3 bin 800 kontenjan için 645 bin başvuru

Güncelleme Tarihi:

3 bin 800 kontenjan için 645 bin başvuru
Oluşturulma Tarihi: Mart 06, 2026 07:00

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı’na bu yıl 645 bin 406 aday başvurdu. Oysa Harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarının toplam 3 bin 800 kontenjanı bulunuyor. Sınava gösterilen bu büyük ilginin askeri okulların gençlere geleceğe yönelik önemli avantajlar sunmasının yanı sıra bir nedeni daha var. Eğitim uzmanları bu nedeni; ‘sınav deneyimi kazanmak’ olarak görüyor ve “çünkü sınavın teknik yapısı Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS)’nin Temel Yeterlilik Testi (TYT)’ye benziyor” diyorlar.

Haberin Devamı

Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) 2026 Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı geçtiğimiz hafta sonu düzenlendi. Türkçe, matematik, fen bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından 120 sorunun yöneltildiği 165 dakikalık sınav, harp okulları ve astsubay meslek yüksekokullarına öğrenci alımında ilk aşamayı oluşturuyor. Adayların tercih yapacakları alana göre bir de YKS’de ilgili testlere girmeleri ve geçerli puanı almaları gerekiyor. ÖSYM tarafından yapılan sınavın ardından belirlenen puanları geçen adaylar fiziki yeterlilik testleri, sağlık kontrolleri ve mülakat süreçlerine katılmaya hak kazanıyor.

HARP OKULLARINA 1.600 öğrenci
Bu yıl için açıklanan kontenjanlara göre harp okullarına toplam 1.600 öğrenci alınacak. Buna göre Kara Harp Okulu için 1000, Deniz Harp Okulu için 250, Hava Harp Okulu için 300 ve Sahil Güvenlik için 50 kontenjan ayrıldı. Astsubay Meslek Yüksekokulları için ise toplam 2 bin 200 kontenjan bulunuyor. Kara Astsubay Meslek Yüksekokulu için 1000, Deniz Astsubay Meslek Yüksekokulu için 500, Hava Astsubay Meslek Yüksekokulu için 600 ve Bando Astsubay Meslek Yüksekokulu için 100 öğrenci alınacak. Böylece 2026 yılı için toplam kontenjan 3 bin 800 olarak açıklandı.

Haberin Devamı

SOSYAL TESTİ DAHA SEÇİCİ
Eğitim uzmanı Onur Soğuk, sınavın teknik yapısının bazı yönleriyle YKS’nin ilk oturumu olan TYT’ye benzediğini ve pek çok adayın kendini denemek için bu sınava girdiğini belirterek şunları söyledi:

“Önce genel çerçeveden başlayayım. Soru sayısı ve süre açısından baktığımızda sınavın temel yapısı benzer görünse de içerik bakımından bazı belirgin farklılıklar var. Özellikle bu sınav askeri nitelikli olduğu için sosyal bilimler testinde ÖSYM daha seçici, daha zorlayıcı sorular soruyor. Tarih ve coğrafya kısmı bilgiye dayalı, ezbere dayalı ve belirleyici düzeyde geliyor. TYT’de sosyal test daha çok yorumlama ve analiz becerisi ölçerken, burada doğrudan bilgiyi ölçen sorular ağırlıkta. Bu nedenle MSÜ’nün sosyali her zaman TYT’ye göre daha zor oluyor. Bu yıl da öğrencilerden gelen geri bildirimlerde en çok zorlanılan bölümün sosyal olduğu görülüyor.

Haberin Devamı

TÜRKÇEDE DİL BİLGİSİ DAHA FAZLA
Türkçe tarafında ise TYT’ye kıyasla daha fazla dil bilgisi sorusu çıkıyor. Bu durum süre yönetimi açısından öğrencileri bir miktar rahatlatabiliyor çünkü dil bilgisi soruları paragraf sorularına göre daha hızlı çözülebiliyor. TYT’de ise paragraf yoğunluğu daha fazla olduğu için Türkçe testine daha çok zaman ayırmak gerekebiliyor. Matematik ve fen testlerinin ise genel olarak TYT düzeyinde ya da bir miktar daha kolay olduğunu söyleyebiliriz. Ancak teknik farklılıklar nedeniyle bu sınavdaki performansı doğrudan TYT’ye uyarlamak doğru olmaz.

“AMAÇ SINAV DENEYİMİ KAZANMAK”
Her yıl 600 binden fazla genç bu sınava giriyor. Fakat şunu net olarak söylemek gerekir ki bu adayların büyük çoğunluğunun temel amacı askeri okullara yerleşmek değil. Askeri okullar tabii ki bir cazibe merkezi ama bu sınava girenlerin çoğunun kazanma beklentisi yok. Buradaki esas amaç, Haziran’daki TYT öncesinde ciddi bir sınav deneyimi kazanmak. Öğrenciler gerçek bir ÖSYM atmosferinde, resmi kurallarla, gerçek sınav psikolojisi içinde kendilerini denemiş oluyorlar. Bu deneyim başlı başına önemli bir kazanım.

Haberin Devamı

SKORDAN ÇOK DENEYİM ÖNEMLİ
Ben öğrencilere skora odaklanmak yerine sınav anını analiz etmelerini öneriyorum. Heyecanlarını nasıl yönettiklerini, süreyi nasıl kullandıklarını, hangi testten başlamanın kendilerini rahatlattığını, nerelerde zorlandıklarını iyi değerlendirmeleri gerekiyor. MSÜ’de iyi performans göstermek TYT’de aynı sonucu garanti etmez. Aynı şekilde burada düşük net yapmak da TYT’de de kötü yapacağı anlamına gelmez. Yıllar içinde bunun çok ters örneklerini gördük. O nedenle öğrencilerin bu sınav sonucunu abartılı biçimde olumlu ya da olumsuz yorumlamamaları gerekir.”

SON AYLARDA AYT’YE AĞIRLIK VERİLMELİ
Üniversite sınavına artık sayılı aylar kaldığını hatırlatan Soğuk, adayların özellikle AYT çalışmalarına odaklanmaları gerektiğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

Haberin Devamı

“Artık sınava sayılı aylar kaldı. Üniversite sınavı iki aşamadan oluşuyor ama yerleştirme puanında belirleyici olan bölüm büyük ölçüde AYT. Bu aşamadan sonra öğrencilerin AYT ağırlıklı çalışmaları daha doğru olur. ‘Zaman var’ düşüncesiyle rehavete kapılmamaları gerekir çünkü süre hızlı geçiyor. Özellikle AYT’de konu eksiği olan öğrencilerin bu eksikleri vakit kaybetmeden kapatmaları, ardından bol miktarda soru çözerek pekiştirmeleri gerekiyor. Konu çalışmasıyla soru pratiğini birlikte yürütmeleri önemli. Kalan süreci hem akademik hem de psikolojik hazırlık açısından doğru planlayan öğrenciler, gerçek sınavda çok daha güçlü bir performans ortaya koyabilirler.”

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!