Tüm dünya şokta... Trump: "ABD, Gazze Şeridi'ni devralacak, Filistinliler Gazze'den çıkmalı" Dünyanın dört bir yanından tepki yağıyor...
Güncelleme Tarihi:Tüm dünya şokta... Trump: "ABD, Gazze Şeridi'ni devralacak, Filistinliler Gazze'den çıkmalı" Dünyanın dört bir yanından tepki yağıyor...
Güncelleme Tarihi:
ABD'nin New York kentinde Belediye Binası önünde toplanan binlerce protestocu, Trump yönetiminin göçmenlere yönelik sert politikaları ve Filistinlilerin Gazze’den zorla çıkarılmasına ilişkin önerisine karşı geniş çaplı bir gösteri düzenledi. "50 protesto, 50 eyalet, bir gün" etiketleri ile sosyal medya üzerinden duyurulan eylemler, ülke genelinde Philadelphia, Michigan, Texas ve Wisconsin gibi birçok şehirde de yankı buldu.
ELON MUSK’A YÖNELİK SERT TEPKİLER
Protestocuların hedefinde yalnızca Trump yönetimi değil, aynı zamanda milyarder Elon Musk ve Cumhuriyetçilerin 'Proje 2025' gündemi de vardı. Göstericiler, Trump’ın etkili danışmanlarından biri olarak görülen Elon Musk’ın yönetimde artan rolüne tepki gösterdi. "Elon Musk'ı sınır dışı edin", "Elon Musk gitmeli" ve "Elon Musk kapı dışarı" gibi sloganlar atan protestocular, Musk’ın yeni kurulan Hükümet Verimliliği Departmanı’ndaki etkisini kınadı.
New York Belediye Binası çevresinde yoğun bir kalabalık toplanırken, göstericiler Trump yönetimine yönelik tepkilerini pankartlar ve sloganlarla dile getirdi. Göstericiler ayrıca Amerika, Meksika ve Kanada bayrakları taşıyarak, Trump’ın göçmen politikalarına karşı dayanışma mesajı verdi.
New York Polis Departmanı (NYPD) tarafından alınan geniş güvenlik önlemleri altında gerçekleşen protesto sırasında herhangi bir olay yaşanmadı. Protestoların ülke genelinde daha fazla destek görmesi ve önümüzdeki günlerde yeni eylemlerin düzenlenmesi bekleniyor.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, siyasi temaslarda bulunmak üzere ABD’de olan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Pentagon'da ağırladı.
Görüşmenin başında yaptığı açıklamada İsrail’in savunmasına olan bağlılıklarını yineleyen Hegseth, Trump yönetiminin İsrail'e "daha önce tedarik edilmeyen ve radikal düşmanları ortadan kaldırmada faydalı olan" silahlar sağlayacağını söyledi. Başkan Donald Trump’ın Gazze açıklamalarını da değerlendiren Hegseth, "Başkan, alışılmışın dışında düşünmeye, çözümsüz gibi görünen sorunları çözmek için yeni, benzersiz, dinamik yollar aramaya istekli" yorumunda bulundu. Çözüm bulunmaması halinde Gazze'de tekrar benzer acıların yaşanabileceğini belirten Hegseth, "Deliliğin tanımı, aynı şeyi tekrar tekrar yapmaya çalışmaktır" dedi. Gazze hakkında "Bütün seçenekleri değerlendirmeye hazırız" ifadelerini kullanan Hegseth, Gazze'ye ABD askerlerinin gönderilip gönderilmeyeceği ve Trump’ın ne yapacağı konusunda ise net bir yorum yapmaktan kaçındı.
NETANYAHU: "BİZİM ZAFERİMİZ, SİZİN ZAFERİNİZDİR"
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ise, ülkesinin benzersiz bir ABD müttefiki olduğunu belirterek, "Düşmanlarımızla tek başımıza savaşmaktan çekinmiyoruz" şeklinde konuştu. "Radikalizm" ve "terör" ile savaştıklarını iddia eden Netanyahu, Hegseth’e yönelik "Size büyük şeytan, bize küçük şeytan diyorlar. Biz sadece onların yolunda duruyoruz. Siz onların büyük düşmanısınız" ifadelerini kullandı. ABD - İsrail işbirliğinin önemine vurgu yapan Netanyahu, "Çeşitli düşmanlarla yüzleşerek, sadece bize saldırmak isteyenleri değil, size saldırmak isteyenleri de yenmiş oluyoruz. Bu nedenle bizim zaferimiz sizin zaferinizdir" dedi. Netanyahu, ülkesinin savaş hedeflerini gerçekleştirme konusunda "oldukça ilerlemiş" durumda olduğunu da sözlerine ekledi.

Umman, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki Filistinlileri zorla yerinden etme planını reddettiğini duyurdu.
Umman Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Filistinlileri topraklarından çıkarmayı amaçlayan her türlü girişimin kesin bir dille reddedildiği teyit edilirken Filistin sorununa adil bir çözüm bulunması çağrısı yapıldı.
Açıklamada, "Filistin halkının kendi topraklarında bağımsız bir devlet kurma konusundaki meşru haklarına saygı gösterilmesinin gerekliliği" vurgulandı.
"Uluslararası topluma Filistin halkının haklarını koruma konusunda sorumluluklarını yerine getirme" çağrısı yapılırkın, 1967 sınırlarında başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti'nin kurulması gerektiğinin altı çizildi.
- Trump'ın, Gazze'yi "devralma" ve Filistinlileri zorla yerinden etme planı
Donald Trump, Beyaz Saray'da kabul ettiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile düzenlenen ortak basın toplantısında, ABD'nin Gazze Şeridi'ni devralacağını ve oradaki patlamamış bombalar ile diğer silahların sökülmesinden ve yıkılmış binalardan kurtulmaktan sorumlu olacağını söylemişti.
Gazze'nin artık tamamen yerle bir olmuş devasa bir yıkım alanı olduğunu kaydeden Trump, Gazze'deki Filistinlilerin başta Mısır ve Ürdün olmak üzere, komşu ülkelerde inşa edilecek yeni yerleşim yerlerine gitmelerinin çok daha iyi olacağını savunmuştu.
Trump, "ABD, Gazze Şeridi'ni devralacak ve orada bir iş yapacağız. Oraya sahip olacağız ve sahadaki tüm tehlikeli patlamamış bombaların ve diğer silahların sökülmesinden, yıkılmış binalardan kurtulmaktan sorumlu olacağız." ifadesini kullanmıştı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Filistin Halkının Devredilemez Haklarının Kullanılması Komitesi’nin 2025 oturumunun açılışında, Filistin halkının temel haklarının ihlal edildiğini vurgulayarak, kalıcı bir ateşkes, insani yardımların hızlandırılması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Guterres, kalıcı barış için Gazze’nin de ayrılmaz bir parçası olduğu bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının şart olduğunu söyledi.
FİLİSTİN’DE DERİNLEŞEN İNSANİ KRİZ
Konuşmasına, Filistin halkının sistematik olarak insanlıktan çıkarıldığını ve ağır bir insani kriz yaşandığını belirterek başlayan Guterres, 7 Ekim’de yaşanan Hamas saldırılarının hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini, ancak Gazze’de yaşanan büyük yıkımın da kabul edilemez olduğunu söyledi.
BM Genel Sekreteri, yaklaşık 50 bin kişinin yaşamını yitirdiğini, Gazze’nin altyapısının büyük ölçüde yok edildiğini ve nüfusun büyük bir kısmının açlık ve hastalıkla mücadele ettiğini belirtti. Ayrıca, eğitimden mahrum kalan çocuklar ve evsiz kalan aileler nedeniyle Filistin toplumunun geleceğinin büyük bir tehdit altında olduğuna dikkat çekti.
ARABULUCULARA TEŞEKKÜR VE ATEŞKES ÇAĞRISI
Guterres, ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılması için Mısır, Katar ve ABD’nin yürüttüğü diplomatik çabaları takdir ettiğini belirtti. Ancak, sadece geçici anlaşmaların yeterli olmadığını, kalıcı bir barış için daha kpsamlı adımlar atılması gerektiğini vurguladı.
Bu noktada üç temel hedefe odaklanılması gerektiğini belirten Guterres, BM’nin insani yardımları ulaştırmak için gece gündüz çalıştığını belirterek, yardımların engelsiz ve sürdürülebilir şekilde ulaştırılmasını sağlamak için üye devletlerin desteğini istedi. Ayrıca, UNRWA’nın çalışmalarına finansal destek verilmesi çağrısında bulundu.
Uluslararası hukuka saygı ve etnik temizlik uyarısı
BM Genel Sekreteri, uluslararası hukuka bağlı kalmanın önemini vurgulayarak, "Her türlü etnik temizlikten kaçınmak gereklidir" dedi. Bölgede gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM
Guterres, Filistin ve İsrail’in barış içinde yan yana yaşayabileceği bir çözümün sağlanması gerektiğini belirtti. Kalıcı bir barış için, Gazze’nin de ayrılmaz bir parçası olduğu bağımsız bir Filistin Devleti’nin kurulmasının şart olduğunu söyledi.
Doğu Kudüs ve Batı Şeria’daki İsrailli yerleşimcilerin şiddetinin artmasını "ciddi bir tehdit" olarak değerlendiren Guterres, bu tür ihlallerin derhal durdurulması gerektiğini belirtti. BM Genel Sekreteri, Uluslararası Adalet Divanı’nın kararına atıfta bulunarak, İsrail’in Filistin toprakları üzerindeki işgalinin sona ermesi gerektiğini vurguladı.
Ayrıca, Gazze’nin toparlanması ve yeniden inşası sürecinde Filistin Yönetimi’nin güçlü ve birleşik bir yapıya kavuşmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Uluslararası toplumun Filistin Yönetimi’ni destekleyerek bu sürece katkı sağlaması gerektiğini söyledi.
ULUSLARARASI TOPLUMA DESTEK ÇAĞRISI
BM Genel Sekreteri Guterres, konuşmasını uluslararası topluma ve üye devletlere çağrıda bulunarak tamamladı. Filistin halkının haklarını güvence altına alacak kalıcı çözümler için uluslararası desteğin artırılması gerektiğini vurguladı.
BM’nin barış, istikrar ve Filistin halkının devredilemez haklarına olan bağlılığını yineleyen Guterres, Komiteyi bu hedeflere verdiği kararlı destek nedeniyle takdir etti.

BAE Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, BAE’nin Filistin halkının haklarının korunmasına ilişkin “tarihi” tutumu ve bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına ilişkin tavrına vurgu yapıldı.
Açıklamada, Filistin halkının vazgeçilmez haklarına yönelik her türlü ihlalin ve bu halkı yerinden etme girişiminin kabul edilmediği belirtildi.
İsrail’in Yahudi yerleşim birimi inşa ve genişletme faaliyetleriyle barış fırsatlarını ortadan kaldırdığına dikkat çekilen açıklamada, İsrail-Filistin sorununu çözüp egemen bir Filistin devletinin kurulmasına yol açacak bir siyasi ufkun oluşturulmasının önemi vurgulandı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, Gazze'deki Filistinlilerin Mısır ve Ürdün'e gönderilmesinden kastının "geçici olarak yerleştirme" olduğunu savunan Beyaz Saray, Filistinlilerin daha sonra kendi evlerine dönmeleri konusunda ise bir taahhütte bulunmadı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın brifinginde, Gazze gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Leavitt, ABD Başkanı Trump'ın, Gazze'yi devralma ve Filistinlileri yerinden etme planına dair açıklamalarına "açıklık" getirdi.
ABD'li sözcü, Filistinlilerin Gazze'den başka yerlere "geçici olarak" yerleştirilmesinin söz konusu olduğunu vurguladı ancak Filistinlilerin Gazze yeniden inşa edildikten sonra evlerine geri dönmeleri konusundaki soruları ise yanıtsız bıraktı.
Karoline Leavitt, "Başkan'ın, Gazze'nin yeniden inşası ve orada bulunanların geçici olarak başka yerlere yerleştirilmesi konusunda kararlı olduğunu teyit edebilirim." dedi.
Filistinlilerin Mısır ve Ürdün gibi yerlere geçici mi yoksa kalıcı mı yerleştirileceğine ilişkin ısrarlı sorulara yanıt veren Leavitt, "geçici yeniden yerleştirme" ifadesini kullandı.
MISIR VE ÜRDÜN'E "FİLİSTİNLİLERİ KABUL EDİN" ÇAĞRISI
Bu süreçte Trump'ın, başta Mısır ve Ürdün'le görüşmeler yaptığını ve bu iki ülkenin Filistinlilerin geçici olarak buralara yerleştirilebilmesine olumlu bakacaklarını umduklarını vurgulayan Leavitt, "Başkan Trump, bölgedeki ortaklarımızdan, özellikle de Mısır ve Ürdün'den, evlerini yeniden inşa edebilmemiz için Filistinli mültecileri geçici olarak kabul etmelerini beklediğini çok açık bir şekilde ifade etti." diye konuştu.
Gelecek hafta Ürdün Kralı 2. Abdullah'ın Beyaz Saray'da Trump ile bir araya geleceğini hatırlatan Leavitt, bu görüşmede Gazze'nin yeniden inşası sürecine ilişkin detayların ele alınacağını söyledi.
Leavitt, "Burası bir yıkım alanı. Su yok, elektrik yok. Başkan bu kişilerin barış içinde yaşamasını istiyor. Bu çok cesur yeni planla bunu yapmaya kararlı." sözlerini sarf etti.
Öte yandan Leavitt, Trump'ın Gazze'ye asker gönderme konusunda herhangi bir taahhütte bulunmadığını belirterek, Trump'ın dünkü ifadelerinin bir "taahhüt" olmadığını kaydetti.
TRUMP'IN GAZZE'Yİ "DEVRALMA" VE FİLİSTİNLİLERİ YENİDEN YERLEŞTİRME PLANI
Başkan Trump, dün Beyaz Saray'da kabul ettiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ortak basın toplantısında, ABD'nin, Gazze Şeridi'ni devralacağını ve oradaki patlamamış bombalar ile diğer silahların sökülmesinden ve yıkılmış binalardan kurtulmaktan sorumlu olacağını söylemişti.
Gazze'nin artık tamamen yerle bir olmuş devasa bir yıkım alanı olduğunu kaydeden Trump, Gazze'deki Filistinlilerin başta Mısır ve Ürdün olmak üzere komşu ülkelerde inşa edilecek yeni yerleşim yerlerine gitmelerinin çok daha iyi olacağını savunmuştu.

Gazzeliler Trump'ın Filistin halkını zorla yerinden etme planı hakkında konuştu. Anadolu Ajansı'na konuşan Filistinliler, "Topraklarımızda kalacağız, buradan gitmeyeceğiz" dedi.

İspanya Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de öneriyi reddederek, "Şu konuda net olmak istiyorum. Gazze, Gazzeli Filistinlilerin toprağıdır ve Gazze’de kalmalılar. Gazze, İspanya'nın desteklediği gelecekteki Filistin devletinin bir parçasıdır ve İsrail devletinin refah ve güvenliğini garanti altına alarak bir arada yaşamalıdır" diye konuştu.

İngiltere Dışişleri Bakanı David Lammy ise Kiev’e düzenlediği ziyaret sırasında yaptığı açıklamada, "İki devlet görmemiz gerektiğine dair inancımız her zaman net olmuştur. Filistinlilerin Gazze ve Batı Şeria'daki vatanlarında yaşadıklarını ve refaha kavuştuklarını görmeliyiz" ifadelerine yer verdi.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock, Batı Şeria ve Doğu Kudüs gibi Gazze'nin de Filistinlilere ait olduğunu belirtti.Bakan Baerbock, yaptığı yazılı açıklamada, isim vermeden ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'ye ilişkin açıklamalarına tepki gösterdi.
Gazze'nin harabeye döndüğüne dikkati çeken Baerbock, "Aynı zamanda açık olan bir şey var. Gazze tıpkı Batı Şeria ve Doğu Kudüs gibi Filistinlilere aittir. Bu topraklar gelecekteki Filistin devletinin çıkış noktasını oluşturmaktadır. Filistinli sivil halkın Gazze'den sürgün edilmesi sadece kabul edilemez değil, aynı zamanda uluslararası hukuka aykırıdır." ifadelerini kullandı.Baerbock, zorla yerinden etme girişiminin yeni acılara ve yeni nefretlere yol açacağı uyarısında da bulundu.
G7, Avrupa Birliği ve Birleşmiş Milletlerin, Gazze'deki sivil nüfusun sınır dışı edilmemesi ve Gazze'nin kalıcı olarak işgal edilmemesi gerektiğini en başından bu yana açıkça ifade ettiğini hatırlatan Baerbock, Filistinlilerin dahil olmadığı bir çözümün olamayacağını vurguladı.Baerbock, "Müzakere edilmiş iki devletli bir çözüm, Filistinlilerin ve İsraillilerin barış, güvenlik ve onur içinde yaşamalarını sağlayacak tek çözüm olmaya devam etmektedir. Bu, aynı zamanda bölgedeki Arap devletlerinin de net tutumudur." değerlendirmesini yaptı.
Gazze'deki yıkımın boyutlarının sarsıcı olduğuna işaret eden Baerbock, "Hepimiz Gazze'nin mümkün olan en kısa sürede yeniden inşa edilmesi gerektiği konusunda hemfikiriz. Evler, hastaneler, okulların kalıntılarının ve patlamamış mühimmatın temizlenmesi, büyük bir uluslararası katılım gerektirecektir. Biz Avrupalılar, ABD ve bölgedeki ortaklarımızla birlikte üzerimize düşeni yapmaya hazırız." ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın "Gazzelilerin başka ülkelere yerleştirilebileceği" ve "ABD'nin Gazze Şeridi'ni devralacağı" şeklindeki açıklamalarına Hamas'tan bir tepki daha geldi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;
ABD'nin Gazze Şeridi'ni işgal etmesini amaçlayan öneri bölgede istikrara hizmet etmeyecek ve sadece ateşe benzin dökecektir.Filistin halkı dünyadaki hiçbir devletin topraklarımızı işgal etmesine ya da başkenti Kudüs olan devletimizi kurmak için kanını akıtan büyük Filistin halkına vesayet dayatmasına izin vermeyecektir"

Fransa Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'ye ilişkin açıklamalarına tepki gösterildi.Gazze halkının zorla yerinden edilmesi durumunda bunun uluslararası hukuku ihlal ve Filistinlilerin meşru taleplerine yönelik bir saldırı teşkil edeceği belirtilen açıklamada, Fransa'nın buna karşı çıktığı aktarıldı.
Açıklamada, Gazzelilerin zorla yerinden edilmesinin 2 devletli çözümün önünde ciddi bir engel oluşturacağı ve bölgenin tamamını istikrarsızlaştıracağı, 2 devletli çözümün Filistinliler ve İsrailler için uzun vadede güvenlik ve barışı sağlayabilecek tek çare olduğu vurgulandı.
"Gazze'nin geleceği üçüncü bir devletin kontrolü perspektifinde değil, Filistin Yönetimi himayesinde kurulacak gelecekteki Filistin Devleti bünyesinde olmalıdır." ifadesi kullanılan açıklamada, Fransa'nın işgal altındaki Batı Şeria'nın tek taraflı ilhakına karşı çıkmayı sürdüreceği kaydedildi.

Polonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Andrzej Szejna, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze'deki Filistinlileri zorla yerinden etme planına ilişkin, "Filistinliler olmadan Filistin hakkında karar verilemez." dedi.Trump'ın Gazze Şeridi'ni "devralma" ve burada yaşayan Filistinlilerin komşu Arap ülkelere zorla gönderilmesi fikri konusunda Szejna, "Filistinliler olmadan Filistin hakkında karar verilemez, Polonya'nın duruşu bu yönde." değerlendirmesini yaptı.
Szejna, Polonya olarak iki devletli çözümü uzun zamandır desteklediklerini dile getirerek Filistinle diplomatik ilişkiler sürdürdüklerine de dikkati çekti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov,başkent Moskova'da gazetecilere, gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.ABD Başkanı Donald Trump'ın, ABD'nin "Gazze Şeridi'ni devralacağı, Filistinlilerin de Gazze'den ayrılmaktan başka seçeneklerinin olmadığı" yönündeki açıklamasını değerlendiren Peskov, şöyle konuştu:
"Orta Doğu'daki (Filistin) meselenin çözümüne ilişkin pozisyonumuz iyi biliniyor. Mesele ancak iki devletli bir temelde çözülebilir. Bu tez, Birleşmiş Milletler'in (BM) kararlarında yer alıyor ve birçok ülke tarafından destekleniyor. Bundan yola çıkıyoruz. Bunun tek seçenek olduğunu düşünüyoruz. Trump'ın bu açıklamalarını duyduk. Bununla birlikte Umman, Ürdün ve Mısır'ın da bu fikrin kabul edilemez olduğu yönündeki açıklamalarını duyduk. Şimdilik Orta Doğu'da olanlara bu şekilde bakıyoruz."
İsrail'deki aşır sağcı Yahudi Gücü Partisi lideri Itamar Ben-Gvir, işgal altındaki Batı Şeria'da yaşayan Filistinlilerin de "gönüllü göçünü düşünmeye başlayabileceklerini" söyledi.Ben-Gvir, İsrail ordu radyosunda katıldığı programda, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi hakkındaki açıklamalarına yönelik değerlendirmelerde bulundu.
Filistin karşıtı görüşleriyle öne çıkan Ben-Gvir, Trump'ın Gazze açıklamalarıyla lideri olduğu Yahudi Gücü Partisi'nin "görüşlerini benimsediği hatta ötesine geçtiği" yorumunda bulundu. Saldırıların başından bu yana Gazze'deki halkın tehcirini savunan Ben-Gvir, Batı Şeria'daki Filistinlilerin de "gönüllü göç" adı altında bölgeden sürülmesini düşünmeye başlayabileceklerini kaydetti.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Gazze Şeridi'ni devralma ve Filistinlileri toprakları dışına sürme" açıklamalarına tepki gösterdi.
"Bu çağrılar, uluslararası hukukun ciddi bir ihlalidir ve Filistin devleti kurulmadan bölgede barış ve istikrar sağlanamaz." ifadelerini kullanan Abbas, "Kimsenin Filistin halkının geleceği hakkında karar vermeye hakkı yoktur." değerlendirmesinde bulundu.
Filistin halkının topraklarından, haklarından ve mukaddesatından vazgeçmeyeceğine vurgu yapan Abbas, Gazze Şeridi'nin işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs ile Filistin devletinin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.
"Onlarca yıldır mücadelesini verdiğimiz halkımızın haklarının çiğnenmesine izin vermeyeceğiz." diyen Abbas, Filistin halkının meşru haklarının tartışılmaz olduğunu ve Filistin Kurtuluş Örgütünün Filistin halkının "tek meşru temsilcisi" olduğunu ifade etti.
Abbas, Arap ülkelerinin Filistinlilerin yerinden edilmesine ve ilhaka karşı duruşunu takdir etti, bölgede barışın sağlanması için uluslararası meşruiyet kararları ve Arap Barış Girişimi uyarınca bağmısız Filistin devletinin kurulması gerekliliğine dikkati çekti.
Mısır ve Ürdün'ün Filistinlilerin yerinden edilmesine ve haklarının ihlal edilmesine karşı tutmunu öven Abbas, Suudi Arabistan'ın bağımsız Filistin devletinin kurulmasına yönelik bağlılığını hatırlattı.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve BM Güvenlik Konseyine seslenen Mahmud Abbas, uluslararası meşruiyete dayalı oybirliğiyle alınan kararları ile Filistin halkını korumak ve onların haklarını muhafaza etmek için sorumluluklarını üstlenme ve acil bir şekilde harekete geçme çağrısında bulundu.

İsrailli bakanlar, Gazze konusundaki açıklamaları nedeniyle sosyal medya hesaplarından yaptıkları paylaşımlarla Trump'a övgüler düzdü.Aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Beyaz Saray'da çekilmiş fotoğrafına da yer verdiği paylaşımında, "Birlikte dünyayı daha yeniden harika yapacağız." yorumu yaptı.
Enerji Bakanı Elo Cohen ise sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, açıklamaları nedeniyle Trumpa'a teşekkür etti.Trump'ın İran başta olmak üzere alacağı kararların Orta Doğu'nun "refaha kavuşmasını sağlayacağını" iddia eden Cohen, "İsrail devleti, Orta Doğu ve dünya için tarihi bir sabah." ifadesini kullandı.
Ulaştırma Bakanı Miri Regev ise Trump'ın kararlarıyla "dünyanın daha iyi bir yer haline geleceğini" ileri sürerek, “İki cesur lider (Trump ve Netanyahu) bir araya geldiğinde bu olur.” yorumunda bulundu.Trump ve Netanyahu'ya methiye düzen Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar ise "İsrail halkı için gerçekleştirdiği bu mucize nedeniyle Tanrı’ya şükürler olsun.” cümlesine yer verdi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump'a 17 Eylül 2024'te Hizbullah'a yönelik saldırılarla gündeme gelen çağrı cihazlarından hediye etti.Israel Hayom gazetesinin haberine göre, Netanyahu, Trump'a bir altın bir de normal çağrı cihazı hediye etti.Trump, Netanyahu'nun hediyesine "Büyük bir operasyondu." diye karşılık verdi.İkili, daha sonra Oval Ofis'e geçerek açıklamalarda bulundu.

Avustralya Yayın Kuruluşunun (ABC) haberine göre Albanese, başkent Canberra'da basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Trump'ın, Gazze'deki Filistinlilerin başta Mısır ve Ürdün olmak üzere, komşu ülkelere sürgün edilmesi teklifine ilişkin gazetecilerin sorularını yanıtsız bırakan Albanese, "Avustralya Başbakanı olarak ABD Başkanı'nın açıklamaları hakkında yorum yapmayacağım." dedi.
Albanese ayrıca "ABD'nin Gazze politikasındaki değişimi kınıyor musunuz?" sorularına da yanıt vermekten kaçındı.
Avustralya'nın İsrail devletinin kurulmasında tarihi ve önemli rol oynadığını ifade eden Albanese, hükümetin bu tutumunun süreceğini söyledi.
Albanese, iki devletli çözüme verdiği desteği yineleyerek "Ateşkese varılmasını, esirlerin serbest bırakılmasını, yardımların Gazze'ye ulaştırılmasını savunduk. Avustralya, yardımların Gazze'ye ulaştırılmasına destek olmaya hazır." diye konuştu.

ABD Başkanı Donald Trump, dün gece İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Beyaz Saray'da ağırladı. Görüşme sırasında çekilen bir görüntü ise sosyal medyada gündem oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu odadaki masaya oturmaya hazırlanırken ABD başkanı Trump'ın Netanyahu'nun sandalyesini çektiği görüldü.
Here's Trump pulling out the chair for the president of the United States.
— Stew Peters (@realstewpeters) February 5, 2025
We are an OCCUPIED country. pic.twitter.com/ul1IG183Bc


İsrail'de Ulusal Güvenlik Bakanlığı görevinden istifa eden Yahudi Gücü Partisi lideri aşırı sağcı Itamar Ben-Gvir, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Filistinlilerin Gazze'den tehcir edilmesi" planını övdü ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya bunun uygulanması için derhal bir plan hazırlanması çağrısında bulundu.
Trump'ın Beyaz Saray'da Netanyahu ile düzenlediği ortak basın toplantısının ardından Ben-Gvir, X platformundan yaptığı açıklamada, "Başkan Trump çok önemli konulardan bahsediyor: Gazze için tek çözüm, halkın göçünü teşvik etmektir." ifadelerini kullandı.
Trump'ın açıkladığı planın uygulanması için Netanyahu'dan derhal bir plan hazırlamasını isteyen Ben-Gvir, şunları kaydetti:
"Savaş sırasında Gazze için çözümün bu olduğunu defalarca söylediğimde benimle alay ettiler, şimdi ise durum herkes için çok açık oldu. Gazze sorununun tek çözümü Filistinlilerin tehciridir. Bu, savaş sonrasının stratejisidir."
Trump'ın planına destek veren Ben-Gvir, "Başbakan Netanyahu'ya bu plana ivedilikle sahip çıkması ve derhal fiili adım atmaya başlaması çağrısında bulunuyorum." ifadelerini kullandı.

CNN:TARİHTEKİ EN UÇ FİKİR
CNN International Trump'ın açıklamalarının ABD'nin Ortadoğu barış inşası tarihindeki en uçuk fikir olduğunu yazdı. CNN'e göre dünyanın en güçlü demokrasisinin lideri böyle bir zorunlu yer değiştirmeye öncülük ederse, geçmişteki tiranların suçlarını tekrarlamış ve kitlesel etnik temizlik programları için bir bahane yaratmış olacak.
Filistinlileri zorla yerlerinden etme fikrinin Suudi Arabistan'la normalleşme planlarına da darbe vurabileceğini belirten CNN, "Gazze'nin tamamen boşaltılması, devlet kurma hayallerine ciddi bir darbe vuracağı gibi, Birleşmiş Milletler tarafından Gazze gibi İsrail işgali altındaki topraklar olarak kabul edilen Batı Şeria'daki Filistin varlığına ilişkin de şüphe yaratabilecek bir emsal yaratacaktır." ifadelerini kullandı.
Gazete ABD yönetimine de dikkat çeken bir uyarıda bulundu: "Trump'ın böyle bir planı gündeme getirmesi bile 7 Ekim sonrası dönemin Orta Doğu'daki stratejik tabloyu nasıl sarstığının bir göstergesi. Ancak bu aynı zamanda ABD'nin Irak'tan Libya'ya Ortadoğu'nun jeopolitiğini yeniden şekillendirmeye yönelik son girişimlerinin felaketle sonuçlandığı düşünüldüğünde, dikkate değer bir kibir de sergiliyor. İngiltere ve Fransa gibi Avrupalı sömürgeci güçlerin Orta Doğu'da sınırlar çizme ve büyük planlar dayatma çabaları, nesiller boyu süren ve hala devam eden acı çatışmaları miras bıraktı."
EN ÇILGIN VE EN OLASILIK DIŞI MÜDAHALE
The Atlantic 'Gazze için çılgın plan' başlıklı haberinde "Başkan Donald Trump, 20 yıl önce Irak'ın işgalinden bu yana ABD'nin dış politikaya yönelik en çılgın ve en olasılık dışı müdahalesini önerdi." ifadelerini kullandı ve söz konusu planın bölgeyi daha da istikrarsızlaştıracağını vurguladı.
The Atlantic'e göre,Trump'ın Gazze planı uygulanırsa, bu hem Gazze'ye hem de Batı Şeria'ya İsrail'in kalıcı olarak yayılmasını arzulayan İsrail'in aşırı sağ üyeleri için dikkate değer bir zafer olacaktır.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazzelileri başka ülkelere yerleştirme planına tepkiler çığ gibi büyüyor:
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Trump'ın Gazze halkını başka yere taşıma planının "etnik temizlik" anlamına geleceğini söyledi.
Connecticut'tan Demokrat senatör Chris Murphy, X'te yaptığı paylaşımda, "Gazze'yi devralmıyoruz." dedi ve ekledi;
"Tamamen aklını kaçırdı. ABD'nin Gazze'yi işgali binlerce ABD askerinin katledilmesine ve Orta Doğu'da onlarca yıl sürecek bir savaşa yol açacaktır. Bu kötü bir şaka gibi"
ABD Kongre Üyesi Rashida Tlaib ise Trump'ın Gazze Şeridi'ne yönelik son açıklamalarına sert yanıt verdi.ABD Kongresi'nde görev yapan tek Filistin asıllı Amerikalı olan Tlaib, "Bu başkan, soykırımcı bir savaş suçlusunun yanında otururken açıkça etnik temizlik çağrısı yapıyor" dedi.
California'dan Temsilciler Meclisi Üyesi Eric Swalwell ise "ABD Gazze'yi işgal mi edecekmiş? Sonu gelmeyen savaşlara girmeme sözü verilmişti. Ama yanlış saymıyorsam Grönland, Kanada, Panama Kanalı ve şimdi de Gazze'yi işgal ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Suudi Arabistan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Suudi Arabistan'ın İsrail ile normalleşme için Filistin Devleti kurulması şartından vazgeçtiği" iddiasını yalanladı.Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, sosyal paylaşım platformu X'ten konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, Suudi Arabistan'ın, Filistin Devleti'nin kurulması konusundaki tutumunun kesin ve sarsılmaz olduğu ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın da bu tutumu hiçbir koşulda yoruma yer vermeyecek şekilde açık ve net bir şekilde teyit ettiği belirtildi.
Açıklamada, Bin Selman'ın 18 Eylül 2024'te Şura Meclisi'nin dokuzuncu oturumunun birinci yılının açılışında yaptığı konuşmada, Suudi Arabistan'ın, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin Devleti kurma yönündeki çabalarını durdurmayacağını, bu olmadan İsrail ile diplomatik ilişki kurmayacağını vurguladığı kaydedildi.

İsrail'in Kanal 14 televizyonunun haberinde, Yahudi Gücü Partisinin, Gazze Şeridi sakinlerinin Gazze'den gönüllü olarak ayrılmasını teşvik etmek amacıyla parlamentoya bir yasa tasarısı sunduğu belirtildi.Haberde, söz konusu projenin, ABD Başkanı Donald Trump'ın Gazze Şeridi sakinlerini Mısır ve Ürdün'e göç ettirme teklifinin ardından geldiği kaydedildi.Bugün ön okuma için meclise sunulacak yasa tasarısının, 9 Şubat Pazar günü meclisteki Yasama Komitesi'nde görüşülmesi bekleniyor.
Yasa tasarısına göre, Gazze’den ayrılmayı seçen bir Gazze sakini, İsrail Maliye Bakanlığı tarafından belirlenecek bir mali yardım paketi alabilecek ancak bir terör eylemine karıştığı gerekçesiyle hüküm giymiş olanlar bu yardımdan yararlanamayacak.Gazze'den çıkış için sunulan yardım paketi alan ve Gazze'ye geri dönmek isteyen kişi, aldığı paranın iki katını faiziyle birlikte ödemek zorunda kalacak ve parayı iade etmezse Gazze'ye veya İsrail'in herhangi bir bölgesine girmesi engellenecek.

ABD Başkanı Donald Trump’ın "Gazzelilerin başka ülkelere yerleştirilebileceği" ve "ABD'nin Gazze Şeridi'ni devralacağı" şeklindeki açıklamalarının yankıları sürerken, Hamas’tan Trump’a tepki geldi. Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri yaptığı açıklamada Trump’ın sözlerinin kabul edilemez olduğu belirtilerek, "Bunu bölgede kaos ve gerginliğin reçetesi olarak görüyoruz" ifadelerini kullandı. Gazzelilerin bu planın gerçekleşmesine izin vermeyeceğini vurgulayan Ebu Zuhri, "Olması gereken şey halkımızın topraklarından sürülmesi değil, halkımıza yönelik işgal ve saldırganlığın sona ermesidir" dedi.
Hamas Siyasi Büro Üyesi İzzet el-Rişk ise, yaptığı ayrı bir açıklamada Trump’a tepki göstererek, "Gazze'deki halkımız 15 aydan uzun süredir bombardıman altında yerinden edilme ve sınır dışı etme planlarını engelledi" ifadelerini kullandı. Gazzelilerin kendi topraklarına "kök salmış durumda" olduğunu ifade eden el-Rişk, "Halkımız, onları anavatanlarından söküp atmayı amaçlayan hiçbir planı kabul etmeyecek" dedi.

Netanyahu, Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.Trump'a "Sen İsrail'in Beyaz Saray'da sahip olduğu en büyük dostusun." diyerek övgüde bulunan Netanyahu, Trump'ın ilk başkanlık döneminde, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıması, ABD Büyükelçiliğini Kudüs'e taşıması ve İsrail'in Golan Tepelerini ilhakını savunmasını hatırlattı.
Netanyahu, Trump'ın İsrail-Hamas arasındaki son ateşkese etkisine, göreve geldikten hemen sonra Filistinlilere insani yardım sağlayan Birleşmiş Milletler kuruluşlarından ABD desteğini çekmesine değinerek, "Bayanlar ve baylar, bunların hepsi sadece iki haftada oldu. Dört yıl sonra nerede olacağımızı hayal edebiliyor musunuz? Ben edebiliyorum." diye konuştu.
Netanyahu, İsrail'in Gazze'de üç hedefi olduğunu savunarak, bunların "Hamas'ın askeri ve yönetim yeteneklerini yok etmek, tüm rehinelerin serbest bırakılmasını ve Gazze'nin bir daha asla İsrail için bir tehdit oluşturmamasını sağlamak" olduğunu öne sürdü. Netanyahu, "Sayın Başkan, görüştüğümüz gibi geleceğimizi güvence altına almak ve bölgemize barışı getirmek için Gazze'deki işi bitirmeliyiz." dedi.
Gazetecilerin, Trump'ın "ABD'nin Gazze Şeridi'ni devralacağı” ve “Gazzelilerin başka bir yere tehciri” konusundaki açıklamaları hakkında ne düşündüğünü sorması üzerine Netanyahu, "Başkan Trump bunu çok daha üst bir seviyeye taşıyor. O toprak parçası için farklı bir gelecek görüyor." diye konuştu.Netanyahu, Trump'ın "başkalarının reddettiği şeyleri söylediğini" ifade ederek, "Onun farklı bir fikri var ve bence buna dikkat etmeye değer. Bu (Gazze) hakkında konuşuyoruz. Bunu insanlarıyla, ekibiyle araştırıyor. Bence bu tarihi değiştirebilecek bir şey ve gerçekten bu yolu takip etmeye değer." dedi.

ABD Başkanı Trump, Beyaz Saray'da kabul ettiği İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ortak basın toplantısı düzenledi. Gazze'nin artık tamamen yerle bir olmuş devasa bir yıkım alanı olduğunu kaydeden Trump, Gazze'deki Filistinlilerin başta Mısır ve Ürdün olmak üzere komşu ülkelerde inşa edilecek yeni yerleşim yerlerine gitmelerinin çok daha iyi olacağını savundu.Trump, "ABD, Gazze Şeridi'ni devralacak ve orada bir iş yapacağız. Oraya sahip olacağız ve sahadaki tüm tehlikeli patlamamış bombaların ve diğer silahların sökülmesinden, yıkılmış binalardan kurtulmaktan sorumlu olacağız." ifadesini kullandı.
"Filistinlilerin Gazze'ye geri dönmek istemelerinin tek nedeni başka alternatiflerinin olmaması." diyen Trump, bölgedeki yaklaşık 1,8 milyon Filistinlinin komşu ülkelerde inşa edilecek birden çok yeni yaşam alanına gideceğini ve orada daha iyi şekilde yaşayacağını savundu. Gazze'de ne yapılması gerekiyorsa onu yapacaklarını söyleyen Trump, Gazze için, "Bu barışı sağlayacağız ve orayı kalkındıracağız. Binlerce istihdam yaratacak ve tüm Orta Doğu'nun gurur duyacağı bir şey olacak." yorumunu yaptı.
ABD'nin Gazze'deki olası pozisyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trump, "Orada uzun vadeli bir sahiplik pozisyonu görüyorum ve bunun belki de tüm Orta Doğu'ya büyük bir istikrar getireceğini görüyorum." dedi.ABD'nin Gazze Şeridi'ne sahip olması ve orayı "geliştirmesi" fikrini konuştuğu herkesin sevdiğini anlatan Trump, bu şekilde orada binlerce kişiye istihdam yaratacaklarını öne sürdü.
Öte yandan Trump, Gazze Şeridi'nde güvenliği sağlamak için ABD askerlerinin bölgeye gitmesi olasılığına ilişkin bir soruya cevap verirken, bu olasılığı göz ardı etmediğini belirtti.
Trump, asker gönderme ihtimali sorusuna, "Eğer gerekirse bunu yapacağız." diye karşılık verdi.

Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail ordusu, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkerim'in Kıffin kasabasına baskın düzenleyerek askeri araçlarla kasabanın mahallelerini dolaştı.
Gerçek mermilerin kullanıldığı baskın sırasında herhangi bir gözaltına alma veya yaralanma olmadı.
Üç günden bu yana Tubas ilinin güneyindeki Tamun kasabası ve Faria Mülteci Kampı'na düzenlediği saldırıları kapsamında gözaltına alma ve ev baskınlarına devam eden İsrail ordusu, 4 Şubat Salı sabahından bu yana Tamun kasabasında evlere baskın düzenleyerek 2'si kadın 14 kişiyi gözaltına aldı.





