GeriEge Rota: Sultanhisar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Rota: Sultanhisar

Özlenen mola

Hep gelip geçtiğimiz, gezip görmeyi ihmal ettiğimiz bir yerdi Sultanhisar. Nyssa yazılı sarı levha aklımızı çeldi, kıvrılarak uzayan yol bizi romantik görünümlü antik kente getirdi

YOLUMUZ uzun bu kez. Öteden beri yapmayı planladığımız, ancak araya giren acı, tatlı olaylar nedeniyle bir türlü gerçekleştiremediğimiz bir yolculuk bu. Epeydir, İzmir ve çevresinde dolaşıyoruz, hafta sonu günübirlik gidilebilecek yerleri anlatıyoruz. Oysa günübirlik gidilemese de gezilmesi, görülmesi gerekli pek çok yer var. Örneğin Pamukkale dışında Denizli ve yöresine hiç değinmedik bugüne kadar. İhmal ettiğimiz güzergahta pek çok dosttan davetler de aldık bu arada. Sonunda, sevgili yol arkadaşım Evren Atalay’la, kasetlerimizi alıyoruz, yola koyuluyoruz.

İZMİR-Aydın Otoyolu, yolculuğu keyifli hale getiriyor doğrusu. Fazla bir trafikle karşılaşmadan hızla yol alabiliyorsunuz. Çevre sonbaharın tüm güzelliklerini gözler önüne seriyor. İlk olsun, son olsun baharların ayrı bir tadı var. Sürülmüş tarlalar, sararmış yapraklar, yarı çıplak ağaçlar, doğanın uzun kış uykusuna hazırlandığını gösteriyor.

SELATİN Tüneli’ne girerken ışıklı levhada bir uyarı beliriyor. ‘‘Tünelde hız 80 kilometre. Sizin hızınız 110 kilometre.’’ Hızımızı ayarlıyoruz, tünele dalıyoruz. Her geçişimde bu tünele hayran oluyorum, tünelden geçmek, bilinmeyen bir maceraya gitmek gibi. Bir süre sonra Aydın’dayız. Aydın’ı anlatmayı başka bir güne bırakıyoruz ve yola devam ediyoruz.

KÖŞK’ten geçtik. Burası da uğranacak yerler listesinde. Devam ediyoruz, işte Sultanhisar. Evren, yol kenarında sarı bir levha görüyor; ‘‘Nyssa’’. Tereddüt etmeden direksiyonu kırıyor ve antik kente giden yola giriyor.

SULTANHİSAR, sürekli gelip geçtiğimiz, durup gezmeyi ihmal ettiğimiz bir yer. Bu kez Sultanhisar’dan transit geçmiyoruz.

Tandır ve taze sarımsak

SULTANHİSAR, keyifle hatırladığım, güzel anılarım içinde yer alır. Çok yıllar önce, mesleğe yeni başladığım da ustam Orhan İlhan’la yaptığımız bölge gezisinde ilk kez gördüm Sultanhisar’ı. O zaman otoyol yoktu ve yol kenarında sıralı bahçe lokantalarında kuyu kebabının, ya da tandırın en iyisi yenirdi. Yöreyi çok iyi bilen Orhan İlhan, doğal olarak en iyi tandırın nerede yapıldığını da biliyordu. Süt oğlak kuyuda öyle iyi pişmişti ki çıkarıldığında tepsiye lime lime döküldü. Sıcak pide, soğuk ayran ve taze sarmısakla asla unutamadığım bir öğle yemeği yedik. Tatlı anılarımı yol arkadaşıma anlatırken, Nyssa’ya vardık.

Nasıl gidilir?

YOL üzerinde olduğu için tarife gerek yok. Sultanhisar Aydın’a 32 kilometre uzaklıkta, Nyssa da Sultanhisar’ın 3 kilometre ötesinde. Ören yerini gösteren levhalar var.

Ne yenir?

BURAYA kadar gelip de tandır yememek olmaz. Sadece bu amaçla bile Sultanhisar’a gelinebilir. Aydın çıkışından itibaren pek çok bahçe lokantası var. Camekanlarında asılı koyun ve kuzuları göreceksiniz. Bir tanesini seçip, yörenin zeytinyağı ile lezzetlendirilmiş mevsim salata ve kese yoğurdu eşliğinde yiyebilirsiniz. Pek çoğunda, köfte ve biftek gibi diğer et yemeklerini bulmak mümkün. Et sevmeyenler için gözleme de var.

Ne yapılır?

Romantik kent

BÜYÜK Menderes havzasında, bereketli topraklar üzerindeki Sultanhisar’ı dünyaya tanıtan Nyssa, 5 bin yıllık geçmişi olan bir kent. Eğitimini Nyssa’da yaptığı bilinen Amasyalı Strabon’a göre; Selekhos Kralı 1. Antiokhos tarafından Athymbra ismiyle tanınan eski bir yerleşme üzerine kurulmuş ve kralın eşi Nyssa’nın adını almış. 12 bin kişilik amfitiyatrosunun önündeki levhada Nyssa’nın döneminin en ünlü yerleşimlerinden biri olduğu vurgulanıyor ve ‘‘Özellikle eğitim merkezi olarak yaşantısını sürdürmüş, romantik görünümlü bir antik kenttir’’ deniyor.

NYSSA Tiyatrosu özellikle görülmeye değer. At nalı şeklindeki tiyatronun sahne binasını süsleyen Dionysos kabartmaları göz kamaştırıcı. Ören yerinde, tiyatro, geç Roma döneminde yapılmış gymnasion, kuzeyinde büyük bir Bizans yapı kalıntısı, kütüphane, Hellenistik çağda yapılan su deposu, Roma döneminde sel yatağına yapılmış, mühendislik harikası stadyum, Roma Köprüsü, halk meclisi, agora, Bizans surları ve kent nekropolü görülebilir. Sultanhisar’a gelirken Salavatlı Köyü içindeki kutsal sırları saklayan sağlık merkezi olarak nitelenen Akaraka’yı görmelisiniz.

KENTE 3 kilometre uzaklıktaki ören yerinden döndükten sonra Sultanhisar’ın içine girebilirsiniz. Ancak, özelliğini yitirmiş yapıların çokluğu dikkatinizi çekecek. Yine de çınar altı kahveleri ve sevimli sokaklarıyla ilginç yer. Oraya kadar gitmişken, yol üzerinde dalından yeni kopmuş mandalinalardan almalısınız. Kuru incir, siyah ve yeşil zeytinle kurutulmuş biber ve patlıcanlar da alıcı bekliyor. Kekik suyu, nar ekşisi bulma şansınız da var.

Sultanhisar’a sadece tandır yemek için bile gidilebilir. Yol üzerinde pek çok bahçe lokantası var.

Sultanhisar’ın ekonomisi tarıma dayalı. Bereketli topraklarında, zeytin, narenciye, incir, üzüm gibi pek çok ürün yetişiyor.

Nyssa Tiyatrosu’nun sahne binasını süsleyen kabartmalar Şarap Tanrısı Dionysos’u anlatıyor ve benzersiz güzellikte.

Nyssa Tiyatrosu 12 bin kişilik. At nalı planlı tiyatro, döneminin en ünlü kültür ve eğitim kenti olan Nyssa’nın ayakta kalan yapılarından biri.

False