GeriDünya Teröre karşı ortak mücadele çağrısı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Teröre karşı ortak mücadele çağrısı

ABD'de dün meydana gelen tarihin en kanlı terörist saldırılarının yankıları Türkiye'de de sürüyor. İnsanlık tarihinin karşı karşıya kaldığı bu en büyük terörist saldırılara yönelik bugünkü yorumlar ve tepkiler şöyle:

TERÖRİZMLE MÜCADELE GÜNÜ

Devlet Bahçeli (MHP Genel Başkanı): Terör vahşetine sık sık maruz kalmış, terörizm karşısında çok ağır bedeller ödemiş Türk milleti, Amerikan halkının büyük acısını yürekten hissetmekte ve paylaşmaktadır.

Amerikan halkının yaşadığı bu insanlık trajedisi, terörizm ile her türlü zeminde ve her türlü araçla mücadele edilmesi gerektiğini, çok acı bir biçimde, bir kez daha göstermiştir. Bu sebeple, 11 Eylül tarihinin ''Dünya Terörizmle Mücadele ve Terör Mağdurlarını Anma Günü'' olarak ilan edilmesini uluslararası kamuoyuna teklif ediyoruz.

Böyle bir küresel dayanışma ve kararlılığın ortaya konulmasının, büyük bir terör felaketine maruz kalan Amerikan halkının acılarını hafifleteceğini düşünüyoruz.

Bu vesileyl, Yüce Allah'tan, bütün insanlığı terör felaketinden korumasını niyaz ediyor, Amerikan halkına başsağlığı ve sabır diliyoruz.

TERÖRİSTLERE KUCAK AÇAN ÜLKELERE UYARICI OLSUN

Sabahattin Çakmakoğlu (Milli Savunma Bakanı): Saldırıyı insanlık adına büyük nefret duyguları içerisinde  kınıyoruz. Böyle bir olay yaşanmamalıydı. ABD halkının üzüntüsünü ve acılarını dost ve müttefik bir ülke olarak paylaşıyoruz.

Türkiye, terörizmden çok sıkıntı ve acı çekmiş bir ülkedir. 35 bin insanını terör olaylarında kaybetmiştir. ABD olmasa bile bir kısım Avrupa ülkeleri bizi çok iyi anlamamıştır. Hala Türkiye'den şu veya bu şekilde kaçmış teröristlere kucak açan ülkelere bu olayın uyarıcı bir görev yapmasını gönülden temenni ediyorum.

Mücadele, sadece sözle değil istihbarat örgütleri dahil ve birbirlerinin içişlerindeki temel hassasiyetlere saygı göstermek suretiyle de olur. O ülkenin hassasiyetlerini insan hakları vesair değişik görüşlerle olumlu telakki eden hareketleri de ileride terörizme dönüşebileceğini dikkate alarak düşünmeleri gerektiğinin altını çiziyorum.

TERÖRÜ ŞİMDİ ANLADILAR

Metin Bostancıoğlu (Milli Eğitim Bakanı): Türkiye uzun yıllardır terörle mücadele etti. Okullar yakıldı, yıkıldı. Öğretmenler öldürüldü, insanlar öldürüldü, çocuklar yaşlılar öldürüldü. Bütün Avrupa'ya, bütün dünyaya terörle mücadele çağrısı yaptık, kulak asmadılar. Hatta terörün başına destek dahi verdiler. Ama bu hükümetle başlayan terörün başını yakalayıp adalete teslim etme süreci, bölücü ve dinci teröre karşı yapılan mücadelelerle sona erdi. Adalete teslim edildiler.

Bunu Avrupa anlayamadı, Amerika da göremedi. Ama şimdi gördülerki terör insanlık için çok büyük tehlike. Bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için bütün dünya milletleri teröre karşı birlikte mücadele etmelidir.

AFGAN KAYNAKLI OLDUĞUNU DÜŞÜNMEK SAFLIK

Recai Kutan: (SP Genel Başkanı): ABD'deki terör olayının Afganistan ya da Filistin kaynaklı olduğunu düşünmek, böyle bir organizasyonu oraya bağlamak için insanın saf olması lazım. SP olarak, kim tarafından ve ne maksatla yapılırsa yapılsın her türlü şiddet, anarşi ve terör olayına karşıyız. Masum insanları katletmeye kimsenin hakkı yoktur. Dün New York'ta üzücü bir olay cereyan etmiştir. Bu olayın kimler tarafından yapıldığının çok iyi incelenmesi lazım. Yapılan eylem, uzun vadeli bir çalışmayı gerektirir. Akıl alacak gibi değil... Aynı anda 10 uçak kaçırılıyor ve bu intihar saldırısını yapanlar, 10 tane pilot buluyorlar. Bunun mesela, Afganistan veya Filistin kaynaklı bir organizasyon olduğunu düşünmek için insanın saf olması lazım. Böyle büyük bir eylem, bir devlet desteği ya da çok büyük bir örgüt işidir.

Müslüman sıfatıyla biri, böyle bir eylem yaparsa o, müslümanlığın anlamını bilmiyor demektir. Dünyada birçok terör örgütü var. Niye mesela (Hıristiyan terör örgütü) lafı kullanılmıyor? İçinde bulunulan şartlarda böylesine gelişmiş bir plan yapılmışsa bunu başka yerlerde aramak lazım.
Aslında, bu yaşanan da çok özel bir savaştır, terörün dünyaya kafa tutmasıdır. Terörle savaşmanın yöntemleri de farklıdır.

ÖZGÜRLÜKLERİ KISITLAYAN YÖNTEMLER KAPIDA

Prof. Dr. Kemal Kirişçi (BÜ Uluslararası İlişkiler Bölümü Başkanı): Dün sabahki dünya ile bu sabahki dünya arasında büyük farklılıklar var. İnsanlığa sığmayacak bir yapıya sahip olan insanların neler yapabileceğini gördük. Şimdiye kadar hep varsayımımız böyle bir şeyin insan tarafından yapılamayacağıydı. Tahmin ediyorum ki, güvenlik anlayışı konusunda bundan böyle daha şüpheci, belki de insan özgürlüğünü daha kısıtlayıcı yöntemlere başvuracaklar.

Benim en büyük endişem; bu tedbirleri geliştirirken İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana insan hakları ve demokraside katedilen yolun gerisine düşmemeleri. Tahmin ediyorum çok daha şüpheci, belki de insan özgürlüğünü daha kısıtlayacak yöntemlere başvuracaklar.

TÜRKİYE ARANAN ÜLKE OLACAK

Çevik Bir (Emekli Orgeneral): Saldırılarla, soğuk savaş sonrasında yeni bir dönem açıldı. Dünyada tekrar kutuplaşma dönemi başladı. Türkiye, bu kutuplaşmada hür dünyanın içinde yer almalıdır. Hür dünyaya, tamamen yüksek teknolojiye dayalı örgütlenmiş bir terör tehdidi var. Bu yapılanma dünya için bir numaralı potansiyel tehdit haline gelmiştir. O zaman hür dünya ülkeleri, yüksek teknolojiye dayanan teröre karşı örgütlenmek zorunda. Hür dünyada, bu olaydan sonra yeniden bir yapılanmaya gidilecektir.

Türkiye açısından konuyu inceleyecek olursak, ülkemiz bu konuda aranan ülke olacak. Şu nedenle aranan ülke olacak; Bir kere teröre karşı yaptığı mücadelede tek başına olmasına rağmen Türkiye, bu konuda başarılı olmuştur. Türkiye, coğrafyası ve jeopolitik konumu itibariylesoğuk savaş dönemi sonrasında zaten önemi artan bir ülkeydi. Türkiye'nin önemi bu olayla daha çok ortaya çıktı. Türkiye, bundan sonra dünyada aranan ülke olacak.

Olayın nereden ve ne şekilde kaynaklandığı konusunda kimse bir şey bilmiyor, dolayısıyla kaynak bilinmeden senaryo üretmek sakıncalı. Bu konuda hür dünya ülkeleri omuz omuza verip, bu saldırıyı yapanları tespit etmek mecburiyetinde. Herkesin ABD'ye yardımcı olması lazım. Ayrıca, Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası benim için bugünden itibaren bitmiştir. Tekrar NATO ön plana çıkmaya başlayacak. Türkiye'nin Avrupa ile entegrasyonundaki sorunu da ortadan kalkacaktır. Avrupa yanlışından dönecektir.

ANCAK ABD KAYNAKLI OLABİLİR

Özdem Sanberk (TESEV Direktörü ve emekli büyükelçi): Şu anda elde hiçbir delil yok. Saldırıyı şu ya da bu örgüte mal etmek yanlış olur. Oklahoma olayı güzel bir örnek teşkil ediyor. Bu olayın insan avına dönüşmesi, birtakım kişilerin ve dini grupların hedef gösterilmesi çok yanlış olur. Bugün Taliban yönetimi Afganistan'a tamamen hakim. Bu saldırıyı eğer Usame Bin Ladin gerçekleştirdiği yönünde bir delil elde edilirse, Taliban bu şahsı hemen verir. Çünkü Taliban yönetimi bunun yükünü taşıyamaz. ABD'nin 'terörist ülkeler' listesinde yer alanların  büyük bir kısmı Türkiye'nin komşusu. Bu olayla ilgili ABD iyi değerlendirme yapmalı. Aksi takdirde olası bir misillemede Türkiye çok büyük sıkıntılar çekebilir.

Bu olay şunu gösterdi ki, istihbaratın en önemli kaynağı insandır. Teknolojik istihbarat, insan istihbaratının önüne geçemiyor. Buralara bu kadar para harcandı. ABD içinde bir organizasyon kurulmuş. Birtakım şebekeler oraya çıkmış. Bunlar planlarını yapmışlar. Aynı anda uçakları kaçırmışlar. Muazzam bir planlama. Bu saldırıyı ancak sofistike bir teşkilat yapabilir. Ayrıca, hadisenin gösterdiği elemanlara bakmak suretiyle, bu kadar önemli hedefe ulaşabilen bir terör olayının ancak ABD kaynaklı olabileceğini düşünüyorum.

FÜZE SAVUNMA SİSTEMİ YENİDEN GÜNDEME GELECEK

Seyfi Taşhan (Dış Politika Enstitüsü Başkanı): Terörist saldırıların ardından Washington, ABD düşmanlığını azaltma yönünde adımlar atabilir. Acilen bir dünya konferansı düzenlenebilir. ABD, saldırılarla ilgili araştırmanın tamamlanmasının ardından suçlu görülen ülkeye ani bir saldırı düzenleyebilir. Her ülke toplum içinde teröre karşı uyması gereken normları belirlerken, bunların uygulanmasını denetleyecek bir uluslararası kuruluş oluşturulabilir. Bu gelişmelerin ardından toplumsal hayatta bir takım zorluklar ortaya çıkacaktır, örneğin pasaport ve kimlik gibi sivil kontrolleri de sıkılaştırılacaktır.

Bir numaralı şüpheli, Suudi Arabistan kökenli terörist Usame Bin Laden. ikinci şüpheli isim ise Irak olabilir ancak, Irak Lideri Saddam Hüseyin, böyle bir organize saldırıyı düzenleyebileceği şüpheli. Olayı üstlenen Japon Kızıl Ordu Örgütü ise şüpheli listesinin en sonunda yer alıyor.

ABD, geri durmayacak, sert bir şekide misilleme yapacaktır. Ancak buna paralel olarak Washingon yönetimi, dünyadaki ABD düşmanlığını azaltma yönünde de adımlar atabilir. ABD'nin ortaya attığı Füze Savunma Sistemi, son gelişmelerin ardından tekrar gündeme gelebilir, çünkü saldırılar füze sisteminin gerekliliğini ortaya koymuş oldu.

SADECE DIŞ GÜÇLER DEĞİL

Ali Bozer (Eski Dışişleri Bakanı): Saldırıların dışarıdaki bazı güçlerle birlikte, ABD içinden bir tertip neticesinde meydana geldiğini tahmin ediyorum. Özellikle teknoloji açısından bu kadar önemli bir teşebbüs niteliği taşıyan olayın, sadece dış güçler tarafından gerçekleştirilmesi ihtimalini zayıf buluyorum.

Olayın nereden kaynaklandığını teşhiş için daha erken. Fakat Ortadoğu, Afganistan üzerinde durulduğuna göre, bu bölgelerde meydana gelebilecek olayların Türk dış politikasına etki yapacağı düşüncesindeyim. Bundan sonra ABD'nin takip ettiği dış politika ile Türkiye'nin takip edeceği dış politika arasında daha yakınlaşma olması ihtimali kuvvetlidir.

DEVLETLER İNTİKAM ALMAZ

Sadık Erdoğan (Ankara Barosu Başkanı): ABD'deki terörist saldırıyı lanetliyoruz. Dünya barışını tehdit edebilecek spekülatif değerlendirme ve saptamalarla salt ABD ile çelişkileri olduğu gerekçesiyle dünyanın meşru güçleri ve devletlerinin intikam duygusuyla hedef alınmasından özenle kaçınmak gerekir.

İNSANLIK BU FACİAYI HAK ETMİYOR

TOBAV (Devlet Tiyatroları, Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı): İnsanlık böyle bir faciayı hak etmiyor. Üzerinde yaşamı paylaştığımız bu dünyada, böyle bir facianın yaşanmasına sebep olanları bütün insanlık onurumuzla reddediyoruz. SADECE DIŞ GÜÇLER DEĞİL
Ali Bozer (Eski Dışişleri Bakanı): Saldırıların dışarıdaki bazı güçlerle birlikte, ABD içinden bir tertip neticesinde meydana geldiğini tahmin ediyorum. Özellikle teknoloji açısından bu kadar önemli bir teşebbüs niteliği taşıyan olayın, sadece dış güçler tarafından gerçekleştirilmesi ihtimalini zayıf buluyorum.
Olayın nereden kaynaklandığını teşhiş için daha erken. Fakat Ortadoğu, Afganistan üzerinde durulduğuna göre, bu bölgelerde meydana gelebilecek olayların Türk dış politikasına etki yapacağı düşüncesindeyim. Bundan sonra ABD'nin takip ettiği dış politika ile Türkiye'nin takip edeceği dış politika arasında daha yakınlaşma olması ihtimali kuvvetlidir.

ABD BİLE MÜDAFAASIZ

Kamuran Gürün (Emekli Büyükelçi): Dünyanın en büyük devletleri dahi teröristlere karşı zayıf ve müdafaasız. İster o ülkenin içinde yaşıyor olsunlar, ister dışarıdan geliyor olsunlar, terörizm denen mikrobu yeryüzünden kaldırmak zorundayız. Ancak dünyada bazı ülkeler, kendilerinde olmadığı sürece  terörizme aldırmazlıkla baktı. Bunların içinde bir ölçüde ABD de vardı... Bundan özellikle Avrupa devletlerinin çıkaracağı dersler var. Terörizm zaman zaman bir devletin başına geliyor. Bu devlet belirli bir süre teröristlerle uğraşıyor, ama ondan sonra elini çekiyor. Diğer devletlerde terörist olaylara karşı adeta sempatiyle bakmaya başlıyor. Bugün ABD'de olan bu olay, bütün ülkelerde olabilir. Avrupa'nın her ülkesinde de olabilir. Devletlerin akıllarını başlarına alıp, başka ülkelerdeki terörist akımlara ve terörist hareketlere iyimser gözle, sevimli bir şekilde bakmasınlar. Zannediyorum bundan çıkarılacak en önemli ders budur.

Peki, ABD'deki olayı kınayanların hepsi samimi midir? Bazılarının da timsah gözyaşı döktüğü düşünülebilir. Türkiye zaten terörizmin içinde yaşıyor. Yeni yeni kendisini kurtarmaya uğraşıyor. ABD'deki bu saldırıyı Türkiye'den daha iyi anlayanın çıkacağını sanmıyorum. Terörizmi en iyi bilen ülke, Türkiye'dir.

ABD'NİN REAKSİYONU ÇOK BÜYÜK OLACAK

Yard. Doç. Dr. Ahmet Sözen (Bahçeşehir Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkan Vekili): ABD'deki saldırı mesaj vermek için yapıldı, bu da terörizmin karakteristiğinden kaynaklanıyor. ABD'nin izlediği uluslararasıpolitikaları eleştiren bir hareket, bir şiddet gösterisi. Bu açıdan bakıldığında Dünya Ticaret Merkezi'nin seçilmesinin sembolik bir önemi var. Bu olay, küreselleşen dünyada ABD'nin rolünü beğenmeyen bir grup tarafından yapılmış bir olay olabilir. Bu olayın bir siyaset bilimci olarak içten gelmesini tercih ediyorum. Çünkü aksi takdirde ABD'nin reaksiyonunun şiddeti çok büyük olacak. Kurunun yanında yaş da yanar. Zaten İslam'a karşı bir önyargı var bu camiada. Bir çok masum insan zarar görebilir diye düşünüyorum.

PİLOTLUK BİR HAFTADA ÖĞRENİLİR

Levent Başara (Savunma ve Havacılık Dergisi Editörü): Abartıldığı gibi yolcu uçaklarının kullanılması profesyonellik gerektirmiyor. Konu hakkında hiçbir şey bilmeyen biri bile, bir hafta içerisinde bilgisayar uçak simülatörü programları ile uçak kulanabilecek düzeye gelebilir. En azından uçağı havada tutabilir ve hedefe yöntebilir.

ABD'nin New York ve Washington kentlerine düzenlenen saldırılarda, pek çok soru işareti VAR. Kaçırılan uçakların onca saat havada nasıl kaldığı, ABD Milli Muhafız Uçaklarının hareket etmekte neden geç kaldığı, uçakların Pentagon'a nasıl bu kadar yaklaşabildikleri soruları yanıt bekliyor.

SALDIRILAR İNSANLIK VE AKIL DIŞI

Ufuk Uras (ÖDP Genel Başkanı): ABD'deki saldırılar insanlık ve akıl dışıdır. Ancak yaşananlar sermayenin küreselleşmesinden ve bunun yarattığı şiddet politikalarından kaynaklanmaktadır. ABD Başkanı Bush'un izlediği politikaların dünyadaki barış ortamını zedeledi. Küresel ısınmayı önemsememe, kara mayınları ve biyolojik silahların kullanılması, uzayın silahlandırılması, ırkçılık konferansına katılmama bunun son örnekleridir. Yaşananlar, dünyada eşitliksizliklere, adaletsizliklere ve haksızlıklara yol açan politikalardan vazgeçilmesi için fırsat olmalıdır.

EN İYİ TÜRKİYE ANLAR

Muhsin Yazıcıoğlu (BBP Genel Başkanı): Tüm insanlığın bu tür eylemlere karşı işbirliği, güç birliği yapmasını istiyoruz. Bu saldırı, zannediyorum, teröre karşı umursamaz duran, terörden acı çeken ülkelerin durumunu görmezden gelen, bunu anlayamayan bütün ülkelerin, şahısların, devletlerin gözlerini açmış olsa gerek. Terör bir kör kurşundur, nereyi vuracağı, kimi vuracağı belli olmamaktadır. ABD'deki terör olaylarında hayatını kaybedenler farklı dinlerden, ırklardan ve farklı devletlere mensup bir mozaik. Terör, ABD'yi vururken, aynı zamanda bütün insanlığı da vurdu.Damdan düşenin halini en iyi damdan düşen anlar. Bunu en iyi Türk milleti olarak biz anlıyoruz. Türkiye tabii ki teröre karşı cephede yer almalıdır. Türkiye insan haklarından yana, demokrasiden yana olmalıdır.


 

False