Geri8. SINIF 8. Sınıf Sosyal Bilgiler Misakımilli konu anlatımı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

8. Sınıf Sosyal Bilgiler Misakımilli konu anlatımı

8. Sınıf Sosyal Bilgiler Misakımilli konu anlatımı
Abone Olgoogle-news

8. Sınıf sosyal bilgiler konuları içinde Osmanlı Devleti'nin yıkılış süreci, I. Dünya Savaşı, Kurtuluş Savaşı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu ve yapılan inkılaplar gibi konular yer almaktadır. Bu sebeple 8. Sınıf konuları öğrencilerimizin milli benliklerini tam olarak idrak edebilmeleri vatanın ne zorluklarla kurtarıldığını görmeleri ve tarihlerinden ders alarak geleceklerine yön vermeleri için oldukça önemli konular içinde yer alır. 8. Sınıf Sosyal Bilgiler konuları içerisinde yer alan Misakı Milli konuları ile ilgili detayları derledik.

Misak-ı Milli Diğer adıyla Milli Misak Türk Kurtuluş Savaşı'nın 6 maddelik bildirimi olarak karşımıza çıkar. Misak-ı Milli İstanbul'da toplanan son Meclis-i Mebusan’da 28 Ocak 1920'de oybirliği ile kabul edilmiş. 17 Şubat'ta da halkla paylaşılmıştır. Vatanım kurtuluş kararları olarak kabul edilen son derece önemli kararlardır. Misak-ı Milli kararları milletimizin kurtuluşun çerçevesi olarak görülmektedir.

 Misak-I Milli Kararları Nedir?

 Misak-ı Milli kararları 28 Ocak 1920 tarihinde Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde Felah-ı Vatan grubu tarafından meclise sunulmuş ve bu grubun çabaları ile kabul edilen kararlara verilen isimdir.

 Misak-I Milli'nin Önemi

 Misak-ı Milli’nin amacı Milli Mücadele'nin hedefini kesin olarak belli etmiştir. Milli sınırlar meclis onayından geçmiştir. Azınlık hakları belirlenmiştir. Milli mücadele için meclis desteği alınmış sınırlar belli olduğu için kurtarılacak alanlarda belli olmuştur. Ümmetçiliğin ve İslamcılığın yerini milliyetçilik fikirleri almıştır. Tam bağımsızlık benimsenmiştir. Mondros Ateşkes Antlaşması'ndan sonra yapılan işgallere karşı çıkılmıştır.

 Misak-I Milli Kararları Nelerdir?

 Sınırlar

 Mondros ateşkesi imzalandığı sırada Türk askerinin koruduğu ve Türk nüfusunun çoğunlukta olduğu yerler vatan toprağı olarak kabul edilir, bir bütündür ve parçalanamaz. Bu kararlar daha önce Erzurum Kongresi'nde alınmış Milli sınırlara son şekil verilmiştir.

 Boğazlar

 İstanbul ve Marmara'nın güvenliği sağlandığı takdirde Boğazlar uluslararası ticarete açılacaktır. Siyasi ve askeri bağımsızlık boğazlar maddesi ile vurgulanmıştır.

 Azınlık hakları

 Osmanlı Devleti'nin iç işlerine karışılmasına sebep olan azınlık hakları burada devreye girerek, azınlık hakları komşu ülkelerdeki Müslümanların hakları kadar olacaktır şeklinde değiştirilmiştir. Uluslararası eşitlik ilkesine dayanan bu durum Avrupalıların iç işlerimize karışmasını engellemek ve bağımsızlığımıza görgü düşürmeyi engellemek amacıyla yapılmıştır.

 Kapitülasyonlar:

 Kapitülasyonlar Osmanlı Devleti'nin çok uzun yıllar sömürülmesine neden olmuş, siyasi ekonomik ve mali gelişmemize engellemiş hukuki olarak da hakimiyetinizi sınırlamış imtiyazlar olduğu için kapitülasyonlar kabul edilemez kararı alınmıştır. Burada kapitülasyonların kaldırılması amaçlanmış, ilk defa kapitülasyonlara karşı çıkılmış, bağımsızlık haklarından ve egemenlik haklarından taviz verilmeyeceği vurgulanmıştır.

 Halk Oylaması Yapılacak Yerler

 Arapların durumu: Arapların oturduğu bölgelerde bölgenin geleceği ile ilgili kararını halk oylaması belirlemelidir. Batı Trakya bölgenin geleceğini yine halkın kendi kararını bırakılmıştır. Elviye-i selase kendi istekleriyle Türkiye katılmış olan Kars, Ardahan ve Batum’da gerekirse halk oylamasına başvurulmalıdır. Halk oylaması yapılacak yerlerde alınan kararlar Wilson ilkelerine uygun alınmıştır. Bu bölgelerde halkın çoğunluğu Türk ve Müslüman olduğu için oylamanın sonucunda lehimize sonuç çıkacağı düşünülmüştür. Halk oylaması sonucu halkın verilecek vereceği karara saygı duyulacağı gösterilmiştir.

 Misak-I Milli'nin Sonuçları

 Misak-ı Milli kararlarının ilan edilmesinin ardından İtilaf Devletleri hükümete ve meclise baskı yapmış ve alınan kararların değiştirilmesini istemiştir. İstekleri kabul edilmeyen İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'un resmen işgal ederek Mebusan Meclisini dağıtmıştır. Bu sırada mecliste bulunan milletvekili ve aydın kişileri tutuklayarak sürgün etmiştir. İtilaf devletlerinin Mebusan Meclisi'nin dağıtması; halkın iradesini yok saydıklarını göstermiştir. Aynı zamanda olumsuz gibi görünen bu durum saltanat ve halifelik yanlısı olan vatandaşların ulusal mücadeleye yönelmesini sağlamış Ankara'da TBMM'nin açılmasına zemin hazırlamıştır.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle