Akışı Yenilereload

Son dakika... Maduro'dan mahkemede ilk sözler: Ben masumum, suçlu değilim

Güncelleme Tarihi:
Oluşturulma Tarihi: Ocak 05, 2026 08:45

Venezuela’nın devrik lideri Nicolás Maduro, New York'ta bugün çıktığı mahkemede ilk ifadesini verdi. Maduro, yapılan suçlamaların hepsini reddederken, davanın hakimi Hellerstein’a “Ben masumum. Suçlu değilim. Ben düzgün bir adamım” dedi. Öte yandan Maduro'nun ilk duruşması sona ererken, ikinci duruşmanın 17 Mart yerel saatle 11.00'de görüleceği açıklandı.

timeline
TRUMP: VENEZUELA İLE SAVAŞTA DEĞİLİZ

ABD Başkanı Donald Trump: Çok büyük miktarda para harcanması gerekecek ve petrol şirketleri bu parayı harcayacak, daha sonra da bizden veya gelirler yoluyla geri ödeme alacaklar. Venezuela ile savaşta değiliz, ülkede önümüzdeki 30 gün içinde seçim yok.

Haberin Devamı
timeline
MAHKEME RESSAMINDAN İLK ÇİZİMLER

Ncolas Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York'ta görülen dava sırasında mahkeme ressamı tarafından çizilen resimleri ortaya çıktı. Çizimlerde Cilia Flores'i yüzünde yaralanma izleri ise dikkat çekti





timeline
DELCY RODRİGUEZ YEMİN ETTİ

Venezuela Ulusal Meclisi'nde (AN) olağan oturum döneminin başlaması için tören düzenlendi.

Törende Venezuela Ulusal Meclisi Başkanı Jorge Rodriguez, yeniden Meclis Başkanı olarak seçildi.

ABD'nin Venezuela'ya hava saldırılarıyla eş zamanlı olarak Devlet Başkanı Nicolas Maduro'yu alıkoymasının ardından yardımcısı Delcy Rodriguez, Meclis'te yemin ederek Geçici Devlet Başkanlığı görevini resmen üstlendi.



Delcy Rodriguez, burada yaptığı konuşmada, "ABD'de rehin tutulan iki kahramanımızın, Devlet Başkanı'mız Nicolas Maduro ve (eşi) Cilia Flores'in kaçırılmasından duyduğum üzüntüyle burada bulunuyorum." dedi.

Geçici Devlet Başkanlığı görevini üstlenen Rodriguez, Venezuela halkının geleceğini garanti altına almak için, ülkesi özgür ve egemen bir ulus olarak hak ettiği seviyeye ulaşana kadar yorulmadan çalışacağını söyleyerek yemin etti.

Ağabeyi ve AN Başkanı Jorge Rodriguez de Ulusal Meclis adına Delcy Rodriguez'in Meclis tarafından "Geçici Devlet Başkanı" olarak seçildiğini ilan etti.

Böylece Delcy Rodriguez, Venezuela'da ilk kadın devlet başkanı ünvanını da elde etmiş oldu.

timeline
BM GENEL SEKRETERİ GUTERRES’TEN VENEZUELA AÇIKLAMASI

Birleşmiş Milletler (BM) Siyasi İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Rosemary DiCarlo, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesi üzerine acil toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde Genel Sekreter Antonio Guterres adına konuştu. DiCarlo, ABD'nin Venezuela'ya askeri müdahalesi ile ilgili, “3 Ocak askeri harekatıyla ilgili olarak uluslararası hukuk kurallarına saygı gösterilmemiş olmasından derin endişe duyuyorum” dedi.

BM Şartı'nın da herhangi bir devletin toprak bütünlüğüne veya siyasi bağımsızlığına karşı güç tehdidini veya kullanımını yasakladığını kaydeden DiCarlo, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasının, tüm üye devletlerin buna bağlı kalma taahhüdüne bağlı olduğunu bildirdi.

Di Carlo, ilkelere bağlı kalmanın önemli olduğunu vurgulayarak, “Hukukun gücü üstün gelmelidir. Uluslararası hukuk, uyuşturucu kaçakçılığı, kaynaklar üzerindeki anlaşmazlıklar ve insan hakları endişeleri gibi konuları ele almak için araçlar içerir. İzlememiz gereken yol budur” ifadelerini kullandı.

timeline
FIRST LADY FLORES’İN AVUKATI: KABURGASINDA CİDDİ MORLUKLAR VE YARALANMALAR

Cilia Flores’in avukatı, mahkemede yaptığı açıklamada, Flores’in “kaburgasında ciddi morluklar ve yaralanmalar” bulunduğunu ve yargılamayı beklerken tutulduğu Metropolitan Detention Center’da “uygun tıbbi ilgiye ihtiyaç duyacağını” söyledi.

Yargıç Alvin Hellerstein, avukatların bu konuyu savcılarla birlikte ele alabileceğini belirtti.

Flores’in nasıl yaralandığı ise henüz netlik kazanmadı.


timeline
17 MART’TA MAHKEMEYE ÇIKACAK

Maduro ve eşi Cilia Flores’in avukatları, müvekkillerinin şu aşamada kefaletle serbest bırakılma talebinde bulunmayacaklarını açıkladı. Avukatlar, kefalet başvurusunun ilerleyen bir tarihte yapılacağını vurguladı. Ön duruşma sona ererken, Maduro tekrar 17 Mart’ta mahkemeye çıkacak.

timeline
MADURO'NUN EŞİ FLORES: SUÇLU DEĞİLİM, TAMAMEN MASUMUM

Bugünkü duruşmanın başlamasından dakikalar sonra Yargıç Hellerstein, Maduro’dan kimliğini açıklamasını istedi. Maduro, mahkemede İspanyolca konuşarak, “Ben Venezuela’nın devlet başkanıyım. Venezuela’nın Caracas kentindeki evimde yakalandım,” dedi.

Hellerstein, kendisine avukat tutacak maddi imkânı yoksa ücretsiz avukat hakkı bulunduğunu ve aksi bir gerekçe olmadığı sürece yargılama öncesinde serbest bırakılabileceğini söyledi. Maduro ise, “Bu haklardan haberdar değildim; sayın yargıç beni şimdi bilgilendirdi,” ifadelerini kullandı.

Salondaki muhabirlerin aktardığına göre Maduro, iddianamenin tamamını okuyacağını söyledi ancak belgenin tamamını henüz görmediğini, avukatlarıyla da iddianameyi yalnızca “kısmen” ele aldığını ifade etti.

Maduro’nun üzerinde turuncu bir tişört, onun üzerinde mavi bir gömlek, bej pantolon ve turuncu terlikler bulunuyor. İspanyolca çeviriyi dinleyebilmek için kulaklık taktığı görüldü.

Eşi Cilia Flores ise iki koltuk ötede, benzer cezaevi kıyafetleriyle salonda oturuyor

"BEN VENEZUELA'NIN FIRST LADY'SİYİM"

CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy mahkemede yaşananları aktardı:

Hakim: Siz Cilia Flores Maduro musunuz?

Cilia Flores Maduro: Ben Venezuela Cumhuriyet'nin firs lady'siyim.

Hakim: Siz iddianameyi duydunuz dimi benden? Avukatlarınızla konuştunuz mu? Suçlamaları kabul ediyor musunuz?

Cilia Flores Maduro: Ben tamamen masumum.

timeline
MADURO'DAN İLK AÇIKLAMA: SUÇSUZUM

Venezuela’nın devrik lideri Nicolás Maduro, bugün kendisine yöneltilen dört suçlamanın tamamı için “suçsuz” olduğunu beyan etti. Suçlamalar arasında uyuşturucu-terörizm komplosu, kokain ithalatı komplosu ile makineli tüfek ve tahrip edici cihaz bulundurma yer alıyor.

CNN Türk ABD Temsilcisi Yunus Paksoy mahkemede yaşananları saniye saniye anlattı:

Hakim: Sen Maduro musun?

Maduro: Ben Venezuela Devlet Başkanı'yım. Kendimi savaş esiri sayıyorum. Karakas'taki evimde yakalandım.

Hakim: İddianame verildi mi sana?

Maduro: İlk kez elimde. Kendim okumayı tercih ediyorum.

Hakim: Şuan söylediğin her şey senin aleyhine kullanılabilir. Avukatınızı da görüyorum. Eğer paranız avukat tutmaya paranız yetmezse devlet size ücretsiz avukat sağlayacak. Bu haklarınızı biliyor musunuz?

Maduro: Bu haklarımı şu ana kadar bilmiyordum.

Hakim: Suçlamaları kabul ediyor musunuz?

Maduro: Ben masumum. Ben iyi bir adamım. Ben Cumhurbaşkanıyım.

Maduro'nu avukatı: Bütün suçlamaları reddediyoruz.

Hakim: İddianameyi okudunuz mu?

Maduro: Gördüm ama okumadım. Ben masumum. Bu iddianamede bahsedilen hiçbir şeyden suçlu değilim.

Hakim: Kefaret istiyor musunuz?

Maduro'nun avukatı: Sayın Maduro şuan kefaret istemiyor. Maduro şuan aktif oalrak devlet başkanıdır. ABD ordusu tarafından ele geçirilmesinde soru işaretleri var. Hızlı dava yasasını kullanmayacağız. Şu an Maduro ile ilgili bazı tıbbi meseleler var. Uygun tedaviyi görmesi için formu dolduracağım. Eşi Cilia Flores Maduro yakalanması sırasında yaralanmıştır. Kaburgaları zarar görmüştür.

DURUŞMADAN DETAYLAR

Maduro’nun üzerinde turuncu bir tişört, onun üzerinde mavi bir gömlek, bej pantolon ve turuncu terlikler bulunuyor. İspanyolca çeviriyi dinleyebilmek için kulaklık taktığı görüldü.

Eşi Cilia Flores ise iki koltuk ötede, benzer cezaevi kıyafetleriyle salonda oturuyor

timeline
VENEZUELA BÜYÜKELÇİSİ GUTİERREZ: VENEZUELA HALKI DİRENİŞE HAZIRDIR

Venezuela Ankara Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, ABD'nin, Nicolas Maduro ve eşine yönelik operasyonuna ilişkin değerlendirmede bulundu. Venezuela’nın küresel çapta destek gördüğünü belirten Büyükelçi Gutierrez, halklarının her türlü ihtimale hazırlıklı olduğunu belirtti. Gutierrez, Venezuela’nın onurunun, ABD tarafından açık ve kaba bir şekilde ihlal edildiğini söyleyerek, "Dünyaya kusursuz ve kahramanca bir operasyon olarak sunmaya çalıştıkları bu eylem, gerçekte suç teşkil eden ve ölümcül bir fiildir. Bu operasyon, birçok masum insanın hayatına mal olmuş, ülkemizin kurumsal yapısını, bir ülkenin sahip olduğu en kutsal değer olan onurunu çiğnemiştir. Başkan Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores açıkça bir kaçırılma durumundadır. Uzun bir süre boyunca ABD, Venezuela’ya yönelik saldırganlığının gerekçelerini örtbas etmeye çalıştı. Son 25 yıl boyunca çok sayıda argüman kullandılar. Devrimden önce Venezuela’da petrol satışından elde edilen tüm gelirler, ABD'ye gidiyordu. Yaklaşık 100 yıl boyunca petrolümüzü aldılar ve ülkeye kazançların yalnızca yüzde biri civarında bir pay ödediler. Bolivarcı devrimle birlikte, yeraltımızda bulunan bu maden ve doğal kaynaklardan elde edilen gelirin Venezuela halkına ait olduğu ve okullar, hastaneler, konutlar inşa etmek için kullanılması gerektiği kararlaştırıldı. Asıl faydayı halkın görmesi amaçlandı. Bu durum, ABD'yi ve onun doymak bilmeyen enerji iştahını derhal rahatsız etmeye başladı. Venezuela, gezegenin en büyük petrol rezervlerine sahiptir ve coğrafi olarak ABD'ye çok yakındır. Bu nedenle biz mükemmel bir hedefiz" ifadelerini kullandı.

'SEBEP PETROLDÜR, SEBEP ENERJİDİR'

Gelişmelerin iki ülke arasında bir kopuş noktası olduğunu vurgulayan Büyükelçi, "Son zamanlarda 'narko-devlet' söylemi gündeme getirildi. Ancak ABD’nin kendi kurumları bile Venezuela’nın uyuşturucu kaçakçılığının ana güzergahlarının bir parçası olmadığını; ABD’ye ya da başka bir yere uyuşturucu taşıyan herhangi bir ağda önemli bir halka oluşturmadığını tespit etmiştir. Bunu DEA ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi söylüyor. Son haftalarda Trump’ın maskesi düştü ve şunu söyledi; 'Petrolleri için geliyoruz. Diğer gerekçeler yalandı, petrolleri için geliyoruz.' Bu da gece yarısı gerçekleştirilen bu suç niteliğindeki eyleme yol açtı. Sebep petroldür, sebep enerjidir. Başka bir ülkeye yapılabilecek belki de en büyük hakareti işlemiş bir ülkeyle, topraklarımıza girip egemenliğimizi ihlal eden ve devlet başkanımızı kaçıran bir ülkeyle, dostane ilişkilerin nasıl sürdürülebileceğini hayal etmek son derece zordur. Belki de izleyicilerin kendilerine şunu sorması gerekir; 'Böyle bir durumda ne yaparlardı, nasıl hissederlerdi?' Biz kendimizi ihlal edilmiş, vatanseverliğimiz açısından aşağılanmış hissediyoruz. Bu nedenle Venezuela halkı bu tutum karşısında öfkelidir. ABD halkının bu yeni şiddet dayatmasını nasıl karşılayacağını zaman gösterecektir. ABD halkının başka bir halkın onurunun çiğnenmesine rıza göstermeyeceğine inanmak istiyoruz. Bunu defalarca dile getirdik ve bir kez daha vurguluyoruz; 'Biz Amerikan halkının düşmanı değiliz.' Aynı zamanda ABD halkının uyanmasını ve Sayın Trump’ın Venezuela petrolüne el koyma hayalinden, Venezuela’nın kaynaklarının kendilerine ait olduğu yönündeki iddialarından vazgeçmesini umuyoruz. Tüm uluslararası mercilere başvurmuş durumdayız. Venezuela, Birleşmiş Milletler nezdinde resmi başvurusunu yapmış; konu Güvenlik Konseyi’ne taşınmıştır. Latin Amerika ve Karayip Devletleri Topluluğu (CELAC) gibi bölgesel platformlarda da bu durum gündeme getirilmiştir. Dünyanın pek çok yerinde, ABD'nin Venezuela’ya, Devlet Başkanı Nicolas Maduro’ya ve Cilia Flores’e karşı işlediği bu barbarlığa karşı sesler yükselmiştir. Dünyanın bizimle olduğunu biliyor ve bunu hissediyoruz. Biz barışın kararlı savunucularıyız. Latin Amerika bir barış bölgesidir. Enerji hırsı ve kaynaklarımıza el koyma arzusu uğruna hiç kimse bölgemize savaşı getiremez" dedi.

'HAZIRLIK İÇİNDEYİZ'

Büyükelçi Gutierrez, 'Bolivarcı devrim halkın üzerine inşa edilmiştir. Bu siyasi süreçte daha büyük sorumluluklar taşıyan kişiler olduğu doğrudur; fakat Amerika Birleşik Devletleri ve emperyal güçler, devrimin tek bir bireye bağlı olmadığını anlamamıştır. Bu, herkesin katkı sunduğu toplumsal bir inşadır. Bir hücrenin yok olması, organizmanın sona ermesi anlamına gelmez. Amerika Birleşik Devletleri’nin, Devlet Başkanı Maduro’yu hukuka aykırı biçimde kaçırarak devrimi sona erdirebileceğini düşünmesi büyük bir yanılgıdır. Böyle bir şey gerçekleşmeyecektir. Bizim halkımız dirençli, kendini yeniden yaratabilen bir halktır. Bolivar'ın evlatları olduğumuzu söylemek sadece romantik bir fikir değildir; Venezuelalı halk direnişe hazırdır. Bu saldırılarla yüzleşmek için hem ideolojik olarak, hem de pratikte kendimizi hazırladık. Bunun bu noktaya varmasını asla istemezdik; ancak imparatorluktan emin olunabilecek bir şey varsa, o da her zaman şiddet yolunu seçmesidir. Elbette endişe var. Tarihin gördüğü en büyük askeri güçle karşı karşıyayız. Akıl sahibi her ülke endişe duyar. Ama aynı zamanda hazırlık da var. Saldırı askeri bir boyut kazandığından beri hazırlık içindeyiz. Ülkemizde, silahlı kuvvetlerimize ek olarak, ulusun savunması için eğitilmiş 4 milyondan fazla milis ve yedek asker seferber edildi" diye konuştu.

'BUGÜN BİZSEK YARIN ONLAR OLABİLİR'

Bölge ülkelerinin neredeyse tek bir blok gibi tepki verdiğine dikkat çeken Gutierrez, “Aramızda görüş ayrılıkları olan ülkeler bile, bazı yüz kızartıcı istisnalar dışında, bu saldırıya karşı çıktı. Çünkü Venezuela’ya yönelik bir saldırının, tüm yarımküreye, tüm Güney Amerika alt kıtasına yönelik bir saldırının öncüsü olduğunu biliyorlar. Komşularımız şunu anlıyor; Bugün bizsek, yarın onlar olabilir; yarın doğal kaynaklarına gidilebilir, yarın egemenlikleri ihlal edilebilir. Bugün Venezuela’da olanların başka ülkelerde olmayacağının hiçbir garantisi yok. Bu nedenle, bölgedeki neredeyse tüm ülkeler güçlü biçimde tepki verdi; dünyanın pek çok yerinde de kararlı tepkiler ortaya kondu. Amerika Birleşik Devletleri dünyanın efendisi rolünü üstlenemez ve halkların yaşamı ile kaderi üzerinde tasarrufta bulunabileceğini sanamaz. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin mağduru biziz; ancak bu canavar kendini güvende hissederse, bölgede ilerlemeye devam edecektir. Bu yüzden onu bir an önce durdurmak gerekir. Önemli bir noktayı açıklamak gerekir. Tek taraflı zorlayıcı tedbirler dayatıldığında paramız vardı, petrolümüz vardı; dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahiptik. Buna rağmen kimse bize gıda ya da ilaç satmıyordu. O son derece zor dönemde Çin, Rusya, Türkiye ve İran gibi ülkeler bize el uzattı. Cesur ve onurlu bir şekilde bize yardım ettiler ve halkımızın açlıktan ölmemesi için ihtiyaç duyduğumuz ürünleri sattılar. İşte bunlar bizim ortaklarımızdır. 100 yıl boyunca neredeyse tüm petrolümüzü Amerika Birleşik Devletleri’ne sattık; tek bir ürünümüz ve tek bir alıcımız vardı. Rusya ve Çin, Türkiye ve İran gibi ülkeler stratejik ortaklarımızdır; bunlar Amerika Birleşik Devletleri’nin baskılarına boyun eğmeyen, onurlu ve bağımsız bir duruş sergileyebilen ülkelerdir. Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da dediği gibi, ‘Dünya 5'ten büyüktür'" dedi.

'MADURO TAM ANLAMIYLA DEVRİMCİDİR'

Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun diğer ülkelere gönderilmesi konusunda yeni iddialar olduğunu belirten Gutierrez, “Sayın Trump istediğini söyleyebilir; ancak Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Venezuela’nın meşru ve demokratik olarak sandıkta seçilmiş cumhurbaşkanıdır. Kendisinden ülkesini terk etmesi istenemez. Amerika Birleşik Devletleri kim oluyor da halkı tarafından seçilmiş bir cumhurbaşkanına, görevinden ayrılması gerektiğini söylüyor? Bu bir çılgınlık, emperyal kibirin bir başka tezahürüdür. Şimdi de kendisine başka bir ülkeye gitmesinin teklif edildiğini iddia ediyorlar. Peki Donald Trump kim oluyor da Türkiye’yi ya da başka herhangi bir devleti, meşru bir cumhurbaşkanı için sürgün destinasyonu olarak sunuyor? Türkiye denildi, Rusya denildi, Çin denildi; ama Sayın Trump kim oluyor da bu ülkeleri bu durumun içine çekiyor? Bu doğru değildir. Devlet Başkanı Nicolas Maduro tam anlamıyla bir devrimcidir ve görevini terk etmeyi asla düşünmemiştir. Tam da bu ihtimali düşünmediği için, gece yarısı onu kaçırmak zorunda kaldılar; eşini de yanına alarak evinden çıkardılar. Bu yüzden korkakça girdiler, bombaladılar ve halkımızı katlettiler ki onu götürebilsinler" diye konuştu.

timeline
MEKSİKA'DAN ABD'YE VENEZUELA TEPKİSİ

Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ülkesinin, ABD'nin Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesini reddettiğini yineleyerek, "Diğer ülkelerin iç işlerine müdahaleyi kesinlikle reddediyoruz. Latin Amerika'nın tarihi açık ve nettir. Müdahale hiçbir zaman demokrasi getirmedi, refah veya kalıcı istikrara da yol açmadı." dedi.

Sheinbaum, Hidalgo eyaletinde düzenlediği basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum, ülkesinin dış müdahalelere karşı olduğunu vurgulayarak, "ABD hükümetinin doğrudan müdahalesiyle Başkan Nicolas Maduro ve eşinin alıkonulması ile can kayıplarına yol açan Venezuela'daki son olaylar göz önüne alındığında, Meksika bir ilkeyi yeniden teyit etmektedir. Diğer ülkelerin iç işlerine müdahaleyi kesinlikle reddediyoruz." diye konuştu.

Claudia Sheinbaum, "Diğer ülkelerin iç işlerine müdahaleyi kesinlikle reddediyoruz. Latin Amerika'nın tarihi açık ve nettir. Müdahale hiçbir zaman demokrasi getirmedi, refah veya kalıcı istikrara da yol açmadı." ifadesini kullandı.

Yalnızca halkların geleceklerini tayin etme hakkı bulunduğuna vurgu yapan Sheinbaum, doğal kaynaklar ve yönetim biçimini seçme konusundaki hakkın halklara ait olduğunun altını çizdi.

Sheinbaum, Meksika'nın tutumunun yalnızca ulusal bir ilke olmadığını, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukukun da bu hakları koruduğunu kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Meksika'yı uyuşturucu kartelleri yönetiyor" söylemine ilişkin Sheinbaum, Mesksika'da yönetimin halkta olduğunu, ülkenin bağımsız ve egemen olduğunu vurguladı.

Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum, ABD ile çalıştıklarını belirterek, "İşbirliğine açığız, boyun eğmeye ve müdahaleye değil." sözlerini sarf etti.

timeline
Maduro'yu burada tuttular

Yargılanmak üzere mahkemeye getirilen devrik lider Maduro'nun Brooklyn'de kaldığı cezaevinin fotoğrafı paylaşıldı.


Kaynak: ABD Adalet Bakanlığı

ABD gazetesi New York Pos'ta yer alan haberde, Metropolitan Detention Center (MDC) adlı Federal Gözaltı Merkezi'ndeki koğuşun, Maduro'nun "alışık olduğu lüks evlerden ve gurme yemeklerden çok uzak" olduğu belirtildi.

timeline
Macron’un ABD’nin Venezuela’da uyguladığı "yöntemi" desteklemediği bildirildi

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un, ABD’nin Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores'i alıkoyduğu askeri operasyonda uyguladığı yöntemi desteklemediği belirtildi.

Hükümet Sözcüsü Maud Bregeon, basına yaptığı açıklamada, Macron'un Bakanlar Konseyi toplantısında, Venezuela’da yaşananlara ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu söyledi.

Macron’un, Venezuela’da ABD tarafından “uygulanan metodu ne desteklediğini ne de onayladığını” ifade eden Bregeon, Macron’un “diktatör” Maduro’nun gidişini “Venezuela halkı için iyi bir haber” olarak değerlendirdiğini dile getirdi.

timeline
Dünyanın gözü kulağı New York'ta
Dünyanın gözü kulağı New Yorkta

Dünyanın çeşitli ülkelerinden basın kuruluşları, Venezuela'nın devrik lideri Maduro'nun New York'taki mahkemesini takip etmek amacıyla New York Güney Bölge Federal Mahkemesi’nin önüne geldi.

Bazı basın kuruşları, mahkeme binasının karşı kaldırımından yayına başladılar.

timeline
İsviçre, Maduro'nun mal varlıklarını dondurma kararı aldı
İsviçre, Maduronun mal varlıklarını dondurma kararı aldı

İsviçre Federal Konseyi, ABD'nin alıkoyduğu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve onunla bağlantılı kişilerin ülkedeki tüm mal varlıklarını dondurma kararı aldı. Bu kararla, varlıkların dışarıya akışının önlenmesinin amaçlandığı aktarılan açıklamada, bu kararın, mevcut Venezuela hükümeti üyelerini etkilemediği belirtildi.

İsviçre hükümeti, konuya ilişkin yazılı açıklamasında, "Gelecekteki yasal işlemler, fonların yasa dışı yollarla elde edildiğini ortaya çıkarırsa, İsviçre bunların Venezuela halkına fayda sağlamasını temin etmeye çalışacak. Varlık dondurma kararı, 2018'den bu yana Ambargo Yasası kapsamında yürürlükte olan Venezuela'ya karşı yaptırımlara ek olarak alındı." ifadelerine yer verildi.

timeline
Maduro ve eşi mahkemeye getirildi
Maduro ve eşi mahkemeye getirildi

Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores, hakim karşısına çıkarılmak üzere helikopter ile Manhattan Adası'na getirildi. 

Brooklyn'deki Metropolitan Gözaltı Merkezi'nden ayrılan Maduro ve eşi, Manhattan'daki New York Güney Bölge Federal Mahkemesi’ne getirildi.

timeline
Mahkeme süreci nasıl işleyecek?
Mahkeme süreci nasıl işleyecek

The Guardian'ın haberinde, mahkemeye ilk çıkışın büyük ölçüde usule ilişkin olacağı ancak muhtemelen uzun sürecek bir hukuki mücadelenin başlangıcını oluşturacağı kaydedildi. ABD hukuk sistemi kapsamında bir sanık olarak Maduro, bir suçla itham edilen herkesle aynı haklara sahip olacak; buna sıradan New Yorklulardan oluşan bir jüri önünde yargılanma hakkı da dahil.

Al Jazeera, Maduro ve eşi Cilia'nın, bugün ABD Bölge Yargıcı Alvin K. Hellerstein'a ifade vereceğini belirtti.

Maduro’nun avukatlarının, egemen bir devlet başkanı olarak yargılanmaya karşı dokunulmazlığı bulunduğunu savunarak tutuklanmasının hukuka uygunluğunu itiraz konusu yapmaları bekleniyor.

timeline
Manhattan'da mahkemeye çıkacak
Manhattanda mahkemeye çıkacak

CNN International'ın bildirdiğine göre, Maduro'nun bugün ilerleyen saatlerde Manhattan'da mahkemeye çıkması bekleniyor. Manhattan'daki federal adliye binasının dışında hava sıcaklığı sıfırın altında.

Gazeteciler, devrik Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşinin mahkemeye çıkarılacağı duruşma salonuna girmek için sıraya girmiş durumda.

Adliye binasının karşısındaki kaldırım, medya mensupları için kordon altına alınmış ve polis memurları etrafta dolaşıyor. Maduro'nun tutulduğu federal hapishane, uzun zamandır yüksek profilli ve yüksek riskli mahkumları barındırma geçmişine sahip.

timeline
Maduro mahkeme yolunda
Maduro mahkeme yolunda

ABD Başkanı Donald Trump'ın emriyle kaçırılan Maduro, TSİ 20.00'de yargılamasının başlayacağı mahkemeye götürüldü. New York sokaklarında, Maduro'nun getirildiği konvoya zırhlı araç ve özel kuvvetler eşlik etti.

Elleri ve ayakları bağlı haldeki Maduro'nun, zırhlı yeşil cezaevi aracından indirilip siyah renkli spor bir otomobile nakledildiği görüldü. 


Maduro'nun araç değişikliği sırasında, keskin nişancılar ve helikopterler olası bir saldırı ihtimaline karşılık görev aldı. 


Maduro daha sonra spor otomobilden indirilerek helikoptere bindirildi.


Eşi Cilia Flores kendisinden önce nakil helikopterine bindirilirken, Maduro'nun, siyah otomobilden indiği sırada ayaklarında zincir bulunmadığı ancak ellerinin kelepçeli olduğu görüldü.

timeline
Rusya'ya göre, Almanya liderinin kaçırılması şaşırtıcı olmaz
Rusyaya göre, Almanya liderinin kaçırılması şaşırtıcı olmaz

Rus haber ajansı TASS’a açıklamalarda bulunan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu alıkoymasının ardından, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in kaçırılmasının da "şaşırtmayacağını" söyledi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev

Merz için "Neonazi" benzetmesini kullanan Medvedev, "Merz'in kaçırılması, bu karnavalda mükemmel bir olay örgüsü değişikliği olabilir. Bu noktada, bizi şaşırtacak pek bir şey kalmadı. Almanya'da bile onu yargılamak için gerekçeler var ve bu yüzden hiçbir zararı olmaz, özellikle de vatandaşlar gereksiz yere acı çekiyorlarsa." ifadelerini kullandı.

timeline
Petro'dan Trump'ın tehdidine ilk yanıt
Petrodan Trumpın tehdidine ilk yanıt

Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, Venezuela'ya askeri müdahalenin ardından, ABD tarafından tutuklanmasının halkın tepkisini tetikleyebileceğini savundu. Trump'ın "Kolombiya operasyonu kulağa hoş geliyor." söyleminin ardından Petro, son ifadelerinin basına yansıdığı şekliyle olup olmadığını ve çevirilerini kontrol edeceğini, bu "gayrimeşru tehdide" gerçekten anladıktan sonra yanıt vereceğini belirtti.

Petro, Kolombiya Cumhurbaşkanı olarak anayasanın verdiği yetkiyle ordu ve polis güçlerinin lideri olduğunu ve bu kapsamda "dünya tarihindeki en büyük kokain operasyonunu başlattığını" savundu. Koka yaprağı ekimini durdurduğuna dikkati çeken Petro, bu konudaki yeni politikalara da öncülük ettiğini vurguladı. Petro, ayrıca uyuşturucu kaçakçılığı yapan silahlı grupların elebaşılarının yakalanması için talimat verdiğini kaydetti.

timeline
'Küba, varoluşsal tehdit altında'
Küba, varoluşsal tehdit altında

Telesur internet sitesinin haberine göre, Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez, ABD'nin 3 Ocak'ta Venezuela'ya yaptığı askeri müdahalenin, Latin Amerika ve Karayipler bölgesi için "varoluşsal tehdit" anlamına geldiğini belirtti. Rodriguez, ABD'nin Latin Amerika'yı "arka bahçesi" gibi gören tutumunu reddettiklerini belirterek, "emperyalist ve faşist" girişimlerle bölgeye baskı kurma niyetinin de karşısında duracaklarını söyledi.

ABD'nin askeri müdahaleyle alıkoyduğu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun ve eşi Cilia Flores'in serbest bırakılmaları için tüm diplomatik ve siyasi kanalların da kullanılması gerektiğini vurgulayan Rodriguez, "kaba güç ve barbarlığın, uluslararası hukukun önüne geçmemesi gerektiğini" kaydetti.

Rodriguez, meydana gelen can ve mal kaybından ABD'nin sorumlu olduğunu ifade ederek, "Saldırılardan sorumlu olanlardan hesap sorulması gerekecek." dedi.

timeline
Operasyon, Trump destekçilerini ikiye böldü
Operasyon, Trump destekçilerini ikiye böldü

The New York Times (NYT) gazetesinin haberine göre, ABD'nin Venezuela'daki askeri müdahalesi Trump destekçilerini ikiye böldü. Müdahale, Trump'ın destekçilerinin bir bölümü tarafından memnuniyetle karşılanırken, bazı çevreler bu adımı sorguluyor. Venezuela'ya yönelik askeri müdahale, birçok Cumhuriyetçi tarafından bir "zafer" olarak değerlendirilip kutlansa da "Amerika'yı Yeniden Büyük Yap" (MAGA) hareketinin destekçileri ile bazı Cumhuriyetçiler arasında askeri müdahaleye tepki gösterenler de oldu.

TEPKİLER KARMAŞIK

Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon, "War Room" adlı podcast programında, Venezuela'ya askeri operasyonun yürütülüş şeklinden övgüyle bahsetti. Ancak Bannon, askeri müdahale hakkında net bir mesaj verilmediğini ve bu durumun tabanı öfkelendirip şaşkınlığa uğrattığını ifade etti. Bannon, Trump'ın açıklamalarının yanı sıra Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Hamas ve Hizbullah'ı hedef alan açıklamalarının "kafa karıştırdığını" söyledi.

Trump'ın eski danışmanı Steve Bannon

ABD'li sosyal medya fenomeni ve yorumcu Candace Owens, X hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatının (CIA) "küresel psikopatların" emriyle "bir ülkeye daha düşmanca bir işgal düzenlediğini" belirtti. Owens, askeri müdahaleyi ABD'nin Suriye, Afganistan ve Irak'taki eylemleriyle karşılaştırdı.

ABD'li sosyal medya fenomeni Candace Owens

'TRUMP BÜYÜK ŞİRKETLERE HİZMET EDİYOR'

ABD Kongresindeki Cumhuriyetçiler arasında da askeri müdahaleyi eleştirenler oldu. ABD Temsilciler Meclisinin Cumhuriyetçi üyesi Marjorie Taylor Greene, Trump yönetimini ABD halkına hizmet etmemekle suçladı. Greene, yönetimin büyük şirketlere, bankalara ve petrol şirketlerinin yöneticilerine hizmet ettiğini savundu.

Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi Thomas Massie de yönetimin Venezuela'daki müdahalesinin "uyuşturucuyla mücadele amacı taşımadığını, petrol çıkarları ve rejim değişikliğini" hedeflediğini söyledi. Massie, "Biz bunun için oy vermedik." ifadesini kullandı.

timeline
Çin lideri Şi'den ABD'ye 'zorbalık' tepkisi
Çin lideri Şiden ABDye zorbalık tepkisi

Çin Dışişleri Bakanlığının açıklamasına göre Devlet Başkanı Şi, ülkesini ziyaret eden İrlanda Başbakanı Micheal Martin ile yaptığı görüşmede ABD'nin Venezuela'ya düzenlediği askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini alıkoymasına tepki gösterdi.

İrlanda Başbakanı Martin de uluslararası anlaşmazlıkların çözümünde uluslararası hukuka bağlı kalınması gerektiğini vurgulayarak, ülkesinin Çin ile yakın iletişim ve eş güdüm içinde uluslararası hukuku savunacağını, serbest ve açık ticarete bağlı kalacağını, refahı ve istikrarı teşvik edeceğini dile getirdi.

İrlanda Başbakanı Micheal Martin

Dünyanın kargaşa içinde olduğuna işaret eden Şi, "Tek taraflı ve zorbaca eylemler, uluslararası düzenin altını oyuyor. Tüm ülkeler, diğer ülkelerin halklarının seçtiği kalkınma yoluna saygı göstermeli, uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın amaç ve ilkelerine bağlı kalmalı. Özellikle büyük ülkeler, bu konuda öncü olmalı." ifadelerini kullandı.

 

timeline
Küba'da yas ilan edildi
Kübada yas ilan edildi

Küba hükümeti, ABD'nin Nicolas Maduro'yu yakalama operasyonu sırasında 32 vatandaşının öldürüldüğünü duyurdu. Havana'daki yetkililer, bu nedenle 2 günlük ulusal yas ilan edildiğini açıkladı.

Küba, uzun süredir Maduro hükümetinin önemli bir destekçisi konumundaydı. Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, hafta sonundaki saldırıları "suç teşkil eden bir saldırı" olarak nitelendirdi. Diaz-Canel, uluslararası toplumu karşılık vermeye çağırdı.

Trump, Küba'yı hedef alan açıklamalar yaparak, komünist yönetim altındaki Küba'nın "çöküşe hazır olduğunu" öne sürdü. Trump ayrıca İran'a saldırı tehdidini de yineleyerek, protestocular öldürülürse Tahran yönetiminin "ağır darbe alacağını" belirtti.

timeline
Petro da Maduro'ya yöneltilen suçlamayla karşı karşıya
Petro da Maduroya yöneltilen suçlamayla karşı karşıya

Kolombiya liderini hedef alan Trump, ülkenin "hasta bir adam tarafından yönetildiğini" öne sürdü. Petro'yu uyuşturucu madde üretmek ve ABD'ye satmakla suçlayan Trump, "Kolombiya liderinin bunu uzun süre yapamayacağını" kaydetti.

Bir muhabirin, bu açıklamaların Kolombiya'da bir ABD operasyonu anlamına gelip gelmediğini sorması üzerine Trump, "Kulağa iyi geliyor" yanıtını verdi.

The Guardian'ın haberine göre, Trump'ın sözleri, Kolombiya'ya yönelik olası bir askeri müdahaleye dair ipucu olabilir. İki ülke arasında, ABD'nin Karayipler'deki askeri yığınağı ve saldırıları nedeniyle aylardır gerilim yaşanıyor. Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, bu süreçte Donald Trump’ı en sert eleştiren liderlerden biri olarak öne çıkıyor.

timeline
Kolombiya liderine 'Kendine dikkat et' uyarısı
Kolombiya liderine Kendine dikkat et uyarısı

Petro, hafta sonu yaptığı değerlendirmede, ABD'nin Venezuela'daki saldırılarını Latin Amerika'nın “egemenliğine yönelik bir saldırı” olarak tanımladı ve bu durumun insani bir krize yol açabileceğini ifade etti.

Kolombiya Devlet Başkanı Gustavo Petro, geçen ay hükümetinin şimdiye kadar görülmemiş oranlarda kokain ele geçirdiğini açıklamıştı. Petro Trump’ı, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumundaki Kolombiya’yı ziyaret etmeye ve uyuşturucu üretim laboratuvarlarının yok edilmesine yönelik çalışmaları yerinde görmeye davet etmişti.

Petro'nun, ABD'nin operasyonlarına yönelik eleştirileri, Trump’ı öfkelendirdi. Trump, cumartesi günü yaptığı açıklamada Kolombiya liderinin “kendine dikkat etmesi” gerektiğini söyledi.

timeline
Trump: İkinci saldırı mümkün
Trump: İkinci saldırı mümkün

Trump, Venezuela'ya yönelik ikinci bir askeri saldırı ihtimalini değerlendirdiklerini bildirdi. ABD'nin ülkenin kontrolünü elinde tuttuğunu iddia eden Trump, Venezuela'da yeni liderliğin nasıl şekilleneceğiyle de ilgilendiklerini söyledi.

ABD Başkanı, yeni göreve gelmiş Delcy Rodriguez yönetimiyle ilgili çalıştıklarını belirterek, "(Venezuela'da) Kimin sorumlu olduğunu sormayın, çünkü size vereceğim cevap çok tartışmalı olacak" diye ekledi.

"KONTROL ABD'DE"

Trump, bu sözlerinin "kontrolün ABD'de olduğu" anlamına geldiğini belirtti.

Atlantic dergisine demeç veren Trump, Rodriguez'in "doğru olanı yapmazsa" Maduro'dan daha ağır bir bedel ödeyebileceği uyarısında bulundu. Operasyonun amacı sorulduğunda ise "bunun, yeryüzünde barışla ilgili" olduğu yanıtını verdi.

timeline
Venezuela'dan Washington'a diyalog mesajı
Venezueladan Washingtona diyalog mesajı

ABD'nin Caracas'a düzenlediği ve Nicolas Maduro'nun yakalanmasıyla sonuçlanan saldırıların ardından Venezuela hükümeti ABD'ye diyalog çağrısı yaptı. Ülkenin geçici lideri olarak atanan Delcy Rodriguez, Washington ile "saygılı ilişkiler" kurmayı hedeflediklerini açıkladı. Rodriguez, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, ilişkilerin "egemen eşitlik ve müdahale etmeme" temelinde olması gerektiğini vurguladı.

Doğrudan Trump'a seslenen Rodriguez, ABD hükümetini, uluslararası hukuk çerçevesinde işbirliği yapmaya davet ederek, "Halklarımız ve bölgemiz savaş değil, barış ve diyaloğu hak ediyor" dedi.

timeline
Trump'tan peş peşe saldırı tehditleri
Trumptan peş peşe saldırı tehditleri

Trump, hafta sonu Air Force One’da gazetecilere yaptığı açıklamalarda hem Kolombiya hem de Venezuela'ya sert mesajlar verdi. Trump'ın Kolombiya’da ABD destekli "operasyon" ihtimaline dair yöneltilen sorulara verdiği yanıt, tansiyonu yükseltti.

Trump'ın savaş tehditleri Venezuela ile sınırlı kalmadı. ABD Başkanı, Güney Amerika ülkesi Kolombiya'nın Devlet Başkanı Gustavo petro'yu da uyuşturucu kaçakçılığıyla suçladı. Trump, Maduro'nun kaçırılmasıyla sonuçlanan sürecin başında da Venezuela liderine benzer suçlamalar yöneltmişti.

Maduro'ya yönelik askeri operasyonun ardından ülkenin yönetimini ABD'nin ele geçirdiğini iddia eden Trump, geçici Devlet Başkanı olarak atanan Delcy Rodriguez iş birliği yapmazsa Venezuela'ya ikinci bir saldırı düzenleyecekleri mesajını verdi.

BAKMADAN GEÇME!