Aziz Sancar ve Türkiye

Aziz Sancar ve Türkiye

Nobel aldıktan sonra bir umut oldu. Türk ailelerinin çocuklarına göstereceği bir rol model oldu. Prof.Dr. Aziz Sancar, hani tam da akademisyenliğe, bilime yönelik algıların en aşağı çekildiği, temel bilimlerin neredeyse yok sayıldığı bir dönemde ışık oldu. İşte bunun içindir ki sayamadığımız kadar eğitim kurumuna gitti, konferanslara katıldı, her daveti “bilimi gündeme taşımak” adına kabul etti.

Haberin Devamı

Türkiye’de bulunduğu son günlerde ağır gribe yakalanmasına rağmen toplantılara gitmemezlik yapmadı. Uzun yıllar laboratuvara kapanıp, bilim dünyasında araştırmadan keyif almasına rağmen pek de alışık olmadığı bir yol izledi. Kürsüye çıktı, insanlarla birlikte bol bol fotoğraf çektirdi, bıkmadan usanmadan yüzlerce kişiye hitap etti. Herkes ondan aslında DNA’yı anlatacak bilimsel kelimeler beklerken, o basit ve sade bir dille yaptığı çalışmadan ziyade bilimi sevmenin önemini anlattı.

“Pop star muamelesi görüyorum”, “Beni o kadar çok sevdiniz ki hasta ettiniz” diyerek tatlı tatlı şikâyet ederek bilimi sevdirme adına öğrencilerle, akademisyenlerle bir arada olmaya devam etti.

Kendisiyle yaptığımız görüşmede bile, “Bir daha dünyaya gelsem öğretmen olmak isterim” diyerek, eğitime, öğrenmeye ne kadar önem verdiğinin altını çiziyor.

Yaptığı her konuşmada siyasilere, öğretmenlere, ailelere hep bilim öğretmenin önemini aktarıyor.

Haberin Devamı

Aziz Sancar, Türkiye ziyaretinde her ne kadar bazıları “stand up”çı oldu diye eleştirse de her kesime büyük dersler verdi:

“Öğretmenlerimiz idealist insanlardı, bizi özgüvenle yetiştirdiler. Güzel bir eğitim vermenin ötesinde özgüven olması lazım” diyerek öğretmenlere yol haritalarını gösterdi. 

Aldığı ödülleri Türkiye’ye, Anıtkabir’e getirerek çoğumuzun unuttuğu memleket sevgisini ve en önemlisi “vefa”yı hatırlattı.

Futbol şampiyonluğu, magazin starlarının renkli dünyası yerine gazeteler sayfalarını, televizyonlar ekranlarını bir an olsun onun sayesinde bilime ayırdı.

Nobel aldıktan sonra eve geldim, karım çöpü atmamı söyledi” diyerek aslında ne kadar dünya çapında önemli biri olursan ol, mütevazı olmanın dersini verdi.

Türkü dinlemeyi sevdiği için katıldığı akşam davetlerinde onun için Türk Halk Müziği seslendirildi. Eşi Gwen Sancar ile bütün bunlara eşlik ederken tempo tutarak uzun yıllar bulunduğu Amerika’da da olsa geleneksel yönlerimizi unutmamamız gerektiğinin mesajını çok güzel bir şekilde aktardı.

Her yere zamanında, hatta neredeyse toplantıyı düzenleyenlerden bile önce giderek insanlara olan saygısını gösterdi.

Kız çocuklarının, gençlerin eğitimine her toplantıda değinerek yine unutulan, pek hatırlanmak istenmeyen eğitimin öneminin sık sık altını çizdi.

Haberin Devamı

İyi ki Nobel Kimya Ödülü’nü kazandın Prof. Dr. Aziz Sancar

Dünyaya, üstelik pek de iddialı olmadığımız bir alanda adımızı duyurdun

Bununla da yetinmeyip unuttuğumuz, modası geçmiş diye pek aşağılanan, adını bile anmadığımız birçok kavramı mütevazılığın, alçak gönüllülüğün, çalışkanlığınla hatırlattın.

Senin gibi, seni örnek alarak umarım onlarca, yüzlerce genç yetişir bu ülkede.

 

 

 

 

Haberle ilgili daha fazlası: