Tekne faciası sanıklarına dava

Güncelleme Tarihi:

Tekne faciası sanıklarına dava
Oluşturulma Tarihi: Mart 25, 2014 11:08

Balıkesir’in Ayvalık ve Burhaniye ilçesi açıklarında, para karşılığı, yasa dışı yollarla Yunan adalarına tekneyle geçirmek istedikleri Suriye uyruklu biri çocuk 6 kişinin ölümüne, 8 kişinin de boğulma tehlikesi atlatmasına neden olduklarını öne sürülen 5'i tutuklu biri yakalama kararlı 7 sanık hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak', 'hayati tehlikeye yol açacak şekilde göçmen kaçakçılığına teşebbüs' ve 'suçu bildirmeme' suçlarından, 1.5 yıl ile 27'şer yıl arasında hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Haberin Devamı

Olay, geçen yıl kasım ayında, Ege Denizi'nde, Ayvalık ve Burhaniye ilçeleri ile Yunanistan'ın Midilli Adası arasındaki bölgede meydana geldi. Yasa dışı yollarla Yunanistan'ın Midilli Adası'na gitmeye çalışan Suriye uyruklu kaçakları taşıyan bot, Burhaniye'nin Pelitköy beldesinin yaklaşık 5 kilometre açığında, su alarak battı. Suriye uyruklu 1.5 yaşındaki Mirvan Muhammed, Jamal Asyad, Hasan Muhammed, Yusuf Hasso, Ghait Nasan Agha ve Kerem Babuş boğuldu. Boğulma tehlikesi geçiren Zara Hasibrahim, Nour Agha, Adil Ubeyd, Abdullatif Şerif, Ruksan Muhammed, Moayyed Najjar, Ousama Mohammed ve Abidin Mohammed güvenlik güçlerinin müdahalesi ile kurtarılıp hastaneye kaldırıldı. Jandarma, mültecileri para karşılığı yurt dışına kaçırmak isteyen F.Ö., B.A.Y., N.S., S.B., C.K., ile G.Ç.'yi yakaladı. G.Ç., dışında tüm sanıklar tutuklanırken, bugüne kadar yakalanamayan H.A. hakkında yakalama kararı çıkartıldı.

Haberin Devamı

BEBEĞİNİ KURTARMAK İÇİN VALİZİN ÜZERİNE KOYMUŞ

Olaydan sağ olarak kurtulan 1.5 yaşındaki bebek Mirvan Muhammed'in annesi Ruksan Muhammed, jandarmaya verdiği ifadesinde yaşadıklarını anlatıp, "Eşim Abidin ve oğlum Mirvan ile Suriye'nin Afrin şehrinden olaydan üç gün önce İzmir'e geldik. Civan ve Şero olarak tanıdığımız iki kişiye, bizi Yunanistan'a geçirmeleri için para verdik. Basmane'ye gelen minibüse binip, 3.5 saatlik yolculuk sonrası Burhaniye'ye vardık. Buradan, giydirilen can yelekleri ile ahşap tekne ile yola çıktık. Kısa bir yol aldıktan sonra, kaptan H.A., teknenin alabora olacağını belirtip, telefonumu aldı. Yardım isterken tekne alabora oldu. Herkes denize düştü. Oğlum ile eşimin babası gözlerimin önünde boğuldu. Oğlumun kurtulması için onu valizin üstüne koydum. Ama boğulmaktan kurtulamadı. Ben ve diğerleri yüzerek karaya çıktık. Bize bu acıyı yaşatanlardan şikayetçiyiz" dedi.

"CAN YELEKLERİNİ ALACAĞIM DİYE BENİ İTTİRDİLER"

Zanlılardan B.A.Y. ise ifadesinde, "F.Ö., beni telefonla aradı. İzmir'den yurt dışına kaçırmak istedikleri Suriyelilerin olduğunu, onları getirip getirmeyeceğimi sordu. Ben de kabul ettim. Fuar önünden bu kişileri yanımda Kürtçe konuşan biriyle alıp yola çıktık. Botta can yelekleri olmadığı için onları 15 gün süre ile kiralanan bir evde sakladık. Burada bulunan göçmenleri ahşap tekneye bindirdik. H.A.'nın kaptanlığını yaptığı tekne ile yola çıktık. Yarım saat sonra teknenin motoru teke düşüp, stop etti. Bunun üzerine göçmenler panik içinde ayağa kalkınca, teknenin dengesi bozulup, alabora oldu. H.A., telefonla polis ve sahil güvenliği arayıp yardım istedi. Uzun süre hep bir arada yardım gelmesini bekledik. Dillerini bilmediğim için işaret diliyle ne yapmaları gerektiğini söyledim. Bebeği annesi boğulmasın diye valizin üstüne koydu. Ben iyi yüzme bildiğim için kendilerini kurtarmak için hamle yaptım. Fakat beni can yeleklerini alacağımı düşünerek hep ittiler. Ben karaya yüzüp kurtuldum. Geriye baktığımda hala yardım gelmemişti. Bir ara yanımızdan geçen Sahil Güvenlik botuna ıslık çalıp bağırdık ama sesimizi duymadı. Bu benim ilk işimdi. Yorgun olduğum ve şokta olduğumdan eve gidip dinlendim. Denizdekilere yardım götürmeyi düşünemedim. Bu olaydan dolayı vicdan azabı çekiyorum" dedi. Diğer sanıklar da benzer ifadeler verdi.

Haberin Devamı

BİLİNÇLİ TAKSİRDEN DAVA AÇTI

Olayı soruşturan Cumhuriyet Savcısı Resmiye Turan Gökçe, 5'i tutuklu birinin hakkında yakalama kararı bulunan toplam 7 sanık hakkında, 'bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak', 'hayati tehlikeye yol açacak şekilde göçmen kaçakçılığına teşebbüs' ve 'suçu bildirmeme' suçlarından, 1.5 yıl ile 27'şer yıl arasında Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açtı. Cumhuriyet Savcısı Gökçe, hazırladığı iddianamede, kaçakçılığın nereden ve nasıl yapıldığını, kişi başı kaç paraya anlaşıldığını anlatıp, kurtulanların ifadelerine de yer verdi. Savcı Gökçe, Suriyeli mültecilerin sanıklara, kişi başına 1000 ile 1800 euro para ödediklerini, kaptanlığını henüz yakalanamayan H.A.'nın yaptığı 4.70 metre boyundaki tekne ile denize açıldıklarını belirtti. Bir süre sonra teknenin alabora olmasıyla 1.5 yaşındaki Mirvan Muhammed bebeğin de aralarında bulduğu 6 kişinin boğularak öldüğünü, diğerlerinin ise kurtarıldığını vurguladı. Savcı Gökçe, tutuklu sanıklar F.Ö., B.A.Y., N.S., S.B., C.K. ile tutuksuz sanık G.Ç. ile bugüne kadar yakalanamayan H.A.'nın cezalandırılmasını istedi. Davaya henüz başlanmadı.

Haberin Devamı

DAHA ÖNCEKİ KARARLARIN ETKİSİ OLDU

Tutuklu sanık B.A.Y.'nin avukatı Tuğrul Gündüz, daha önce de yaşanan bu tür olaylarda Yargıtay'ın verdiği içtihat kararları olduğunu, en son olarak İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 62 mültecinin ölümünden sorumlu oldukları için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan kaptan ve yardımcısının, suç vasfının değişmesi sonucu bilinçli taksirle ölüme neden olmaktan cezalandırıldıklarını, mahkemenin verdiği bu kararı da soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılğı'na verdiklerini, olayın teşebbüste kaldığını, iddianamenin de hazırlanmasında bu kararın etkisi olduğunu söyledi.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!