Güncelleme Tarihi:

Basra Körfezi ve Umman Körfezi çevresinde son günlerde yaşanan denizcilik hareketliliği, ABD’nin İran’a yönelik başlattığı geniş kapsamlı deniz ablukasının sahadaki etkilerine dair çarpıcı veriler sunuyor.
Uydu görüntüleri, gemi takip sistemleri ve üst düzey yetkililerle yapılan görüşmelere dayanan analizler, Tahran yönetiminin ağır ekonomik baskılara rağmen petrol sevkiyatını sürdürmeye çalıştığını ortaya koyuyor.
Washington Post’un incelediği uygu görüntüleri ve analizlere göre, son günlerde en az beş boş petrol tankeri İran limanlarına yanaşarak milyonlarca varil ham petrol yüklemeye başladı. Bu gelişme, ABD’nin İran ekonomisini hedef alan ve özellikle enerji ihracatını kesintiye uğratmayı amaçlayan abluka stratejisinin tam ortasında gerçekleşti.
ABLUKA ÖNCESİ HAREKETLİLİK: TANKERLERİN KAÇIŞI VE TAKİBİ
Hürmüz Boğazı’nın doğusunda, Umman Körfezi açıklarında bekleyen beş tanker, hafta başında çekilen uydu görüntülerinde bölgede görünürken, haftanın ilerleyen günlerinde ortadan kayboldu. Washington Post’ta yer alan haberde ABD’li bir yetkiliye göre, bu gemiler ablukanın yürürlüğe girmesinden yalnızca saatler önce bölgeyi terk etti.
Ancak bu kaçış uzun sürmedi. Yetkilinin verdiği bilgilere göre tankerler kısa süre içerisinde ABD güçleri tarafından takibe alındı. Cuma günü yapılan açıklamada, söz konusu gemilerden birinin İran limanına geri döndüğü, iki geminin geri dönüş yaptığı ve kalan iki tankerin ise Arap Denizi’nde ABD destroyerleri tarafından izlenmeye devam ettiği bildirildi. Bu gelişmeler, ABD’nin yalnızca abluka hattı içerisindeki değil, öncesinde bölgeden ayrılan gemileri de hedef alan geniş kapsamlı bir izleme ve müdahale stratejisi izlediğini gösteriyor.
Uzmanlara göre, tankerler abluka sınırları içinde kalsa dahi yükleme ve taşıma faaliyetleri devam edebiliyor. Bu durum, ablukanın tam anlamıyla bir kesinti sağlamaktan ziyade, İran’ın lojistik kabiliyetlerini zorlayan ama tamamen durduramayan bir baskı aracı olduğunu gösteriyor.
PETROL AKIŞININ KALBİ: Hark Adası
Uydu görüntülerine göre, İran’ın petrol ihracatının yaklaşık yüzde 90’ını gerçekleştiren Hark Adası’nda yoğun bir tanker trafiği yaşanıyor. Washington Post’un haberine göre Hilda 1, Silvia I ve Amber adlı üç tanker, burada toplamda yaklaşık 5 milyon varil ham petrol yükledi.
Uzmanlara göre Hark Adası, İran petrol sisteminin merkezinde yer alıyor.
Karadan gelen ham petrol, burada depolanıyor ve ardından tankerler aracılığıyla sevk ediliyor. Sistemin kesintisiz çalışabilmesi için depolama alanlarının sürekli boşaltılması gerekiyor. Enerji analistleri, tankerlerin bu noktada ‘yüzen depo’ işlevi gördüğünü belirtiyor. Bu sayede İran, petrol akışını tamamen durdurmadan sistemi dengede tutabiliyor.
ABD Merkez Komutanlığı yetkilileri, İran’a ait tüm limanların ve bu limanlardan çıkan her hareketin yakından izlendiğini belirtiyor. Açıklamalarda, bölgedeki deniz trafiğinin büyük ölçüde kontrol altında olduğu vurgulanıyor.
Bu durum, ABD’nin yalnızca askeri değil, aynı zamanda istihbarat ve gözetleme kapasitesini de maksimum düzeyde kullandığını ortaya koyuyor.Tüm bu veriler ve iddialar birlikte değerlendirildiğinde ise ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının İran ekonomisi üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu açık. Ancak buna rağmen İran’ın petrol ihracatını tamamen durdurmadığı, alternatif yöntemlerle sevkiyatı sürdürdüğü görülüyor.
The Washington Post'un "Amid blockade, U.S. destroyers shadow laden Iranian tankers" başlıklı haberinden derlenmiştir.



