADEMİK SÜREÇ TESADÜFLERE BIRAKILAMAYACAK KADAR ÖNEMLİ

“Okul öncesi ve 1. sınıf öğrencileri eğitimden uzak kalmamalı. Çocuklar bilgiye ne kadar erken ulaşırsa, gelişimleri de bir o kadar sağlıklı oluyor. Yüz yüze eğitime geçilinceye kadar, uzaktan eğitim olmazsa olmazların başında geliyor. Akademik süreç tesadüflere ve plansızlığa bırakılamayacak kadar önemli. Velilerin ve öğrencilerin kaygı duymaları normal ama süreç kolaylıkla yönetilebilir. Öncelikle evdeki yaşam düzeni, rutinler ve akademik süreç kaygıyı azaltabilmek için birlikte yürütülmeli. Okul öncesi ve 1. sınıf öğrencilerinin bilginin temellerini bu yaşlarda attığı da göz önünde bulundurulursa, online psikososyal sürecin desteklenmesi gerekiyor. Eğitimciler tarafından hazırlanan sürecin online tarafta kesintisiz olarak sürmesi ana unsuru oluşturuyor.”

Bir nesil okulsuz kalmasınANNE BABALAR ÖĞRETMEN ROLÜNE GİRMEMELİ

“Biz eğitimin okul-çocuk ve aile üçgeninin dengesi ile yürüyeceğine inanırız. Bu nedenle okul ve aile arasındaki tutarlı yaklaşım çocuğun başarısında önemlidir.  Ancak ailenin çocuğun eğitiminde farklı bir rolü vardır, okulun farklı bir rolü. Bu rollerin dengede yürütülmesi gerekir. Anne baba çocuğunun öğretmeni rolüne girmemelidir. Ebeveynler öğretmen rolüne girdiğinde ya çocuklarıyla yaşanan çatışmalar artıyor ya da çocuklar öğrenme konusunda anne babaya bağımlı hale geliyorlar.

OKUMA KONUSUNDA ÖRNEK OLUNMALI

Yaşına uygun keyif alacağı kitaplar ev ortamında bulunmalı, çocuğun kendisine ait bir kütüphanesinin oluşturulması önem taşıyor. Çocuklara okuma konusunda örnek olunmalı çünkü çocuk gördüklerini uygular. Bir çoğumuzun çocuk yaşlarda tuttuğu günlük, okuma ve yazma becerisini geliştiren en güzel yöntemlerden birisi, çocuğunuzu günlük tutmaya teşvik edebilirsiniz. Okuma yazma becerisinin gelişmesi için başvurulacak bir başka yöntem ise harfler ve kelimelerin bol kullanıldığı oyunlar.

İLGİLERİNİ ÇEKEN KONULARDA ÇOCUKLARINIZI TEŞVİK EDİN

“Eğitimin yüz yüze olmamasından dolayı, akran iletişimi, yetişkin etkileşimi, fiziksel yetkinlik, gelişim ve benzeri konularda, özellikle erken çocukluk ve ilköğretimin ilk kademelerinde tamamlanması gereken noktalar var elbette. Ancak, bu daha da artmamalı. Burada biz yetişkinlere düşen gerekli ortamı yaratmak. Kitaplar, bitkiler, oyuncaklar, bozulmuş elektronik eşyalar, boyalar, kumaşlar, spor alanları yaratarak önce çocuğumuzun ilgi alanlarını izlemeliyiz. Sonra da ilgilerini çeken konularda onları teşvik etmeliyiz”

DİJİTAL BAĞIMLILIĞA DİKKAT

Bu süreçte çocuklarda ortaya çıkabilecek dijital bağımlılık tehlikesini de göz ardı etmemek gerekiyor. Bağımlılıkla gereksinim arasında inci bir çizgi var. Öncelikle çocuğun teknolojiyi ne amaçla kullandığına bakılması gerekiyor. Uzaktan eğitim sürecinde öğrencilerimiz teknolojiden öğrenme amaçlı yararlanabiliyorlar ve bu süreci de kişisel öğrenme ihtiyaçlarına göre yönetme şansına sahipler. Eğitim sürecinde sağladığımız içerikler onların zihinsel ve ruhsal olarak sağlıklı gelişimine hizmet etmesi gerekiyor.”

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle