GeriDünya ‘Türkiye’nin Avrupa yolculuğuna inandım’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Türkiye’nin Avrupa yolculuğuna inandım’

‘Türkiye’nin Avrupa yolculuğuna inandım’
Abone Olgoogle-news

AB Komisyonu’nun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Komiseri Dimitris Avramopoulos, Türkiye’nin Avrupa yolculuğuna yönelik inancını dile getirdi. Hürriyet’e konuşan Avramopoulos, Türkiye’nin AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda ilerlemesinin ve Avrupa’ya yakınlaşmasının zamanı geldi” dedi. Avramopoulos ayrıca vize serbestisiyle ilgili olarak, "Türk vatandaşları için vize serbestisi önemli bir güven mesajı olacaktır ve Türkiye’nin Avrupa perspektifine yeni bir boyut daha açacaktır. Ben vize serbestisinin teknik boyutlarına ilişkin kalan bir kaç hususu yakında netleştirebileceğimiz konusunda ümitliyim" diye konuştu.

 

AB Komisyonu’nun Göç, İçişleri ve Vatandaşlıktan Sorumlu Komiseri Dimitris Avramopoulos, resmi bir ziyaret için bugün (Pazartesi) Ankara’ya geliyor. Avramopoulos, ziyaret öncesinde Hürriyet’e konuştu ve önemli mesajlar verdi:

‘ORTAK GELECEK’ VURGUSU

- Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’yi AB üyeliği konusunu bir referanduma götürebileceğini ifade etti. Ayrıca Avrupa Birliği’ne Türkiye’nin tam üyelik süreciyle ilgili samimi olmaları gerektiği çağrısını yaptı Sizce AB, Türkiye’nin Birliğe tam üyeliği konusunda samimi mi?

- Ben her zaman Türkiye’nin Avrupa yolculuğuna inandım, ve Türkiye’nin AB’ye üyelik hedefi doğrultusunda ilerlemesinin ve Avrupa’ya yakınlaşmasının zamanı geldi. Türkiye ve AB her zaman ortak oldular ve ortak olarak kalmalılar. Köklü ve ortak bir tarihimiz var. Yine de ilişkilerimiz için belirleyici olan ortak geleceğimiz olacaktır. Ortak bir gelecek. Birlikte inşa edeceğimiz bir gelecek. Bugün Ankara’da oluşumun bir başka nedeni de bu, Türkiye ve AB’nin ortak geleceği için birlikte çalışmak. Köprüler kurmak  ve karşılıklı anlayışı ama her şeyden önemlisi karşılıklı güveni oluşturmak için birlikte çalışmalıyız.

- AKP Sözcüsü Ömer Çelik kısa bir süre önce eğer müzakereler ilkeli bir biçimde yürütülürse Türkiye’nin tüm müzakere başlıklarını altı ay içinde açıp kapama kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Sizce bir süredri dondurulmuş olan müzakereler tekrar nasıl başlayabilir?

- Öncelikle Türkiye’nin katılım müzakerelerinin askıya alınmadığını ifade edeyim. Türkiye defaten AB üyeliği konusundaki kararlılığını teyit etmiştir. Bir aday ülke olarak Türkiye’nin tüm üye devletler gibi aynı yüksek  standartlara ulaşma ve iyi komşuluk ilişkileri sürdürme yükümlülüğü var. Ben geldiğimiz noktanın Türkiye’yi AB’ye yakınlaştıracak gerekli reformları yapması için uygun bir dönem olduğunu düşünüyorum. 

‘TÜRKİYE – AB İŞBİRLİĞİ TÜM DÜNYADA PARADİGMA DEĞİŞİMİ OLUŞTURABİLİR’

-Türkiye ve AB ilişkileri son aylarda ilerleme kaydetti ve ABD’nin dünyaya açtığı ticaret savaşlarının da bunda rolü büyük oldu. Türkiye ve AB arasındaki devam eden ekonomik ve siyasi ilişkilerin durumuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

- Türkiye ortak çıkar alanlarımızda kilit rol oynayan stratejik bir ortak. Bugün karşılaştığımız küresel engeller ortak ve onlara birlikte cevap verebilmemiz gerek. Bu nedenle ortak çıkarımız olan kilit noktalarda işbirliğimizi artırmaya kararlıyız: göç, terörizm, iklim değişikliği, ticaret, ekonomi vb. Daha güçlü bir ortaklık için önümüz açık. Ben bunu kendi sorumlu olduğum alanlarda görüyorum: Göç ve güvenlik- hem Türkiye hem de AB üzerinde doğrudan etkili olan küresel sorunlar. Bizim işbirliğimiz bütün dünya için bir paradigma değişimi oluşturabilir. 

‘TÜRKİYE, SURİYE’DEKİ ÇABALARINDAN DOLAYI TAKDİR EDİLMELİ’

-Eğer İdlib’de Rus ve Suriye hava kuvvetleri tarafından geniş kapsamlı bir saldırı düzenlenecek olsaydı yüzbinlerce Suriyeli göçmen Türkiye sınırına dayanacaktı. AB’nin Türkiye ve Rusya arasındaki en son İdlib anlaşması hakkında görüşü nedir? 

- Suriye’deki çatışma kuşatma altında yaşamak yada ülkelerini terk etmek zorunda kalan milyonlarca kişi için ifade edilemez bir ıstırap oluşturdu. AB bölgede yaşayan üç milyondan fazla kişinin hayatını riske atacağı ve insanlık için yeni bir felaket yaratacağı için İdlib’de askeri bir saldırının önlenmesi gerektiğini ısrarla belirtmiştir. Rusya ve Türkiye Devlet Başkanlarının İdlib için vardıkları anlaşmanın tam olarak uygulanması son derece önemli. Bu anlaşma sivil hayatları ve altyapıyı korumalı, kesintisiz ve sürdürülebilir insani yardım akışı sağlamalı, ve Suriye için kapsayıcı, inandırıcı, sürdürülebilir siyasi çözüm sağlayacak sürecin yeniden başlamasını sağlamalıdır. Türkiye Suriye’deki anlaşmazlığın tırmanışını durduran çabalarından dolayı takdir edilmelidir.

-2016 yılı Mart ayında AB ve Türkiye, Suriye ve diğer milliyetlerden Türkiye üzerinden Avrupa’ya giden düzensiz  göçmen akımını durdurmayı hedefleyen bir anlaşma imzaladılar.  Bu anlaşma imzalandığından beri neler değişti? 

- AB-Türkiye Anlaşması göç konusundaki işbirliğimizde bir dönüm noktası oldu. Mart 2016’da yürürlüğe girdiğinden bu yana, özellikle deniz yoluyla Avrupa’ya düzensiz göç kayda değer oranda azaldı. Bu ortak yaklaşımımızın işe yaradığını ve yaramaya devam ettiğini gösteriyor, ancak yine de tetikte olmalıyız. Yakın geçmişte karayolu ile gelenlerin sayısında bazı artışlar gördük. Göç durumunun istikrarlı kalması için bu işbirliğini sürdürmek her iki tarafın da avantajınadır. Biz her zaman Türkiye’nin topraklarında 3.5 milyon Suriyeli mültecinin ihtiyaçlarını karşılamak ve onlara ev sahipliği yapmak için gösterdiği çabanın ne kadar etkileyici olduğunu kabul ettik ve etmeye devam edeceğiz. AB’nin son yıllarda Türkiye’deki milyonlarca mülteciye sağlamış olduğu finansal ve operasyonel desteğin sebebi tam olarak da budur ve bu desteği vermeye devam edeceğiz.

TÜRKİYE’YE YARDIMIN 3 MİLYAR EURO’LUK İKİNCİ KISMI DA SAĞLANACAK

-AB ve Türkiye arasındaki anlaşmanın bir başka önemli kısmı AB’nin Türkiye’de bulunan Suriyeli mülteciler için kullanılmak üzere 6 milyar euro tahsis etmesiydi. Ancak Türk hükümeti henüz bu ödemenin ikinci kısmını alamadı. Sizce Türkiye’ye bu ödeme ne zaman yapılacak? 

- Aslında ilk 3 milyar euro aktarıldı, ve bu yaz AB üyesi devletlerle yapılan anlaşma uyarınca, bu programın kesintisiz devam edebilmesi için 3 milyar euro olan ikinci kısım da sağlanacak. Bu yardım programı AB’nin en etkin ve en seri destek mekanizmalarından biri oldu, mültecilerin ve Türkiye’deki ev sahibi toplumun ihtiyaçlarının daha kapsamlı ve koordine bir şekilde gerçekleşmesini sağladı. Örneğin 500.000’den fazla Suriyeli çocuk için eğitime erişim sağlandı ve 1.3 milyon mülteci Türkiye’de Mülteciler için Mali Yardım Programı çerçevesinde aylık nakit yardımı alıyor. Türkiye’nin bu kadar büyük bir Suriyeli mülteci toplumuna ev sahipliği yaptığı için takdir edilmesi ve sürekli desteklenmesi gerekiyor.

‘TÜRK VATANDAŞLARINA VİZE SERBESTİSİ ÖNEMLİ BİR GÜVEN MESAJI OLACAK’

- AB-Türkiye Anlaşması’nın bir bölümü en geç Haziran 2016’nın sonuna kadar Türk vatandaşlarına vize serbestisi sağlanmasıydı. Türkiye kendi üstüne düşeni yaptı ancak AB yapmadı. Türk vatandaşları için vize serbestisi gerçekleşmedi. Şu anda Türk vatandaşları için vize serbestisi sağlanmasına ilişkin durum nedir? 

- Türk mercilerinin vize serbestisi konusunda çalışmaya devam etme hususunda verdiği pozitif sinyalleri takdir ediyorum. Türkiye’nin önerisi henüz yerine getirilmemiş bir dizi kritere ilişkin ilerleme sağlayacaktır. Nihayetinde Türkiye 72 kriterin tamamının yerine getirildiğini göstermek durumundadır. Komisyon ve kişisel olarak ben, o ana ulaşana kadar desteğimizi devam ettirmeye hazırız. Türk vatandaşları için vize serbestisi önemli bir güven mesajı olacaktır ve Türkiye’nin Avrupa perspektifine yeni bir boyut daha açacaktır. Ben vize serbestisinin teknik boyutlarına ilişkin kalan bir kaç hususu yakında netleştirebileceğimiz konusunda ümitliyim.

GÜVENLİK İŞBİRLİĞİNDE AB’DEN EUROPOL TEKLİFİ

-Türkiye bu yılın başlarında Avrupa Komisyonu’na terörizmle mücadele kanununda  AB koşullarını yerine getirmek için neler yapacağına ilişkin planlarını sunmuştu. Sizce Türkiye AB gereksinimlerini yerine getirmek için doğru yolda mı?

- Terörizmle mücadele kriterine ilişkin olarak, önerilen yasal değişikliklerin Türkiye’nin terörizmle mücadele kapasitesini zayıflatmayı amaçlamadığının altını çizmek isterim. Hepimiz ve şahsen ben Türkiye’nin bu konudaki endişelerini anlayışla karşılıyoruz. Türkiye terörizm sebebiyle çok acı çekti. Bizler toplumlarımızın içinde ve dışında gördüğümüz terörizmin farklı yüzlerini yakından tanıyoruz. Ancak net olarak öğrendiğimiz bir şey var ki, bu büyük engelle ancak birlikte ve beraber olursak mücadele edebiliriz. AB ve Türkiye arasındaki güvenlik konusundaki işbirliğinin önemli bir aracı benim Türk mercilerine önerdiğim Europol (Avrupa Polis Teşkilatı) ile imzalanacak anlaşma olacak. Europol anlaşmasına ilişkin müzakerelere yakın zamanda başlama konusunda istekliyiz. Bu Türkiye’nin AB üyesi devletlerle operasyonel soruşturmalarda işbirliği yapabilmesini sağlayacaktır. 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle