Ukrayna'da en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... 'Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...'

Güncelleme Tarihi:

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...
Oluşturulma Tarihi: Mart 16, 2022 12:18

Ukrayna'da artık hiçbir şehir siviller için güvenli değil. Bombalar apartmanların üstüne yağıyor. Özellikle 3 Mart'ta Çernihiv şehrinde yaşananlar bir savaşın tüm korkunçluğunu apaçık gösteriyor.

Haberin Devamı

Bomba sesleri kesilir kesilmez Yulia Jdanova ile oğulları koşa koşa bodrumdan eve çıkarak buzdolabındaki sebze çorbasını değil ısıtmaya, kâselere bölüştürmeye bile uğraşmadan tencereden kaşıklamaya başladılar. Son yudumlarını aldıkları sırada Jdanova'nın telefonuna yeni bir hava saldırısının başladığına dair alarm geldi. 39 yaşındaki İngilizce öğretmeni Jdanova ve çocukları hemen yere yatıp kulaklarını tıkadılar. Tam o anda peş peşe patlama sesleri geldi, evlerinin pencereleri yerlerinden sökülüp üstlerine camlar yağdı.

Dışarıdan bir erkek sesi geldi; "Herkes hemen dışarı çıksın" diyordu. Koşarak çıktıklarında dışarısı mahşer yeri gibiydi, hava saldırısı sireninin sesi ise her şeyi bastırıyordu.  Bir kadın "Çocuklar" diye feryat ederek yerde yatan üç cansız bedene doğru koştu. Çocuklardan biri çıplak ayaklarıyla kıpırtısız yatıyordu. İkincisinin bacakları yoktu. Sağ ayağını kaybetmiş olan üçüncüsü ise güçsüz de olsa hareket etmeye çalışıyordu.

Haberin Devamı

O anları Wall Street Journal'a anlatan Jdanova, "İlk tepkiniz şok oluyor. Donup kalıyorsunuz. Zihniniz olanları reddediyor" dedi ve ekledi: "Gözlerinizle görüyorsunuz ama kendinizi bir kamera gibi hissediyorsunuz, insan değilmişsiniz gibi geliyor. Ardından 5-10 dakika sonra dehşetin boyutunu anlıyorsunuz; titremeye, sarsılmaya, ağlamaya başlıyorsunuz."

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

Çernihiv'de bombardıman sonucu harabeye dönen köprü ve konutlar

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ EN KANLI SALDIRISI

Jdanova'ın bahsettiği bu korkunç olaylar 3 Mart günü, Ukrayna'nın kuzeyinde bulunan Çernihiv şehrinde yaşandı. O gün aşağı yukarı 290 bin nüfusa sahip şehre düzenlenen saldırıda en az 47 kişi hayatını kaybetti.

Çernihiv, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinde şu ana kadar tek saldırıda en fazla can kaybının yaşandığı yer olarak kayda geçti. Şehir yetkilileri, saldırının üzerinden günler geçmesine rağmen, enkaz altından ceset çıkarmaya devam ettiklerini açıkladı. Sivil can kayıplarının sayısı hâlâ net olarak tespit edilebilmiş değil. Ukrayna genelinde ise 24 Şubat'tan bu yana binlerce sivilin can verdiği bildiriliyor.

Haberin Devamı

Rusya'dan yapılan açıklamalarda kuşatma altındaki Kiev, Harkiv, Çernihiv gibi şehirlerde hedefin siviller değil Ukrayna ordusu olduğu vurgulanıyor. Ancak sahadaki durum bu açıklamaları yalanlıyor. Ülkenin dört bir yanından bombalanmış okulların, kreşlerin, hastanelerin ve konutların fotoğrafları geliyor. Çernihiv Şehir Konseyi Genel Sekreteri Oleksandr Lomako, Wall Street Journal'a, "Nereleri vurduklarını çok iyi biliyorlar. İnsanları dehşete düşürmek istiyorlar" diye konuştu.

Çernihiv halkının Rusların saldırılarını Ağustos 1941'de yaşanan Nazi bombardımanıyla kıyasladığını belirten Belediye Başkanı Vladislav Atroşenko da "81 yıl sonra Ruslar bizi aynı şekilde bombalıyor. Sivilleri ortadan kaldırıyorlar" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

SAVAŞ KAPILARINI ERKEN ÇALDI

Ukrayna, Belarus ve Rusya'ın sınırlarının kesiştiği noktaya 80 kilometre mesafede bulunan Çernihiv bu nedenle savaşın ilk uğradığı yerlerden oldu. Çoğunluğu Rusça konuşan Çernihiv halkı, güneye doğru ilerlemek isteyen Rus askerlerine karşı hiç beklemedikleri bir direniş gösterdi. Silahsız siviller zırhlı araçları durdurmaya çalışıyor, Rus askerlere morallerini bozacak şeyler söylüyordu. Ukrayna ordusu çok sayıda tankı imha edip ele geçirdi. Yaşlısı genci binlerce Çernihivli direnişe katıldı. Eline silah alabilenler aldı, sokaklara kontrol noktaları kuruldu, şehrin batısındaki kamu binaları koordinasyon merkezlerine dönüştürüldü.

Haberin Devamı

Yerel yetkililer, şehrin dış mahallelerinde püskürtülen Rusların, banliyölerdeki ve şehir merkezindeki konutları bombaladığını belirtti. 1000 yılın üzerindeki tarihiyle, kiliseleriyle, meydanlarıyla, parklarıyla turistlerin uğrak yeri olan Çernihiv'den geriye kocaman moloz yığınları kaldı.

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

Çernihiv'deki Epicentr K alışveriş merkezindeki tahribat uydu görüntülerine böyle yansıdı.

SİREN SESLERİNE ALIŞMIŞLARDI

Çernihiv halkı bu yeni hayata çok kısa sürede alıştı. Her siren sesinde, her sosyal medya alarmında indikleri bodrumları battaniyelerle, döşeklerle doldurup biraz olsun rahat etmeye ve ısınmaya çalışmaya başladılar. Uyarılar o kadar sıklaştı ki bazı kişiler için önemini yitirmeye bile başladı. Kimileri bodruma inmek için çok yaşlı olduğunu söylüyor ya da aşağı inmek istemiyordu. Kimileri de eczanelerde, fırınlarda saatlerce sıra bekledikten sonra yerlerini kaybetmek istemiyorlardı.

Haberin Devamı

Jdanova ile 11 ve 13 yaşındaki oğulları apartmanlarının mahzeninde saklanıyor, eve sadece çorba içmek için çıkıyorlardı.

Kriz mahalleliyi de birbirine yaklaştırmıştı. Bölgede yayımlanan 174 yıllık bir gazetenin genel yayın yönetmeni olan Kristina Lavrişçeva-Novikova ve ekibi, bodrumdan gazete çıkardı. 33 yaşındaki girişimci Oleksandr Salva gıda ve ilaç taşıyor, Yaroslav Yaçnyi yakınlardaki kontrol noktasında görev yapan askerlere yemek ve kahve taşıyordu. Jdanova'nın eşi de apartmanındaki erkeklerin kurduğu silahsız devriye gücüne katılmıştı.

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

BİR APARTMANIN YARISI YOK OLDU

3 Mart sabahı hava saldırısı sirenleri kesilmiş gibiydi. Lavrişçeva-Novikova çocuklarını annesine bırakıp markete gitti. Jdanova ve oğulları çorba içmek için yukarı çıktı. Jdanova telefonuna baktığında hava saldırısı uyarısını görüp hemen oğullarını koridora soktu. Siren çaldığında Yaçnyi de dairesine çıkmış dolaptan yumurta, dondurulmuş mantı ve et almaya çalışıyordu. O ve iki arkadaşı mahzene inmek konusunda tereddüt etti. Pencereden baktıklarında batıdan gelen bir savaş uçağının attığı bombaları görüp koridorda yere atladılar.

Sokakta park edilmiş otomobillerden birinin ön panel kamerası gökten düşen bombaları kayda geçirdiğinde saat 12.16'ydı. Patlamalarla duman bulutları ve molozlar havaya uçtu. Yaçnyi'nin dairesinde kapılar ve camlar patladı. Tozun toprağın içinde Yaçnyi "Herkes iyi mi?" diye bağırdı.

Yaçnyi, önceden komşularının kapısı olan yere baktığında güneş ışığı girdi gözüne. Dairenin yarısı yoktu. Jdanova ve oğulları koşarak dışarı çıktı. Jdanova'nın eşi her şeyi telefonunun kamerasıyla kaydetmişti. Hava saldırısıyla yok edilen yerlerden biri de bir eczaneydi. Lavrişçeva-Novikova'nın apartman dairesi de bir anda yok oldu, neyse ki aile üyeleri saldırıyı sağ atlattı. İtfaiye araçları, ambulanslar ve sivil direnişçiler yaralıları apar topar saldırıda hasar görmüş hastaneye taşıdı.

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

Bu görüntü de 13 Mart'tan, yer yine Çernihiv

SİVİL YAŞAM ALANI OLDUĞU ÇOK NET GÖRÜLEBİLİYORDU

Belediye Başkanı Atroşenko, bölgede askeri herhangi bir hedef bulunmadığının altını çizerek, "Uçak alçaktan uçuyordu, gündüz vaktiydi, buranın bir sivil yaşam alanı olduğu rahatlıkla görülebiliyordu" diye konuştu.

Ertesi sabah olduğunda yetkililer, hava saldırılarında ölenlerin sayısının 47 olduğunu açıkladı. O günden itibaren bombardımanlar yoğunlaştı, doğalgaz, elektrik, su altyapıları hedef alınır oldu. Çernihiv'in kadın doğum hastanelerinden birinin mahzeninde 50'den fazla bebek dünyaya geldi. Sosyal medya kayıp ilanlarıyla, erzak ve ilaç talepleriyle dolu.

Can kaybı da artmaya ediyor. Belediye başkanı ölü sayısını net bir biçimde söylemenin mümkün olmadığını ancak yüzlerde olduğunu belirtti. Şehir mezarlığı çatışmaların ortasında kaldığından hayatını kaybedenler, daha sonra asıl mezarlarına taşınmak üzere şimdilik bir ormanın içindeki eski bir mezarlığa gömülüyor. Bu süreçte de gönüllüler önemli rol oynuyor.

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

KAÇAN SİVİLLERE DE ATEŞ AÇILDI

En nadir kullanılan yollar bile geçilmez halde. Cuma günü gelen haberlerde Rus güçlerinin şehri terk etmekte olan sivillere de ateş açtığı ve en az iki kişinin hayatını kaybettiği belirtildi.

Şehir Konseyi Sekreteri Lomako, "Ruslar Ukraynalıların inancını kırmak istiyor ama aksine öfke gittikçe yükseliyor" derken eski bir Sovyet pilotunun Rus asıllı kızı olan Lavrişçeva-Novikova, birkaç gün sonra Çernihiv'i terk etti. Lavrişçeva-Novikova, "Ben bir vatanseverim. Bunca yıl çok güzel bir hayat yaşadık. Ardından Rusların dünyası geldi" dedi ve ekledi: "Sivillerin üzerine bomba atan bir subayın hiç mi onuru yoktur?"

Jdanova da Çernihiv'den kaçanlardandı. Ailece "ağlayarak ve dua ederek" yetkililerin mayınlanmış olabilir uyarısında bulundukları bir yoldan şehri terk ettiklerini belirten Jdanova, "Sadece iki çanta aldık yanımıza. Bütün hayatımız o iki çantada. Ama önemli değil. Önemli olan tek şey hayatta olmamız" diye konuştu.

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...
Savaştan kaçanların sığındıkları şehirlerden biri batıdaki Lviv'di

KAÇANLAR NEREYE GİDİYOR?

Jdanova ve Lavrişçeva-Novikova sadece iki örnek... Çernihiv, Kiev, Harkiv gibi kuşatma ve yoğun bombardıman altındaki şehirlerde yaşayan yüz binlerce insan, hayatta kalabilmek için evlerini mülklerini geride bırakıp iki çantayla yollara düşüyor.

Kaçanların önemli bir kısmı yurt dışına çıkıyor. Ukrayna kaynaklarına göre, ülkeyi terk edenlerin sayısı 2 milyonu çoktan aştı. Ancak bir de Ukrayna içindeki başka şehirlere göçenler, buralardaki akrabalarının, arkadaşlarının yanına sığınmaya çalışanlar var.

Özellikle ülkenin batısında bulunan birçok yerleşim yerine savaşın başladığı ilk günden bu yana kuzey, doğu ve güneydeki şehirlerden insan akıyor. Çünkü savaşın uğramadığı, bomba seslerinin duyulmadığı bu şehirler, ateş hattına kıyasla nispeten güvenli kabul ediliyor. Daha doğrusu ediliyordu. Ancak geçtiğimiz hafta sonu Rusya'nın, Ukrayna'nın Polonya sınırına sadece birkaç kilometre uzakta yani en batı ucunda bulunan Yavoriv askeri üssünü vurdu.

"İNSANLAR GÜVENDE OLDUKLARINI DÜŞÜNÜYORLARDI"

Üssün hemen yanı başında bulunan Lviv'e bağlı Novoyavorivsk kasabası da işgalin ilk gününden beri Ukraynalılar için güvenli liman görülen yerlerdendi. Yavoriv'in bombalanması sırasında yaşananlar, artık Ukrayna'nın hiçbir yerinin güvenli olmadığını net bir biçimde ortaya koymuş oldu.

Aslen Novoyavorivskli olan bankacı ve eski bakan Volodimir Litvin de Kiev'deki savaştan kaçıp memleketine sığınanlardandı. Litvin, New York Times'a yaptığı açıklamada, "İnsanlar burada güvende olduklarını düşünüyorlardı. Sınıra çok yakın olduklarından NATO'nun koruması altında olduklarını düşünüyorlardı" diye konuştu ve ekledi:

"Şu an gerçek bir panik söz konusu. İnsanlar gerçek sığınaklar aramaya başladılar. Sınıra çok yakın olduğumuz için Polonya'daki Patriot sistemlerinin yakından geçen her şeyi vuracağını düşünüyorlardı. Ama görünen o ki durum böyle değil."

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

Savaş sırasında Lviv'e sığınanlar oradan da Polonya'ya geçmeye çalışıyor

"GÖKYÜZÜ ALEV ALMIŞ GİBİYDİ"

Yavoriv saldırısı pazar günü başladığında daha şafak bile sökmemişti. Önce alevler gökyüzünü yardı ardından kulakları sağır eden patlamalar yaşandı. Birkaç saniye içinde kocaman binalar harabeye dönerken duman bulutları gökyüzünü kararttı.

Saat 5.50 sularıydı... Orta yaşlı bir otobüs şoförü olan Vasil, daha erken bir saatte mültecileri sınıra götürmüştü ve evine dönüyordu. Saldırıya direksiyonda yakalanan ve güvenlik gerekçeleriyle soyadını vermek istemeyen Vasil, "Bütün gökyüzü alev almış gibiydi. Ben Tanrı'dan korkan bir adamım. Şapkamı çıkardım, gözümü göğe dikip dua etmeye başladım" diye anlattı o dakikaları.

Ukrayna kaynaklarına göre, Yavoriv'e düzenlenen bombardımanda en az 35 kişi öldü, 134 kişi yaralandı. Rusya Savunma Bakanlığı ise saldırıda 180 yabancı savaşçının öldürüldüğünü açıkladı. Ancak bu sayıların hiçbiri bağımsız kaynaklarca doğrulanabilmiş değil.

Ancak üsten gelen görüntülere bakıldığında, birçok binanın yerle bir olduğu ya da alevler içinde yandığı görülebiliyordu. Kampın eğitim merkezi ve spor alanlarının ortasında açılan bir krater ise o kadar büyüktü ki videoda sesi duyulan bir kişi "Kamyon sığar buraya" diyordu. Yangınların saat 15.00'e kadar devam ettiği de gelen haberler arasındaydı. Yaralılar Novoyavorivsk'te bulunan hastanede tedavi altına alındı.

Ukrayna Başbakan Yardımcısı ve Dijital Dönüşüm Bakanı Mihail Fedorov Lviv'e bağlı Novoyavorivsk'ten bu fotoğrafları paylaştı

SON ÇARE POLONYA

Novoyavorivsk kasabası 1960'larda yakınlardaki kükürt madeninin işçileri ve askeri üsteki görevlilerin aileleri için inşa edildi. En dikkat çekici özelliği yüksek binaların çevirdiği geniş avlular olan şehir, Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından Polonya'yla olan sınır ticareti sayesinde ayakta kaldı.

Bankacı ve eski bakan Litvin, askeri üsteki patlamanın ardından, anne-babasını, kız kardeşini ve akrabalarını toparlayıp Polonya'ya gönderdiğini anlattı.

Emekli bir mühendis olan babası Mikola elleriyle inşa ettiği kasabayı terk etmek istememişti. Annesi Olha'nın da gitmek aklından bile geçmiyordu. Daha o sabah mutfaktaki vazonun çiçeklerini tazeleyen Olha, çorba yapmak için kaynattığı tavuk suyunu bile ocağın üzerinde bırakıp yola çıkmak zorunda kalmıştı.

Litvin'in kız kardeşi Nataliya ise ona ve damadı Miroslav'a gözyaşları içinde veda etti. (Litvin ve Miroslav, askerlik yaşında olduklarından, Ukrayna'da şu an uygulanmakta ola yasak gereği aileleriyle birlikte ülkeden ayrılamadı.) Litvin, "Beni en çok yaralayan şey onların hisleri" diye konuştu.

HARKİV'DEN KAÇIP BURAYA GELMİŞLERDİ

Litvin ve ailesi gibi örnekleri çoğaltmak mümkün. Pazar sabahı patlama sesleri duyulduğu sırada yakınlardaki bir ilkokulun spor salonundan bozma misafirhanede uyumakta olan Daşa Storejenko da onlardan biri.

Storejenko, yoğun bombardıman altındaki Harkiv'den kaçıp da Novoyavorivsk'e varalı henüz 5 gün olmuştu. "Çok korkunçtu" diye tanımladığı o dakikalarda kız kardeşi, iki kızları ve çizgi film seyretmekte olan 5 yaşındaki oğlu Saşa'yla birlikte yerlerdeki döşeklerin üzerinde uzanıyorlardı. Harkiv'in günlerce füze ateşinin altında kalmasının ardından Saşa sürekli bodrumda yatmak istiyordu. Birkaç gün önce annesine "Büyüyünce Ukrayna'yı düşmanlara karşı savunacağım" demişti.

Storejenko, New York Times'a, "Burada güvende olacağımızı sanıyorduk" dedi ve ekledi: "Ama şu an dışarı bile çıkamıyoruz."

Ukraynada en kanlı saldırıda ağlatan detaylar... Zihniniz gördüklerinizi reddediyor...

Savaş öncesi Ukrayna askerleri Yavoriv'de yoğun tatbikatlar gerçekleştiriyordu

Rusya'nın Polonya sınırına yaklaşık 24 kilometre mesafedeki Yavoriv üssünü vurması Batı'ya gönderilmiş açık bir mesaj olarak kabul ediliyor. Dünya bu saldırı sayesinde Rus güçlerinin Ukrayna'nın her noktasını vurabilecek konumda olduğunu gördü. Dahası NATO'nun Ukrayna askerlerini eğittiği yer olarak bilinen üssü vuran Kremlin, burada ABD'nin ya da başka bir ülkenin askerlerinin bulunmasından çekinmediğini de gösterdi. Bir gün önce Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Riyabkov, NATO ülkelerinden gönderilecek silah sevkiyatını "meşru hedef" kabul edeceklerini söylemişti.

Wall Street Journal'ın "Inside One of Russia’s Deadliest Assaults on a Ukraine City. ‘They Want to Terrorize.’", New York Times'ın "Booms, Smoke and Fire Signal Horror of Russian Attack on Base" ve Guardian'ın "Russia sends message with Yavoriv strike but attack on Poland unlikely" başlıklı haberlerinden derlenmiştir.