GeriAraştırma Beşik Ulemalığı Nedir? Osmanlıda Beşik Ulemalığı Sistemi Neyi Bozdu Ve Neden Kaldırıldı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beşik Ulemalığı Nedir? Osmanlıda Beşik Ulemalığı Sistemi Neyi Bozdu Ve Neden Kaldırıldı?

Beşik Ulemalığı Nedir? Osmanlıda Beşik Ulemalığı Sistemi Neyi Bozdu Ve Neden Kaldırıldı?

Eski dönemlerde bulunan pek çok devletin temeli beşik ulemalığı sistemi ile kuruldu. Bu sadece Türk toplumunu değil aynı zamanda dünyanın pek çok farklı toplumu için de önemli bir konudur. Cumhuriyet ve demokrasi olmadan önce, toplumlar kral ya da padişah gibi kişiler tarafından yönetilirdi. Beşik ulemalığı ise, bu sistem yapısı ile ilgili bir unsur olarak ön plana çıkıyor. Beşik Ulemalığı nedir? İşte, merak edilen tüm detaylar.

Beşik ulemalığı, eski dönemlerde padişah ve kral tarafından yönetilen toplumların yapısı içinde yer alan bir unsurdur. Beşik ulemalığı, dünya üzerinde pek çok devlet tarafından uygulandı. 

Beşik Ulemalığı Nedir? 

Beşik ulemalığı, makamın ya da mevkinin babadan oğula geçme usulüne dayandığı sisteme verilen isimdir. Bu durum en üst noktadan başlamak sureti ile en eski imparatorluklarda farklı kurumlar aracılığı ile de gerçekleştiriliyordu. Özellikle de Osmanlı döneminde çok daha sistematik bir şekilde devam eden bir kurumsal yapı olarak ön plana çıkıyor. Ama bu sistem aynı zamanda devlet yapılarının ciddi bir şekilde bozulmasına neden oluyor. Beşik ulemalığı, sözlü ve yazılı pek çok farklı kaynak üzerinden sıkça araştırılan kelimeler arasında yer alıyor. Tarihi açıdan Osmanlı Devleti başta olmak üzere pek çok farklı Türk devleti için çok önemli bir yere sahip olan yapılar içinde yer alır. 

 Osmanlıda Beşik Ulemalığı Sistemi Neyi Bozdu ve Neden Kaldırıldı? 

 Osmanlı'da beşik ulemalığı sistemi, 16. yüzyıldan itibaren uygulanmaya başlamıştır. Bu nedenle de tüm devlet kadroları babadan oğula sistemi ile geçiyordu. Ama bu durum, liyakat sisteminin bozulmasına neden oldu. Bu sayede de adam kayırmacılık devletin her biriminde çok önemli oranda yaygınlaştı ve devlet kurumları da bunun sonucunda çok ciddi zarar görmeye başladı. Bu da ülkenin güç kaybetmesine ve ülkenin çöküş dönemine girmesinde çok önemli bir rol oynamıştır. 

16. yüzyıldan sonra sadece yönetim değil, aynı zamanda devlet içinde bulunan tüm kurumlar babadan oğula geçme sistemi üzerinden ilerliyordu. Bu da çok ciddi anlaşmazlıklara, yönetimde kalitesizliğe ve yozlaşmaya yol açıyordu. Bu durum ise, Türkiye Cumhuriyeti kurulana kadar aynı şekilde ve bozulmadan devam etti. Beşik ulemalığı sonucunda yeteneksiz yöneticilerin yanlış yönetim stratejileri ülkeye önemli zararlar veriyordu. Bu da çok ciddi sıkıntılara yol açıyor ve yönetim kavgalarına yol açıyordu. 

 Beşik Ulamalığı Zararları 

 Makamın niteliksiz bir yöneticiye devredilmesi, toplumun her alanında kaliteyi önemli ölçüde düşürdü. Çünkü makama gelecek kişi önceden bellidir. Bu nedenle de kişinin kendini geliştirmesine zaten gerek yoktur. Çünkü makam gelecekte hiçbir çaba sarf etmese de zaten onun olur. Aynı zamanda diğer kişilerin de yönetimi ele alabilmek için rekabet etmesine ya da çaba sarf etmesine gerek yoktur. Çünkü ne olursa olsun o makama ne kadar başarılı olsa dahi gelemez. Beşik ulemalığı, özellikle de eğitim sistemini bozmuştur. Çünkü geçmişte medreselerde kaliteli ve iyi eğitimli insanlar yetişir ve bu insanlar devlet kadrolarına yerleştirilirdi. Bu nedenle de beşik ulemalığı sistemi, medreselere çok büyük zararlar verdi. 

 Bozulmuş sistemle ilk uğraşan kişi ise, Sultan 4.Murat oldu. Özellikle de bu konuda Koçi Bey’i görevlendirmiş ve sorunun çözümü için önemli adımlar atmıştır. Ama 4.Murat, çok köklü değişiklikler yapmak isteyen bu sistemi düzeltemeden vefat etti. Ardından gelen padişahlar da bu sorun ile çok fazla ilgilenmedi. 19.yüzyılda da ise, içindeki eğitim siteminin çöktüğü tamamen anlaşıldı ve bunun sonucunda bazı öğrenciler eğitim için yurt dışına gönderildi. Cumhuriyet tarihinin ilk mühendisleri de yine bu öğrenciler arasından çıktı.

False