
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın 3 gün önce "İran'ın petrol altyapısının havaya uçmasına 3 gün kaldı" yönündeki açıklamasına ilişkin, "3 gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı" ifadesini kullandı. İran Meclis Başkanı, "3 gün geçti, hiçbir kuyu patlamadı. Bunu 30 güne uzatabilir ve kuyuyu burada canlı yayınlayabiliriz. Bu, ABD yönetiminin Bessent gibi kişilerden aldığı türden saçma bir tavsiyeydi. Aynı kişiler abluka teorisini de destekliyor ve petrolü 120 doların üzerine çıkardılar. Bir sonraki durak 140. Sorun teori değil, zihniyet." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin deniz ablukasına İran ordusu tarafından yakında "emsalsiz bir eylemle" karşılık verileceği öne sürüldü.
İran devlet televizyonu Press TV'ye konuşan ismi açıklanmayan üst düzey bir güvenlik yetkilisi konuya ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada, ABD'nin deniz ablukasına yakında pratik ve "emsalsiz bir eylemle" karşılık verileceği belirtildi.
İran Silahlı Kuvvetlerinin şu ana kadar gösterdiği itidalin, diplomasiye bir şans vermek ve ABD'nin, İran'ın savaşı kalıcı olarak sona erdirme koşullarını öğrenmesine ve kabul etmesine olanak sağlamak amacı taşıdığı ifadeleri kullanıldı.
ABD'NİN DENİZ ABLUKASI
İran Devrim Muhafızları Ordusu, 28 Şubat'taki ABD-İsrail saldırıları ardından, 2 Mart'ta, Hürmüz Boğazı'nın geçişlere kapatıldığını duyurmuştu.
ABD Başkanı Donald Trump, İran'la Pakistan'da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını belirtmiş, bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 13 Nisan'da İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukası başlatacağını açıklamıştı.

ABD Donanması'nın 19 Nisan'da el koyduğu İran'a ait Touska adlı kargo gemisindeki mürettebattan 6'sının serbest bırakıldığı bildirildi. Tesnim Haber Ajansına göre, İranlı bir yetkili, Touska kargo gemisinde bulunan İran vatandaşlarının serbest bırakılması için diplomatik girişimlerin sürdüğünü ifade etti. İsmi açıklanmayan yetkili, gemide bulunan 28 İranlı mürettebattan 6'sının serbest bırakıldığını ve İran'a döndüğünü, geride kalan mürettebatın da serbest bırakılması için çalışmaların devam ettiğini belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin, "Ukrayna ve İran hakkında konuştuk. Çok iyi bir görüşme yaptık. Putin'in bir çözüm görmek istediğini düşünüyorum, bu iyi bir şey. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de İran'ın nükleer silaha sahip olduğunu görmek istemiyor" dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan Axios haber platformuna verdiği röportajda İran'la olası anlaşma sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Trump, İran'ın kendilerine yaptığı "önce Hürmüz Boğazı'nın açılması, nükleer anlaşmanın sonraya bırakılması" yönündeki son öneriyi kabul etmediklerini dile getirdi.
İran limanlarına yönelik deniz ablukasının süreceği mesajını veren Trump, "İranlılar anlaşmak istiyorlar. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben (ablukayı kaldırmak) istemiyorum çünkü onların nükleer silaha sahip olmasını istemiyorum." değerlendirmesini yaptı.
Trump, nükleer silahla ilgili ABD'nin endişelerini gideren bir anlaşmayı İran kabul edene kadar bu ülkeye yönelik deniz ablukasının süreceğini belirtti. İran'ın limanlarına yönelik ablukanın "bombalamaktan" daha etkili olduğunu düşündüğünü aktaran ABD Başkanı, "Tıkanmış domuz gibi boğuluyorlar. Durum onlar için daha da kötüye gidecek. Nükleer silaha sahip olamazlar." ifadelerini kullandı.

İran’ın başkenti Tahran’da bir kez daha yeni lider Mücteba Hamaney’e bağlılık için yürüyüş töreni düzenlendi Tahran’da Hamaney’e bağlılık yürüyüşü gerçekleştirildi. İmam Hüseyin Meydanı'ndan başlayıp Azadi Meydanı’na kadar uzanan yürüyüşe ellerinde bayraklarla on binlerce İranlı katıldı. Yürüyüş sırasında ABD ve İsrail aleyhine sloganlar atılırken ABD Başkanı Donald Trump’ın karikatürlerinin yer aldığı dövizler taşındı.

İsrail basını, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun gelecek hafta ABD'ye ziyaret gerçekleştireceğini yazdı.
Ancak İsrail basınında yer alan Netanyahu haberi, İsrail Başbakanlık Ofisi tarafından yalanlandı.
İsrail Başbakanlık Ofisi, Netanyahu'nun gelecek hafta ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin beklendiği iddiasına ilişkin yaptığı açıklamada, "Netanyahu, önümüzdeki hafta Washington'a gitmeyecek. Dostu Trump ile sürekli iletişim halinde" denildi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi, İran ile ABD savaşına zemin hazırlayan "Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum kapasitesine" ilişkin açıklama yaptı. ABD medyasına konuşan Grossi, İran'a yönelik son ABD-İsrail hava saldırılarının etkilerini gösteren uydu görüntülerine sahip olduklarını ve bilgi almaya devam ettiklerini belirterek, "İran'ın yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyumunun yaklaşık 200 kilogramlık kısmı muhtemelen İsfahan Nükleer Tesisi'nde" ifadelerini kullandı.
Zenginleştirilmiş uranyumun büyük bir bölümünün geçtiğimiz yıl Haziran ayında yaşanan 12 Günlük Savaş sırasında burada depolandığını belirten UAEA Başkanı, "Malzemenin hala orada olduğunu ya da UAEA mühürlerinin yerinde olduğunu ne doğrulayabildik ne de reddedebildik. Bunu yapabileceğimizi umuyorum; şu an söylediklerim, elimizdeki verilere dayanan en güçlü tahmindir" dedi. Grossi ayrıca, İran'daki Natanz Nükleer Tesisi ve Fordow Nükleer Tesisi'nde de nükleer materyal bulunduğuna inandıklarını ve inceleme yapmak istediklerini belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi'ne göre; İran, ABD ve İsrail ile 28 Şubat'ta savaşın başlamasından bu yana en az 21 kişiyi idam etti ve 4 binden fazla kişiyi tutukladı. BM'den yapılan açıklamada, "ABD-İsrail saldırılarının Şubat ayı sonlarında savaşı tetiklemesinden bu yana en az 9 kişi Ocak 2026 protestolarıyla bağlantılı olarak, 10 kişi muhalif gruplara üye oldukları iddiasıyla ve 2 kişi casusluk suçlamalarıyla idam edildi" denildi. Açıklamada ayrıca, 28 Şubat'tan bu yana İran'da ulusal güvenlikle bağlantılı suçlamalarla 4 binden fazla kişinin tutuklandığının tahmin edildiği kaydedildi.

Lübnan ordusundan yapılan açıklamaya göre, İsrail ordusu Nebatiye kentine bağlı Bint Cubeyl ilçesindeki Hırbet Silm beldesinde bir motosikleti hedef aldı. Saldırıda görev yerinden Suvane beldesindeki evine dönen bir Lübnan askeri ile kardeşi yaşamını yitirdi.

Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın, İsrail'de iktidardaki Likud partisinin kapalı kapılar ardında yaptığı konuşmaların kaydına ulaştı. Saar, ABD'li destekçileriyle toplantısında Trump yönetimiyle İran'a yönelik ortak saldırılar konusunda anlaşamadıklarını açıkladı.
'İRAN, URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEYE DÖNMEDİ'
ABD Başkanı Donald Trump'ın ve savaş öncesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun açıklamalarının aksine Haziran 2025'teki 12 Günlük Savaş'tan sonra Tahran yönetiminin uranyum zenginleştirme faaliyetlerine tekrar başlamadığını söyleyen Saar, İran'a nükleer programını yer altına taşıma niyetinden dolayı saldırdıklarını savundu.
"İSRAİL'İN ASIL HEDEFİ YÖNETİMİ DEĞİŞTİRMEK DEĞİL"
Saar, İsrailli yetkililerin bu yöndeki açıklamalarına rağmen Tahran yönetimini devirmenin öncelikli hedefleri olmadığını, bunun İran halkının elinde olduğunu öne sürdü.
İran'ın savaşın yeniden başlamasını istemediğini belirten Saar, yeni saldırılar konusunda ABD Başkanı Trump ile anlaşmazlıklarına karşın "büyük resimde" aynı görüşte olduklarını iddia etti.

ABD ordusu, dün İran ile bağlantılı olduğu düşünülen bir gemiye baskın yaptı.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) tarafından yapılan açıklamada, "ABD Deniz Piyadeleri'ne bağlı 31. Deniz Seferi Birliği, Arap Denizi'nde (Umman Denizi) İran'a gitmeye çalıştığından ve ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasını ihlal ettiğinden şüphelenilen M/V Blue Star III adlı ticari gemiye çıktı.
ABD güçleri, arama yaptıktan ve geminin seferinin İran limanına olmadığını doğruladıktan sonra gemiyi serbest bıraktı" denildi.
Açıklamada, "ABD güçleri, Orta Doğu genelinde faaliyet göstermeye ve ablukayı uygulamaya devam ediyor. Şu ana kadar, kurallara uyumu sağlamak amacıyla 39 geminin rotası değiştirildi" ifadeleri kullanıldı.

Ordu radyosunun haberine göre, İsrail ordusu Hizbullah'ın Lübnan'da saldırılar düzenlediği patlayıcı yüklü dronlara karşı bir dizi önlem aldı. İsrail ordusu, Hizbullah'ın helikopterleri hedef alma ihtimalini azaltmak amacıyla işgalini ve saldırılarını sürdürdüğü Lübnan'da helikopterlerin iniş süresini azaltma kararı aldı. Alınan önlemler arasında "özel dürbünler ve şarapnelli mühimmatlar aracılığıyla İsrail askerlerinin kişisel silahlarını dronları etkisiz hale getirebilecek şekilde artırma" yer aldı.

ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "İran bir türlü işleri yoluna koyamıyor. Nükleer olmayan bir anlaşmayı nasıl imzalayacaklarını bilmiyorlar. Bir an önce akıllanmaları gerek! Artık 'Bay İyi Adam' yok" ifadelerini kullandı.
Trump, paylaşımına kendisini silahlı gösteren yapay zeka ürünü bir görsel ekledi.

İsrail'in Haaretz gazetesinin haberine göre, Lübnan'ın güneyinde Hizbullah'ın dronlu saldırıları, İsrail ordusunu zor duruma düşürdü. Hizbullah'ın son 24 saatte düzenlediği saldırılarda, Lübnan'ın güneyindeki evleri yıkan bir İsrailli iş makinesi operatörü öldü, biri yaralandı. Önceki saldırılardan "ders çıkaran" Hizbullah, Lübnan'ın güneyinde büyük bir alanı işgal eden ve işgal ettiği bölgelerdeki yapıları yıkan İsrail ordusuna karşı, küçük ve hareket kabiliyeti yüksek dronlar kullanmaya başladı.
Bir İsrail askeri, söz konusu dronlar için "Havada ya da evlerin çatılarında bekliyorlar. Hareket olduğu anda, askerlerin üzerine çöküyorlar. Onları tespit etmek çok zor, küçük, sessiz ve hızlılar." ifadelerini kullandı. Hizbullah'ın kullandığı fiber optik bağlantılı FVP dronların, sessiz olması ve uçarken sinyal yaymaması nedeniyle elektronik imkanlarla tespit edilememesi, engellenmesinin de önüne geçiyor. Söz konusu dronlar, gerçek zamanlı görüntüleme yaparak bilgi de topluyor.
'DURUM ESKİSİNDEN DAHA KÖTÜ'
Ekim 2023'ten beri üçüncü kez Lübnan'ın güneyindeki işgalde görev alan bir İsrail askeri, "Durum eskisinden daha kötü, çünkü İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde her bölgede saldırı düzenleme konusunda hareket özgürlüğü vardı. Durum çok tuhaf. Hizbullah oldukça sık saldırı düzenliyor." itirafında bulundu.
Üst düzey bir İsrailli subay ise dron tehdidine karşı bir çözümleri olmadığını, tek çarelerinin sürekli gökyüzüne bakacak bir asker görevlendirmek olduğunu belirterek, "Gerçek bir çözüm yok. Tehlike geldiğinde, artık çok geç." ifadelerini kullandı.
'TEK GÖREV YIKIMA DEVAM ETMEK'
Lübnan'ın güneyindeki köy ve beldelerdeki evlerin yıkımına odaklanan İsrail ordusundan bir komutan, "Tek görev yıkıma devam etmek." dedi. Bölgedeki Şii köylerinin sistematik olarak yıkılmasının ardından bölge sakinlerinin bir daha geri dönmeyeceğine inanan İsrail ordusunda, her komutanın gün sonunda kaç ev yıktığını bildirmekle yükümlü olduğu aktarıldı.
HİZBULLAH MİSİLLEMELERİ ARTTI
Lübnan'ın güneyindeki işgalde görev alan İsrail ordusu asker ve komutanları, yıkımlar gerçekleşirken askerlerin açık alanda bekleyerek yıkımı gerçekleştiren operatörleri koruduğu ve bu yıkımların İsrail askerlerinin daha fazla saldırıya maruz kalmasına neden olduğunu belirtti. Yıkımı gerçekleştiren şirketlerin yıktıkları ev başına ücret aldığı, iş makinesi operatörünün öldüğü saldırının ardından İsrail ordusunun patlayıcı döşeyerek yıkıma ağırlık vereceği kaydedildi.

Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, İran ve Lübnan'daki ateşkesin diplomatik çabalarla devam ettirilmesi gerektiğini söyledi. Von der Leyen, AB'nin amacının savaşa kalıcı bir son verilmesi ve Hürmüz Boğazı'nda herhangi bir ücretlendirme olmaksızın tam seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması olduğunu belirterek, herhangi bir barış anlaşmasının İran'ın nükleer ve balistik füze programını da ele alması gerektiğini vurguladı.
Von der Leyen, Orta Doğu'daki savaşın yankılarının Avrupa'daki ekonomik güvenliği etkileyebileceğini ifade etti. Avrupa kıtasında bağımsız ve güvenli enerji kaynaklarının sağlanmasının şart olduğunu belirten von der Leyen, Avrupa'daki çeşitli enerji politikalarıyla ilgili bir paket sunduklarını da sözlerine ekledi.

Trump, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran'ın nükleer silaha sahip olmasını sorun olarak görmediğini savunarak, "Almanya'nın hem ekonomik hem de diğer açılardan bu kadar kötü durumda olmasına şaşmamalı." dedi.
İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda tüm dünyayı rehin alacağını öne süren Trump, kendisinin İran'la ilgili olarak diğer ülkelerin veya başkanların çok daha önce yapması gerektiği şeyi yaptığını belirtti.


İsrail, Lübnan'da işgal sınırlarını belirleyen "sarı hat"tın kuzeyinde kalan ve kontrol ele geçirmeyi planladığı bölgelere yönelik saldırılar düzenlediğini doğruladı.
İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırıya ilişkin yaptığı güncellemede, güçlerinin 3 Hizbullah savaşçısını etkisiz hale getirdiğini ve bölgedeki altyapıyı bombaladığını bildirdi. Çatışmada İsrailli bir askerin "hafif şekilde yaralandığı ve tahliye edildiği" belirtildi.

ABD ve İsrail’in İran’a karşı savaşının başlamasından günler sonra, 4 Mart’ta Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı’nın “tamamen kontrolünü” ele geçirdiğini duyurdu. Yapılan açıklamada, bu kritik su yolunun dünyaya açık ancak İran’ın düşmanlarına kapalı olduğu belirtildi. Fiilen bir “geçiş gişesi” oluşturulduğu, gemilerin izin alması ve bazı durumlarda Çin yuanı cinsinden ücret ödemesi gerektiği ifade edildi.
ATEŞKESE RAĞMEN BOĞAZ KAPALI
8 Nisan’da ABD ve İran ateşkes konusunda anlaştı ancak Tahran yönetimi, İsrail’in Lübnan’a yönelik devam eden saldırılarını gerekçe göstererek boğazı kapalı tuttu. 13 Nisan’da Pakistan’daki barış görüşmeleri anlaşma sağlanamadan sona erdi. Bunun ardından ABD boğazda kendi ablukasını uygulayarak İran limanlarına giren ve çıkan tüm gemileri hedef aldı.
ABD VE İRAN’DAN HAMLELER
ABD ordusu, 13 Nisan'dan bu yana Umman Körfezi’nde İran bağlantılı en az 39 geminin rotasını değiştirdiğini ve Hint Okyanusu’nda iki İran bağlantılı petrol tankerini ele geçirdiğini açıkladı. İran ise Hürmüz Boğazı’nı tüm gemilere kapattığını ilan ederek 2 yabancı ticari gemiyi ele geçirdi.
Boğazın kapanması dünya çapında yakıt ve gübre kıtlığına yol açıyor. BM’ye göre bu durum küresel bir gıda krizine neden olarak milyonlarca insanı açlık ve yoksulluğa itebilir. Uluslararası Denizcilik Örgütü ise Körfez’de yaklaşık 2 bin geminin ve 20 bin kadar denizcinin mahsur kaldığını belirtiyor.

ABD Başkanı Donald Trump, danışmanlarına İran’a yönelik ablukanın uzatılması için hazırlık yapma talimatı verdi. ABD ordusunun Trump'ın talimatı doğrultusunda hazırlıklara başladığı öne sürüldü.
The Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Trump, son toplantılarda İran limanlarına giden ve buralardan çıkan nakliyatı engelleyerek ülkenin ekonomisini ve petrol ihracatını baskı altında tutmaya devam etme kararı aldı. Yetkililer, Trump’ın bombardımanı yeniden başlatma ya da çatışmadan çekilme seçeneklerini ablukayı sürdürmekten daha riskli bulduğunu belirtti.

Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) Genel Sekreteri Casim Muhammed el-Budeyvi, Suudi Arabistan'da gerçekleşen toplantıda, KİK ülkeleri arasındaki askeri entegrasyonun güçlendirilmesi ve balistik füzelere karşı erken uyarı sistemi projelerinin hızlandırılması kararı alındığını belirtti.
Cidde'de bir araya gelen KİK liderlerinin Orta Doğu'da yaşanan gerilimin yanı sıra İran'ın KİK ülkeleri ve Ürdün'e yönelik saldırılarını görüştüklerini aktaran Budeyvi, bölgedeki krizi sonlandırabilecek diplomatik çözüm yolları ve Körfez ülkelerinin güvenlik endişelerini giderecek anlaşma olanaklarının ele alındığına işaret etti.

Birleşmiş Milletler (BM), ABD-İsrail ile İran savaşının başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı'nda kısıtlamalar nedeniyle gemi geçişlerinin yüzde 95,3 azaldığını belirtti. BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujaric, günlük basın toplantısında konuştu.

İsrail'in ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyindeki Mecdel Zun beldesinde arama kurtarma ekiplerini hedef aldığı saldırıda, 3'ü sivil savunma görevlisi olmak üzere 5 kişi hayatını kaydetti. Lübnan Sivil Savunmadan yapılan yazılı açıklamada, Sur kentine bağlı Mecdel Zun beldesinde bir binayı hedef alan İsrail saldırısının ardından bölgeye ulaşan ekiplerin, arama kurtarma çalışmaları sırasında ikinci bir saldırıyla hedef alındığı belirtildi.

İsrail devlet televizyonu KAN'ın İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberine göre, İsrail, Lübnan ile müzakereler için iki haftadan fazla süre vermeyecek. Ayrıca İsrail "süresiz olarak bekleyemeyeceği" konusunda uyardı. Lübnan ile İsrail arasında 30 yılı aşkın süredir kesintiye uğrayan üst düzey temas, 14 Nisan'da Washington'da yeniden kuruldu.





