GeriEge Pazar Sohbeti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Pazar Sohbeti

Çimentaş evlenecek

İlhan Gürel, dünyanın en güvenilir danışmanlık firmalarından Salamon Smith Barney'le resmi sözleşme imzaladıklarını, önümüzdeki altı ay içinde raporda önerilecek bir adayla evliliğe gitmeyi planladıklarını açıkladı.

İZMİR sanayisinin önde gelen kuruluşlarından Çimentaş'ta yaşananlar aylarca ekonomi kulislerinin ilk maddesinde yer aldı. Geçen yıl Kayserili Tarman ailesinin borsadan topladığı hisselerle 50 yıllık Akgerman yönetiminin sona ermesine neden olan yönetim dengesi; bir yıl sonra değişti.

Yüzde 24.5'luk hisseye sahip Tarman'ların yanında yer alan ve yüzde 22 hisseli Gürel'ler, bu yıl saf değiştirip Akgerman'ların yanında yer alınca Öner Akgerman yeniden Yönetim Kurulu Başkanlığı'na getirildi.

Başkanvekili İlhan Gürel olurken; İsmail ve Mehmet Tarman ise patron olarak girdikleri Genel Kurul'da sade bir Yönetim Kurulu Üyesi olarak çıktılar.

Bu yıl 50'nci kuruluş yıldönümünü kutlamaya hazırlanan Çimentaş, Türkiye'nin ilk özel sektör çimento fabrikası olma özelliğine de sahip.

Geçen yıl yaşanan çalkantılı dönem sonunda Çimentaş'ın bilanço karı 2 trilyondan 13 milyara düşmüş; kamuoyunda şirketle bütünleşen yöneticiler gruptan ayrılmış, personel sayısı da neredeyse yarıya indirilmişti.

Montrö'deki hizmet binası ve Alsancak'taki restoran başta olmak üzere çok sayıda mülk de satışa çıkarılmıştı.

Çimentaş'ta yönetim dengesini belirleyen aile her zaman Gürel'ler oldu.

İlhan Gürel, geçen bir yıllık süreci değerlendirirken, ‘‘Kırgınlıkları geride bıraktık. Olanlardan ne Öner Bey'in ne de benim suçum var. İcra Kurulu'nun aldığı kararlar uygulanmış ve yeniden yapılanma süreci tamamlanmıştır’’ diye konuşurken; bir yandan da belirlenen yeni stratejilerin hayata geçirildiğinin müjdesini veriyordu.

Tüm dünyada hergün bir yenisini duyduğumuz şirket evliliklerinin Türkiye'de ve özellikle çimento sektöründe de yaşanacağına dikkat çeken Gürel, geçtiğimiz günlerde önemli bir anlaşmayı imzaladıklarını söylüyor.

Dünyanın en güvenilir danışmanlık firmalarından biri olarak kabul edilen Salamon Smith Barney'le resmi sözleşme imzalayan Çimentaş, önümüzdeki altı ay içinde raporda önerilecek bir adayla evliliğe gitmeyi planlıyor.

Bu partnerin yerli ya da yabancı olup olmamasına Salamon Smith Barney'in raporundan sonra karar verilecek.

İlhan Gürel, ‘‘Tercihimiz yabancı bir grupla evlilik ama yerli üreticilerle de masaya oturmaya hazırız. Çimento sektörünün birleşmelerle güçleneceğine inanıyoruz’’ diyor.

Kamuoyunda bilindiği gibi Çimentaş'ın içinde bir kırgınlık ortamı var mıydı? Öner Akgerman'la problemleriniz ortadan kalktı mı?

GÜREL: Aslına bakarsanız, geçen Genel Kurul'dan bugüne değişen pek birşey yok. Aramızda bir kırgınlık olmadığı gibi, Öner Bey'i geçmişte olduğu gibi bugün de Başkan yaptık. Öner Bey'in aslında bir suçu bulunmuyor. Sorun altındaki yöneticilerin, yanlış yönlendirmelerinden kaynaklanıyordu.

Bir yılda değişen dengeleri nasıl açıklıyorsunuz?

GÜREL: Çimentaş'ta yatırımların tamamı bir yılda yapılmıştır. En büyük yanlışımız da budur. Geçen yıl 15 milyon dolar borç ödedik. Artık Çimentaş'ın borcu kalmadı. Şu anda Çimentaş, tekrar yatırımlara başladı. Yenileme yatırımlarına gidiyoruz. Yenileme yatırımları yapmak yerine borç öderseniz sıkıntı yaşarsınız. Bizim itirazımız bu konuyaydı.

Çimentaş'ın düşen bilanço karına ne diyeceksiniz?

GÜREL: Geçen yıl, Türkiye açısından da çok ilginç bir yıl oldu. Son 15 yılın en düşük rakamları sektörde yaşandı. Bu hem ekonomik krizden, hem de arkasından gelen depremden kaynaklandı. Fabrikalar çalışamaz hale geldi. Artçı depremlerden dolayı beton dökülmesi yasaklandı. O yüzden bütün fiyatlar düştü. Olumsuzluklara rağmen Çimentaş 15 milyon dolar borç ödedi. Aşağı yukarı da 25 - 26 milyon dolarlık da fon yaratıldı.

Ciro hedeflerindeki sapmayı yönetimdeki denge değişikliğine bağlamıyor musunuz?

GÜREL: Hayır... Kırgınlık zaten yoktu. Düşünebiliyor musunuz, Yönetim Kurulu'ndasınız, arkadaşsınız, dostsunuz ve küssünüz. Böyle birşey olamaz. Zaten tarif ettiğimiz bu ortamda şirketi yönetme şansınız da olamaz. Buna kırgınlık değil de fikir ayrılıkları denebilir. Bugün gelinin noktada Öner Bey'le fikir ayrılığımız da kalmamıştır. Diğer büyük ortaklarla da Tarman'lara karşı beraber olduğumuzu söyleyebilirim.

Çimentaş'ın organizasyon yapısında nasıl bir değişiklik meydana geldi. Yönetim fonksiyonları bundan sonra nasıl çalışacak?

GÜREL: Şu anda Çimentaş'ı idare etme Öner Bey'le bana verilmiştir. Her karar ikimizin de rızası alınarak uygulanıyor. Biz elele, iki kardeş gibi burasını yönetiyoruz. Yönetimde birkaç aile olduğu için farklı düşünceler ortaya çıkabilir. Zaten geçen Genel Kurul'daki tavır Öner Akgerman'a yönelik değildi. Öner Bey'in altındaki kadronun gitmesi gerekiyordu. Bu operasyonu Tarman'ların yaptığı yönünde bir imaj var. Esasında tüm kararlara imza atan İcra Kurulu'dur. 1998'de altı olan İdare Komitesi üye sayısı dörde düştü. İcra Kurulu üyesi de dörde düştü. Murahhas Aza'lık unvanı kaldırılmış oldu. Bu görev İcra Kurulu'na verildi. Yakında Çimentaş'a bir Genel Koordinatör atanıyor. İcra Kurulu Öner Bey'le bana, biz de Yönetim Kurulu'na karşı sorumlu olacağız. Sistemi böyle geliştirdik. Yönetim Kurulu'nun şirketi yönetmesini doğru bulmuyoruz.

Tarman'lar bu şemanın neresinde yer alacak?

GÜREL: Tarman'lar yüzde 24.5'lik bir paya sahipler ve İdare Komitesi'nin zaten içindeler. Herşey şirket çıkarları içindir. Bir sonraki yıl dengeler değişebilir, bu da çok normaldir. Gürel ailesi olarak bu yıl ki görüşümüz, böyle bir yönetim modelini daha uygun bulmuştur.

Şirket evliliği konusunda stratejiniz nasıl olacak?

GÜREL: Gazbeton ile Ytong'un birleşme konusundaki çalışmaları devam ediyor. Rekabet Kurulu'ndan iznimizi aldık, değerlendirmelerini yapıyoruz. Bu iki şirketin birleşmesinden önemli bir sinerji bekliyoruz. Bu birleşme hepimize örnek olacak. Çimento sektöründe de benzer evliliklerin yapılmasını faydalı görüyorum.

Sabancı ya da OYAK Grubu'yla da ortaklığı düşünebilir misiniz?

GÜREL: Neden olmasın... Sabancı, Oyak gibi Türkiye'deki büyük gruplarla da ortak olmayı düşünebiliriz. Bu ortaklık bir yabancı firmayla da olabilir. Yabancılar elbette tercihimizdir, çünkü pazarlama sıkıntınız ortadan kalkıyor. Türkiye'de çimento 35 dolarken, bu Avrupa'da 75 dolardır. Benim o ülkelere girebilmem için ya bir terminal ya da fabrika kurmam gerekiyor, bu da mümkün değil. Yabancılar bazı konularda bizim çok önümüzde gidiyorlar. Amerika'yı yeniden keşfetmeye çalışmayalım. Yabancılar, bana teknoloji getirecekse, yeni pazarlara beni taşıyacaksa böyle ortaklığa neden karşı çıkayım.

Akgerman'ın geçen yıl yaşananlara canı çok sıkılmış olacak ki, yurtdışında satılan hisselerin belli koşullarda geri alınmasını önerdi, siz nasıl düşünüyorsunuz?

GÜREL: Halka açılan şirketlerde kaynak yaratmak için ortak arayışına gidiyorsanız ve bu ortaklar da karı görüp satış yapıyor ve bu hisseler bir kişinin elinde toplanıyorsa ne yapabilirsiniz. Bu riskleri göze almak zorundasınız. Geçen yıl Tire Kutsan da el değiştirdi. Borsadan toplanan hisseler, bir elde toplanarak önce yönetime girildi, ardından şirket el değiştirdi. Bu gelişmeler çok normal.

Çimentaş'ın 2000 hedeflerini nasıl görüyorsunuz?

GÜREL: Çimentaş'ın bu senesini çok iyi görüyorum. Yeni atılımlarla ilgili planlarımız var, bir kısmını da uygulamaya koyduk. Konjonktüre bağlı ama bu yıl iyi kar edeceğimizi ve iyi bir fon yaratacağımızı umuyorum. Gazbeton ve Çimbeton'da ihracat atağı başlattık. Özellikle dış ticarette yaptığınız bağlantınızın geri dönüşünü en az altı ay sonra almaya başlıyorsunuz. Kars Çimento'da da yatırım dönemi bitmiştir. Bu yıl çok umutluyuz. Üretimde de, satışta da memnuniyet verici gelişmeler yaşıyoruz.

Dünyada şirket birleşmelerini ‘‘rakibi öldürme‘‘ olarak da yorumluyorlar. Birleşip büyüme, kurumların hantallaşmasını da beraberinde getirmiyor mu?

GÜREL: Evliliklerin şirketlerin yapısını hantallaştırdığını görüyoruz. Büyümenin de mahsurları olduğunu biliyoruz. Ancak dünyadaki şirket birleşmelerinin altında yatan birkaç nedenden birinin rakipleri öldürme olduğunu düşünüyorum. Kabul etmek gerekiyor ki, dünyamız artık teknoloji çağını yaşıyor. Herşeye rağmen ana sektörlerin yürüyeceğine inanıyorum. İnşaat, gıda, sağlık sektörünün tüm hızıyla gelişeceğini; gözde olanların da elektronik ve teknoloji olduğunu görüyorum.

Öner Akgerman'ı geçmişte olduğu gibi bugün de Başkan yaptık. Öner Bey'in aslında bir suçu bulunmuyor. Sorun altındaki yöneticilerin, yanlış yönlendirmelerinden kaynaklanıyordu. Çimentaş'ta yatırımların tamamı bir yılda yapılmıştır. En büyük yanlışımız da budur.

Yaşananları kırgınlık değil de fikir ayrılıkları olarak yorumlayabiliriz. Öner Bey'le fikir ayrılığımız da kalmamıştır. Diğer büyük ortaklarla da Tarman'lara karşı beraber olduğumuzu söyleyebilirim. Tarman'lar da zaten İdare Komitesi'nin içindedir.

Şu anda Çimentaş'ı idare etme görevi Öner Akgerman'la bana verilmiştir. Her karar ikimizin de rızası alınarak uygulanıyor. Biz elele, iki kardeş gibi burasını yönetiyoruz. Yalnızca şirketin menfaatlerini düşünüyoruz.

Sabancı, Oyak gibi Türkiye'deki büyük gruplarla da ortak olmayı düşünebiliriz. Bu ortaklık bir yabancı firmayla da olabilir. Yabancılar elbette tercihimizdir, çünkü pazarlama sıkıntınız ortadan kalkıyor.

False