GeriEge Sandalet imparatoru
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sandalet imparatoru

BODRUMLU ayakkabı ustası Ali Güven'in adı sandaletle özdeşleşti. Yaz aylarında kavurucu sıcaklarda ayakları rahat ettirmenin yollarını ararken, ilk sandaleti yapan Güven'in modelleri kısa sürede yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekti.

BİR dönem, ayakkabı sanayisinin önde gelen ülkelerinden İtalya'ya bile sandalet satan Güven, sipariş yağmasına rağmen makine kullanmadı. Üretim kapasitesinin düşüklüğü nedeniyle dış bağlantılarını kesen Ali Usta'nın atölyesi, ünlülerin akınına uğramaya başladı. 8’de

Sandalet imparatoru

BODRUMLU ayakkabı ustası Ali Güven'in adı sandaletle özdeşleşti. Yaz aylarında kavurucu sıcaklarda ayakları rahat ettirmenin yollarını ararken, ilk sandaleti yapan Güven'in modelleri kısa sürede yerli ve yabancı turistlerin dikkatini çekti. Terletmeyen ayakkabılar rağbet gördü.

BİR dönem, ayakkabı sanayisinin önde gelen ülkelerinden İtalya'ya bile sandalet satan Güven, sipariş yağmasına rağmen makina kullanmadı. Üretim kapasitesinin düşüklüğü nedeniyle dış bağlantılarını kesen Ali Usta'nın atölyesi, ünlülerin akınına uğramaya başladı.

SEZEN Aksu, Harun Kolçak, Ayşegül Aldinç, Neco, Akrep Nalan, Ülkü Aker'in yanısıra ünlü modacı Donna Karan, şarkıcı Bette Midler, rock grubu Rolling Stones'in solisti Mick Jagger, Bodrum'a tatile geldiklerinde, Güven'e özel sandalet yaptırdı. Ünlü konuklar mutlu ayrıldı.

GÜVEN'in imalatının tutulması üzerine kısa sürede 50 sandalet atölyesi açılıp seri üretime geçildi. Ancak hiçbiri 60 yaşındaki Ali Usta'nın el emeği sandaletlerinin yerini tutamayınca çoğu kapandı, üçü ayakta kaldı. Güven şimdi ilçede bir sandalet müzesi açma hazırlığına başladı.

Yeni ustalar yetiştirecek

SANDALETLERİNİN ünü önce Ege, ardından Akdeniz'e yayılan, dünyanın dört bir yanında, sınırlı sayıda da olsa sandaletleri giyilen Ali Güven, kendi buluşu olan ayakkabıların ayağı terletmediğini ve mantara yol açmadığını söylüyor. Güven, imalatının taklit edildiğini, ancak rekabet ortamı doğunca farklı modeller yarattığını anlatarak, ‘‘Yüzlerce yıl önceyi örnek aldım. Afrodisias'taki heykellerde gördüğüm figürler beni hep büyüledi. O çizgileri kendimce yorumlayıp farklı modeller ortaya çıkardım. İyiyle kötünün farkı ortaya çıkınca sandaletçilerin sayısı da azaldı. Pekçok ülkenin televizyon, gazete ve dergilerinde röportajlarım, modellerim yer aldı. Bizimki zahmetli bir iş. Kullandığım dana derisini bir yıl palamut ve çam kabuğuyla suyun içinde beklettikten sonra işleyip sandalet yapıyorum. 15 yıl dayanıyor. Hiçbir zaman sandalet fabrikası düşünmedim. Tek dileğim Bodrum'a sandalet müzesi kurmak. Bir taş bina satın alıp restore ettireceğim, modelleri burada sergileyeceğim. İçinde kuracağım atölyede geleceğin sandaletçilerini yetiştireceğim'' dedi.

False